Emlak dünyası, tapu mevzuatı ve tapu da yapılan işlemler hakkında bilgi, kişisel gelişim makale ve yazılarınız içerir.
13 Ocak 2012 Cuma
‘Gelir Testi’ Yaptırmayanlar 212,76 TL Prim Ödeyecekler
‘Gelir Testi’ Yaptırmayanlar 212,76 TL Prim Ödeyecekler
1 Ocak 2012 tarihinden itibaren artık herkes Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamına alındı. Yapılan düzenleme ile bundan böyle 9 milyon 140 bin “yeşil kart” sahibi de bu kapsamda değerlendirilecek.
“Gelir Testi” yaptırmayanlar 201 TL prim ödeyecekler.
Gelir testi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından yapılacak. Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (SOYBİS) kapsamında ve puanlama formülüyle 13 kurumdan 28 sorgulama yapılarak kişinin “yeşil kart” alma hakkını elde edip etmediği veya gelir düzeyine göre ne kadar prim ödemesi gerektiği tespit edilecek. Sorgulama sonucuortaya 4 farklı durum çıkıyor;
· Gelir düzeyi asgari ücretin üçte birinin (295,50 TL) altında ise GSS primleri devlet tarafından ödenecek.
· Gelir düzeyi asgari ücretin üçte biri (295,50 TL) ile asgari ücret (886,50 TL) arasında ise 35,46 TL,
· Gelir düzeyi asgari ücret (886,50 TL) ile asgari ücretin iki katı (1.773,00 TL) arasında ise 106,38 TL,
· Gelir düzeyi asgari ücretin iki katından (1.773,00 TL) daha fazla ise, 212,76 TL,
GSS primi ödeyerek sağlık hizmetlerinden faydalanılabilecek.
Vizesi dolan yeşil kart sahipleri, yeşil kart haklarının devam etmesi ve prim ödememeleri için, vizenin dolmasından itibaren bir ay içinde ikamet ettikleri yerdeki sosyal yardımlaşma vakfına başvurmak zorundalar. Bir ay içinde başvurmayanlar resen SGK tarafından tescil edilerek asgari ücretin iki katının yüzde 12’si oranında prim ödeme yükümlüsü olacaklar. Yani şu an ki asgari ücrete göre 212,76 TL ödeyecekler.
Sisteme Kayıtlı Olmayanlar, Ocak Sonuna Kadar Kayıt Yaptırmak Zorunda
Yeni kanunun uygulamaya girmesiyle birlikte daha önce herhangi bir şekilde sağlık sigortası kapsamında olmayan 1 milyon 700 bin kişi, 1 Ocak'tan itibaren sisteme tescil işlemini yaptırmak zorunda. Eğer bu kişiler Ocak sonuna kadar müracaat etmeyip gelir testi yaptırmazlarsa sistem otomatikman asgari ücretin iki katından fazla geliri olduğu kabul ederek en yüksek primden ödeme zorunluluğu getirecek.
Sosyal devlet anlayışının gereği, tüm vatandaşların GSS kapsamına alınması çok önemli. Aynı zamanda yıllardır eleştiri konusu yapılan “yeşil kart” uygulamasındaki haksız kullanımların önüne geçilmek istenmesi de güzel. Ancak, özellikle sisteme ilk kez kayıt olacaklar için Ocak sonuna kadar, vizesi dolanlar içinse, bir ay içinde “gelir testi” yaptırmamaları durumunda en yüksek prime tabi olmaları bir çok vatandaşımızı mağdur edecektir. Uygulama çok yeni ve yeterince bilinmemektedir. Süre konusunda esneklik tanınması ve halkımızın aydınlatılması uygulamanın sağlıklı işlemesine katkıda bulunacaktır
9 Ocak 2012 Pazartesi
8 Ocak 2012 Pazar
TAPU KANUNU
TAPU KANUNU
Kanun Numarası: 2644
Kabul Tarihi: 22/12/1934
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 29/12/1934
Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 2892
Madde 1 - Gayrimenkullerin tescilinde o gayrimenkul Devlete ait ise bulunduğu yerdeki en büyük mal memuru, hususi idareye ait ise vali, evkafa ait ise evkaf müdürü veya memuru, belediyeye ait ise belediye reisi, köye ait ise muhtar ve mahsus kanunla teşekkül etmiş diğer hükmi şahıslara ait ise bunların kanuni mümessilleri salahiyetlidirler. Bu mümessillerin salahiyetlerini kullanma şeklini gösteren kanunlar hükmü yerinde durmaktadır.
Madde 2 - Hükmi şahısların tapu işlerinde merkez veya şubelerinin bulundukları yerin en büyük mülkiye amirinden nizamnamelerine göre gayrimenkul tasarrufuna izinli olduklarına ve tescil işini yapacak mümessilin salahiyetine dair alınacak belgenin verilmesi mecburidir. Ticaret Şirketleri bu belgeyi ticaret sicil memurundan alırlar.
Madde 3 - Mevcudiyetleri Türkiye Cumhuriyeti Hükümetince tanınmış olan yabancılara ait dini, ilmi, hayri müesseselerin fermanlara ve Hükümet kararlarına müsteniden sahiplendikleri gayrimenkuller bu belgelerin sınırları dışına çıkmamak ve Hükümetin izni alınmak şartile müesseselerin hükmi şahsiyetleri namına tescil olunabilir.
Madde 4 - Madenlerin tesciline ait muamelelerde mahsus kanun ve nizamlarına göre verilecek belgelerin İktisat Vekaletince tasdik edilmiş olması şarttır.
Madde 5 - (Mülga madde: 04/11/1990 - 3678/31 md.)
Madde 6 - (Mülga madde: 11/06/1945 - 4753/64 md.)
Madde 7 - (Mülga madde: 16/02/1995 - 4070/15 md.)
Madde 8 - Denizden doldurulmak istenilen yerler için o yerin en büyük mal memurundan izin almak lazımdır. Bu izin doldurulacak yer belediye sınırı içinde ise belediyenin, limanı da alakadar ediyorsa liman dairesinin veya deniz ticareti idaresinin ve müstahkem mevki kumandanlığı olan yerlerde müstahkem mevki kumadanlığının muvafakatları alındıktan sonra 3 yıl müddetle verilir. Belediye sınırı dışında ise alakalarına göre vilayet veya kaza idare heyetlerinin muvafakati alınır. İzinle doldurulan bu yerler izin veren dairelerden alınacak belgeler üzerine değer baha aranmaksızın dolduran namına tapu sicillerine geçirilir. Üç yıl içinde makbul bir özür olmaksızın doldurma işini bitirmiyenlerin bu yerlerden eli çektirilir.
Madde 9 - İzinsiz doldurulmuş olan yerlerin tescilinde mahzur olmadığı alakalı daire ve heyetlerce kabul olunursa doldurulan yerlerin doldurulmuş olduğu halindeki değer bahasının onda biri alınmak şartile dolduran namına tescili yapılır.
Madde 10 - Deniz kıyısında teressübattan veya denizlerin med ve cezrinden dolmuş yerlerin satılmasında mahzur olmadığı sekizinci maddede yazılı alakalı dairelerce bildirildiği takdirde o yerlerin kendi gayrimenkulüne bitişik olan kısmını o gayrimenkul sahibinin kendisine yapılacak tebligattan itibaren iki sene içinde takdir olunacak değer baha ile almağa hakkı vardır. Bu yerleri satın alanların o yeri korumak için rıhtım inşası hakkı olacaktır.
Madde 11 - Sahipli bir gayrimenkulün önü veya bitişiği doldurulmak istenildiği takdirde sahibinden başkasına izin verilemez. İzinsiz olarak sahibi tarafından doldurulan böyle bir yerin tescilinde mahzur olmadığı alakalı daire ve heyetlerce bildirildiği takdirde doldurulan yerin doldurulmuş olduğu haldeki kıymetinin onda biri alınıp dolduranın veya dolduranın yerine geçenin namına asıl mülkü ile birleştirilerek tescil olunur.
Devlet, vilayet, belediye veya köy meclisince sıhhi, içtimai veya iktisadi sebeplerle yapılacak doldurma işlerinde yukarıdaki fıkrada yazılı gayrimenkul sahiplerine doldurmağa yetecek mühlet verilerek doldurma teklif olunur. Bu müddet içinde doldurmadıkları takdirde bu hakları kalmaz.
Madde 12 - Bir gayrimenkulün önünde veya bitişiğinde olupta sahibi tarafından doldurulmak istenilen yerin doldurma işi bitirilmeksizin o gayrimenkul bir başkasının mülkiyetine geçer veya ayni bir hakla takyid olunursa, başka suretle mukavele bulunmadığı takdirde bu muamele işin şartları mahfuz olmak üzere doldurulan yerde de sari olur.
Madde 13 - Devletçe veya vilayet ve belediyelerce yapılan liman, dalgakıran, inşaatile temizleme ve taramadan meydana gelecek arazi hususi kanunlarındaki hükümlere bağlıdır.
Madde 14 - 8, 9, 10, 11 ve 12 nci maddeler hükmü bataklık olmıyan göl ve nehir kenarlarında da caridir. Şu kadar ki nehrin asıl yatağını ve suların akıntısını bozmadığı ve alt taraflara ve başkalarına mazarratı olmıyacağı hakkında fenni rapor aranır.
Başlı başına tasarruf olunabilecek deniz, göl veya nehir metrukatı bulunan sahipsiz yerler sahipli bir gayrimenkulün önünde veya bitişiğinde bulunursa o gayrimenkul sahibine değer baha ile satın alması teklif olunur. Bir yıl içinde talip olmadığı takdirde başkalarına satılır.
Bu yerler başlı başına tasarruf olunmıyacak halde ise takdir olunacak değer baha ile bitişiğindeki gayrimenkul sahiplerine temlik olunarak kendileri borçlandırılır.
Göl veya nehrin istila veya tahrip ettiği yerlerin sahiplerine Kanunu Medeninin 636 ve 637 nci maddeleri hükmü yerinde durmak üzere mukabil tarafta bu sebeplerden meydana gelmiş arazi var ise muadili parasız verilebilir.
Madde 15 - (Mülga ilk fıkra: 18/01/1950 - 5516/12 md.)
Sahipli arazide husule gelen bataklıkların sıhhi sebeplerinden dolayı kurutulması zarureti tahakkuk edince Devlet veya vilayet tarafından verilecek müsait bir mühlet içinde sahipleri kurutmadıkları takdirde o bataklık
Devlet veya vilayet tarafından kurutulur. Sahiplerinden kurutma masrafına iştirak edenlerin arazisi kendilerine verilir. Masrafa iştirak etmiyenlerin arazisi kurutanın mülkü olur. (Değişik son cümle: 18/10/1962 - 79/1
md.) Bu takdirde, gayrimenkulün bataklık halindeki gerçek karşılığı olarak arazi sahibine ödenecek bedelinin tesbitinde 6830 sayılı İstimlak Kanunu hükümleri uygulanır.
Madde 16 - Hususi kanunlarında müsaade edilenleri hariç olmak üzere Devlete, belediyelere ve köylere ait orman, koru ve baltalıklardan tarla açılamaz ve hususi bina yapılamaz. Şahıslara ait ormanlarda dahi ait olduğu vekaletten izin alınmadıkça tarla açılamaz.
Madde 17 - Erbabı vukufa takdir ettirilen değer bahaların ikinci derecede tasdikı belediyelerce seçilecek iki zatın da iştirakile mahalli idare heyetlerine aittir.
Madde 18 - Bu kanunda yazılı vergi kıymetleri 1837 numaralı Bina Vergisi ve 1933 numaralı Arazi Vergisi Kanunları mucibince vergiye matrah olan kıymettir.
Madde 19 - Değer bahalar müsavi taksitlerle beş yıl içinde vergi ile birlikte Tahsili Emval Kanununa göre tahsil olunur. İki seneye ait taksit ödenince gayrimenkul sahibi namına tescil edilir ve geri kalan taksitler için o gayrimenkul ipotekli olur.
Madde 20 - Bu kanunun neşrinden evvel muamelesi bitipte tahakkuk ettirilmiş olan değer bahalar dahi 19 uncu maddede yazılı şekilde taksitle tahsil olunur.
Madde 21 - Köy ve belediye sınırları içinde kapanmış yollarla yol fazlaları köy veya belediye namına tescil olunur.
Madde 22 - Kadastro veya tapu tahriri yapılmış olan yerlerle tapu senet veya kayıdlarına sahiplerinin fotoğrafı yapıştırılmış olan gayrimenkullerin vukubulacak tasarruf muameleleri için belediye veya köy ilmühaberleri aranmaz. Kanunu Medeninin mer’iyeti tarihine kadar musakkaf ve hükümde olan bağ ve bahçe ve arsaların on beş, diğer arazinin on seneden daha az bir müddet içinde husul bulmuş olan iktisap sebeplerine veya Kanunu Medeninin mer’iyetinden sonra düşürülmüş olan kayıdlara müstenit tasarruf muameleleri için dahi böyle yapılır. Ancak bu muamelelerde kayıt sahibinin fotoğraf vermesi ve bu fotoğrafın kayda yapıştırılması lazımdır.
Bu çerçeve dışında kalan muamelelerle 2 nci fıkradaki hallerde fotoğraf veremiyenler için gayrimenkulün sahibi olduğuna ve başkasının alakası bulunmadığına dair belediye veya köy ilmühaberi almak lazımdır.
Madde 23 - İlmühaber alınması lazımgelen muameleler için belediye veya ihtiyar meclisi ilmühaberi tasdikten imtina ederse bu imtina sebeplerini şerh ile izaha mecburdur. Bunu yapamazsa hakkında kanuni takibat yapılır.
Tapu idareleri yapacakları tetkik ve tahkik üzerine bu sebeplerin kanuni olmadığını anlarlarsa işi tapu komisyonuna verirler. Komisyon da sebeplerin kanuni olmadığına karar verirse tapu idarelerince muamele yapılır. Aksine karar verirse tapu idareleri 1515 numaralı kanunun şumülü dışındaki hallerde alakalıyı mahkemeye gönderir. Kaza tapu komisyonlarının kararlarına karşı alakalıların vilayet tapu komisyonlarına itiraz hakları vardır
Madde 24 - Köylerde bulunan metruk ve kimsesiz mezarlıklarla vakfa ait umumi mezarlıklar köyün manevi şahsiyeti namına tescil olunur.
Madde 25 - 1580 sayılı Belediye Kanununun 159 uncu maddesi ile 2510 sayılı İskan Kanununun 21 inci maddesi dışında kalan mera, baltalık gibi köy orta malı sayılan yerlerin tescili ve alım satım şekilleri hakkında hususi hükümler konulacaktır.
Madde 26 - (Değişik madde: 06/01/1954 - 6217/1 md.)
Mülkiyete, mülkiyetin gayrı ayni haklara ve müşterek bir arzın hissedarları veya birbirine muttasıl gayrimenkullerin sahipleri arasında bunlardan birinin veya bir kaçının o gayrimenkul üzerinde mevcut veya inşa edilecek binanın, muayyen bir katından veya dairesinden yahut müstakillen istimale elverişli bir bölümünden munhasıran istifadesini temin gayesiyle Medeni Kanunun 753 üncü maddesi hükümlerine göre irtifak hakkı tesisine veya tesisi vadine mütedair resmi senetler tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri * tarafından tanzim edilir.
(Ek fıkra: 15/01/2009-5831 S.K./1.mad) İllerde bulunan tapu sicil müdürlükleri dışındaki müdürlüklerden akitli ve akitsiz işlemleri yıllık 500'ün altında olan yerlerde işleri yapmak üzere, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce yakın il veya ilçelerde görevli tapu sicil müdürü veya görevlendirilen yetkili memura belirli günlerde yetki verilebilir.
(Ek fıkra: 15/01/2009-5831 S.K./1.mad) Resmi senetlerin düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Alakalıların isteği halinde resmi senedi tanzim için memurlar ikametgahlara giderler, bu sırada gelecek haciz ve tahdit kararları resmi senedi yapmak için ikametgaha gitmiş olan memura tebliğ olunur.
(Ek ibare: 02/04/1998 - 4358/3 md.) Resmi senede tarafların kimlik bilgileri ile birlikte vergi kimlik numaraları da kaydedilir. (Değişik fıkra: 06/03/1981 - 2421/1 md.) Resmi senedi, taraflar ile hazırlayan tapu sicil müdürlüğü görevlileri imzalar, tapu sicil müdürü veya görevlendirilen memur onaylar. * Tarafların kimliklerinde şüpheye düşülen hallerde tanık getirilmesi istenebilir. Kanunların tanık bulundurulmasını zorunlu kıldığı hükümler saklıdır. 11 Ocak 1926 tarihli ve 711 sayılı Kanun gereğince yapılacak akitlerde de aynı usul uygulanır.
Birinci fıkrada beyan olunan irtifak hakkı tesisi vaitleri tapu siciline re'sen şerh verilir. Bunlardan irtifak hakkı tesisi vadine mütedair resmi senetler tapuya şerh verilmekle, taallük ettiği gayrimenkulün sonraki maliklerini de ilzam eder.
Noterlik Kanununun 44 üncü maddesinin (B) bendi mucibince noterler tarafından tanzim edilen gayrimenkul satış vadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri * de taraflardan biri isterse gayrimenkul siciline şerh verilir.
Şerhten itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tesis ve tapuya tescil edilmezse işbu şerh tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri * tarafından re'sen terkin olunur.
(Ek fıkra: 26/04/1984 - 3000/1 md.;Değişik fıkra: 15/01/2009-5831 S.K./1.mad) Kamu kurum ve kuruluşları (Ordu Yardımlaşma Kurumu dahil), bankalar, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatiflerince açılacak tüm kredilere karşılık teminat gösterilen gayrimenkullerin ipotek işlemleri, tarafların istemi halinde resmi senet tanzim edilmeksizin alacaklı ile borçlu ve varsa kefilleri arasında yapılan kredi veya borç sözleşmelerine istinaden, tapu sicil müdürlüklerince tapuya tescil edilir.
(Ek fıkra: 12/03/1985 - 3163/1 md.;Mülga fıkra: 15/01/2009-5831 S.K./1.mad)
Madde 27 - Tapu Sicil Muhafız veya memurları tarafından yapılan resmi senetlere iki tarafın ve tapu senetleriyle akte müstenit olmıyan iktibaslarda kayıtlara sahibinin 6x4 büyüklüğünde ve mümkün olan yerlerde fotoğrafları yapıştırılır. Bu imkanı idare heyeti tayin eder. Tapu sicil muhafızları veya memurları da küçüklük ve sair makbul mazeretleri göz önüne alabilirler.
1515 numaralı kanunun şümulüne girmiyen fotoğrafsız tapu kayıt ve senetlerine fotoğraf yapıştırılmak istenildikçe tapu memurluğunca hüviyeti bilinmiyenler için hüviyetleri tasdik ettirilerek fotoğraf yapıştırılır.
Madde 28 - Akte ve tescile müteallik tapu işleri idari emirlerle durdurulamaz.
Madde 29 - (Mülga madde: 25/02/1952 - 5887/126 md.)
Madde 30 - Plan ve resmi mesahaya istinad etmiyen gayrimenkul mallarda eskidenberi malüm ve muayyen olan hududa itibar olunur. Borçlar Kanununun 215 inci maddesi hükmü yerinde durmaktadır.
Madde 31 - (Değişik madde: 25/01/1950 - 5520/1 md.)
Gayrimenkul malların yüz ölçüsü tapu sicilinde yazılı miktardan fazla çıkıpta bu fazlalığın bitişik araziye el uzatmaktan ileri gelmediğine ve sınırca da bir değişiklik olmadığına mahkemece karar verilirse sicille karar
veçhile kaydolunur.
Mahkeme gayrimenkulün başında incelemeler yapar ve bitişik gayrimenkul maliklerini dinler. Mahkeme kararına, tapu fen memurlarına ve bunlar yoksa yetkili fen memurlarına veya mühendislere yaptırılacak o yere
ait harita da eklenir. İtiraz halinde genel hükümler çerçevesinde dava açılır.
Madde 32 - Planı veya resmi şekilde yapılmış haritası bulunan gayrimenkullerin gerek kazaen ve gerekse rızaen parçalara ayrılmasında harita yapılması mecburidir. Şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde olupta tapu fen memuru bulunan yerlerde plan ve haritaya bağlı olmıyan gayrimenkullerin parçalara ayrılmasında da harita yapılır. Belediye sınırları dışında bulunan gayrimenkullerden kazai şekilde parçalara ayrılanların haritasını yaptırmak hakimin takdirine bağlıdır.
Madde 33 - Kanunu Medeninin 934, 935 inci maddelerine göre sicilin tashihine ve bir ayni hakkın süküt edip etmediğinin tayinine dair tapu sicil muhafız veya memuru tarafından mahkemeye yapılacak müracaatlar ve bunun üzerine verilecek kararlardan bir güna harc ve resim alınmaz ve bunlara damga pulu yapıştırılmaz.
Madde 34 - Bedelli akitlerde ve bir aktin yapılması diğerinin yapılmış olmasına bağlı olan hallerde alakalılar tapu sicil muhafız veya memurunu yediadil yapabilirler. Bu takdirde memur tarafından paranın hak sahiplerine verilmesi Akitlerin tamam olmasına bağlıdır. Akitler tamam olmazsa memur parayı kimden almış ise alakalılar dağılmadan huzurlarında derhal ona geri verir ve taallük ettiği muameleleri bozar.
Madde 35 - (Değişik madde: 03/07/2003 - 4916 S.K./19. md.;İptal : Anayasa Mah. 2003/70 E., 2005/14 K. ve 14.3.2005 tarihli kararı ile; Yeniden düzenlenen madde: 29/12/2005-5444 S.K./1.mad) *1*
Yabancı uyruklu gerçek kişiler, karşılıklı olmak ve kanunî sınırlamalara uyulmak kaydıyla, Türkiye'de işyeri veya mesken olarak kullanmak üzere, uygulama imar planı veya mevzii imar planı içinde bu amaçlarla ayrılıp tescil edilen taşınmazları edinebilirler. Sınırlı aynî hak tesis edilmesinde de aynı koşullar aranır. Yabancı uyruklu bir gerçek kişinin ülke genelinde edinebileceği taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı aynî hakların toplam yüzölçümü iki buçuk hektarı geçemez. (İptal tümce : Anayasa Mah.nin 11/04/2007 tarihli ve E. 2006/35, K. 2007/48 sayılı Kararı ile.)
Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri, ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz mülkiyeti ve taşınmazlar üzerinde sınırlı aynî hak edinebilirler.
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri lehine Türkiye'de taşınmaz rehni tesisinde birinci ve ikinci fıkralarda yer alan kayıt ve sınırlamalar aranmaz.
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındakiler Türkiye'de taşınmaz edinemez ve lehlerine sınırlı aynî hak tesis edilemez.
Türkiye Cumhuriyeti ile arasında karşılıklılık olan devlet vatandaşlarının kanunî miras yoluyla intikal eden taşınmazları için birinci fıkrada belirtilen kayıt ve sınırlamalar uygulanmaz. Ölüme bağlı tasarruflarda yukarıdaki fıkralarda belirtilen kayıt ve sınırlamalar uygulanır. Türkiye Cumhuriyeti ile arasında karşılıklılık olmayan devlet vatandaşlarının kanunî miras yoluyla edindikleri taşınmaz ve sınırlı aynî hakların intikal işlemleri yapılarak tasfiye edilir.
Karşılıklılığın tespitinde hukukî ve fiilî durum esas alınır. Bu ilkenin kişilere toprak mülkiyeti hakkının tanınmadığı, ülke uyruklarına uygulanmasında, yabancı devletin taşınmaz ediniminde kendi vatandaşlarına tanıdığı hakların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına da tanınması esastır.
(Değişik fıkra: 03/07/2008 - 5782 S.K./1.mad) Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin; sulama, enerji, tarım, maden, sit, inanç ve kültürel özellikleri nedeniyle korunması gereken alanlar, özel koruma alanları ile flora ve fauna özelliği nedeniyle korunması gereken hassas alanlarda ve stratejik yerlerde kamu yararı ve ülke güvenliği bakımından taşınmaz ve sınırlı aynî hak edinemeyecekleri alanları, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının tescile esas koordinatlı harita ve planları içeren teklifi üzerine belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yabancı uyruklu gerçek kişiler merkez ilçe ve ilçeler bazında, uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünün yüzde onuna kadar kısmında taşınmaz ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı aynî hak edinebilirler. Bakanlar Kurulu, merkez ilçe ve ilçelerin altyapı, ekonomi, enerji, çevre, kültür, tarım ve güvenlik açısından önemlerini dikkate alarak, bu orandan fazla olmamak kaydıyla farklı oran belirlemeye yetkilidir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlık bünyesinde, ilgili idare temsilcilerinden oluşan komisyon tarafından, bu madde uyarınca Bakanlar Kuruluna verilen yetkiler dâhilinde çalışmalar yapılmak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının bu kapsamdaki teklifleri incelenip değerlendirilerek Bakanlar Kuruluna sunulur. Valiliklerce, merkez ilçe ve ilçelerin uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünde meydana gelen değişiklikler takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar komisyona bildirilir.
(Değişik fıkra: 03/07/2008 - 5782 S.K./1.mad) Askerî yasak bölgeler, askerî güvenlik bölgeleri ile stratejik bölgelere ve değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri Millî Savunma Bakanlığınca, özel güvenlik bölgeleri ve değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri ise İçişleri Bakanlığınca geciktirilmeksizin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığa verilir.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen bölgeler içerisinde kalması nedeniyle kamulaştırılması gereken ya da tapu sicilinde şerh verilmesine gerek duyulan parsellere ilişkin bildirimler ilgili idarelerince tapu sicil müdürlüklerine yapılır.
Bu madde hükümlerine aykırı edinilen veya kanunî zorunluluk dışında edinim amacına aykırı kullanıldığı tespit edilen taşınmazlar ile sınırlı aynî haklar, Maliye Bakanlığınca verilecek süre içerisinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.
Madde 36 - (Mülga madde: 03/07/2003 - 4916 S.K./38. md.; Yeniden Düzenlenen madde metni: 03/07/2008 - 5782 S.K./2.mad)
Yabancı yatırımcıların Türkiye'de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketler, ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinebilir ve kullanabilirler. Bu şekilde edinilen taşınmazların Türkiye'de kurulu bulunan bir başka yabancı sermayeli şirkete devrinde ve taşınmaz maliki yerli sermayeli bir şirketin hisse devri yoluyla yabancı sermayeli hale gelmesi durumunda da aynı esas geçerlidir. Türkiye'de kurulu yabancı sermayeli şirketlerin tasfiyesi halinde şirketin sahip olduğu taşınmazın şirket ortağı yabancı gerçek kişiler veya yurt dışında kurulu yabancı ticaret şirketleri tarafından edinilmek istenmesi halinde 35 inci madde hükümleri uygulanır.
18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu şirketlerin, askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ve aynı Kanunun 28 inci maddesi çerçevesinde belirlenen stratejik bölgelerdeki taşınmaz edinimleri, Genel Kurmay Başkanlığının ya da yetkilendireceği komutanlıkların, özel güvenlik bölgelerindeki taşınmaz edinimleri ise taşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir. Valilik iznine tabi hususlar, ilgili idare temsilcilerinin katılımıyla oluşan komisyonda, taşınmaz ediniminin, ülke güvenliği ve faaliyet konusuna uygunluğu değerlendirilerek karara bağlanır.
Bu madde hükümlerine aykırı şekilde edinildiği veya kullanıldığı tespit edilen taşınmazlar ve sınırlı aynî haklar, Maliye Bakanlığınca verilecek süre içerisinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller, ilgili bakanlıkların görüşlerinin alınmasını müteakip Hazine Müsteşarlığı, İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Madde 37 - Yabancı hakiki şahısların intikal işleri Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinden verilen veyahut kendi salahiyetli makamlarından verilipte Türk kanunlarının veraset usulü hakkındaki hükümlerine uygun olduğu Türk mahkemelerince tasdik edilen veraset senetlerine istinaden yapılır.
Madde 38 - 8 cemaziyelevvel 1275 tarihli tapu nizamnamesi ve zeyillerinin ve 28 receb 1291 tarihli emlak nizamnamesinin ve 7 muharrem 1293 tarihli arazi hakkındaki fıkaratı nizamiyenin ve 8 receb 1276 tarihinde iradesi çıkmış olan tapu senedatı hakkındaki talimatnamenin ve 28 receb 1276 tarihinde iradesi çıkmış olan tarifnamenin ve emvali gayrimenkulenin tasarrufuna dair 3 mart 1329 tarihli muvakkat kanunun ve defterhane idarelerinin teşkilat ve tensikatına dair 17 temmuz 1323 tarihli nizamname ile zeyillerinin ve emvali gayrimenkulenin muamelatı tasarrufiyesinde tapu senedatı ile kayidlerine alakadaranın fotoğrafileri yapıştırılmasına dair 30 kanunusani 1926 tarihli kanunun Kanunu Medeni ile Kanunu Medeninin tatbikına aid kanun ve Borçlar Kanunu ile ortadan kalkmamış olan hükümler ile başka kanunların bu kanuna uygun olmıyan hükümleri kaldırılmıştır.
Madde 39 - Bu kanun hükümleri, neşrolunduğu tarihten itibaren yürümeğe başlar.
Madde 40 - Bu kanun hükümlerini Adliye, Dahiliye, Maliye Bakanları yerine getirir.
Geçici Madde 1 - Bu kanunun mer'iyetinden evvel açılarak tarla veya bağ ve bahçe haline konulmuş olupta henüz muamelesi bitmemiş yerler hakkında da bu kanunun 6 ncı maddesi hükümleri tatbik olunur.
Geçici Madde 2 - (Ek madde: 29/12/2005-5444 S.K./2.mad) *1*
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut olan askerî yasak bölgeler, askerî ve özel güvenlik bölgeleri ile stratejik bölgelere ilişkin kararlara ait harita ve koordinat değerlerinin tamamı, Millî Savunma Bakanlığı tarafından en geç üç ay içerisinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığa gönderilir.
Yukarıda belirtilen bölgelere ilişkin kararlara ait harita ve koordinat değerlerinin, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne gönderilmesi ve sayısal ortama aktarılarak taşra birimlerine intikal ettirilmesine kadar geçecek sürede yetkili askerî makamlardan sorulmak suretiyle, belirtilen işlemler tamamlandıktan sonra gönderilen belge ve bilgilere göre tapu işlemleri yürütülür.
Geçici Madde 3 - (Ek madde: 03/07/2008 - 5782 S.K./3.mad)
İlgili kurum ve kuruluşlar, bu Kanunun 35 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin taşınmaz ve sınırlı aynî hak edinemeyecekleri alanların yüzölçümlerini ve valilikler bu fıkrada belirtilen ilçelerin uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümlerini bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren en geç üç ay içinde komisyona bildirir.
Yabancı uyruklu gerçek kişilerin merkez ilçe ve ilçeler bazında edinebilecekleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikte aynî hakların miktarı tespit edilinceye kadar geçecek süre içinde, yabancı uyruklu gerçek kişiler bu Kanunun 35 inci maddesi hükümlerine göre taşınmaz ve sınırlı aynî hakları edinebilirler.
KANUNA İŞLENEMEYEN GEÇİCİ MADDE
26/04/1984 TARİH VE 3000 SAYILI KANUNLA GELEN GEÇİCİ MADDE:
Geçici Madde - 02/02/1984 tarihli ve 2977 sayılı İdari Usul ve İşlemlerin Yeniden Düzenlenmesi ile İlgili Yetki Kanunu ile Bakanlar Kuruluna verilen Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi, 22/12/1934 tarihli ve 2644 sayılı Tapu Kanunu için adı geçen Kanunla verilen süre bitimine kadar geçerlidir.
Tapu işlemlerine belediye engeli
Tapu işlemlerine belediye engeli
Yeni yılın ilk günlerinde gayrimenkul işlemleri için belediyelere giden vatandaş kötü bir sürprizle karşılaştı. Vatandaş 2012'ye geçti ama belediyeler 2011'de kaldı.
Hakan Göksel'in haberi
Gayrimenkul alım satımı yapanlar, yeni yılın ilk günlerinde ‘sistem’ sürpriziyle karşılaştı. Belediyeler ‘Yeniden değerleme oranları’nı zamanında sisteme entegre etemedikleri için binlerce vatandaş mağdur oldu. Alım satım yapanlar belediyede işlerini halledemediği için tapu işlemlerini de gerçekleştiremiyor…
Yeni yılın son haftasında her yıl yapıldığı gibi yeniden değerleme oranları açıklandı. Yeniden değerleme oranlarının Resmi Gazete’de yayımlanması ile tüm vergi harç ve ceza gibi işlemlerde yüzde 10,26 ile 15 arasında değişen artışlar gerçekleşti.
Gayrimenkulde de yeniden değerleme oranlarının belirlenmesi ile yüzde 10,26 artış oldu. Yeni yılın ilk günlerinde belediyenin kapısını aşındıran alım-satım işlemi yapacak vatandaşlar kötü bir sürprizle karşılaştı.
Belediyelerin bilgisayar sistemlerindeki uyum sorunu yüzünden, gayrimenkulle ile ilgili (rayiç bedel belirlenmesi, emlak vergisi, çevre temizlik vergisi vb…) işlemler yapılamıyor.
Belediyelerde işlem yapmak üzere gelen vatandaşlar sistemlerin çalışmaması nedeniyle elleri boş dönüyor ve belediyelere tepki gösteriyor…
Tepkilerini ‘Vatandaş 2012 geçti ama sistemler geçemedi’ diye dillendiren vatandaş ‘İşmizi gücümüzü bırakıp emlak ile ilgili işlemlerimiz yapmak için buraya kadar geldik.Ama işlemler yapılamıyor. Gerekçe olarak bilgisayar sistelerinin yeni artışlara entegre olmadığı söyleniyor. Vatandaşı mağdur etmek yerine bu hazırlıklar öncesinde yapılamaz mıydı? Bize işlemlerin bir hafta kadar süreceği söyleniyor… Bizi mağdur etmeye hakları yok… ’ diye sitem etti.
Telefonla ulaştığımız belediye belediye yetkilileri ise bu durumun her yıl yaşandığını, Yeniden Değerleme oranlarındaki değişim yüzünden sistemlerin bu oranlara entegresinin biraz zaman aldığını ve yaklaşık 1 hafta sonra sistemlerin normale döneceğini ifade ediyorlar…
Haber7
Evini satana kötü haber!
3 Ocak 2012 Salı
2011'de Satılan Gayrimenkulün Vergisi
2011 yılında gayrimenkul (ev, işyeri, arsa, arazi) sattıysanız ve bu gayrimenkulü 1 Ocak 2007 tarihinden sonra satın aldıysanız, bu yazı sizi ilgilendiriyor. Zira beyanname vermeniz ve vergi ödemeniz söz konusu olabilir.
1 Ocak 2007'den sonra edinilen gayrimenkullerin beş yıl içinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar değer artış kazancı sayılıyor. Elde edilen kazanç tutarına göre de kazancın beyan edilip, vergi ödenmesi gerekiyor.
1 Ocak 2007'den önce edinilen gayrimenkullerde elde bulundurma süresi dört yıldı. Bu gayrimenkuller için dört yıllık süre en son 2010 yılı sonunda doldu. Bu nedenle de 1 Ocak 2007'den önce edinilip de 2011 yılında satılan gayrimenkul için değer artış kazancı hesaplanması ve vergi ödenmesi söz konusu değil.
2011 yılında yapılan gayrimenkul satışından elde edilen kazanca 8 bin TL istisna uygulanacak.
Gayrimenkul satışından doğan kazancın vergilendirilmesi için;
l Satılan gayrimenkulün, bir bedel karşılığında edinilmiş olması,
l Edinme tarihiden itibaren 5 yıl içinde elden çıkarılmış olması,
l 8 bin TL'lik istisna tutarını aşması gerekiyor.
KAZANÇ NASIL HESAPLANACAK?
2011 yılında satılan gayrimenkulün değer artış kazancı hesaplanırken:
l Önce iktisap (edinme) bedeli, satışın yapıldığı ay hariç olmak üzere Üretici Fiyat Endeksindeki (ÜFE) artış oranında artırılacak. Ancak endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının yüzde 10 veya üzerinde olması gerekiyor.
l Endekslenmiş edinme bedeli ile satış dolayısıyla yapılan masraflar, satış bedelinden çıkarılacak.
l Ortaya çıkan kazançtan 2011yılı için belirlenen 8 bin TL istisna düşülecek.
l Kalan kısım değer artış kazancı olarak yüzde 15'ten başlayan gelir vergisi tarifesine göre vergilendirilecek.
Satış kazancı, 25 Mart 2012 günü mesai bitimine kadar beyan edilecek. Hesaplanan vergi Mart ve Temmuz 2012 aylarında iki taksit halinde ödenecek.
BİR ÖRNEK
Ahmet Bey, 20 Nisan 2007'de 200 bin liraya satın aldığı daireyi, beş yıl dolmadan 25 Ağustos 2011'de 300 bin liraya satmış, satış bedeli üzerinden binde 16,5 oranında (4.950 lira) tapu harcı ödemiş olsun.
Önce, ÜFE Mart 2007 endeksi (139,02) ve Temmuz 2011 endeksi (191,39) baz alınarak ÜFE artış oranı bulunacak.
Buna göre, endekslemede esas alınacak oran;
(191,39-139,02)/139,02= 0,3767
Değer artış kazancının safi tutarının hesaplanmasında esas alınacak, gayrimenkulün endekslenmiş iktisap bedeli;
(1+0,3767)x200.000= 275.340 TL
Safi kazanç ise;
300.000-(275.340+4.950)= 19.710 TL
olacaktır.
Bu tutar, 2011 yılı istisna tutarı olan 8.000 TL'yi aştığı için beyan edilecek ve istisna tutarını aşan kısım (11.710 TL) üzerinden vergi ödenecek.
Etin KDV 'si indirildi, ancak...
SADECE kırmızı etin değil, canlı kümes hayvanları ile bunların etleri ve yenilen sakatatının da KDV'si yüzde 8'den yüzde 1'e indi. Ancak indirim tüketicinin KDV'sinde değil et toptancısının KDV'sinde yapıldı.
KDV indirim Kararnamesi 27 Kasım 2011 (Pazar) tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı ve Pazartesi günü yürürlüğe girdi. Kararnameyle kırmızı et ve canlı kümes hayvanları ile bunların etleri ve yenilen sakatatının, toptan satışlarında KDV yüzde 8'den yüzde 1'e indirildi. Dolayısıyla KDV indirimi vatandaşa yansımayacak. Vatandaş et için yine yüzde 8 KDV ödeyecek.
Kasap yüzde 1'le aldığı eti tüketiciye yine yüzde 8'le satacak. Lokantacı, kebapçı, dönerci yüzde 1'le aldığı etle yaptığı yemeği, kestiği döneri vatandaşa yine yüzde 8'le satacak.
Toptan et satışında yapılan KDV indirimi başta et ithalatçıları olmak üzere toptan et alım satımı yapanlara yarayacak. KDV dolayısıyla yüklenmiş oldukları finansman yükü yüzde 7 oranında azalacak. Tüketiciye yansıması olsa da hissedilmeyecek.
Yıllık izin ücreti üzerinden sigorta primi kesilir mi?
EMEKLİ olurken, hak edip de kullanmadığım yıllık ücretli izin sürelerime ilişkin izin ücretlerimin ödenmesini talep edeceğim. Bu ücretlerden gelir ve damga vergisi kesildiğini biliyorum, sigorta primi kesilip kesilmediği konusunda bilgi verebilir misiniz? B. Tunaoğlu
Hak kazanılıp da kullanılmayan yıllık izin sürelerine ilişkin izin ücreti üzerinden sigorta primi kesiliyor.
İş sözleşmesinin emeklilik veya başka bir nedenle sona ermesi halinde, hak kazanılıp da kullanılmayan yıllık izin sürelerine ilişkin olarak ödenen izin ücretine, sözleşmenin sona erdiği tarihte hak kazanıldığı kabul ediliyor ve sözleşmenin sona erdiği ayın kazancına dahil edilerek sigorta primine tabi tutuluyor.
GÜNÜN SÖZÜ
'Gündüz kandilini hazırlamayan gece karanlığa razı demektir.'
Cenap Şahabettin
Kaynak: http://www.aksam.com.tr/2011de-satilan-gayrimenkulun-vergisi-4678y.html
2012 Yılı Vergileri Ne Getiriyor, Ne Götürüyor - 2 Ocak 2012
VERGİLERLE ilgili 2012 yılı değişiklikleri belli oldu.
Yaklaşık 22 milyon vatandaşı ilgilendiren “Emlak Vergisi”, bir milyonu aşkın mükellefi ilgilendiren 2012 yılı “konut ve işyeri kira gelirlerinin” beyan sınırı, istisna tutarı ve gayrimenkullerini satacak olanların vergilendirme esasları açıklandı.
13 milyonu aşkın ücretliyi ve 2 milyonun üzerindeki gelir vergisi mükellefini ilgilendiren “2012 yılı Gelir Vergisi Tarifesi” de belli oldu.
2012 yılı fiş-fatura düzenleme sınırı, defter tutma hadleri, yeni vergi cezaları da bir tebliğ ile açıklandı.
Sayısı 16 milyon civarında olan taşıtlar için 2012 yılı Ocak ayında ödenecek Motorlu Taşıtlar Vergisi tutarı da belli oldu. 2012 yılında da otomobil ve cipler için “indirimli vergi” ödenebilecek.
2012 yılında tasarrufların vergilendirilmesi; mevduat, repo, fon, döviz tevdiat hesabı, hazine bonosu ve tahvil faizleri ile alım-satım kazancının vergilendirilmesi ile ilgili esaslar da merak edilen konular arasında.
2012 yılı Veraset ve İntikal Vergisi, Damga Vergisi, Harç Uygulamaları, Belediye Gelirleri ile ilgili son düzenlemeleri ve vergilendirme ile ilgili diğer hususları, bir dizi halinde bugünden itibaren açıklayacağız.
2012 YILINDA GAYRİMENKUL VERGİLERİ
Gayrimenkullerle ilgili vergiler, Hürriyet okurlarının en çok ilgilendiği konuların başında geliyor.
O nedenle, 2012 yılı vergilerini, gayrimenkul vergilerinden başlayarak açıklıyoruz.
Konut kirasında istisna 3 bin liraya yükseldi
KONUT kira geliri olanlara, 2011 yılında uygulanan 2 bin 800 TL’lik istisna, 2012 yılı için 3 bin TL’ye yükseltildi.
Buna göre, Neriman Teyze ya da Abdi Bey Amca, 2012 yılında yıllık konut kira gelirleri 3 bin lirayı aşmadığı sürece, bu gelirlerini beyan etmeyecekler. Aşması durumunda, beyanname verdiklerinde, 3 bin TL istisnayı düşecekler.
2012’DE İŞYERİ KİRASININ AVANTAJI
Nuri Amca ya da Zehra Hanım, 2012 yılında elde edeceği, yüzde 20 stopaja (vergi kesintisine) tabi tutulan işyeri kira gelirlerini, yıllık brüt tutarı 25 bin lirayı aşmadığı sürece, beyan etmeyecekler.
İşyeri kira gelirinin yıllık brüt tutarı 25 bin lirayı aşması halinde, yıllık gelir vergisi beyannamesi verecekler ancak yılda yaklaşık 110 bin lira yani aylık yaklaşık 9 bin 170 lira civarındaki işyeri kira gelirleri için gelir vergisi ödemeyecekler hatta üste vergi iadesi alacaklar.
Buradaki vergi iadesi, işyeri kira ödemelerinden, yıl içinde yapılan yüzde 20 stopajın mahsubundan kaynaklanıyor.
Evi 5 yıl içinde satınca değer artış kazancı doğuyor
2012 yılında evini ya da başka bir gayrimenkulünü, edinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde satanların, elde edecekleri kazanç “değer artışı kazancı” kabul edilecek. Bu kazancın 8 bin 800 lirası gelir vergisinden müstesna tutulacak, kalan kısım yüzde 15-35 oranında vergiye tabi tutulacak.
2012 yılında, birden fazla gayrimenkul satılması halinde, olayın rengi değişecek ve “ticari kazanç” hükümlerine göre vergilendirilecek.
CAHİDE HANIM’A MİRAS KALAN GAYRİMENKUL
Miras kalan ya da bağış yolu ile edinilen ev, dükkan, büro, yazlık, arsa ve arazi, ne zaman ve kaç liraya satılırsa satılsın, satış kazancı gelir vergisine tabi tutulmayacak.
Buna göre Cahide Hanım, iki yıl önce ölen babasından miras kalan (300 bin TL beyan ettiği) arsayı, 3 Ocak 2012 tarihinde 2 milyon liraya satarsa, bundan doğan gelir vergiye tabi olmayacak (GVK. Mükerrer Madde 80/6).
2012’DE ALIM-SATIM HARCI
Gayrimenkul alan ve satanlar, 2012 yılında (gayrimenkulün gerçek satış bedeli üzerinden) ayrı ayrı binde 16,5’er oranında “tapu harcı” ödeyecekler.
22 milyon gayrimenkul sahibine sevimsiz haber
2012 yılında ödenecek emlak vergisi, “yeniden değerleme oranı” esas alınarak “yüzde 10,26 oranında” artırıldı.
Yıllardır, emlak vergisine esas alınan bina, arsa ve arazi değerleri, Emlak Vergisi Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca, “yeniden değerleme oranının yarısı kadar” artıyordu. Bakanlar Kurulu uzun süredir ilk kez bu yıl 29. maddedeki yetkisini kullandı ve normalde yüzde 5,13 oranında artması gereken 2012 yılı emlak vergisine esas değerleri, yüzde 10,26 oranında artırdı (Bkz.30 Aralık 2011 Tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2011/2628 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı).
58 Seri No.lu Emlak Vergisi Genel Tebliği ile de “2012 yılı Binaların Metrekare Normal İnşaat Maliyet Bedellerini Gösterir Cetvel” açıklandı (Bkz.26 Aralık 2011 tarihli R.Gazete).
EMEKLİ, İŞSİZ VE EV HANIMLARININ EMLAK VERGİSİ
Emekli, işsiz ve ev hanımları ile özürlülere, 2012 yılında da konutları nedeniyle yine emlak vergisi yok...Nedenine gelince, “Sıfır oranlı Emlak Vergisi avantajı” 2012 yılında da devam edecek.
Buna göre, brüt alanı 200 m2’yi aşmayan, bir konutu nedeniyle, bu kişiler 2012 yılında da emlak vergisi ödemeyecekler. Ancak birden fazla evi olanlar, tüm konutları için emlak vergisi ödeyecekler.
Emekli, işsiz ve ev hanımlarının, “sıfır oranlı” emlak vergisi avantajından yararlanabilmeleri için, başka gelirlerinin olmaması gerekiyor. Bunların, 23 bin lirayı aşmayan faiz, repo, fon, kâr payı ve temettü gibi, menkul sermaye iradı gelirleri, sıfır oranlı emlak vergisine engel değil (Bkz. 45 No.lu Emlak Vergisi Tebliği).
Şükrü Kızılot
Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19583357.asp
Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği (59)
31 Aralık 2011 CUMARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 28159
TEBLİĞ
Maliye Bakanlığından:
EMLAK VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ
(SERİ NO: 59)
1. Giriş
2012 yılına ait emlak (bina, arsa ve arazi) vergi değerleri ile 2012 yılında mükellef olacakların emlak vergi değerlerinin hesabında dikkate alınacak asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin tespiti hususunda aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.
2. 2011 Yılına Ait Yeniden Değerleme Oranının Tespiti
Bakanlığımızca, 2011 yılına ait uygulanacak yeniden değerleme oranı, 410 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği(1) ile % 10,26 (on virgül yirmi altı) olarak tespit ve ilan edilmiş bulunmaktadır.
3. 2012 Yılı Bina, Arsa ve Arazi Vergisi Değerleri ile Asgari Ölçüde Arsa ve Arazi Metrekare Birim Değerlerine Uygulanacak Oranın Belirlenmesi
213 sayılı Vergi Usul Kanununun(2) mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasında, takdir komisyonlarının dört yılda bir arsalara ve araziye ait asgari ölçüde metrekare birim değerlerini takdir edecekleri hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca 2009 yılında söz konusu takdirler yapılmıştır.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun(3) 9/b ve 19/b maddelerinde, bina ve arazi vergisi mükellefiyetinin, dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır. Asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değer takdirleri 2009 yılında yapıldığından, bu hükümler uyarınca bina ve arazi vergisi mükellefiyeti 2010 yılından itibaren başlamış bulunmaktadır.
1319 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, vergi değerinin, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıla ait vergi değerinin Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunacağı; üçüncü fıkrasında da, 33 üncü maddede yer alan vergi değerini tadil eden sebeplerle (8 numaralı fıkra hariç) mükellefiyet tesisi gereken hallerde, Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasına göre takdir komisyonlarınca belirlenen arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yılın başından başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre aynı yıl için tespit edilmiş bulunan yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 1319 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin beşinci fıkrasında, Bakanlar Kurulunun bu maddede belirtilen artış oranını sıfıra kadar indirmeye veya yeniden değerleme oranına kadar artırmaya yetkili olduğu hükme bağlanmış olup bu hüküm uyarınca hazırlanan 22/12/2011 tarihli ve 2011/2628 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı(4) ile emlak vergisi mükelleflerinin 2012 yılı bina, arsa ve arazi vergi değerleri ile bu yıla ait asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin hesabında uygulanacak artış oranı %10,26 (on virgül yirmi altı) olarak tespit edilmiştir.
Ayrıca, 1319 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında, vergi değerinin hesabında bin liraya kadar olan kesirlerin dikkate alınmayacağı belirtilmiştir.
2011 yılından önceki yıllarda emlak vergisi mükellefi olanların 2012 yılına ait emlak vergisinin tarh ve tahakkukunda esas alınacak vergi değerinin (matrahın) hesabı ile bina, arsa veya araziye 2011 yılında malik olunması halinde mükellefiyetin başlangıç yılı olan 2012 yılı vergi değerinin hesabı aşağıda belirtilen esaslar çerçevesinde yapılacaktır.
3.1. 2011 Yılı ve Önceki Yıllarda Mükellef Olanların 2012 Yılına Ait Emlak Vergi Değerlerinin Hesabı
Bu mükelleflerin bina, arsa ve arazilerinin 2012 yılı vergi değerleri, 2011 yılı vergi değerlerinin bu yıla ait yeniden değerleme oranı olan 10,26 (on virgül yirmi altı) oranında artırılması suretiyle bulunacak tutarlar olacaktır.
ÖRNEK 1- Mükellef (A)’nın Antalya İli, Alanya Belediyesi sınırları içindeki inşaatı 2005 yılında sona eren ve 2011 yılı vergi değeri 250.000,00 TL olan meskeninin 2012 yılı emlak vergi değeri aşağıda belirtildiği şekilde hesaplanacaktır.
1
Meskenin 2011 yılına ait emlak vergi değeri
250.000,00 TL
2
2011 yılına ait yeniden değerleme oranı
% 10,26
3
Meskenin 2012 yılı emlak vergi değeri [1+(1x2)]
275.650,00 TL
4
Bin liraya kadar olan kesirler dikkate alınmayacağından verginin tahakkukunda esas alınacak emlak vergi değeri
275.000,00 TL
3.2. 2012 Yılı İtibarıyla Mükellef Olacakların Emlak Vergi Değerlerinin Tespiti
Mükellefiyeti 2012 yılında başlayanların, mükellefiyetleri ile ilgili bina, arsa ve arazi vergisi tarhiyatına esas alınacak vergi değerinin hesabında; takdir komisyonlarınca 2009 yılında takdir edilen ve 2010 yılında uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri; 401 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği(5) ile 2010 yılına ait belirlenen yeniden değerleme oranının yarısı olan (%7,7/2=) % 3,85 (üç virgül seksenbeş) nispetinde artırılması suretiyle bulunacak 2011 yılı değerinin, bu yıla ait yeniden değerleme oranı olan % 10,26 (on yirmi altı) nispetinde artırılmak suretiyle dikkate alınacaktır.
ÖRNEK 2- Mükellef (B) 2011 yılında Konya İli, Karatay İlçesi sınırları içinde 900 m2 büyüklüğünde bir arsa satın almış ve bu arsaya ilişkin emlak vergisi bildirimini ilgili belediyeye vermiştir. Arsanın bulunduğu cadde için takdir komisyonunca 2010 yılından itibaren uygulanmak üzere takdir edilen asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri 100,00 TL’dir.
2010 yılına ait yeniden değerleme oranının yarısı % 3,85, 2011 yılına ait yeniden değerleme oranı ise % 10,26 olduğuna göre, mükellefiyeti 2012 yılında başlayacak bu mükellefin 2011 yılında satın aldığı arsanın 2012 yılı arazi (arsa) vergisine esas vergi değeri aşağıda belirtildiği şekilde hesaplanacaktır.
1
2010 yılından itibaren uygulanmak üzere 2009 yılında takdir edilen asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri
100,00 TL
2
2011 yılına ait asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin hesabında uygulanacak artış oranı
% 3,85
3
2011 yılı emlak vergi değerine esas asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri [1+(1x2)]
103,85 TL
4
2012 yılına ait asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin hesabında uygulanacak artış oranı
% 10,26
5
2012 yılı emlak vergi değerine esas asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri [3+(3x4)]
114,51
6
Arsanın yüzölçümü
900 m2
7
Arsanın 2012 yılı vergi değeri (5x6)
103.059,00 TL
8
Bin liraya kadar olan kesirler dikkate alınmayacağından verginin tahakkukunda esas alınacak emlak vergi değeri
103.000,00 TL
ÖRNEK 3- Mükellef (C) 2011 yılında Eskişehir İli, Odunpazarı Belediyesi sınırları içinde 1000 m2 arsa üzerinde inşa edilen ve inşaatı 2005 yılında sona ermiş olan bir işyerini satın almıştır. Betonarme karkas, 2 nci sınıf olan inşaatın dıştan dışa yüzölçümü 125 m2’dir. Bu işyeri için 2012 yılına ait uygulanacak bina metrekare normal inşaat maliyet bedeli 459,61 TL’dir. Arsanın bulunduğu cadde için 2010 yılında uygulanan asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri 180 TL’dir. 2011 yılına ait asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin hesabında uygulanacak artış oranı %3,85, 2012 yılına ait asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin hesabında uygulanacak artış oranı ise % 10,26 olarak tespit edildiğine göre mükellefiyeti 2012 yılında başlayan bu mükellefin, işyerinin 2012 yılı vergi değerinin tespitinde emlak (bina) vergi değeri aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır. (Vergi değerinin hesabında asansör, klima veya kalorifer payı ilavesi ile aşınma payı indirimi ihmal edilmiştir.)
1
İnşaatın türü ve sınıfına göre 2012 yılına ait uygulanacak bina metrekare normal inşaat maliyet bedeli
459,61 TL
2
Binanın dıştan dışa yüzölçümü
125 m2
3
Binanın maliyet bedeli (1x2)
57.451,25 TL
4
2009 yılında takdir edilen asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri
180,00 TL
5
2011 yılına ait asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin hesabında uygulanacak artış oranı
% 3,85
6
2011 yılı emlak vergi değerine esas asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri [4+(4x5)]
186,93 TL
7
2012 yılına ait asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin hesabında uygulanacak artış oranı
% 10,26
8
2012 yılı emlak vergi değerine esas asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri [6+(6x7)]
206,11 TL
9
Arsanın yüzölçümü
1000 m2
10
Arsanın vergi değeri (8x9)
206.110,00 TL
11
Binanın 2012 yılı vergi değeri (3+10)
263.561,25 TL
12
Bin liraya kadar olan kesirler dikkate alınmayacağından verginin tahakkukunda esas alınacak emlak vergi değeri
263.000,00 TL
Tebliğ olunur.
————————————
(1) 17/11/2011 tarihli ve 28115 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
(2) 10/1/1961 tarihli ve 10703 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
(3) 11/8/1970 tarihli ve 13576 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
(4) 30/12/2011 tarihli ve 28158 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
(5) 12/11/2010 tarihli ve 27757 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
2012 Yılında Gayrimenkul Vergileri
Vergi kanunlarında yer alan vergi, harç ve cezalar ile bazı maktu had ve tutarlar her yıl Maliye Bakanlığı tarafından bir önceki yıl için belirlenen yeniden değerleme oranına göre artırılıyor.
Bazen de Bakanlar Kurulu yasaların kendisine verdiği yetkiyi kullanarak bu oranın üzerinde veya altında tutar belirleyebiliyor. Ancak genel olarak yeniden değerleme oranına bağlı kalınıyor. Bu yılda öyle oldu. Emlak vergisi hariç, diğer vergi, harç ve istisna tutarları, yüzde 10,26 olarak gerçekleşen 2011 yılı yeniden değerleme oranı esas alınarak ortalama yüzde 10 oranında artırıldı...
Gayrimenkulü olanların emlak vergisi, kira geliri ve gayrimenkul satış kazancı istisna tutarlarındaki artış ise söyle gerçekleşti...
EMLAK VERGİSİ ARTIŞI
Yasa gereği, emlak vergileri dört yılda bir ilgili belediyeler tarafından hesaplanıyor. Hesaplamanın yapıldığı yılı izleyen yıllarda da her yıl, otomatik olarak yeniden değerleme oranının yarısı kadar artıyor. Ancak Bakanlar Kurulu'nun artış oranını sıfıra kadar indirmeye veya yeniden değerleme oranına kadar artırmaya yetkisi bulunuyor.
Uzun bir aradan sonra Bakanlar Kurulu bu yetkisini 30 Aralık günü kullandı. Karara göre 2012 emlak vergileri yüzde 10,26 oranında artacak.
Buna göre öteden beri emlak vergisi mükellefi olanlar, 2011 yılında ödedikleri emlak vergisinin yüzde 10,26 fazlasını 2012 yılı emlak vergisi olarak ödeyecekler. Emlak vergisi ile birlikte, emlak vergisinin yüzde 10'u kadar da 'Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Katkı Payı' ödenecek.
KONUT KİRA GELİRİ İSTİSNASI 3 BİN LİRA
2012 yılında elde edilecek konut kira gelirlerinin yıllık 3 bin lirası gelir vergisinden istisna olacak. Konut kira gelirinin 3 bin lirayı aşmaması halinde beyanname verilmeyecek ve vergi ödenmeyecek. Aşması halinde ise aşan kısımdan giderler indirildikten sonra kalan tutar üzerinden gelir vergisi ödenecek.
EVİNİ SATANA 8 BİN 800 LİRALIK KOLAYLIK
1.1.2007 tarihinden önce iktisap edilen gayrimenkullerin dört yıl, 1.1.2007 tarihinden itibaren iktisap edilen gayrimenkullerin ise beş yıl içinde satılmasından elde edilen kazançlar vergiye tabi. 2012 yılında satılacak konut, işyeri, arsa ve arazilerinden elde edilecek kazancın 8 bin 800 lirası gelir vergisinden istisna olacak. Satış kazancının 8 bin 800 lirayı aşması halinde, aşan kısım beyan edilip vergi ödenecek.
İŞYERİ KİRA GELİRİNDE BEYAN SINIRI
İşyeri kira gelirlerinde beyan sınırı 25 bin lira oldu.
2012 yılında elde edecekleri, üzerinden gelir vergisi tevkifatı (kesintisi) yapılmış işyeri kira geliri 25 bin TL'yi aşmayanlar beyanname vermeyecek. Kesinti yoluyla ödenen vergiler nihai vergi olacak.
Vergi kesintisine tabi tutulmuş işyeri kira gelirinin 25 bin TL'yi aşması halinde ise aşan kısım değil, brüt (vergi kesintisi öncesi) kira gelirinin tamamı beyan edilecek.
Hem konut hem de işyeri kira geliri elde edilmesi halinde ise konut kira gelirinin 3 bin lirayı aşan kısmı ile işyeri kira gelirinin toplamı, beyan sınırı ile kıyaslanacak. Toplamın 25 bin lirayı aşmaması halinde işyeri kira geliri beyan edilmeyecek, sadece konut kira geliri beyan edilecek. Aşması halinde, hem konut hem de işyeri kira geliri beyan edilecek.
Emekli, işsiz ve özürlüler 2012'de de emlak vergisi ödemeyecek
Türkİye sınırları içinde brüt 200 metrekareyi aşmayan tek konuta sahip olan; emekli, dul veya yetim aylığından başka geliri olmayan emekliler ile dul ve yetimler, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmayan ev kadınları ve işsizler, gaziler, şehitlerin dul ve yetimleri ile özürlülerin tek konutları için emlak vergisi oranı 2012 yılında da sıfır olarak uygulanacak ve emlak vergisi ödemeyecekler.
23 bin lirayı aşmayan faiz, repo, hazine bonosu ve devlet tahvili faizi gibi menkul sermaye iradı gelirleri, sıfır oranlı emlak vergisi uygulamasından yararlanmalarına engel olmayacak.
Emekli Sandığı başlangıcınız sigorta başlangıcı sayılır
08.10.1970 doğumluyum. SSK giriş tarihim 05.02.1997. Şu anda prim gün sayım 3130. Askerliğimi 12.12.1994-31.03.1996 tarihleri arasında yedek subay olarak yaptım. Emekli Sandığında bir yıl yatmış olan primlerimin mevcut hizmetime ilave edilmesi için ne yapmalıyım? Yedek subay okulundaki 4 aylık süreyi borçlanırsam emeklilik tarihim geriye çekilmiş oluyor. Toplam yedek subaylık dönemim (4 ay okul+12 ay asteğmen) toplam 16 ay. 12 aylık asteğmen dönemi için fiili hizmet zammı 3 ay diye okudum. Yani 16 ay+3 ay ve toplamda 19 ay. 05.02.1997 olan sigorta başlangıç tarihim bu tarihten 19 ay geriye gitmiş olur mu? Emekliliği beklemeden bu işlemleri şimdi yaptırsam işleme koyarlar mı? Mehmet Özlen
Yaptığınız hesap, ilk defa sigortalı olunan tarihten önce yapılan askerlik süresinin borçlanılması ile ilgili. Sizin durumunuz farklı. Yedek subay olarak adınıza Emekli Sandığına kesenek ödenmeye başlandığı tarih (Yedek subaylık başlangıç tarihiniz), SSK açısından da sigortalılık sürenizin başlangıcı sayılır. Verdiğiniz bilgilere göre muhtemelen 15.04.1995 tarihinden itibaren Emekli Sandığına tabi olmuşsunuzdur ve bu tarihten itibaren sigortalılık süreniz başlar. Dört aylık yedek subay okulu dönemini de borçlanmanıza gerek yok. Zira emeklilik şartlarınız değişmez. 4/a (SSK) statüsünden emeklilik için 25 yıllık sigortalılık süresi, 55 yaş ve 5750 prim günü şartlarına tabisiniz. 5750 prim gününü tamamlamak koşuluyla 55 yaşınızı dolduracağınız 08.10.2025 tarihinde emekliliğe hak kazanırsınız.
Hizmet birleştirilmesini, emekliliğinize bir yıl kalana kadar istediğiniz zaman yapabilirsiniz. Bugünden yapmanız ilave bir avantaj sağlamaz.
GÜNÜN SÖZÜ
'Geleceğinizi tahmin edebilmenizin en iyi yolu onu kendinizin yaratmasıdır.' Stephen Covey
Kaynak: http://www.aksam.com.tr/2012-yilinda-gayrimenkul-vergileri-5057y.html
1 Ocak 2012 Pazar
"Türkiye, konutta balon riski en az olan ülke"
3. köprüye "kamulaştırma" ayarı!
Biri bu kadını dinlesin!
Ankara'ya 2.640 Konutluk Golfkent
Ankara'ya 2.640 Konutluk Golfkent
Turyap, 2 bin 640 konutluk Golfkent ile ilk konut projesine imza atacak. Daire fiyatları 90 bin TL'den başlıyor.
Konsepti, Ağa Han Mimarlık Ödülünü 3 defa kazanmış olan Yüksek Mimar Turgut Cansever tarafından belirlenen projenin kentsel tasarım mimarlığını Öner Tokcan üstleniyor. 2009 yılında vefat eden Turgut Cansever'in, kuruluş etabında tasarlanan ilk 157 villada imzası bulunuyor. Söz konusu villalar, ilk etapta satışa sunulacak olan konutlar arasında yer alıyor. Projenin ikinci etabında yapılacak apartman şeklindeki konutlar içinde ön satışı için rezervasyon talebi toplanıyor.
TURYAP, Ankara Golfkent'te takas yapacak
Üç yıl önce ilk defa konutta takas sistemini başlatan TURYAP, Ankara'da gerçekleştirdiği Golfkent projesinde yeni bir kampanyaya başlıyor. "Eski evini ver, yenisini al" sloganıyla devam eden kampanya kapsamında TURYAP ofislerinin bulunduğu her yerde takas yapılabiliyor. Yani Adana'daki bir daire, Bodrum'daki yazlık evle takas edilebiliyor. Kampanyadaki en önemli kriter satılan yani takasa konulmak istenen taşınmazın 'satılabilir' nitelik taşıması. Soner, sistemi şöyle anlattı: Taşınmazını takasa koymak isteyen kişi, oturduğu evin bilgilerini satış ofisine bildirdiklerinde 24 saat içinde değer tesbiti yapılıyor. Mevcut eve giden değerleme uzmanları hazırladıkları ekspertiz raporuyla, evin o günkü satış rayicini belirliyorlar. Ekspertiz sonrası çıkan eski eve ait söz konusu değer peşinata sayılarak, TURYAP portföyündeki başka bir daireyle takas işlemi gerçekleştiriliyor. Soner, konut satışlarında durgunluk yaşanırken sektördeki tüm kampanyalar içinde en etkilisi takas yöntemi olduğunu dile getirdi. Ankara'da 2 bin 640 konuttan oluşan Golfkent projesinde şimdiden çok sayıda kişinin evini takas yöntemiyle değiştirdiğini söyleyen Soner, sadece Turyap temsilciliklerinin bulunduğu illerde takas yapılabileceğini anlattı. Takas Formu doldurarak başvuru yapabileceğini açıklayan Soner, "Formda emlak bilgileri not edildikten sonra müşterinin almak istediği yer ve fiyat belirtiliyor. Bir ay içinde satılacak fiyatın ekspertizinin yapılması isteniyor. Gelen rapor sonrasında takas gerçekleşiyor" dedi.
9 Delikli Golf Sahası
Azmi Sarıbay, Golfkent'in 350 bin metrekarelik yeşil bölgenin yarıdan fazlasına yayılan bir alanda Golf sahası bulunduğunu belirterek, "Tam donanımlı kulüp binası inşaatının tamamlanarak Ankara Golfkent Kulübü için tahsis edildiği projede eğitmen eşliğinde golf dersleri veriliyor. Dünyanın en ünlü golf sahası tasarımcılarından biri olan ve 26 ülkede 160'ın üzerinde golf sahası tasarlayan Kevin Ramsey Golfkent'in ilk safhasında danışmanlık yaptı" diye konuştu.
2012 Yılına Astrolojik Bakış (3)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bir gayrimenkul satışında gayrimenkulün satışında satış bedeli üzerinden değer artış kazancı hangi formüle göre hesaplanır ? Bu hesaplanan değer ile elde edilen gelir de yıllara göre ödenecek vergi tutarı nedir ?
*Not: Vergi dilimleri ve istisna tutarları her yılın başında Resmi Gazete'de yayımlanan Yeniden Değerleme Oranına göre Maliye Bakanlı...
-
T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÇED VE PLAN İZLEME KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI 8/8/2...
















