Gelinen Son Noktada Gayrimenkul Değerleme Sektörü

Gelinen Son Noktada Gayrimenkul Değerleme Sektörü

Gayrimenkul Değerleme sektörünü yakından takip edenlerin bildiği üzere, 2014 yılı itibarı ile bankaların faiz artırımı sonucu kredili gayrimenkul satışlarında yaşanan düşüş, Haziran 2015 seçimlerinden sonra oluşan siyasi belirsizlik, seçimlerin hemen ardından bozulan çözüm süreci ve artan terör olayları ve uluslararası hadiseler sebebi ile gayrimenkul değerlemesektörü %30 – %40 aralığında kayıp yaşamıştır. Aynı yıl içinde yapılan Kasım 2015 erken seçimleri ile siyasi istikrar yeniden sağlanmış olsa bile, devam eden terör olayları, Rusya ile yaşanan uçak krizi, yabancı yatırımcıların ülkemizden birer birer çekilmesi, küresel piyasaların ülkemiz üzerindeki olumsuz etkileri devam etmiştir.
Bankacılık sektörü bu dönemde mevduatlarındaki kayıpların önüne geçebilmek amacı ile  faiz artırıma gitmişlerdir. Bankacılık Sektörü, Merkez Bankasının aldığı faiz indirim kararlarına rağmen aksi bir tutum sergilemiştir. Bu durum, kredili satışların son yılların en düşük seviyeye inmesine yol açmıştır. Bütün bu olumsuzlukların üzerine, 15 Temmuz 2016 akşam saatlerinde başarısız bir darbe kalkışması meydana gelmiştir. Bunun sonrasında, hemen hemen tüm iş kollarında olduğu gibi gayrimenkul değerleme sektörü de ciddi bir belirsizlik içine girmiştir.

Kısa Vadede Neler Yapılacak?

Ülke yönetimi, kaos ortamından en az kayıpla hızlıca çıkılabilmesi amacı ile bir çok eylem planını kısa vadede uygulamaya geçirmiştir. Bilindiği üzere ülkemiz ekonomisinin iticisi ve baş aktörü inşaat sektörüdür. Ekonomi çarklarının bir an önce döner hale gelmesi için inşaat sektörü eylem planını açıklanmıştır. Başta TOKİ’nin en büyük hak sahibi olduğuEmlak Konut GYO kartı öne sürülmüştür. Büyük bir kampanya ile 30 farklı projenin kredili satışlarında faiz indirimi, peşinat indirimi, 10 yıl vade gibi imkanlar tanınmıştır.
Bu süreçte Merkez Bankası tarafından baz 0,25 puan oranında faiz indirimi yapmıştır. Bu durum piyasalara güçlü likidite beyanı ile birlikte balans ayarlaması olarak algılanmıştır. Ancak inşaat sektöründe en büyük canlanma bankaların uyguladığı faiz oranlarının 2014 yılı öncesinde olduğu gibi düşük seviyelere gerilemesi ile olabilecektir. Ancak bu sayede sektörün ana müşterisi olan bankalara verilecek değerleme hizmetlerinde bariz bir artış yaşanacaktır. 2014 yılından bugüne kadar rölantide olan inşaat sektörünün atağa geçmesi temel olarak buna bağlıdır.
İki yıllık süreçte brüt karlarını artırarak yol alan gayrimenkul değerleme sektörü aktörleri, bu son kesin virajı da emniyetli bir şekilde alarak yoluna devam edecektir. Büyük bir potansiyele sahip olan ülkemiz, içinde bulunduğu bu kötü günleri, tüm sektörlerin ortak çabası ve çalışması ile aşabilecek güce sahiptir. Göreceğimiz güzel günler yakındır.

Yorumlar

Popüler Yayınlar