Van’da yaşanan deprem sonucu yapıların yıkılması, yaşanan can ve mal kayıpları binaların depreme karşı güçlendirilmesi konusunu yeniden gündeme getirmiştir. Bu açıdan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın hazırladıkları yasa tasarısı ile açıklamaları dikkate değerdir. Bayraktar’ın açıklamasına göre tasarıda, riskli ve niteliksiz yapıların yıkılarak yeniden yapılmasına ilişkin "kat maliklerinin tamamının izni”ni gerektiren düzenleme kaldırılıyor ve binanın yıkılarak yenilenmesi için kat maliklerinin 3'te 2'sinin onayı yeterli olacak.
Yürürlükteki mevzuatımıza göre ise depreme dayanıklı olmayan binaların yıkılıp yeniden inşaası için tüm kat maliklerinin muvafakati gerekmektedir. Bu muvafakat kat malikleri kurulu toplantısında alınacak karar ile verilecektir. Kat maliklerinden biri bu muvafakati vermezse anayapının yıkılıp yeniden inşaası mümkün olmayacaktır. Bu da beraberinde ciddi sorunları getirmektedir. Zira bu durumda fiilen ayakta olan fakat olası bir depremde yıkılacak derecede tehlikeli bir yapıda yaşamak zorunda kalan kat maliklerinin can ve mal güvenlikleri tehlikeye düşecektir. Bu noktada karara uymayan kat malikine karşı hakimin müdahalesi talep edilebileceği düşünülebilse bile buradan olumlu sonuç alınamayacaktır. Zira Yargıtay kararlarına göre: “Hakimin, kat maliklerinin iradesi yerine geçerek yapının oturmaya elverişsiz olması nedeniyle kat mülkiyetinin sona erdirilmesi veya aynı sonucu doğuracak şekilde binanın yıkılması ve yerine yeni bina inşa edilmesi yolunda karar vermesine yasal olanak bulunmamaktadır”. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, deprem sonrası binada meydana gelen çatlakların giderilmesi açısından yapıda güçlendirme yapılmasına muvafakat etmeyen kat malikine yönelik hakimin müdahalesini talep edildiği davada: “Onarım ve güçlendirme amaçlı bu değişikliğe rıza gösterip göstermemek tamamıyla kat malikinin takdirinde ve yasa ile kendisine tanınmış bir hak olup, yapılacak iş tüm kat maliklerinin yararına da olsa muvafakat vermeyen kat maliki bunun için zorlanamayacağı gibi bu şekilde özgür iradesi ile ortaya koyduğu tavır, hakkın kötüye kullanılması olarak da nitelendirilemez. Bu bakımdan, hakimin davalı kat maliklerinin iradesinin yerine geçip, yapılacak değişikliğe muvafakat vermiş sayılmasına karar vermesine yasal olanak yoktur” şeklinde hüküm kurmuştur.
Sonuç olarak; yürürlükteki mevzuatımıza göre tüm kat maliklerinin muvafakati olmadan anayapının yıkılıp yeniden inşaası gerçekleştirilemeyecektir. Bu da depreme dayanıklı olmayana binalarda yaşamak zorunda olanlar için ciddi tehlike unsuru yaratmaktadır. Yukarıda anılan tasarı yasallaşırsa bu tür yapılar için oybirliği yerine 2/3 çoğunlukla karar alınması bu tehlikeye minimize etmenize açısından önemlidir. Ancak yapının yeniden inşaası nedeniyle dairelerini boşaltmak durumunda kalan kat maliklerinden maddi durumu iyi olmayanların kiraya çıkması veya alternatif bir çözüm hakkında da kanunda düzenlemeye gidilmelidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder