19 Eylül 2013 Perşembe

Zemin ve Temel Etüdü Raporu Genel Formatı

T.C.
BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI
Yapı İşleri Genel Müdürlüğü
ANKARA
Sayı : B.09.0.Y.İ.G.0.13.00.09/847
Konu : Zemin ve Temel Etüdü Raporu Genel Formatı 18. Ağustos 2005
VALİLİĞİNE
(Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü)
İlgi: 10.08.2005 tarih ve 815 sayılı Olur.
Bilindiği üzere, bina ve bina türü yapıların projelendirme safhasında gerekli olan zemin ve temel etütlerinin, uygun ve standart bir metotla yapılabilmesini sağlamak amacıyla 28.06.1993 tarih ve B09.0.YFK.0.00.00.00-6-5/373 sayılı genelge ile “Zemin ve Temel Etüdü Raporunun Hazırlanmasına İlişkin Esaslar” yayınlanmıştır.
Bakanlığımızca 29-30 Eylül – 01 Ekim 2004 tarihleri arasında düzenlenen Deprem Şurasında, anılan dokümana göre hazırlanacak Raporların içerik ve format açısından da belirli bir düzende yazılarak birlikteliğin sağlanması gereği ifade edilmiştir.
Bu amaçla hazırlanan “Zemin ve Temel Etüdü Raporu Genel Formatı” Bakanlık Makamının ilgide kayıtlı Olur‘u ile yürürlüğe konulmuş olup Bakanlığımızın www.bayindirlik.gov.tr adresinde yer almaktadır. Zemin ve Temel Etüdü Raporlarının hazırlanmasında bundan böyle söz konusu format esas alınacaktır.
Gereğini rica ederim.
DAĞITIM :
-Tüm Valiliklere
(Bayındırlık ve İskan İl Müdürlükleri)
Çetin Emeç Bulvarı Dikmen / ANKARA
Tel: (0312) 410 15 06 Fax (0312) 425 05 37
http://www.bayindirlik.gov.tr
BİNA ve BİNA TÜRÜ YAPILAR İÇİN ZEMİN VE TEMEL ETÜDÜ RAPORU GENEL FORMATI
BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI YAPI İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
2005
T.C.
BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI
Yapı İşleri Genel Müdürlüğü
ANKARA
BAKANLIK MAKAMINA
Bilindiği üzere, bina ve bina türü yapıların projelendirme safhasında gerekli olan zemin ve temel etütlerinin, uygun ve standart bir metotla yapılabilmesini sağlamak amacıyla 28.06.1993 tarih ve B09.0.YFK.0.00.00.00-6-5/373 sayılı genelge ile “Zemin ve Temel Etüdü Raporunun Hazırlanmasına İlişkin Esaslar” yayınlanmıştır.
Bakanlığımızca 29-30 Eylül – 01 Ekim 2004 tarihleri arasında düzenlenen Deprem Şurasının komisyon raporlarında, zemin etüt raporlarının hazırlanmasında bir standart bulunmadığı; “Zemin ve Temel Etüdü Raporunun Hazırlanmasına İlişkin Esaslar”da eksikliklerin bulunduğu ve güncellenmesi gerektiği, raporların hazırlanmasına yönelik kapsam, yöntem ve içeriğin bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak bilim ve teknolojideki son gelişmeler ışığında yenilenerek uygulamada birlikteliğin sağlanması gereği belirtilmiştir.
Ayrıca yine Deprem Şurası sonuç bildirgesinde temel ve zemin etütleri için yeni bir rapor
formatınm düzenlenmesi zorunluluğu yer almıştır. Bu çerçevede Bakanlığımızca hazırlanarak çeşitli kurum, kuruluş ve akademik çevrelerden alınan görüşler doğrultusunda düzenlenen ekli “Zemin ve Temel Etüdü Raporu Genel Formatı”nın yürürlüğe konulmasını tensiplerinize arz ederim.
Bu belge kapsam ve içerik yönünden Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın 28.06.1993 tarih ve 6-5/373 sayılı “Zemin ve Temel Etüdü Raporunun Hazırlanmasına İlişkin Esaslar” doğrultusunda yapılacak zemin ve temel etütleri raporlarının hazırlanmasına yönelik genel bir format’ı gösterir.
İmar planına esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporunda yerleşime uygunluğu belirlenmiş alanda kalan bir parselde temel tasarımı için gerekli olan zemin değerlendirmesi amacıyla, “Zemin ve Temel Etüdü Raporu” formatına ilişkin hükümler belirtilmekte olup, raporu hazırlayacak kişi / kuruluşlara yol göstererek yeterli ve kabul edilebilir belirlemelere dayalı raporlar bu formata göre düzenlenecektir.
Bildirilen hükümler, Zemin ve Temel Etüdü Raporu içeriğine yönelik asgari kurallar olmakla birlikte, raporu hazırlayanlar tarafından gerekli mesleki bilgiler ile ilgili standartlar ve güncel bilimsel çalışmaların göz önünde bulundurulması zorunludur. Amaca göre farklılıklar gösterebilecek inşaat projeleri, jeolojik koşulların değişken olması, Zemin ve Temel Etüdü Raporu içeriğinde bir takım farklılıkların oluşmasına neden olmakla birlikte, raporu hazırlayanlar tarafından burada belirtilen hükümlere uyulması gerekmektedir.
Zemin ve Temel Etüdü Raporunun Hazırlanmasına İlişkin Esaslarda belirtilen yapı ve
zemin koşullarının etüt kategorilerinden, 1. kategori için “Gözlemsel Zemin Etüt Raporu”, 2. ve 3. kategoriler için “Sondaja Dayalı Zemin ve Temel Etüt Raporu” düzenlenecektir.
Zemin ve Temel Etüdü Raporu, öncelikle zeminin jeolojik ve fiziki verilerini ve varsa çevresel faktörleri yansıtmalı; ayrıca bu verilerin değerlendirilmesi ile ortaya konulacak sonuçlar somut ve mesleki doğruluğa sahip önerileri içermelidir.
Bu esaslar doğrultusunda hazırlanacak rapor, düzenlenme tarihinden itibaren bir yılı aşkın bir süre geçmesine karşın temel inşaatına halen başlanmamış olması durumunda, raporun içeriğinde belirtilen koşullarda değişiklik olabileceği göz önüne alınarak raporun halen mevcut durumu yansıttığı ek raporla doğrulanmalı, aksi halde ilave çalışma yapılmalıdır.
Zemin ve Temel Etüdü Raporu, genel anlamda beş bölümden oluşmalıdır; Genel Bilgiler başlığı altındaki birinci bölümde, mevcut yerel zeminin fiziksel ve mekanik özellikleri ile jeolojik koşullara ait verilere ilişkin bilgilere yer verilmeli, Arazi Araştırmaları-Deneyler, Laboratuar Deneyleri-Analizler başlığı altındaki ikinci ve üçüncü bölümlerde, tasarım için seçilen zemin parametreleri ve yapılan çalışmalar literatüre atıfta bulunularak güncel bilimsel yöntemlere göre açıklanmalı, Mühendislik Analizleri ve Değerlendirmeler başlığı altındaki dördüncü bölümde; temel tasarımına yönelik zemin parametreleri, sıvılaşma, oturma, şişme-büzülme, göçebilme, şev duraylılığı, temel çukurunda stabilite gibi muhtemel problemlerin mühendislik analizleri ile ortaya konulmalı ve değerlendirilmeli,
Sonuç ve Öneriler başlığı altındaki beşinci bölümde ise, temel tasarımı ve inşaatına yön verecek öneriler ve uyarılar yer almalıdır.
Etüt Raporları, kategorilerine göre aşağıda belirtildiği şekilde olacaktır.
A. GÖZLEMSEL ZEMİN ETÜDÜ RAPORU
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın “Zemin ve Temel Etüdü Raporunun Hazırlanmasına İlişkin Esaslar” Kategori-1’de yer alan binalar için imar planına esas jeolojik – jeoteknik rapordan inceleme alanı ve çevresine ilişkin jeolojik bilgiler alınıp yapı parselinde muayene çukuru açtırılarak, mevcut şev aynalarının ve çevre yapılarının incelenmesi sonucunda “Gözlemsel Zemin Etüdü Raporu” hazırlanacak, bu raporun içeriği aşağıda belirtilen başlıklar altında toplanacaktır.
KAPAK SAYFASI
İÇİNDEKİLER
1. GENEL BİLGİLER
1.1. Etüdün Amacı ve Kapsamı
1.2. İnceleme Alanının Tanıtılması
1.2.1. Jeomorfolojik ve Çevresel Bilgiler
1.2.2. Projeye ait Bilgiler
1.2.3. İmar Planı Durumu
1.2.4. Varsa Önceki Zemin Çalışmaları
1.3. Jeoloji
1.3.1.Genel Jeoloji
1.3.2. İnceleme Alanının Mühendislik Jeolojisi
2. ARAZİ ARAŞTIRMALARI VE DENEYLER
2.1. Yeraltı ve Yerüstü Suları
3. LABORATUVAR DENEYLERİ VE ANALİZLER
4. DEĞERLENDİRME
4.1. Bina-Zemin İlişkisinin Belirlenmesi
4.2. Doğal Afet Risklerinin Değerlendirilmesi
5. SONUÇ VE ÖNERİLER
6. EKLER
1- Muayene Çukurlarına Ait Çizim ve Fotoğraflar
2- İnceleme Alanının Plankotesi ve Vaziyet Planı
3- İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Rapordan İnceleme Alanına Ait
Sağlanmış Bilgiler
4- Fotoğraflar (Arsanın genel görünümü, sorunlu kısımlar, yarmalar, vb. )
B. SONDAJA DAYALI ZEMİN ve TEMEL ETÜDÜ RAPORU :
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın “Zemin ve Temel Etüdü Raporunun Hazırlanmasına İlişkin Esaslar” başlıklı 93/94 belgesinde Kategori 2 ve 3’e giren binalarda sondaj çalışmaları, arazi deneyleri, alınan örselenmiş ve/veya örselenmemiş zemin ve karot örneklerinin laboratuarda gerekli deneylere tabi tutulması sonucunda “Zemin ve Temel Etüdü Raporu” hazırlanacaktır.
İmar planına esas rapordan inceleme alanı ve çevresine ilişkin jeolojik-jeoteknik bilgiler alınarak zemin araştırmalarına dayanak oluşturulacaktır.
Bu raporun içeriği aşağıda belirtilen başlıklar altında toplanacaktır. Gerekli görülmesi durumunda formatta belirtilmeyen ek çalışmalara da yer verilebilir.
KAPAK SAYFASI
İÇİNDEKİLER
1. GENEL BİLGİLER
1.1. Etüdün Amacı Ve Kapsamı
1.2. İnceleme Alanının Tanıtılması
1.2.1. Jeomorfolojik ve Çevresel Bilgiler
1.2.2. Projeye ait Bilgiler
1.2.3. İmar Planı Durumu
1.2.4. Önceki Zemin Çalışmaları
1.3 JEOLOJİ
1.3.1.Genel Jeoloji
1.3.2. İnceleme Alanı Mühendislik Jeolojisi
2. ARAZİ ARAŞTIRMALARI VE DENEYLER
2.1. Arazi, Laboratuar ve Büro Çalışma Metotlarının kısaca tanıtılması ve
kullanılan ekipmanlar
2.2. Araştırma Çukurları
2.3. Sondaj Kuyuları
2.4. Yeraltı ve Yerüstü Suları
2.5. Arazi Deneyleri
2.5.1. SPT Deneyleri
2.5.2. Konik Penetrasyon (CPT) Deneyleri
2.5.3. Presiyometre
2.5.4. Kanatlı Kesici Deneyleri
2.5.5. Plaka Yükleme Deneyi
2.5.6. Jeofizik Çalışmalar
2.5.6.1. Sismik kırılma
2.5.6.2. Sismik yansıma
2.5.6.3. Elektrik özdirenç
2.5.6.1. Mikrotremör çalışmaları
3. LABORATUVAR DENEYLERİ VE ANALİZLER
3.1. Zeminlerin İndeks / Fiziksel Özelliklerinin Belirlenmesi
3.2. Zeminlerin Mekanik Özelliklerinin Belirlenmesi
3.3. Kayaların Mekanik Özelliklerinin Belirlenmesi
4. MÜHENDİSLİK ANALİZLERİ VE DEĞERLENDİRMELER
4.1. Bina-Zemin İlişkisinin İrdelenmesi
4.2. Zemin ve Kaya Türlerinin Değerlendirilmesi
4.2.1. Ayrışmış Kaya ve Zemin Türlerinin Sınıflandırılması
4.2.2. Kaya Türlerinin Sınıflandırılması
4.2.3. Zemin Profilinin Yorumlanması
4.2.4. Sıvılaşma ve Yanal Yayılma Analizi ve Değerlendirilmesi
4.2.5. Oturma-Şişme ve Göçme Potansiyelinin Değerlendirilmesi
4.2.6. Karstik Boşlukların Değerlendirilmesi
4.2.7. Temel Zemini Olarak Seçilen Birimlerin Değerlendirilmesi
4.2.8. Şev Duraylılığı Analizi ve Değerlendirmesi
4.2.9. Kazı Güvenliği ve Gerekli Önlemlerin Alternatifli Olarak
Değerlendirilmesi
4.2.10. Doğal Afet Risklerinin Değerlendirilmesi
5. SONUÇ VE ÖNERİLER
6.YARARLANILAN KAYNAKLAR
7. EKLER
RAPOR BAŞLIKLARI İLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR
1. GENEL BİLGİLER
1.1. ETÜDÜN AMACI VE KAPSAMI
Raporun hangi tür (Gözlemsel Zemin Etüdü, ya da Sondaja Dayalı Zemin ve Temel Etüdü Raporu) bir çalışma olduğu, kime ve hangi kuruluşa yapıldığı, yapının özellikleri (kat adedi, bina boyutları, bodrumlu olup olmadığı vb.) belirtilmelidir. Çalışmayı talep eden kurum veya kişinin planlamaya ilişkin isteğini belirten görüşü veya kararı, çalışmanın amacı ve kapsamı ile ilgili firmaların ve danışmanların isimleri belirtilmelidir.
1.2. İNCELEME ALANININ TANITILMASI
1.2.1. Jeomorfolojik ve Çevresel Bilgiler
İnceleme alanının genel morfolojik özellikleri, yol, iklim, topoğrafik durum, drenaj örnekleri (yüzey, sel suları, tabii drenaj vb.) eğimler (genel eğim yönlenmeleri vb.), doğal/ yüzeysel drenaj durumu, var ise bölgedeki muhtemel şev duraylılığı problemleri ile doğrudan ilişkisi olan yağış alma durumu ve topoğrafik anomaliler açıklanmalı ve 1:200 veya uygun ölçekli plankote ve vaziyet planı üzerinde gösterilmelidir. İnceleme alanının yeri tanımlanarak, karayolu bağlantıları, arsanın günümüze kadar ne amaçla kullanıldığı, günümüze kadar tutulan kayıtlar esas alınarak şev duraysızlığı, deprem, vb. doğal afete maruz kalıp kalmadığı ve sismik tarihçesine değinilmelidir. Arsa üzerinde yapılaşma var ise, hakkında bilgi verilerek arsanın en az iki farklı yönden çekilmiş genel görünüm fotoğrafları ile sorun yaratabilecek çevresel faktörlere ait fotoğraflar da yer almalıdır.
1.2.2. Projeye ait Bilgiler
Yapılması planlanan projenin kısaca tanıtılması, yapılacak yapının ne amaçla kullanılacağı, binanın temel seviyesindeki muhtemel yükler, taşıyıcı sistemi ile geometrisine ait bilgilere yer verilmelidir.
1.2.3. İmar Planı Durumu
Etüt alanının büyüklüğü, binanın yapılacağı arsanın imar bilgilerine, plan notlarına, mevcut yapılaşmaya yönelik genel bilgilere (yapı tipi, kat yüksekliği, ayrık veya bitişik izam olduğu, yapılaşma yoğunluğu vb.), ayrıca imar planına esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt
Raporunda hangi alanda (uygun alan, önlemli alan, vb.) yer aldığına değinilmeli ve ilgi rapor eki haritaların ilgili parseli içeren kısmı eklenmelidir.
1.2.4. Önceki Zemin Çalışmaları
İnceleme alanının; diğer kurum ve kuruluşlarca daha önce yapılmış çalışmalara göre
önlem gerektiren alanlar içinde kalması durumunda, yapılan araştırmalar ile ilgili kararların alındığı rapor ve belgelere atıfta bulunularak, bu raporların ilgili kısımları rapor ekinde verilmelidir.
1.3. JEOLOJİ
1.3.1. Genel Jeoloji
İnceleme alanının da içinde yer aldığı bölgenin jeolojisi özet olarak açıklanmalı ve çevrede yer alan kıvrım, kırık, fay(diri-ölü), heyelan kütlesi vb. yapısal özelliklere değinilmelidir.
1.3.2. İnceleme Alanı Mühendislik Jeolojisi
İnceleme alanındaki birimlerin yatay ve düşey yönlerdeki değişimi ve bunların jeolojik özellikleri ayrıntılı olarak verilmeli; arsanın jeolojik yapısı eksiksiz olarak tanımlanmalı, özellikle sondaj ve arazi çalışmalarına katılan personelin gözlemlerine yer verilmelidir.
2. ARAZİ ARAŞTIRMALARI VE DENEYLER
2.1. ARAZİ, LABORATUAR VE BÜRO ÇALIŞMA YÖNTEMLERİN KISACA
TANITILMASI VE KULLANILAN EKİPMAN
Bu çalışmalarda hangi yöntemlerin kullanıldığı ve nasıl bir çalışma düzeni izlendiğine kısaca değinilmeli, çalışmaların yapıldığı tarihler belirtilmelidir. Ayrıca kullanılan yöntemler güncel olmalıdır.
2.2. ARAŞTIRMA ÇUKURLARI
Temel derinliğinden az olmamak koşuluyla açtırılan muayene çukurlarının konumu, derinliği ve gözlenen birimlere ait geçiş seviyeleri ayrıntılı olarak açıklanmalı, vaziyet planı ve plankote üzerinde muayene çukurlarının yerleri gösterilmeli, muayene çukurlarına ait çizim ve fotoğraflar ekte verilmelidir.
2.3. SONDAJ KUYULARI
İnceleme alanındaki birimlerin yanal ve düşey yönlerdeki değişimlerini belirleyebilecek yeterli sayıda sığ ve derin sondajlar yapılmalı, sondaj çalışmaları TSE standartlarına uygun olarak gerçekleştirilmeli ve sondaj yerlerinin seçimi titizlikle yapılmalıdır. Örneğin ; projede yer alan bina bloklarının köşe noktalarına ve bir tane de orta noktaya gelecek şekilde sondaj noktaları planlanmalıdır. 1. ve 2. Derece Deprem Bölgelerinde, sıvılaşma açısından sondajların derinliği 20 m’den az olmamalıdır.
Hedeflenen sondaj derinliğinden önce kaya birimine rastlanması durumunda ise, kaya içerisinde 3 metre ilerlendikten sonra sondaj bitirilmelidir. Ayrıca topoğrafya nedeniyle eğimli arazilerde veya yapıda bodrum düşünülmesi durumunda temel tasarımına esas olacak olan örnekleme işlemine ve arazi deneylerine muhtemel temel derinliğinin altından itibaren başlanılmalıdır.
Kazıklı temel gereken hallerde, muhtemel kazık boyu ve kazık ucunun sağlam zemine giriş derinlikleri dikkate alınarak buna uygun sondaj derinliği belirlenmelidir.
Sondaj ve arazi deneylerinden elde edilen veriler çizelgeler halinde ve yorumlanarak verilmelidir. Ayrıca sondaj yerlerinin koordinatları bir tablo halinde verilmeli ve plankote ve vaziyet planı üzerine işlenmelidir. Ek olarak verilecek sondaj loglarında TSE standartlarında belirlenmiş semboller kullanılacak, sondaj yerlerinin koordinatları, sondaj makinesinin türü, sondörün adı ve soyadı, sondajın yapıldığı tarihler, hava durumu, yeraltısuyuna ilişkin en az 7 günlük gözlemler, zemin birimlerinin düşey yöndeki değişimleri, zemin tanımlamaları, alınan örselenmiş ve örselenmemiş örneklerin derinlikleri, örselenmemiş örneğin türü, arazide yapılan deneyler logu hazırlayan tarafından imzalı olarak sunulmalıdır.
Sondaj kuyularının tabanına kadar alt kısmı delikli PVC boru indirilerek sondaj deliğinin çeperlerindeki göçmeler ve yüzeyden düşebilecek parçalar nedeniyle kuyunun kapanması önlenmeli, gerekirse kuyu ağzına beton kapak yapılmalı, böylece uzun süreli yeraltısuyu ölçümü yapılmasına olanak sağlanmalıdır.
Sondaj karotlarının fotoğrafları standartlara uygun olarak çekilerek raporun ekinde sunulmalı, sandıklanarak koruma altına alınan karotlar rapor onay süreci tamamlanana değin muhafaza edilmelidir.
Sondajlar sonucunda çizilen kesitlerde sondaj noktaları belirtilmeli, jeolojik veriler kesitte farklı renklerde verilmeli, yeraltısuyu seviyesinin en sığ ve en derin kotları noktalı çizgi ile gösterilmelidir.
2.4. YERALTI VE YERÜSTÜ SULARI :
İnceleme alanında yeraltısuyunun gözlendiği en düşük ve en yüksek seviyeler, ölçüm noktaları esas alınarak en az 7 günlük değerler tablo halinde verilmelidir. Yeraltı suyu seviyesi, PVC boru ile teçhiz edilmiş olan sondaj kuyularından, sondaj sıvısı kullanılması durumunda kuyunun boşaltılması ve ortamı temsil edebilecek seviyenin oluşabilmesi için uygun bir süre beklenilmesi sonrasında yapılacak ölçümlerle belirlenmelidir. Çalışma alanında yeraltı suyuna rastlanması ve su tablasının temel seviyesine yakın olması durumunda, yeraltısuyunun betona ve diğer imalatlara yapabileceği olumsuz etkilerin belirlenmesi için laboratuvar deneyleri(sülfat içeriği, pH vb.) yapılmalı ve sonuçları verilmelidir.
Ayrıca inceleme sahasındaki drenaj özellikleri ile don derinliği konusunda açıklama getirilmelidir.
2.5 ARAZİ DENEYLERİ
Sondajlarda yapılacak Standart Penetrasyon (SPT), Konik Penetrasyon (CPT), Kanatlı Kesici Deneyi, Presiyometre Deneyi, Plaka Yükleme Deneyi vb. deneyler ile Jeofizik Çalışmalar, ilgili standarda uygun olarak, yapı ve zemin şartlarına uygun seçilen deneyler görevlendirilecek kontrol mühendisinin denetiminde yapılacaktır.
Yapılan tüm deneylere ait veriler tablolar halinde raporda yer alacak, deneyler sırasında belirlenen aşırı farklı değerler gösteren parametrelerdeki sapmalar nedenleri belirtilerek açıklanacaktır. Deneylerde yapılan her hata açıklanmalıdır. Aşağıda genel hatlarıyla açıklanan yöntemlerden en az biri olmak üzere (jeofizik yöntemler en az başka bir yöntemle birlikte kullanılabilir), inşa edilecek yapının özelliği doğrultusunda uygun görülen sayıda deney yapılmalı ve her bir yöntemden bulunan parametreler kontrol edilmelidir.
2.5.1. Standart Penetrasyon Deneyi (SPT)
Bu deneyin TS-5744’e göre yapılması gerekmekte olup, deney sonuçlarının(darbe sayılarının) gerekli bütün düzeltme faktörlerine (şahmerdan tipi ve şahmerdan bırakma mekanizması, kedi başı sarım sayısı yeraltısuyu, enerji, kuyu çapı, iç tüp kullanılıp kullanılmadığı, tij uzunluğu, tipi vb.) tabi tutularak düzeltilmesi gerekmektedir.
2.5.2. Konik Penetrasyon Deneyi (CPT)
Gerekmesi durumunda, taş ve bloklu olmayan ve özellikle yumuşak/gevşek zeminlerde  statik baskı ile yapılan, zemin profilini gerçek şekilde belirleyebilen ve dayanım, sıkışabilirlik parametrelerinin tayini ve sıvılaşma kontrolü için yararlı olan bu penetrasyon deneyi tercih edilmelidir.
2.5.3. Presiyometre Deneyi :
Zemin,yumuşak kaya ve kaya (dilatometre) birimlerinde gerilme-deformasyon ilişkisinden faydalanılarak, zeminin dayanım parametrelerinin tayini ve temel altında oluşacak oturmaların hesaplanması amacıyla yapılacak bu deneyin hangi yönteme göre yapıldığı, kullanılan cihazların tipi ve kalibrasyonuna ait bilgiler ile zemin parametrelerinin bulunmasında kullanılan formüllerin hangi kaynaklardan alındığı belirtilerek verilmeli, deney sonuçları ek çizelge ve grafik halinde raporda yer almalıdır.
2.5.4. Kanatlı Kesici Deneyi
Yumuşak kil bantları veya tabakaların kayma direncini saptaması amacı için yapılan bu deney için TS-5744’e uyulması gerekmektedir.
2.5.5. Plaka Yükleme Deneyi
Zeminin nihai taşıma gücüne, deformasyon modülüne ve yatak katsayısının  hesaplanmasına yönelik veriler elde etmek amacıyla TS-5744’e uygun olarak yapılmalıdır.
2.5.6. Jeofizik Çalışmalar
Jeofizik yöntemlerin sondaj çalışmalarına yardımcı bir unsur oluşturacağı ilkesi esas alınarak sondaj sayısını azaltarak arada geçilen zemin tabakalarının belirlenmesi, özellikleri ve sınırlarının anlaşılması için kullanılabilir. Yapılacak yerel jeofizik çalışmaların amaçları tam olarak belirlenmeli, alınan tüm kayıtlar ve yapılan hesaplamalar ayrıntılı bir şekilde yorumlanarak verilmelidir. Çalışmaların amacı, yöntemi, kullanılan araçların adı, özellikleri, alınan ölçüm sonuçları, tüm tablo ve grafikler yorumlarıyla birlikte verilmelidir. Jeofizik çalışmalar ayrıca sondaj loglarıyla birlikte yorumlanmalı, ölçüm yerlerinin koordinatları tablo halinde verilmelidir.
2.5.6.1. Sismik Kırılma
Sığ derinlikler için yapılacak araştırmalarda aşağıda belirtilen amaçlar için kullanılmalıdır.
a. Yeraltı yapısı nın (tabaka sayısı, kalınlıkları, boyuna Vp, enine Vs dalga hızları) belirlenmesi,
b. Yerin elastik parametrelerinin belirlenmesi (yoğunluk, poisson oranı, elastisite modülü, kayma (shear) modülü, zemin hakim titreşim periyodu),
c. Elde edilen parametrelere göre zemin sınıfının belirlenmesi,
d. Gömülü fay izlerinin araştırılması,
e. Varsa zemin içerisindeki boşlukların ve süreksizliklerin bulunması vb.
2.5.6.2. Sismik Yansıma
Daha derin zemin araştırmaları için Sismik Kırılma bölümünde belirtilen amaçlar için kullanılmalıdır.
2.5.6.3. Elektrik Özdirenç
a. Nemlenme derinliği veya suya doygun seviyenin belirlenmesi,
b. Tabaka sayısı ve derinliklerinin belirlenmesi,
c. Sağlam zemin ve temel kaya derinliğinin belirlenmesi,
d. Yerin direnç özelliğine göre yeraltı jeofizik yapısının belirlenmesi vb. amaçlarıyla yapılmalıdır.
2.5.6.4. Mikrotremör Çalışmaları
a. Zemin hakim titreşim periyotlarının belirlenmesi, (TA, TB )
b. Zeminin büyütme katsayısının belirlenmesi,
3. LABORATUVAR DENEYLERİ VE ANALİZLER
Sondaj çalışmaları sırasında alınan örselenmiş ve örselenmemiş zemin ve kaya örnekleri en kısa sürede laboratuvara sondajları yapan firma tarafından tutanak karşılığı teslim edilerek, düzenlenen Örnek Teslim Tutanağı, yapılan zemin ve kaya mekaniği deneyleri ve elde edilen sonuçlar, onaylı orijinal deney föyleri kullanılarak ekler arasında yer almalıdır.
Laboratuvar deneylerinden elde edilen her türlü veri metin içinde gerekli bölümlerde tablo halinde verilmeli ve bu veriler yorumlanmalıdır.
3.1. ZEMİNLERİN İNDEKS / FİZİKSEL ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ
a. Boşluk Oranı veya Porozite
b. Su İçeriği ve Doygunluk Derecesi
c. Tabii Birim Hacim Ağırlık
d. Kuru Birim Hacim Ağırlık
e. Elek ve Hidrometre/Pipet Analizleri
f. Kıvam Limitleri (Atterberg Limitleri)
g. Yeraltısuyunun Kimyasal Analizi
3.2. ZEMİNLERİN MEKANİK ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ
a. Serbest Basınç Dayanımı
b. Üç Eksenli Basınç Dayanımı
c. Kesme Dayanımı
d. Konsolidasyon
3.3. KAYALARIN MEKANİK ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ
a. Kaya Kalitesinin Belirlenmesi
b. Tek Eksenli Basma Dayanımı
c. Nokta Yük Dayanım İndeksi veya disk makaslama dayanım indeksi
4. MÜHENDİSLİK ANALİZLERİ VE DEĞERLENDİRME :
Arazi ve laboratuvar çalışmaları özeti, eksik veriler ile hatalı veya geçersiz veriler varsa bunların ayrıntısı, mühendisin kendi görüş ve yorumları verilmelidir. Beklenmeyen deney sonuçları dikkatle incelenmeli, bunların hatalı veya doğru ve gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı irdelenmelidir. Gerekirse yapılacak ek arazi ve laboratuvar çalışmalarının tarifi ve bu yönde öneriler sunulmalıdır.
4.1. BİNA – ZEMİN İLİŞKİSİNİN İRDELENMESİ
Bu bölümde mevcut zemin parametreleri ve yapılması planlanan binalardan gelecek yükler göz önünde bulundurularak, bina temellerinin inşa edilmesinin uygun olabileceği zemin birimi / birimleri için ayrıntılı bir çalışma yapılmalıdır. Uygun görülen her derinliğe karşılık (öngörülen temel tipleri için) bir taşıma gücü ve muhtemel oturma miktarı hesaplanmalı, temel projesinin hesap ve tasarımına imkan verecek parametreler belirtilmelidir. Temel türü, boyutları ve derinliği biliniyorsa ilgili hesaplamalar bu değerlere göre yapılmalıdır.
4.2.ZEMİN VE KAYA TÜRLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
4.2.1. Ayrışmış Zemin Türlerinin Sınıflandırılması
İnceleme alanı içinde yer alan zemin birimleri, TS-1500’e göre sınıflandırılarak, aşağıda verilen özellikleri ile tanımlanmalıdır.
a. Renk
b. Zemin birimlerinin tanımı, yapısı litolojik özellikleri. (ayrık daneli zeminlerde sıkılık, kohezyonlu zeminlerde ise sertlik)
4.2.2. Kaya Türlerinin Sınıflandırılması
İnceleme alanı içinde temel derinliğinde kaya birimlerinin gözlenmesi halinde birimi tanımlamaya yetecek sayıda gözlem noktasında tabaka doğrultulusu, eğimi ile eklem-eklem takımı ölçümleri alınmalı, mevcut litolojilerin toprak örtüsü altında bulunduğu yerler ve yaklaşık kalınlıkları, kaya birimlerin ayrışma derecesi ve sık kırıklı kısımlarının ayrılması, ayrışmış kısmının cins ve kalınlığı ile örtü kalınlığının tespiti için sondaj veya çukur açtırılması ve süreksizlik duruşları ile doğal yamaç ilişkisi, altyapı ve temel kazı süreksizliklerinin ilişkilerinin açıklanması gerekmektedir. Kayaçlar aşağıdaki özellikleri saptanarak tanımlanmalıdırlar.
a. Renk,
b. Doku ve yapı,
c. Süreksizliklerin özellikleri,
d. Tabaka eğimi ve doğrultusu,
e. Ayrışmanın derecesi,
f. İkincil litolojik özellikler,
g. Kayacın Adı,
h. Kayacın dayanımı,
i. Kayacın geçirimliliği,
j. Tabaka ve kırık-çatlaklar arasındaki dolguların cinsi ve (killi birimler veya karbonat) yeraltı ve yerüstü sularına maruz kalması durumundaki duraylılıkları,
k. Kaya Kalitesi
l. Özel mühendislik özelliklerini belirten diğer terimler,
4.2.3. Zemin Profilinin Yorumlanması
İnceleme sahasını oluşturan zemin profili, litolojik özellikleri ve dayanım parametreleri göz önünde bulundurularak temellerin yer alacağı uygun seviyenin belirlenmesi için öneriler getirilmelidir.
4.2.4. Sıvılaşma ve Yanal Yayılma Analizi ve Değerlendirmesi :
Çalışma alanında bulunan sıvılaşma riski içeren seviyeler için sıvılaşma potansiyelinin bulunup bulunmadığı uygun analiz yöntemleri ile incelenmeli, analiz sonuçları ve tüm hesaplamalar tablolar halinde verilmelidir. İri daneli zeminlerde SPT(N) değerlerine göre yapılacak hesaplamalarda gerekli düzeltmeler yapılmalı (enerji, yeraltı suyu, örtü yükü, ekipman, vb.), sıvılaşma hesaplamasında kullanılan maksimum ivme değerinin tekrarlama periyodu belirtilerek yorumlanmalı ve gerekiyorsa alınması gereken veya alınabilecek önlemler ve öneriler verilmelidir. Sıvılaşması beklenen zemin birimleri için muhtemel oturma miktarları belirlenmelidir.
4.2.5. Oturma-Şişme Potansiyelinin Değerlendirmesi :
Çalışma alanında içinde üstteki mühendislik yapısına zarar verebilecek oranda toplam ve farklı oturmalar, şişme özelliği gösterebilecek killi malzemelerin deney sonuçlarına göre yorumu yapılmalı, gerekiyorsa önlem için uygun yöntemler ve öneriler verilmelidir.
4.2.6. Karstik Boşlukların Değerlendirilmesi
Çalışma alanı içinde eriyebilen kayalardaki veya insan girişimleri sonucu oluşan boşluklar varsa, bunların büyüklükleri, neden olacakları tehlikeler yorumlanmalı, gerekiyorsa alınabilecek önlemler belirtilmelidir.
4.2.7. Temel Zemini Olarak Seçilebilecek Birimlerin Değerlendirilmesi
Çalışma alanında bulunan birimler temel zemini olma özellikleri açısından yorumlanmalı, gerekiyorsa alınabilecek önlemler belirtilmelidir.
4.2.8. Şev Duraylılığı Analizleri
Uzun ve kısa döneme ilişkin şev duraylılık analizleri yapılmalıdır. Uzun döneme ait analizler yapılırken olası dinamik etkiler (deprem vb.) dikkate alınmalıdır.
4.2.9. Kazı Güvenliği ve Gerekli Önlemlerin Alternatifli Olarak Değerlendirilmesi
Özellikle bodrum katlı yapıların temel kazısı sırasında oluşacak şevlerde alınması gerekebilecek önlemler (geçici veya kalıcı destek sistemleri), mevcut yapıların kazıya etkisi, yeraltı suyunun varlığı ve bunun tahkimat üzerindeki etkileri ile olabilecek sürşarj(örtü) yükleri de dikkate alınarak, alternatifli olarak belirlenmelidir.
4.2.10. Doğal Afet Risklerinin Değerlendirilmesi
Bu bölümde, raporun önceki bölümlerinde verilen tüm arazi ve laboratuar çalışmaları, analiz, literatür tarama vb. çalışmalar ışığında çalışma alanının doğal afet riskleri açısından değerlendirmesi yapılmalı, uygun, sakıncalı, önlem gerektiren, yasak alanlar ve bu husustaki görüşler belirtilmelidir. Buna göre; inceleme alanının depremselliği, kaçıncı derece deprem bölgesinde yer aldığı, çevredeki muhtemel şev duraysızlık problemi taşımakta olan sahaların durumu ve diğer doğal afet riski durumları bilimsel analizleri yapılarak ayrıntılı bir biçimde değerlendirilmeli, yapılan hesaplamalar açıklamalı olarak raporda yer almalıdır.
5. SONUÇ VE ÖNERİLER
Sonuç ve Öneriler Bölümünde raporda yapılan değerlendirmelerin, aşağıdaki hususları içerecek şekilde özeti sunulmalıdır.
a. İnceleme alanındaki yerel zemin koşullarının tanımı
b. Önerilen tasarım parametreleri, temel derinliği seçimi (yüzeysel ya derin temeller için), en az temel derinliği, temel tipinin muhtemel oturmalara göre tespiti, yayılı (radye) ve sürekli temellerde rijitlik önerisi; derin temellerde kazık tipi, kesiti ve boyunun irdelenmesi ve seçimi ile temel projesinin hesap ve tasarımına imkan verecek öneri ve sayısal değerler
c. Temel kazıları ve sonrası imalatlar esnasında ortaya çıkabilecek sorunlar ve ekonomik/güvenilir çözüm önerileri,
d. Zemin iyileştirmesi gerekiyorsa, önerilen yöntem(ler) ile ilgili açıklamalar,
e. Yüzey ve çevre drenajı ile temel seviyesinde yüzey ve yeraltı suyu etkilerine karşı alınması gereken tedbirler,
f. Gerekli hallerde zemin büyütmesi ve sıvılaşma riski ile ilgili açıklamalar, değerlendirmeler ve öneriler.
6. YARARLANILAN KAYNAKLAR
Metinde, şekil ve çizelge açıklamalarında atıfta bulunulan tüm kaynaklar verilmelidir.
7. EKLER
1. Çalışma alanına ait Vaziyet Planı ve Plankote
2. Genel Jeoloji
3. Mevcut İmar Planı ve eki inşaatın yapılacağı parsel ile ilgili haritalar
4. Jeoloji Kesitleri
5. Sondaj Logları
6. Arazi ve Laboratuvar Deney Raporları ile Analizler
7. Jeofizik Ölçümler, Kesitler ve Hesaplamalar
8. Fotoğraflar (Sahanın genel görünümü, sorunlu kısımlar, araştırma çukurları, sondaj çalışmaları, yarmalar, karot ve diğer örnekler vb. )
NOT :Ekler cep, yada ayrı klasörler içinde verilmeli ve A4 boyutlarında katlanmış olmalıdır.

KENTSEL DÖNÜŞÜM REHBERİ

1. Yapıların ekonomik ömrünü tamamladığı için riskli yapı kapsamına girdiğinin tespiti ve Bina Deprem Risk Raporu almak için mevcut projeler ve tapuyla riskli yapı tespiti yapmaya yetkilendirilmiş olan kurum ve kuruluşlara başvuru neticesinde süreç işlemeye başlar.

2. Bu kuruluşların yetkili ve konusunda uzman teknik kadrosu binanızda gerekli incelemeleri gerçekleştirerek ortaya çıkan tespit ve çalışmalar sonucu bina veya site Deprem Risk Raporunu (Ekonomik Ömrün Tamamlandığına İlişkin Rapor) hazırlar.

3. Bahse konu Zemin Etüdü, Deprem Risk Raporu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkili kuruluşu tarafından sınırlarınız dahilinde yer alan il Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’ne teslim edilir.

4. Bu rapor ışığında, Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü, taşınmazının durumunu tapu müdürlüğünüze bildirir.

5. Elde edilen veriler ışığında durum tespit raporu maliklere iadeli taahhütlü olarak bildirilir.

6. Malikler 15 gün içinde tespite karşı İl Kentsel Dönüşüm Müdürlüklerine dilekçe vererek itiraz edebilirler.

7.  Rapora ve itiraz kararına karşı diğer malikler idare mahkemesinde kararın ya da raporun iptali davası açılabilir. Bu dava neticesinde iptal kararı verilirse durum tapuya bildirilir ve işlenir.
zma-kentsel-donusumda-dik28. İlgili Bakanlık, rapor onayını (tespiti yaptırana) yazı ile bildirir. Bu bildirim sonrasında ilgili Bakanlık riskli yapı ve veya site maliklerine yıkım için 60 gün günden az olmamak üzere tahliye süresi bildirir. Bu süre zarfında bakanlık / belediyeler elektrik, su, doğalgaz verilmesini durdurabilir.

9. Bakanlık onay yazısının tebliğinden sonra, yaklaşık 60 gün içinde daha önce görüşmeleri yapılan müteahhit (yüklenici) ile yapılan ön anlaşma doğrultusunda bina maliklerinin en az 2/3 çoğunluğu ile Bina Ortak Karar Protokolü imzalanır. Bu protokol neticesinde riskli yapının yıkımı kararı alınır. Ortak Karar Protokolü’nde binanın yıkılmasının nasıl olacağı, arsa paylarına karşılık yeni inşaatta  nasıl paylaşım yapılacağı, inşaatın nasıl yapılacağı, yüklenici ile paylaşımının nasıl yapılacağı, yeniden inşaatı için bakanlık onayı ile kentsel dönüşüm kredisinden yararlanılması gibi ilke kararları ve konular da yer alır. Bu protokol öncesi dikkat edilmesi gereken hususlar hakkındaki yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

10.  Bina Ortak Karar Protokolü, bağlı bulunduğunuz İl Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’ne sunulur.

11.  Bina ya da sitenizin yıkımının akabinde maliklerin veya bakanlığın talebi ile kat irtifakı ve kat mülkiyeti kaldırılır, arsa payları malikleri adına kaydedilir. Yapılan anlaşma doğrultusunda ifraz, tevhid ve arazi düzenlemesi yapılır.

12.  Ortak Karar Protokolü’ne katılmayanların bağımsız bölümlerine ilişkin arsa payları, bakanlık tarafından rayiç değeri tespit ettirilerek bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır. Bu suretle paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde, bu paylar, Bakanlığa, TOKİ’ye veya idareye devredilir.

13.  Ortak Karar Protokolü doğrultusunda müteahhitlik lisansına sahip yüklenici ile kat karşılığı İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesi noterde yapılır. Bu sözleşmeye giden süreç ve sözleşme aşamasında dikkat edilecek hususlar hakkında detaylı açıklama ve ipuçlarına buradan ulaşabilirsiniz.

14.  Binanın yeniden inşaatı veya güçlendirilmesinin yapılması için yüklenici tarafından tüm projeler
hazırlatılır ve ilgili belediyeden ruhsat alınır.

15. Kentsel Dönüşüm İnşaatı süreci başlar.

TÜRKİYE'NİN JEOLOJİK ÖZELLİKLERİ


Türkiye’nin jeolojik özellikleri

 
Türkiye, Alpin kıvrım kuşağı içindedir ve bu kuşağın genel nitelikleri yanında, kendine has bir takım jeolojik özellikleri de içermektedir.
İklim şartları ve bitki örtüsünün de etkilediği bu özelliklerin başında, Anadolu kara parçasının coğrafî-jeolojik konumu gelmektedir. Kuzeyde Avrasya (Avrupa-Asya) ve güneyde Afrika (Arabistan) kıtaları arasında bulunan ülkemizin jeolojisi, bu iki eski kıtanın sürekli hareketlerine ve bu kıtalar arasında yer almış olan Eski ve Yeni Tetis denizinin (zaman zaman okyanusunun) jeotektonik evrimine bağlı olarak gelişmiştir.
Bu nedenle ülkemiz, Alpin sıradağların, özellikle Tetis kuşağının, jeolojik-tektonik gelişmesinde etken olan levha hareketlerinin ayrıntılı olarak incelenebileceği, bu hareketlerin tarihsel evriminin kesinlikle açıklığa kavuşturulabileceği, başka bir deyişle, jeotektonik olayların sağlam verilere dayalı olarak yorumlanabileceği bir bölge durumundadır.
Türkiye’yi de içerisine alan Alpin sıradağlar bölgesinde, Kuaterner dışında kalan tüm stratigrafik seriler, Paleozoik, Mesozoik ve Tersiyer yaşlı formasyonlar, son 70-80 milyon yıl boyunca çeşitli orojenik evreler geçirmiş, dolayısıyla birkaç kez kıvrılmış, kırılmış, ileri derecede deforme olmuştur (Ketin, 1983).
Türkiye’nin tektonik ana bölümleri şöyledir:
1- Kuzey Anadolu kıvrımları,
2- Güney Anadolu kıvrımları,
3- Ara masifler,
4- Ara kıvrımlar,
5- Kenar kıvrımları ve ön çukurluk,
6- Önemli yeşil kayaç alanları,
7- İçinde yeşil kayaçların fazla bulunduğu kıvrım kesimleri.
Büyük orojenez devreleri için çok fazla kayaç çeşitleri ve fasiyes değişmeleri, orojenez devreleri arasındaki sakin zamanlar için devamlı ve türdeş stragrafik formasyonlar karakteristiktir (İlhan, 1976).
Görülüyor ki Türkiye’de, her jeolojik zamanda kabuk tabakası yer hareketleri ile değişime uğramıştır. Dağ oluşum hareketleri ile yükselen sahalar akarsularla sürekli olarak aşınmış ve buralardan taşınan materyaller çukur sahalarda, göllerde ve denizlerde birikmiştir. Birikmenin olduğu jeolojik devirde, o jeolojik devre ait araziler oluşmuştur.
Ülkemizde Birinci Jeolojik Zaman (Paleozoik) ‘da oluşmuş metamorfik ve tortul araziler bulunmaktadır. Bunlar, Trakya’daki Yıldız (Istranca) Dağları’nda, Güneydoğu Toroslar’da ve Batı Anadolu’daki Menderes masifinde yer alır. Bol yağışlı ve sıcak olan 1. Jeolojik Zaman’ın son devrinde (Karbonifer) gür ormanlar yetişmiş ve bitki kalıntılarının göllerde birikmesi ile Zonguldak civarında taş kömürü yatakları oluşmuştur.
İkinci Jeolojik Zamanda (Mezozoik) Türkiye’nin büyük bir bölümünde, özellikle Anadolu’nun kuzey ve güney kesimlerinde Tetis Denizi yer almaktaydı. Akarsuların taşıdığı killi ve kireçli materyaller bu denizde birikmiş ve deniz tabanında mağmadan gelen lavlar yayılmıştır. Daha sonraki yer hareketleri ile bu birikintiler kıvrılarak Kuzey Anadolu ve Toros dağ kuşaklarını oluşturmuştur. Kuzey Anadolu’daki denizin sığ yerlerinde ise, kumlu ve kireçli malzemelerin birikmesi sonucunda Samsun ile Zonguldak arasında kumlu ve kireçli tabakalar, doğu kesiminde ise tortullarla birlikte, volkanik kökenli oluşumlar yer almıştır.
Üçüncü Jeolojik Zamanın (Tersiyer) başında Anadolu’nun büyük bir bölümü kara haline gelmiştir. Denizler Kuzey Anadolu, Trakya ve Toros dağ kuşaklarının alçak kısımlarında yer almıştır. Bu zamanın başlarında Anadolu’ya sıcak ve kurak bir iklim hakim olmuş ve Ankara-Çankırı-Sivas arası ile Kuzey Anadolu’daki kapalı havzalarda buharlaşma sonucu tuzlu ve jipsli tortullar meydana gelmiştir. Bu zamanın ortalarına doğru ise, Alp dağ oluşum hareketleri ile Kuzey Anadolu ve Toros dağları oluşmuştur. Üçüncü Jeolojik Zamanın sonlarına doğru Anadolu’nun iç kesimlerinde çökme olmuş ve çukur alanlar göllerle kaplanmıştır. Döneme sıcak ve yağışlı bir iklimin hakimiyeti sonucunda gür ormanlar yetişmiş ve bu dönemde göllerde biriken organik maddelerden Soma, Aydın, Yatağan, Elbistan ve Beypazarı linyit yatakları oluşmuştur. Güneydoğu Anadolu’da biriken tortullar ve organik maddeler de daha sonra meydana gelen yer hareketleri ile sıkışarak Adıyaman ve Siirt dolaylarında petrol yatakları meydana gelmiştir.
Dördüncü Jeolojik Zamanda (Kuaterner) Türkiye aşağı yukarı bugünkü görünümünü almıştır. Bu zamanın başlarında göllerle kaplı olan Ege Denizi’nin bulunduğu saha bloklar halinde çöküntüye uğrayarak, Ege Denizi oluşmuş ve günümüze göre sıcak ve nemli olan iklim nedeni ile deniz seviyeleri yükselmiştir. Yaklaşık 20.000 yıl önce iklimde ortaya çıkan değişiklikler soğuk ve yağışsız bir dönem ve buzul devri başlamıştır. Anadolu’nun yüksek kesimleri buzlarla kaplanmış ve deniz seviyeleri çok düşmüştür. Sekiz bin yıl önce günümüz iklim koşulları oluşunca, deniz seviyeleri yükselmiş ve Akdeniz suları Ege üzerinden Karadeniz’e ulaşmıştır. Bu devirde meydana gelen volkanik olaylardan ötürü Ağrı, Süphan, Nemrut ve Erciyes dağları oluşmuştur.
Karadeniz Bölgesi
Bu bölgenin doğu kesiminde değişik (daha çok Üst Tebeşir ve Eosen) yaşlı bazalt, andezit, dasit, trakit, porfirit ve dolerit lav, tüf ve anglomeraları ile kiltaşı, kireçtaşı, fliş, marn ve metamorfik kayaçlar yaygındır. Bölgenin batı kesiminde Üst Tebeşir veya Eosen yaşlı çeşitli püskürük ve metamorfik kayaçlar ile değişik yaşlardaki kireçtaşı, kiltaşı, kumtaşı, marn, marnlı kireçtaşı, fliş, konglomera, alçıtaşı ve yaşlı alüvyon gibi gevşek tortullar hakimdir. Çarşamba ve Bafra ovaları ile daha küçük ovalarda 4. Zamana ait depozitler bulunmaktadır.
Marmara Bölgesi
Trakya’da Tekirdağ ve Gelibolu Yarımadası’ nda çoğunlukla kireçtaşı, kumtaşı, fliş ve marn gibi tortul kayaçlar bulunmaktadır. Edirne’de çeşitli tortul kayaçlar, Istrancalar’da metamorfikler ve Kırklareli’de kireçtaşı hakimdir. Trakya’da genellikle Üçüncü Zamana ait çakıllı, kumlu ve killi depozitler, marn, fliş, kireçtaşı, konglomera, kumtaşı, şeyl ve kil gibi tortul kayaçlar yaygındır. Meriç ve Ergene ile bunların kolları boyunca uzanan şeritler halinde ve Trakya’nın batı ve güneybatısında eski göl yataklarında taze alüvyonlar da vardır. İstanbul ve Kocaeli’nde çoğunlukla kireçtaşı, kumtaşı, fliş ve marn gibi tortul kayaçlar yer almaktadır. İzmit Körfezi ile İznik Gölü arasında ise anakaya her üç cinstendir. İznik Gölü çevresinde fliş, marn ve konglomera bulunmaktadır. Güney Marmara ve adalarda çoğunlukla volkanik tüf, aglomera, andezit, granit, granodiorit ve diorit gibi püskürük veya mermer, kristalleşmiş kireçtaşı, şist, gnays, grovak ve fillat gibi metamorfik ve kireçtaşı, marn, dolomit, fliş, kumtaşı, konglomera, kil, kum ve çakıl gibi tortul kayaçlar yer almaktadır.
Ege Bölgesi
Bölge’de daha çok kiltaşı, (çoğunlukla 3. Zamana ait) yumuşak kireçtaşı, marn gibi kil ve kireççe zengin tortul kayaçlar, konglomera, çakıllı depozitler ve molozlar, sertleşmiş tüfler, volkan külleri gibi dış püskürük veya mermer ve diğer metamorfik kayaçlar bulunmaktadır. Gediz, Büyük Menderes, Küçük Menderes ve Akarçay ırmakları ile bunların kolları boyunca uzanan geniş ovalarda Kınık, Bergama, Çivril, Simav, Kütahya, Altıntaş, Afyon ve Bolvadin ovaları ile daha küçük birçok ovada veya ince şeritlerde genç alüvyonlar yer almaktadır.
Akdeniz Bölgesi
Akdeniz Bölgesi’nde sert, kristalli veya yumuşak kireçtaşı, marn, kiltaşı, kumtaşı, kireçli kil, traverten, diğer kireçli depozitler, konglomera ve çakıllı depozitler gibi tortul kayaçlar, bazalt ve volkan külü gibi dış püskürükler ve granit gibi iç püskürükler ile mermer, serpantin, şist ve killi şist gibi metamorfik kayaçlar yer almaktadır. Seyhan ve Ceyhan nehirleri ile Berdan Çayı’nın getirdiği alüvyonlardan oluşmuş olan Çukurova’da, Amik, Kahramanmaraş ve Silifke ovalarında genç alüvyonlar bulunmaktadır.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde genellikle kireçtaşı, marn, kiltaşı, kumtaşı, konglomera ve fliş gibi tortul; bazalt gibi volkanik lav ve agromeralar ve mermer, ofiolit şist, gnays ve serpantin gibi metamorfik kayaçlar yer almaktadır. Akarsu vadilerinde genç alüvyonlar bulunmaktadır.
Doğu Anadolu bölgesi
Bu bölge daha çok 4. Zamana ait kireçtaşı, marn ve kiltaşı, kumtaşı, konglomera ve fliş gibi tortul kayaçlar; Ağrı ve Muş illerinin Van ve Bitlis’e komşu kısımlarında olduğu gibi, volkan külü ve yumuşak tüfler, bazalt ve başka bazı püskürük kayaçlar ile serpantin, şist ve gnays gibi metamorfik kayaçlardan oluşmuştur. Bölgede Iğdır, Erzincan, Erzurum, Pasinler, Muş, Elazığ, Malatya, Ağrı, Doğubeyazıt, Muradiye, Çaldıran, Özalp, Yüksekova ve benzeri alüvyal ovalarda genç alüvyon bulunmaktadır.
Erzurum çevresinde, Erzincan ve Aralık (Iğdır)’ın güneyinde ve Ovacık (Tunceli)’nin kuzeyinde geniş alanlar halinde kolüvyum görülmektedir.
Orta Anadolu Bölgesi
Bu bölgede kireçtaşı, marn, marnokalker, kiltaşı, konglomera, kumtaşı ve alçıtaşı gibi tortul kayaçlar; kireçli ve çakıllı gevşek depozitler; kireçli, çakıllı ve killi Neojen depozitleri ve 3. Zamana ait kireçtaşı gibi tortul kayaçlar bulunmaktadır. Konya’da kireçtaşı, kumtaşı ve kumlu depozitler, su ve yerçekimi ile oluşmuş bağlantısız depozitler ile daha çok esas itibariyle çok kireçli, killi ve fosilli 4. Zamana ait göl tortulları ve kuru kumlar (Karapınar) bulunmaktadır. Niğde ve Aksaray’da da su ve yerçekimi ile oluşmuş bağlantısız depozitler görülmektedir. Ankara ve Nevşehir’de gri veya beyazımsı marn veya eski göl alüvyonu vardır. Nevşehir’de ayrıca volkan külleri ve lapilli bulunmaktadır.
Bölgede alüvyonlar Kayseri, Yeşilhisar, Kırşehir, Derinkuyu, Ilgın ve Şereflikoçhisar dolaylarında; Akşehir ve Seyfe gölleri çevresinde ve ince şeritler halinde akarsu boylarında da görülmektedir. Bu bölgede bazı püskürük kayaçlar ile şist, mermer ve gnays gibi metamorfik kayaçlar da yer almaktadır.
Bu bilgiler Türkiye Çölleşme ile Mücadele Ulusal Koordinasyon Kurulu sayfasındaki Ulusal Eylem Planı ‘ndan alınmıştır.

17 Eylül 2013 Salı

KADASTRO SIRASINDA VEYA SONRASINDA YAPILAN İŞLEMLERLE DOĞAN HATALARIN DÜZELTİLMESİNE

YÖNETMELİK
 
             Bayındırlık ve İskan Bakanlığından:
KADASTRO SIRASINDA VEYA SONRASINDA YAPILAN İŞLEMLERLE
GEOMETRİK  DURUMLARI KESİNLEŞMİŞ OLAN TAŞINMAZLARDA
ÖLÇÜ, SINIRLANDIRMA, TERSİMAT VE HESAPLAMALARDAN
DOĞAN HATALARIN DÜZELTİLMESİNE
İLİŞKİN YÖNETMELİK
 
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam ve  Dayanak
             Amaç
             MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı;  21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41 inci maddesi uyarınca hataların düzeltilmesine ilişkin usul ve esasları  düzenlemektir.
             Kapsam
             MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hataların düzeltilmesini kapsar.
             Dayanak
             MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 3402 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin (N) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.
İKİNCİ BÖLÜM
Hataların Belirlenmesi ve Belirtme Yapılması
             Hataların belirlenmesi
             MADDE 4 – (1) Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlardaki ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplama hataları, ilgilisinin başvurusu üzerine veya kadastro müdürlüklerince resen düzeltilir.
             (2) Bu Yönetmelik kapsamında düzeltilmesi gereken bir hata bulunup bulunmadığı ve hatanın nedeni, kadastro müdürlüğünce kontrol mühendisi, kontrol memuru veya kadastro üyesi ile kadastro teknisyeninden oluşturulan en az üç kişilik bir ekip tarafından büroda ve gerektiğinde arazide yapılacak inceleme sonunda belirlenir. Oluşturulan ekipçe, inceleme sonuçlarının ayrıntılı olarak açıklandığı bir rapor ile mevcut durum ve düzeltme durumunu gösteren kroki düzenlenerek imzalanır.             
             Tapu sicil kaydında belirtme yapılması
             MADDE 5 – (1) Kadastro müdürlüğünün bildirimi üzerine,  tapu sicil müdürlüğünce, hatadan etkilenecek taşınmazların tapu sicilindeki kayıtlarının beyanlar hanesine, kadastro müdürlüğünce de fen klasörünün düşünceler sütununa, "3402 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre düzeltmeye tâbidir" şeklinde belirtme yapılır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Ölçü, Tersimat, Hesaplama ve Sınırlandırma Hataları
             Ölçü, tersimat ve hesaplama hataları 
             MADDE 6 – (1) Hatanın ölçü, tersimat veya hesaplamadan meydana geldiği, taşınmazın sınırlarında eylemli değişiklik olmadığı, hatanın nedeni ve düzeltme şekli kadastro müdürünce görevlendirilen ekip tarafından düzenlenecek rapor ve eki krokide gösterilmek suretiyle belirlenir. 
             Yanılma sınırı içerisinde kalan hatalar
             MADDE 7 – (1) Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, talebe bağlı işlemler ile değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçüm farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarla belirlenen hata sınırları içerisinde kalanların resen düzeltilmesine kadastro müdürlüğü yetkilidir.
             (2) Bu tür hatalar, resen düzeltilerek, ilgili belgelerinde gösterilir ve tapu sicilinde gerekli düzeltme işlemleri yapılır. 
             Sınırlandırma hataları
             MADDE 8 – (1) Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumu kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, tersimat ve hesaplama hataları dışında kalan;
             a) Taşınmaza kadastro sırasında uygulanan kayıt sınırlarının sabit sınır niteliğinde olması ve halen zeminde mevcut olmasına karşın buna aykırı sınırlandırma yapılmış olduğunun,
             b) Arazide değişmeyen sınır olduğunu gösteren demiryolu, kanalet, yol ve benzeri gibi değişmeyen ve sabit sınır niteliğinde olduğunu kesin olarak gösteren yapı ve tesisler bulunduğu ve bu yapı ve tesisler krokisinde gösterilmiş olduğu halde, ölçü yapılırken bu sınırlara uyulmamış olduğunun,
             c) Kadastro öncesine ait tapu krokisine aykırı olarak ya da hatalı kroki ve plân esas alınarak, sınırlandırma hatası yapılmış olduğunun,
             ç) Parsel cephe hattında kırıklar bulunduğu halde düz geçirilmiş ya da düz olduğu halde kırık noktalı geçirilmiş olduğunun,
             d) Birbirine sınır olması gereken taşınmazlar arasında binmeler ya da boşluklar olduğunun,
             e) Fotogrametrik haritalara dayalı kadastro çalışmalarında, parsel sınırı teşkil etmeyen çizgiler esas alınarak sınırlandırma yapılmış olduğunun,
             anlaşılması halinde sınırlandırma hataları düzeltilir.
             (2) Sınırlandırmadan kaynaklanan bir hata bulunup bulunmadığı; tescilli belgeleri, varsa tespit tarihinden önce üretilmiş hava fotoğrafı, fotogrametrik harita gibi haritalar ile yararlanılabilecek diğer bilgi ve belgeler üzerinde zeminde ve büroda gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmak suretiyle belirlenir.
             (3) Gerektiğinde kadastrodan sonra sınır değişikliği olup olmadığı hususu, geçerli bir belge, muhtar ve mahalli bilirkişi beyanları ile tespit edilir.
             (4) Sınırlandırma hatalarına yönelik yapılacak düzeltmelerde, yeni bir parsel oluşturulmaz.
             (5) Yapılacak inceleme sonucu düzenlenecek rapor doğrultusunda, sınırlandırma hatası tespit edilememesi halinde, düzeltme yapılamayacağına dair talepte bulunan taşınmaz maliklerine bilgi verilir.
             Tapu kaydı miktarına göre veya zilyetlik esaslarınca edinilen taşınmazlardaki yüzölçümü hataları ve miktar fazlalıkları
             MADDE 9 – (1) Tapu kaydı miktarına göre veya iktisap tarihindeki zilyetlik esaslarınca miktar üzerinden edinilerek sınırlandırılmış taşınmazlarda tescilli duruma göre yüzölçüm hataları ve miktar fazlalıkları tespit edilmesi halinde, beyanlar hanesinde belirtme yapılır ve hükmen çözüm yoluna gidebilecekleri hususunda ilgili taşınmaz maliki ve maliye kuruluşuna duyuruda bulunulur.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Düzeltmenin Tebliği, Dava Açılması, Kesinleştirme, Tescil ve Arşiv
             Düzeltmenin tebliği
             MADDE 10 – (1) Yapılacak düzeltmeye ilişkin düzenlenen rapor ve kroki kadastro müdürünce onaylanır ve kadastro müdürlüğünce bir yazıya eklenerek düzeltmeden etkilenen parsellerin kayıt malikleri ile düzeltmeden etkilenen hak sahiplerine 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu Yönetmeliğin 7 nci maddesine göre resen düzeltme yapılan parseller ve düzeltmeden etkilenmeyen komşu parseller ile parselin önceki malikleri ve diğer hak sahiplerine tebligat yapılmaz.
             (2) Tebligatta,  tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması için ilgili sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde düzeltmenin kesinleşeceği belirtilir.                     
             Dava açılması
             MADDE 11 – (1) İlgililer, tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması için taşınmazın bulunduğu mahalli sulh hukuk mahkemesinde dava açabilirler.
             (2) Süresi içerisinde dava açıldığı takdirde, dava sonucuna göre işlem yapılır.
             Kesinleştirme ve tescil
             MADDE 12 – (1) Otuz günlük süre içerisinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme işlemi kesinleşir.           
             (2) Hataların düzeltilmesi amacıyla yapılan değişiklikler için belediye encümeni veya il idare kurulu kararı aranmaz.
             (3) Hataların düzeltilmesine yönelik taşınmaza ait kayıtlar üzerinde yapılması gereken değişiklikler için, üç nüsha tescil bildirimi düzenlenir. Kesinleşen düzeltmeye dair tescil bildirimleri ile rapor, kroki ve ekleri ilgili tapu sicil müdürlüğüne gönderilir.
             (4) Tapu sicil müdürlüğünce, kadastro müdürlüğünün kesinleştirilmiş düzeltmeye dair yazısı yevmiye defterine kaydedilerek tapu sicilinde düzeltmeler yapılır ve beyanlar hanesindeki belirtmeler kaldırılır. Bu düzeltmeden dolayı harç tahsil edilmez.
              (5) Düzeltmeler yapıldıktan sonra tescil bildirimlerinin iki nüshası kadastro müdürlüğüne gönderilir. Kadastro müdürlüğünce fen klasöründe ve paftasında düzeltmeler yapılır.
              (6) Bu Yönetmeliğin uygulamasında 3402 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde belirtilen hak düşürücü süre aranmaz.
             Arşiv
             MADDE 13 – (1)  Düzeltme ile ilgili evraklar, düzeltme işlemi kesinleşinceye kadar kadastro müdürlüğü arşivindeki düzeltmeler klasöründe muhafaza edilir.
             (2) Düzeltmeler yapıldıktan sonra tescil bildirimleri ve eklerinin bir nüshası tapu sicil müdürlüğünce, bir nüshası kadastro müdürlüğünce arşivlenir ve diğer nüshası da kadastro müdürlüğünce ilgili Bölge Müdürlüğüne veya Genel Müdürlüğe gönderilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
             Diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen tescile konu haritalardan kaynaklanan hatalar
             MADDE 14 – (1)  Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının sorumluluğunda yapılan ya da yaptırılan ve kadastro müdürlüğünün kontrolü sonucu teknik mevzuata uygunluğu onaylanarak tapuya tescil edilmiş olan tescile konu haritalardaki hata nedeniyle hatalı tescil yapıldığının tespit edilmesi halinde;
             a) Haritanın düzenleme esaslarını değiştirici nitelikte olmayan teknik hatalardan kaynaklanan hataların düzeltme ve tebligat işlemleri, ilgili kadastro ve tapu sicil müdürlüğünce bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılır. Sonucundan ilgili idaresine bilgi verilir.
             b) Haritayı esastan etkileyen ve yapımından kaynaklanan hatalar ise yapım sorumlusu idarece, mevzuatına göre düzeltilir. İdaresince düzeltilmesi istenen hatanın mahiyeti, kadastro müdürlüğünce ilgili idareye bir raporla bildirilir.
             Genişletmeye elverişli sınırı olan taşınmazlar ve hükmen tescilli parseller
             MADDE 15 – (1)  Orman, mera, kamu taşınmazları, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki genişletmeye elverişli yerlere sınırı olan taşınmazlar ile kadastrosu ya da kadastro sonrası sınırları hükmen belirlenerek kesinleşmiş olan parsellerdeki sınırlandırma hatası düzeltilemez.
             (2) Mahkeme hükmü kapsamı dışında kalan hatalar bu Yönetmelik hükümlerince ve ilgili mevzuatına göre düzeltilir.  
             Kısmî kamulaştırma, irtifak hakkı tesisi veya parselasyona tâbi parseller
             MADDE 16 – (1) Kısmî kamulaştırmaya, irtifak hakkı tesisine veya ayırma çapıyla parselasyona tâbi parsellerde bu işlemler sırasında, bu Yönetmelik kapsamındaki hataların tespiti halinde, tespit edilen hata; kamulaştırılan, irtifak hakkı tesis edilen veya düzenlemeye tâbi tutulan kısmı etkilemiyorsa, işlemlerin tescili ile birlikte tespit edilen hatanın niteliğine göre ilgili parsellerin tapu sicilindeki kayıtlarına gerekli belirtmeler yapılır ve düzeltmeler bu işlemlerin tescilinden sonra da sonuçlandırılabilir.
             Yürürlük
             MADDE 17 – (1)  Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
             Yürütme
             MADDE 18 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakan yürütür.
 

1/1000 Ölçekli Plan Tekliflerinde Aranacak Belgeler

1/1000 Ölçekli Plan Tekliflerinde Aranacak Belgeler         

Bugün ilk olarak 1/1000 Ölçekli Mevzii İmar Planı Teklifleri ile 1/1000 Ölçekli İmar Planı Değişiklik sunulduğunda hangi belgelere ihtiyaç duyulduğundan bahsedelim,
*Tapu kayıt örneği
*Tapu Tescilinde adı geçen maliklerin eğer kendileri başvurmuyorsa; noterden onaylı muvafakatname veya vekaletnameleri.
*1/1000 ölçekli koordineli arsa çapı
*Arsa kooperatife ait ise, kooperatif ana sözleşmesi ve üye sayısı
*Plan açıklama raporu
*Ve teklif planları
*Jeolojik etüd raporu
*ÇED Yönetmeliği çerçevesinde gerekiyorsa ÇED raporu
*Plan inceleme harcı
*Müelliflik kaydı.

Hangi Tadilatlar İçin Belediyeye Başvurulmalıdır?

Hangi Tadilatlar İçin Belediyeye Başvurulmalıdır?


Sizlere tadilatlardan ve hangi durumlarda belediye onayının gerektiğinden bahsedeceğiz.
Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz. Derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir. Belediyeler veya valilikler mahallin ve çevrenin özelliklerine göre yapılar arasında uyum sağlamak, güzel bir görünüm elde etmek amacıyla dış cephe boya ve kaplamaları ile çatının malzemesini ve rengini tayin etmeye yetkilidir.
Ruhsatın nasıl alınacağı ile ilgili yeterli bilgiye sitemizden, ilgili başlık altında ulaşabilirsiniz.

Planlar Nasıl Onaylanır?

Planlar Nasıl Onaylanır?


Şimdi de planların nasıl onaylandığından bahsedelim. Belediye ve mücavir alan sınırları içinde; belediye meclislerince aynen veya değiştirilerek onaylanıp yürürlüğe giren imar planları belediye başkanınca mühürlenir ve imzalanır. Mühür ve imza süresindeki gecikmeler, imar planının tatbikatını engelleyemez. Belediye meclislerince uygun görülmeyen imar planı teklifleri gerekçeleri belirtilmek suretiyle, Belediye Başkanlığınca 15 gün içinde ilgilisine yazı ile bildirilir.
Belediye ve mücavir alan sınırları dışında; il idare kurullarınca karar verilen imar planları valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. Valilikçe uygun görülmeyen imar planı teklifleri gerekçeleri belirtilmek suretiyle 15 gün içinde ilgilisine yazı ile bildirilir.
Onaylanmış planlar; onay tarihinden itibaren ilgili idarece herkesin görebileceği şekilde ilan yerlerinde asılmak ve nerede nasıl görülebileceği mahalli haberleşme araçları ile duyurulmak suretiyle 30 gün süre ile ilan edilir. 30 günlük ilan süresi içinde planlara itiraz, ilgili idare nezdinde yapılır.
Belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan yerlerde; belediye başkanlığınca Belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planlar, belediye meclisince 15 gün içinde incelenerek gerekçeleri de belirtilmek suretiyle kesin karara bağlanır ve karar tarihinden itibaren 15 gün içinde belediye başkanlığınca ilgilisine yazı ile bildirilir.
Belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan yerlerde; valiliğe yapılan itirazlar, valilikçe 15 gün içinde incelenerek gerekçeleri de belirtilmek suretiyle kesin karara bağlanır ve bu tarihten itibaren 15 gün içinde valilikçe ilgilisine yazı ile bildirilir.

Nerelerde İmar Planı Yapılabilir?

Nerelerde İmar Planı Yapılabilir?


İmar planının nerelerde yapılabileceğinden, imar durum belgesinin ne olduğundan, arsanın imar durumunun nasıl öğrenileceğinden, imar planı tadilatından bahsedeceğiz…
İmar planı; son nüfus sayımında nüfusu on bini aşan yerleşmelerde zorunludur. Son nüfus sayımında on bini aşamayan yerleşmelerde, imar planı yapılmasının gerekli olup olmadığına belediye meclisi karar verir.
İmar durum belgesi, yerel belediyelerin bölge ihtiyaçlarını ön planda tutarak hazırladıkları genel planlar üzerinden, arsa bazına kadar indirgenen ve bir arsanın ne şekilde tasarruf edilebileceğini belirten bir belgedir.
Yerel belediyelere aşağıdaki belgelerle maliklerden birinin veya vekilinin başvurması gerekmektedir.
Taşınmazların imar durumu için gerekli belgeler;
1- Dilekçe (TC Kimlik No, Telefon No Adres Bulunacak)
2- Nüfus Cüzdanı Fotokopisi
3- Tapu (Tapu Sicil Müdürlüğü\'nden güncellenecek)
4- Çap (Kadastro Müdürlüğü\'nden Alınacak )
5- Mal Sahibi yerine başkası Takip ediyorsa vekaletname
İmar Durum Belgesi ne tür bilgiler verir?
Belediyeler bölgenin nüfus yoğunluğu, gelişmesi, ihtiyaçlarını ön planda tutarak bölge planları hazırlarlar. Bu planlamalar sonunda her parselin tek tek imar durumu şekillenir. İmar durumu belgesinde arsa üzerinde ne tür yapılaşma olabileceği (konut, ticaret, sağlık, okul, vs), arsanın net alanı üzerinden ne kadar inşaata izin verileceği (emsal veya kullanım alanı kat sayısı (K.A.K.S)), yapılacak yapıların arsanın en fazla ne kadarlık bölümüne oturabileceği (taban alanı kat sayısı (T.A.K.S)), yapıların en fazla ne kadar yükselebileceği (hmax), eğer varsa kamuya yapılması gereken terkler, tevhid veya ifraz şartları ile beraber bölgeye ait plan dip notları yer almaktadır. Plan dip notları ise  Belediye imar yönetmeliğinde belirtilen yapılaşma şartlarına paralel veya bölgenin ihtiyaçları göz önüne alınarak belediyelerce hazırlanır.
İmar durum belgesi niçin alınır?
Arsanızda  kaç kata kadar bina yapım izni verildiğini ve yapacağınız bina türünün ne olabileceğini öğrenmek için İmar Durumu Belgesi alınır.Yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına göre oluşan kitleler bazında parsellerin durumunu belirten belgedir. İmar durumu ile sadece proje tanzim edilebilir, inşaat yapılamaz.
İmar plan tadilatı nedir?Gerek nazım ve gerekse uygulama imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği ve uygulamasının problem olduğu durumlarda; planın tümünün veya bir kısmının plan yapım tekniklerine uyularak yenilenmesi sonucu elde edilen plandır.
İmar plan tadilatı talebiyle ilgili gerekli belgeler;
1- Dilekçe (TC Kimlik No, Telefon No, Adres bulunacak)
2- Tapu Fotokopisi
3- Kimlik Fotokopisi
4- Koordinatlı Plan Örneği
İmar planı vatandaş tarafından nasıl görülür ve itiraz edilir?
Belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylayarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca, belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları, belediye meclisi inceleyerek on beş gün içinde kesin karara bağlar.

Parselasyon Planı Nedir ?

Parselasyon Planı Nedir ?


Sizlere parselasyon planından bahsedeceğiz. Mevzuata, uygulama imar planı ve plan notlarına uygun yapılaşmaya temel oluşturmak ve kamu hizmet ve tesis alanları da dahil tüm kullanımların, kesin parselasyon durumunu gösteren ve tapuya tescil işlemlerinde esas alınan umumi hizmet alanlarının kamu eline geçmesini de sağlamak amacı ile hazırlanan, arazi ve arsa düzenleme işlemini ve kıyı kenar çizgisini de gösteren, dağıtım cetveli ve bu cetvele ilişkin açıklama raporu ile bir bütün olarak yürürlükteki harita yapımı standartları ile tapu ve kadastro standartlarına uygun olarak, bakanlıkça düzenlenen harita muelliflik yeterlilik belgesine sahip harita kadastro mühendislerince hazırlanan plandır.

İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sora yürürlüğe girer.

Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Kişiler bu süre içinde itiraz hakkına sahiptirler. Bu sürenin sonunda herhangi kabul edilen bir itiraz yok ise kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmek üzere tapu dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatı aranmaksızın, sicilleri planlara göre tanzim ve tesis ederler. Bu plan; kooperatif evleri, aile içi arazi bölüşmeleri gibi durumlarda sık olarak revize edilir.

Mevzi İmar Planı Nedir?

Mevzi İmar Planı Nedir?


Öncelikle tanımını yapalım. Mevzi plan; mevcut planların yerleşmiş nüfusa yetersiz kalması veya yeni yerleşim alanlarının kullanıma açılması gereğinin ve sınırlarının ilgili idarece belirlenmesi halinde, yönetmeliğin plan yapım kurallarına uyulmak üzere yapımı mümkün olan, yürürlükteki her tür ve ölçekteki plan sınırları dışında, planla bütünleşmeyen konumdaki, sosyal ve teknik altyapı ihtiyaçlarını kendi bünyesinde sağlayan, raporuyla bir bütün olan imar planıdır.
 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca nazım ve uygulama imar planı işlemleri bu planlar üzerinde yapılacak değişikliklerle birlikte Belediye ve Mücavir Alan sınırları içinde Belediyeler dışında ise Valiliklerce yürütülmektedir. (Örneğin: tarla vasfında bir arazi üzerinde akaryakıt istasyonu yapmak istediğinizde kurum tarafından o bölge için akaryakıt istasyonuna uygun mevzı imar planı çıkarılır.)
Mevzi imar planında ve uygulamalarında ilgili idarelerce herhangi bir tereddüte mahal verilmemesi amacıyla;
mevzii imar planları düzenlenirken yerleştirilecek müstakbel nüfusun hesaplanmasında plan müellifi tarafından esas alınan müstakbel ortalama hane büyüklüğü ve elde edilecek parsel sayısı ile bu parseller üzerinde yapılacak binaların kat ve daire (hane) sayılarının plan açıklama raporlarında mutlaka yer almasının temini ile, her yıl ve her il için ayrı olmak, üst ve alt sapma değerleri de belirlenmek suretiyle gelecekte yerleşecek nüfusun hesaplanmasında kullanılacak müstakbel hane halkı büyüklüklerinin tespit edilerek yapılacak imar planlarında kullanılmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca duyurulması gerekmektedir.

İlave İmar Planı Nedir?

İlave İmar Planı Nedir?


Sizlere ilave imar planından bahsedeceğiz.
İlave imar planı; mevcut imar planının gelişme alanları açısından ihtiyaca cevap vermediği hallerde, mevcut imar planlına bitişik ve mevcut imar planının genel arazi kullanış kararları ile tutarlı ve yine mevcut imar planı ile ulaşım açısından bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde hazırlanmış bulunan plandır.
Başka bir tanımla; bir yerleşme bütünündeki 1/5000 ve 1/25000 ölçekli Nazım  ve 1/1000 ölçekli Uygulama mevcut imar planlarının, planlama dönemi sonu yerleşme ihtiyacını karşılayamaması durumunda,  mevcut planlara aynı ölçeklerde eklenen alanlarda hazırlanan planlardır.
Revizyon ve ilave imar planları gerekirse beraberce yapılan plan türüdür.

Yeni Bina da Müteahhit Firmanin Sorumlulukları

 Yeni iskanı alınmış bir binada müteahhit firmanın teknik ve eksiklere dair sorumlulukları, hem Türk mevzuatı hem de genel inşaat hukuku çer...