3 Mart 2012 Cumartesi

İstanbul 2012 emlak ve konut fiyatları

İstanbul 2012 emlak ve konut fiyatları Yeni yılda birçok insan da ev alma hayali kuruyor. Kirada olanlar yeni yılda kendi evini alma planları yaparken ev sahipleri de daha karlı gayrimenkullere yatırım yapmayı planlıyor. Peki İstanbul’da ev fiyatlarında en son durum ne? REIDIN.com’un verilerinden yola çıkarak İstanbul’da bölge bölge 100 metrekarelik standart dairelerin ortalama fiyatlarını derledik. İşte bölge bölge İstanbul’da ev fiyatları ve ev fiyatlarının geçen yıldan bugüne değişimi… ||| Adalar Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 198.066 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 209.706 TL Değişim: Yüzde 5,88 ||| Arnavutköy Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı:78.903 TL Kasım 2011 satış fiyatı:87.210 TL Değişim: Yüzde 10,53 ||| Ataşehir Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 139.669 TL Kasım 2011 satış fiyatı:145.115 TL Değişim: Yüzde: 3,90 ||| Avcılar Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 99.456 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 103.151 TL Değişim: Yüzde 3,71 ||| Bağcılar Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 95.285 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 106.254 TL Degişim: Yüzde 11,51 ||| Bahçelievler Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 108.000 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 121.427 TL Değişim: Yüzde 12,43 ||| Bakırköy Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı : 191.163 TL Kasım 2011 satış fiyatı : 206.601 TL Değişim: Yüzde 8,08 ||| Başakşehir Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı :165.106 TL Kasım 2011 satış fiyatı:185.574 TL Değişim: Yüzde 12,40 ||| Bayrampaşa Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı : 116.645 TL Kasım 2011 satış fiyatı :128.884 TL Değişim: Yüzde 10,49 ||| Beşiktaş Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 246.773 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 285.185 TL Değişim:Yüzde 15,57 ||| Beykoz Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı:228.120 TL Kasım 2011 satış fiyatı:226.544 TL Değişim: Yüzde -0,69 ||| Beylikdüzü Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 87.750 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 101.020 TL Değişim: Yüzde 15,12 ||| Beyoğlu Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 169.254 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 168.218 TL Değişim: Yüzde – 0,61 ||| Büyükçekmece Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 93.121 TL Kasım 2011 satış fiyatı:99.328 TL Değişim:Yüzde 6,66 ||| Çatalca Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı:83.070 TL Kasım 2011 satış fiyatı:87.755 TL Değişim: Yüzde 5,64 ||| Çekmeköy Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 111.769 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 119.451 TL Değişim:Yüzde 6,87 ||| Esenler Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı :101.088 TL Kasım 2011 satış fiyatı:96.669 TL Değişim: Yüzde – 4,37 ||| Esenyurt Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 76.207 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 83.043 TL Değişim: Yüzde 8,97 ||| Eyüp Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı:142.448 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 133.894 TL Değişim: Yüzde -6,01 ||| Fatih Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 140.571 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 149.433 TL Değişim: Yüzde 6,30 ||| Gaziosmanpaşa Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı:105.046 TL Kasım 2011 satış fiyatı:115.017 TL Değişim: Yüzde 9,49 ||| Güngören Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı:104.445 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 112.360 TL Değişim: Yüzde 7,58 ||| Kadıköy Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 212.431 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 246.999 TL Değişim: Yüzde 16,27% ||| Kağıthane Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 125.089 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 138.903 TL Değişim: Yüzde 11,04 ||| Kartal Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 121.865 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 135.084 TL Değişim:Yüzde 10,85 ||| Küçükçekmece Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 127.108 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 141.986 TL Değişim: Yüzde 11,71 ||| Silivri Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 85.901 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 93.097 TL Değişim:Yüzde 8,38 ||| Maltepe Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 135.297 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 138.582 TL Değişim: Yüzde 2,43 ||| Pendik Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 98.750 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 106.159 TL Değişim: Yüzde 7,50 ||| Sancaktepe Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 103.781 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 109.983 TL Değişim: Yüzde 5,98 ||| Sarıyer Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 205.596 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 231.966 TL Değişim: Yüzde 12,83 ||| Sultanbeyli Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 66.834 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 69.494 TL Değişim:Yüzde 3,98 ||| Sultangazi Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 90.162 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 98.850 TL Değişim: Yüzde 9,64 ||| Şile Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 114.465 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 122.482 TL Değişim: Yüzde 7,00 ||| Şişli Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 200.000 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 203.673 TL Değişim:Yüzde 1,84 ||| Tuzla Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 123.615 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 138.803 TL Değişim: Yüzde 12,29 ||| Ümraniye Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 137.116 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 147.790 TL Değişim: Yüzde 7,78 ||| Üsküdar Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 159.290 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 171.110 TL Değişim: Yüzde 7,42 ||| Zeytinburnu Emlak & Konut Fiyatları Aralık 2010 satış fiyatı: 115.981 TL Kasım 2011 satış fiyatı: 125.267 TL Değişim :Yüzde 8,01 Kaynak : Sabah

Çarpık Yapılaşmadan Kurtulmak İçin Emsal Artırılmalı!

Çarpık Yapılaşmadan Kurtulmak İçin Emsal Artırılmalı! Mecidiyeköy’deki Likör Fabrikası arazisi ihalesini kazanan ortak girişim grubu içinde yer alan Ağaoğlu Omak İnşaat’ın ortakları Orhan Akçay ve Halim Akçay, inşaat alanı hesabında kullanılan emsal katsayısının 3′e çıkarılması halinde eski yapı stokunun hızlı eritileceğini savunuyor Orhan Akçay, “3 emsal, eski yapı stokunu eritir, yeşil alan miktarını artırır. Sokaklar genişler” diyor İstanbul’daki yaklaşık 3.8 milyon konutu barındıran onbinlerce binanın en az yarısının, deprem güvenliği açısından yıkılıp yeniden yapılması gerektiği uzun süredir en yetkili ağızlarca dile getirilirken, bu kez, “Nüfusun yoğunlaştığı ilçelerde inşaat emsalinin artırılması halinde dönüşüm daha hızlı olur” önerisi ortaya atıldı. Mecidiyeköy’deki eski Likör Fabrikası arazisi için açılan ihalede en iyi teklifi verip kazanan ortak girişim grubu içinde yer alan Ağaoğlu Omak İnşaat’ın ortakları Orhan Akçay ve Halim Akçay, İstanbul’un sağlıksız ve güvensiz yapı stokundan, emsal oranlarının artırılmasıyla kurtulacağını, böylece inşaat sektörünün de önünün açılacağını söyledi. Dönüşüm şu an sancılı Grup şirketi Ağaoğlu Gama İnşaat’ın da ortağı olan Orhan Akçay, iki şirketle son dönemde Anadolu yakasında Ümraniye, Kadıköy, Ataşehir ve Maltepe gibi ilçelerde yeni projelere odaklanıp, sorunlu-çarpık yapüaşma olan bölgelerde parsel parsel arazi de topladıklarım ancak dönüşümün sıkıntılı bir iş olduğunu söyledi. Kadıköy-Merdivenköy ve Ataşehir’de projeler için arazi toplamaya devam ettiklerini söyleyen Orhan Akçay, “Dönüşüm mutlaka hayata geçecek. Fakat sıkıntılar var. 300-500 metrekare parseller, hatta daha küçükleri var. Müteahhitler çok para yatırmak istemiyor, yıllarca uğraşmak zorundasınız. Biz çok para yatırdık. Emsal oranları düşük olduğu için bu işler fazla cazip görülmüyor. Dönüşümde TOKİ’ye büyük iş düşüyor. Çünkü TOKİ’nin özel yetkileri var” diyor. Kimse neden el atmıyor Kadıköy’den başlayıp Kartal-Pendik’e kadar, yoğun yapılaşma olan bölgelerde halen 2-3 dönüm gibi çok küçük olan imar adaların büyütülmesini, inşaatlar için emsalin 3′e yükseltilmesini öneren Orhan Akçay, “3 emsal, mevcut yapı stokunu dönüştürür, yeşil alan miktarını artırır. Sokaklar da genişler. Bugün 2.07 emsali yüksek bulanlar var fakat, hektar başına planlanan nüfus iki katına çıkarsa; elektrik, su, doğalgaz altyapısını da iki katına çıkararak sorunu çözebiliriz” diye konuşuyor. Zaten eski altyapıların değişmesi gerektiğine işaret eden Orhan Akçay “İstanbul’da arsa var. Armutlu’ya, Üsküdar’a, Kadıköy’e neden kimse el atılmıyor” diye soruyor. Bina oturum alanı azalır Halim Akçay ise “Sorun, Kadıköy’den Kartal’a kadar 3 emsal ile çözülür” diye net konuşuyor. Büyük imar adaları oluşturup, sokakları emsale katmak gerektiğini savunan Halim Akçay, şöyle devam etti: “3 emsal, 3-5 sene içinde birçok binanın problemsiz hale gelmesini sağlar. İstanbul 3 emsali kaldırır, altyapıyı zaten müteahhit yenileyecek. Altyapı 3 emsalle rahatlar. Şu an sokaklar içice. 3-4 metrelik sokaklar 10 metre olur, yürüyüş parkuru bile olur. Binalar birbirinin güneşini kesmez, 2-3 dönümlük küçük imar adaları birleştirilirse, örneğin Kadıköy muazzam gelişir, uçuşa geçer. 50-100 bloğa doğalgaz hattı çekmek yerine sadece 4-5 blokta hat çekilir, müdahalesi kolay olur. Bina yüksekliği artıp inşaat oturum alanı azalacağı için yeşil alan artar, otoparklar yer altma iner.” Gecekondu bölgesinde parsel parsel topluyor Orhan Akçay, aile şirketleri olan Ağaoğlu Gama İnşaat ile kendi arazileri üzerinde, Ağaoğlu Omak İnşaat ile de taahhüt işlerinde yer aldıklarını, fakat zaman zaman bazı projeleri Omak İnşaat’ın Gama inşaat’a devrettiğini belirtiyor, yeni projelerle ilgili şunları kaydediyor: “Sancaktepe’deki 156 konut¬luk Meşelipark Apartments, Omak İnşaat’ın projesiydi; daireler teslim edildi, çok az sayıda daire henüz satılmadı. Projenin yüzde 70′i Omak’ın, yüzde 30′u Altun İnşaat’ın. Ağaoğlu Gama İnşaat, Göz-tepe-Merdivenköy’de Meşeli Apart’ı bitirdi. Toplam 17 ko¬nut ve 3 işyeri var. Toplamda 20 bağımsız bölüm. Gama’nın yeni projesi, Maltepe sahile yakın. 6.5 dönüm arazide 164 daire olacak. Sahil yoluna yaklaşık 150 metre mesafede Yılbaşından itibaren satışa çıkaracağız. Gama İnşaat ile Çekmeköy’de Akbirlik Sitesi’ni yapmıştık. Ayrıca, Şile’de Dream Houses’ı (Rüya Evleri) yaptık. Şile’de 10.5 dönümlük bir arazimiz daha var, oraya otel düşünüyoruz. Bu 10.5 dönüm araziye bitişik 15 dönüm ormanı da kiraladık. Ümraniye merkez ve Tepeüstü’nde Gama’nın iki iş merkezi projesi olacak. Omak’ın ayrıca, Ataşehir-Esatpaşa’da şu an 200 daire yapımına uygun arazisi var. Orada arazi toplamaya devam ediyoruz, 300 daireyi buluruz. Ataşehir’de iki imar adası var. Toplam 35 parsel topladık, 10 parsel daha alabiliriz. Şu an, 100 bin lira edecek daireye karşılık, 400-500 bin lira edecek daireverseniz bile, yanaşmayan arsa sahipleri olabiliyor.”

Varyap ve Çalık’dan Ataşehir’e karma proje

Varyap ve Çalık’dan Ataşehir’e karma proje
Varlıbaş Holding’e ait Varyap İnşaat ile Çalık Grubu şirketlerinden Gap İnşaat ortak girişimi, Emlak Konut GYO ortaklığıyla, Ataşehir’deki İstanbul Finans Merkezi’nde karma ünitelerden oluşan inşaat projesine başlıyor. Varyap CEO’su Erdinç Varlıbaş’ın açıklamasına göre, 1,5 milyar liralık yatırım değerine sahip proje 2012 yılının en büyük inşaat faaliyetlerinden biri olacak. Bu hafta içinde satış duyurusu yapılacak karma kullanımlı projede rezidans bloku, ofis bloku, yüksek katlı bir kule ile açık ve kapalı AVM yer alacak. İlk etapta satışa çıkarılacak 308 konuta, bu sayının 7 katından fazla ön talep geldi. Proje yapımında 1.500 kişiye doğrudan istihdam sağlanacak. Hizmete girdiğinde ise AVM kısmında 2.500 kişinin çalışması bekleniyor. Varyap ve GAP İnşaat, kulenin, Türkiye’nin global ekonomik dinamosu olma hedefinin simgesi olmasını hedefliyor. Varyap CEO’su Erdinç Varlıbaş, “Konut, işyeri, otel, alışveriş merkezi, eğitim ve kültür tesisleri ile sinema ve spor alanlarını bir araya getiren proje, çok işlevli bir proje olarak tasarlandı. Her biri sektörünün lideri 20′nin üzerinde uluslararası tasarımcı ve danışmanın bir araya geldiği Ataşehir projesi, dünya çapında bir proje. Uluslararası ölçekte pazarlanacak ve yurtiçi-yurtdışı yatırımcıların odak noktası olacak.” dedi.

Tapu dairelerinde para alış verişini bitirdik

Tapu dairelerinde para alış verişini bitirdik Ataşehir'de bulunan Ataşehir Tapu ve Kadastro, Kadıköy Tapu ve Kadastro müdürlüklerinin yeni binalarını ve yenilenen Ümraniye, Üsküdar, Pendik ve Tuzla ünitelerinin de uzaktan toplu açılışını yaptı. İstanbul Milletvekili Belma SATIR, Kadıköy Belediye Başkanı Slami ÖZTÜRK, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İLGEZDİ, Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa KARA'nın katıldığı törende konuşan BAYRAKTAR, 'Tapu dairelerinde para alış verişini bitirdik' dedi. Erdoğan BAYRAKTAR insanımızın devlet hizmetinden daha iyi ve rahat faydalanması için çalışıyoruz. Bugün 10 yeni ünitede vatandaşa daha iyi hizmet koşullarını oluşturmak için yaptığımız yenileme çalışmasının açılışını yapıyoruz. Ataşehir ve Üsküdar’da canlı açılış yapıyoruz. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde vatandaşın çok daha rahat istifade edeceği mülkiyet ortamı yaratacağız. Devlet Anayasal hak olan vatandaşın mülkiyet hakkını güvence altına alır. Vatandaşımız mülkiyet ve vesikası konusunda hassastır. Yılda yaklaşık 20 milyona hizmet veriyor tapu daireleri. 957 tapu dairesinden yaklaşık 600 ünü TAKBİS dediğimiz sistemle bilgisayar ortamına taşıdık. Tamamını kısa zamanda bilgisayara yüklemeyi hedefliyoruz. Tapu Müdürlerimizin çoğu 4 yıllık hukuk mezunu artık. Tapu işlemleri sırasında döner sermayeye kesilen az miktarda para ile oluşan kaynak ile tapu binalarını iyileştirip modernize ediyoruz. Bu modern binalar hem hizmet kalitesini artıracak, hem de bilgisayar ortamında işlemler hızlanacak. Bunlar tamamlanınca Türkiye’nin herhangi bir yerinde tapu dairesinden işlem yapılabilecek. Veraset ilamı nüfustan alınınca tapu dairsinde yapılabilecek. Noterlere bile yapılabilecek. Tapu kayıtları bilgisayara yüklendiği zaman bir parsele ait bütün bilgilere her hangi bir yerden ulaşılabilecek. Orman vasfını yitirmiş olan araziler 2b ler rayicinin biraz altında hak sahiplerine satılacak. Buradan gelen paralarla da yeni orman alanları yaratılıp ağaçlandırılacak. Kentsel yenilemede afet yenilemesinde kullanacağız. Bedelini ödeyip almazsa arttık kullanamayacak. Bizim yaptıklarımızın en yakın örneği Ataşehir. Devletin arazilerini toparlayıp modern şehirler yarattık ve Türkiye’ye yaklaşık 3 trilyon kazandırdık dedi.

BİR DÖNEM DAHA BİTTİ!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar, Ataşehir, Kadıköy, Ümraniye, Üsküdar, Pendik ve Tuzla Tapu Müdürlükleri toplu açılış törenine katıldı. Bakan Erdoğan Bayraktar törende yaptığı konuşmada şunları söyledi “Bunu söylemesi bile ayıp ama bundan evvel tapu dairelerine giderdik, tapu işlerini yapan memura dosyayı uzatırken altına zarf konulurdu. Memur zarfı çekmeceye atar, dosyayı alırdı. Türkiye’yi bundan kurtardık, kurtarmamız lazım. Bu çok ayıp bir şey. İstanbul’da 14 milyon insan yaşıyor. Artık tapu müdürlerimizin hepsi lisans eğitimi almış, 4 yıllık hukuk, mühendislik mezunu, yüksek okul mezunu. Tapu müdürlükleri çok büyük anlamda vatandaş eksenli, millet eksenli çalışıyorlar. Bu tip para alıp verme işini çözdük. Ama bahşiş verme yine var. Kusura bakmasınlar bazı emlakçı geçinenler var. Bunlar tapuya masraf vereceğim diye vatandaşımızdan para alıyorlar. Artık tapu dairelerinde biz böyle para alma, verme işini bitirdik. Bunu net olarak bitireceğiz. Tapu işleri artık kapı arkasında değil, bilgisayar ortamında. Bunun için Tapu Kadastro Bilgi Sistemini (TAKBİS) önümüzdeki dönem mutlaka bitireceğiz” dedi. Haber Kaynağı : Taka Gazetesi

Paranın kalbi Ataşehir’de atacak

Paranın kalbi Ataşehir’de atacak İstanbul’un Ataşehir ilçesine dünyanın en önemli ekonomi merkezleri arasına girmesi beklenen finans merkezi yapılacak. 2.5 milyon metrekarelik merkezde, Kapalıçarşı ve Topkapı Sarayı’ndan esinlenildi. İSTANBUL - Dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri olması hedeflenen İstanbul Finans Merkezi’nin proje detayları açıklandı. Merkezin 4 ana bölgeden oluşacağını anlatan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, “Kapalıçarşı’nın işleyişinden ve ortak mekan kullanımıyla Topkapı Sarayı’nın siluet ve tasarımından esinlenildi” dedi. Proje tamamlandığında, Halkbank, Vakıfbank, Bankacılık düzenleme ve Denetleme Kurulu (BBDK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) gibi kurumların Ankara’dan finans merkezine taşınacağını vurgulayan Erdoğan Bayraktar, şöyle konuştu: “Özel bankalar ve finans kuruluşları için de alanlar oluşturulacak. İnşaata yakında başlayacağız. Yüzyıllarca doğu batı arasında köprü olan İstanbul, yeniden dünyanın finans gözbebeği olacak.” Projede uzun soluklu bir çalışma yapıldığının altını çizen Bayraktar, şu bilgileri verdi: “Geçmişin her döneminde güç, ihtişam ve zarafetin sembolü olan İstanbul, tarihi misyonuna yakışır bir şekilde önce bölgesel ardından da küresel ticaretin merkezi olacak. Finans merkezinin yaptırılması görevi Bakanlar Kurulu kararı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verildi. Finans merkezi master planını yaparken; dünya ölçeğinde finans merkezi çalışmaları yapan yabancı bir proje grubu ile bölgesel nitelikte çalışmaları olan bir Türk proje grubunu birlikte çalıştırdık. Finans Merkezi’nin inşaası insanlara iş kapısı olacak. Proje tamamlandığında da 30 bin kişiye sürekli istihdam sağlanacak.” Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre; merkezin içerisine Kapalıçarşı’nın modern bir kopyası yer alacak. İstanbul’un tarihi dokusu ile ilişkilendirilerek geçmiş ve geleceğin çizgilerini birarada taşıyan bir siluet ortaya çıkacak. İçerisinde, modern çalışma alanlarını barındıran, finans sektörünün kalbini oluşturan ve günün 24 saati canlı yaşam alanlarının bulunduğu yeni bir kent oluşturulması hedeflendi. Finans merkezi, Topkapı Sarayı’nın etrafında oluşturulan yeşil banttan esinlenerek, İstanbul’un siluetinden kopmadan şehirden ayrılırken, yeşil alanlarla çevrenin nefes alması sağlandı. Ayrıca Topkapı Sarayı’ndaki surlar gibi finans merkezinin etrafındaki podyum hattı üzerinde devam eden yollar tasarlanarak, alan tek bir bütün haline getirildi. Farklı işlevler için kullanılabilecek avlular oluşturuldu. Tüm ortak alanlarda, İstanbul’un tarihi dokusunda yer alan ve geleneksel mimarinin imgelerini oluşturan çeşmeler, kapılar, arkadlar kullanıldı. İstanbul Finans Merkezi’nin 2 milyon 500 bin metrekarelik bir alanda inşa edileceğini kaydeden Erdoğan Bayraktar, projeyle ilgili bazı detaylar verdi. Buna göre; merkez 4 bölgeden oluşuyor. 560 bin metrekare ofis, 90 bin metrekare alışveriş, 70 bin metrekare otel alanı bulunuyor. 60 bin metrekare rezidans ve 2 bin kişilik bir konferans merkezi olmak üzere, 810 bin metrekare inşaat alanına sahip. 1’inci Bölge’de özel kurumlar ve denetim kuruluşlarına ait binalar yer alıyor. 2’nci Bölge’de ise banka ve finans merkezlerine ait binalar yer alıyor. Kongre ve kültür merkezi ile oteller ve konutlardan oluşan 3’üncü bölge Kapalıçarşı’daki gibi fonksiyonel sürekliliğini sağlıyor. Destek ve hizmet birimleri olarak tanımlanan okul, cami, polis ve itfaiye merkezinin bulunduğu 4’üncü Bölge ise ana bölge olarak tanımlanan 1’inci Bölge’nin çevresine yerleştiriliyor. New York, Londra ve Dubai’deki finans merkezlerinden daha büyük bir alanı kapsayacak olan İstanbul Finans Merkezi, Anadolu yakasında Ataşehir ile Ümrani’ye ilçe sınırlarının kesiştiği noktada E5 ve TEM’den yararlanabilecek şekilde inşa edilecek. Finans merkezi iki metro hattıyla da İstanbul’a entegre edilecek. 7 gün 24 saat yaşayan bütüncül bir mekan olarak düşünülen İstanbul Finans Merkezi, 5 bodrum kattan oluşacak podyum bloğu üzerine inşa ediliyor. Araç trafiği podyum içerisinde sağlanacağından, trafiğe kapalı ortak mekanlar ticaret, yaşam alanı olacak. Finans merkezinin etrafına da mini bir çevre yolu yapılacak. Podyum içinde 24 bin araçlık dev otoparklar bulunacak. Binalar arasında bisikletle ve yaya olarak gidilmesi sağlanacak.

OSB'lerde çivi çakılmayan 300 arsa geri alındı

OSB'lerde çivi çakılmayan 300 arsa geri alındı Hükümetin üzerinde çalıştığı yeni teşvik paketinde organize sanayi bölgelerine (OSB) destek verilmesi de yer alıyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, buralardaki yatırımcıların bir alt kademe bölge teşviklerinden faydalanma imkânı bulacağını söyledi. Ergün, bu bölgelerdeki arsa spekülasyonunun büyük ölçüde önüne geçildiğini, çivi çakılmayan 300'e yakın fabrika arazisinin geri alındığını açıkladı. Ergün, bu alanların yatırımcılara tahsis edildiğini ifade etti. Sanayide ara eleman sıkıntısı yaşandığına dikkat çeken Ergün, ihtiyaç ile meslek okullarının hem bölüm olarak hem de bulunduğu bölge olarak kesişmediğini kaydetti. Meslek lisesi ve genel lise dengesinin bozulduğuna dikkat çeken Ergün, genel liselerin oranının yüzde 60'lara ulaştığını kaydetti. Bakan, meslek lisesi eğitiminin yüzde 65, genel lise eğitiminin ise yüzde 35 olması gerektiğini ifade etti. Kendisinin de teknik meslek lisesi mezunu olduğunu ifade eden Yıldız, 1970'li yıllarda meslek liselerine bugün fen liselerinde olduğu gibi sınavla girildiğini, arkadaşları arasında profesör ve albay olanlar bulunduğunu kaydetti. OSB'ler içerisinde meslek okullarının kurulması konusunda Milli Eğitim Bakanlığı ile bir çalışma yaptıklarına işaret eden Ergün, "İdeolojik körlükler sebebiyle Türkiye'nin mesleki eğitimine, dolayısıyla ekonomiye çok ciddi darbe vuruldu. İşte şimdi Türkiye'nin geçen kayıp yıllarını, bu tür çalışmalarla telafi etmeye çalışıyoruz." dedi. Türkiye genelinde 33 OSB'de 41 mesleki eğitim kurumu bulunuyor. Bu kurumların sekizi meslek yüksekokulu, on yedisi meslek lisesi, biri ikili mesleki eğitim merkezi, on beş tanesi ise mesleki eğitim merkezinden oluşuyor. Ferhat ULUDAĞ

10 soruda Fikirtepe planı

10 soruda Fikirtepe planı Fikirtepe'nin dönüşümünü öngören plan, mülk sahiplerine yüksek yapılaşma hakkı tanıyor. Yetkililer, kimsenin hak kaybına uğramayacağına dikkat çekiyor. Peki bu plan neleri içeriyor, Fikirtepe nasıl bir değişime uğrayacak? Merak edilen soruları Kadıköy Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Erol Özyurt yanıtladı. Fikirtepe ve çevresini yeni bir çehreye kavuşturacak olan “1/1000 Ölçekli Fikirtepe ve Çevresi Uygulama İmar Planı”, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde kabul edildiğini geçen haftaki haberimizde duyurmuştuk. Peki bu plan neleri öngörüyor, Fikirtepe nasıl bir değişime uğrayacak? Merak edilen soruları Kadıköy Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Erol Özyurt'a yönelttik. Planın henüz kendilerine ulaşmadığını belirten Özyurt da İBB Meclisi İmar ve Bayındırlık Komisyonu'nun konuya ilişkin raporu ışığında sorularımızı yanıtladı.
1-Plan hangi bölgeleri kapsıyor? Fikirtepe'nin tamamına yakınını, Eğitim, Dumlupınar ve Merdivenköy mahallelerinin de bir kısmını oluşturan yaklaşık 130 hektarlık bir alan. 2003 rakamlarına göre bu bölgede 6 bin civarında yapı bulunuyor. 2-Kime, ne kadar yapılaşma hakkı veriliyor? Planda emsaller, etaplar halinde belirlenmiş. Konut alanlarında şöyle:: 200 metrekareye kadar olan parsellerde emsal 1.10, yükseklik 2 kat. 201 ile 600 metrekare arasında emsal 1.65, yükseklik 4 kat 601 metrekareden yüksek yerlerde yükseklik serbest. 1201 ile 2500 metrekare arası olan parsellerde emsal 2.58 2501 ile 4000 metrekare arası olan parsellerde emsal 2.79 4001 metrekareden büyük parsellerde 3.10 (yüzde 10'u park, okul, dini tesis, sağlık tesisi vb. gibi donatı alanı olması için kamuya terk edilecek) Kadastral adalar biraraya geldiği zaman emsal 3.72'ye yükseliyor. İmar adası oluştuğu zaman da emsal 4.14 oluyor. Bu birleşme olunca alanın yüzde 20'si kamuya terk ediliyor. Diğer bir grup da ticaret+hizmet veya ticaret+ hizmet+konut alanları. Bunlara yönelik rakamlar da şöyle: 601 ile 1200 metrekare arası parsellerde emsal 2.38, yükseklik serbest. 1201 ile 2500 metrekare arası parsellerde emsal 2.48, yükseklik serbest. 2501 ile 4000 metrekare arası parsellerde emsal 2.69, yükseklik serbest. 4001 metrekareden büyük olan parsellerde emsal 3.10 (yüzde 10 yeşil alan terki) Bu grupta da yine kadastral ada olarak biraraya gelen parsellerde emsal 3.72 (yüzde 20 kamuya terk). İmar adası olunca da emsal 4.14'ye çıkıyor. (yüzde 20 kamuya terk) Bu plan ile hiçbir parselin tamamı donatı alanına gitmiyor, mutlaka yapılaşma hakkı veriliyor. Yani kimse mağdur olmayacak, hak kaybı yaşanmayacak. Burada önemli olan halkın birlikte hareket etmesi. Çünkü ne kadar çok parsel birleşirse emsal de o kadar artacak. 3-Emsaller neden Kadıköy geneline oranla yüksek tutuldu? Kadıköy'de ayrık nizam yapıların hiçbirinde bu kadar yüksek emsal yok. Ortalama 2.07'dir. Çünkü Fikirtepe'de dönüşümün sağlanabilmesi için mutlaka sıradışı birşeyler vermek gerekiyordu. Yoksa buradaki insanları özendiremezsiniz. Dönüşüm için fazla emsal gerekiyordu ki Büyükşehir Meclisi bunu verdi. 4-Hangi kurum hazırladı planı? İstanbul Büyükşehir Belediyesi hazırladı ama Kadıköy Belediyesi'nin de emeği büyük. 5-Planda kamu binalarının durumu nasıl görünüyor? Zaten o bölgenin yakınında hastane olarak Göztepe SSK var. Planda okullar korunuyor. Kamuya terklerden oluşan alanlara da okul, yeşil alan yapılabilecek. 6-Cadde ve sokaklar değişecek mi? Mevcut yolların hepsi kullanılmayacak. Planda yer alan yolların hepsi genişleyecek, dar yol olmayacak. Kalkan yolların alanları da yeşil alan olarak oradaki insanlara hizmet edecek. 7-Fikirtepe'nin görünüşü nasıl olacak? Planda emsali yüksek olan bir yapılaşma var. O doğrultuda düşeyde yükselecek bir yer. Nüfus artacak. 8-Bölgede mülk sahibi olan herkes plana katılmak zorunda mı? Hayır, herkes katılmak zorunda değil. Tamamen isteğe bağlı, kimseye zorlama yok. 9-İstanbul'da kentsel dönüşümün olumsuz örneklerini görüyoruz. Sulukule'deki gibi insanlar evlerinden sürgün ediliyor. Fikirtepe'de de aynısı olacak mı? Hayır. Onların mülkiyet dokuları farklı. Burası tamamen şahıs parselleri. Bu planla kimsenin kimseyi bir yere gönderme ihtimali yok. 10- Bundan sonraki süreç nasıl işleyecek? Plan bize gelecek askıya çıkacak. 1 ay askıda duracak. İtirazlar yapılırsa değerlendirmeler yapılacak. Sanırım en erken 3 ay sonra da uygulamaya geçilebilecek. Fikirtepeli vatandaşlarımız şimdilik planın askıdan inerek yürürlüğe girmesini beklesinler. Zaten muhtarlarla bu konuya ilişkin aydınlatıcı toplantılar yapıyoruz. Muhtarlar da plana sahip çıksınlar ve takipçisi olsunlar.
Gökçe UYGUN

Kadıköy'den Kartala kadar emsal artmalı

Çarpık Yapılaşmadan Kurtulmak İçin Emsal Artırılmalı! Mecidiyeköy’deki Likör Fabrikası arazisi ihalesini kazanan ortak girişim grubu içinde yer alan Ağaoğlu Omak İnşaat’ın ortakları Orhan Akçay ve Halim Akçay, inşaat alanı hesabında kullanılan emsal katsayısının 3′e çıkarılması halinde eski yapı stokunun hızlı eritileceğini savunuyor Orhan Akçay, “3 emsal, eski yapı stokunu eritir, yeşil alan miktarını artırır. Sokaklar genişler” diyor İstanbul’daki yaklaşık 3.8 milyon konutu barındıran onbinlerce binanın en az yarısının, deprem güvenliği açısından yıkılıp yeniden yapılması gerektiği uzun süredir en yetkili ağızlarca dile getirilirken, bu kez, “Nüfusun yoğunlaştığı ilçelerde inşaat emsalinin artırılması halinde dönüşüm daha hızlı olur” önerisi ortaya atıldı. Mecidiyeköy’deki eski Likör Fabrikası arazisi için açılan ihalede en iyi teklifi verip kazanan ortak girişim grubu içinde yer alan Ağaoğlu Omak İnşaat’ın ortakları Orhan Akçay ve Halim Akçay, İstanbul’un sağlıksız ve güvensiz yapı stokundan, emsal oranlarının artırılmasıyla kurtulacağını, böylece inşaat sektörünün de önünün açılacağını söyledi. Dönüşüm şu an sancılı Grup şirketi Ağaoğlu Gama İnşaat’ın da ortağı olan Orhan Akçay, iki şirketle son dönemde Anadolu yakasında Ümraniye, Kadıköy, Ataşehir ve Maltepe gibi ilçelerde yeni projelere odaklanıp, sorunlu-çarpık yapüaşma olan bölgelerde parsel parsel arazi de topladıklarım ancak dönüşümün sıkıntılı bir iş olduğunu söyledi. Kadıköy-Merdivenköy ve Ataşehir’de projeler için arazi toplamaya devam ettiklerini söyleyen Orhan Akçay, “Dönüşüm mutlaka hayata geçecek. Fakat sıkıntılar var. 300-500 metrekare parseller, hatta daha küçükleri var. Müteahhitler çok para yatırmak istemiyor, yıllarca uğraşmak zorundasınız. Biz çok para yatırdık. Emsal oranları düşük olduğu için bu işler fazla cazip görülmüyor. Dönüşümde TOKİ’ye büyük iş düşüyor. Çünkü TOKİ’nin özel yetkileri var” diyor. Kimse neden el atmıyor Kadıköy’den başlayıp Kartal-Pendik’e kadar, yoğun yapılaşma olan bölgelerde halen 2-3 dönüm gibi çok küçük olan imar adaların büyütülmesini, inşaatlar için emsalin 3′e yükseltilmesini öneren Orhan Akçay, “3 emsal, mevcut yapı stokunu dönüştürür, yeşil alan miktarını artırır. Sokaklar da genişler. Bugün 2.07 emsali yüksek bulanlar var fakat, hektar başına planlanan nüfus iki katına çıkarsa; elektrik, su, doğalgaz altyapısını da iki katına çıkararak sorunu çözebiliriz” diye konuşuyor. Zaten eski altyapıların değişmesi gerektiğine işaret eden Orhan Akçay “İstanbul’da arsa var. Armutlu’ya, Üsküdar’a, Kadıköy’e neden kimse el atılmıyor” diye soruyor. Bina oturum alanı azalır Halim Akçay ise “Sorun, Kadıköy’den Kartal’a kadar 3 emsal ile çözülür” diye net konuşuyor. Büyük imar adaları oluşturup, sokakları emsale katmak gerektiğini savunan Halim Akçay, şöyle devam etti: “3 emsal, 3-5 sene içinde birçok binanın problemsiz hale gelmesini sağlar. İstanbul 3 emsali kaldırır, altyapıyı zaten müteahhit yenileyecek. Altyapı 3 emsalle rahatlar. Şu an sokaklar içice. 3-4 metrelik sokaklar 10 metre olur, yürüyüş parkuru bile olur. Binalar birbirinin güneşini kesmez, 2-3 dönümlük küçük imar adaları birleştirilirse, örneğin Kadıköy muazzam gelişir, uçuşa geçer. 50-100 bloğa doğalgaz hattı çekmek yerine sadece 4-5 blokta hat çekilir, müdahalesi kolay olur. Bina yüksekliği artıp inşaat oturum alanı azalacağı için yeşil alan artar, otoparklar yer altma iner.” Gecekondu bölgesinde parsel parsel topluyor Orhan Akçay, aile şirketleri olan Ağaoğlu Gama İnşaat ile kendi arazileri üzerinde, Ağaoğlu Omak İnşaat ile de taahhüt işlerinde yer aldıklarını, fakat zaman zaman bazı projeleri Omak İnşaat’ın Gama inşaat’a devrettiğini belirtiyor, yeni projelerle ilgili şunları kaydediyor: “Sancaktepe’deki 156 konut¬luk Meşelipark Apartments, Omak İnşaat’ın projesiydi; daireler teslim edildi, çok az sayıda daire henüz satılmadı. Projenin yüzde 70′i Omak’ın, yüzde 30′u Altun İnşaat’ın. Ağaoğlu Gama İnşaat, Göz-tepe-Merdivenköy’de Meşeli Apart’ı bitirdi. Toplam 17 ko¬nut ve 3 işyeri var. Toplamda 20 bağımsız bölüm. Gama’nın yeni projesi, Maltepe sahile yakın. 6.5 dönüm arazide 164 daire olacak. Sahil yoluna yaklaşık 150 metre mesafede Yılbaşından itibaren satışa çıkaracağız. Gama İnşaat ile Çekmeköy’de Akbirlik Sitesi’ni yapmıştık. Ayrıca, Şile’de Dream Houses’ı (Rüya Evleri) yaptık. Şile’de 10.5 dönümlük bir arazimiz daha var, oraya otel düşünüyoruz. Bu 10.5 dönüm araziye bitişik 15 dönüm ormanı da kiraladık. Ümraniye merkez ve Tepeüstü’nde Gama’nın iki iş merkezi projesi olacak. Omak’ın ayrıca, Ataşehir-Esatpaşa’da şu an 200 daire yapımına uygun arazisi var. Orada arazi toplamaya devam ediyoruz, 300 daireyi buluruz. Ataşehir’de iki imar adası var. Toplam 35 parsel topladık, 10 parsel daha alabiliriz. Şu an, 100 bin lira edecek daireye karşılık, 400-500 bin lira edecek daireverseniz bile, yanaşmayan arsa sahipleri olabiliyor.” 05.10.2010, 06:40

2 Mart 2012 Cuma

Ağaoğlu'ndan 4 yeni proje

Ağaoğlu, İstanbul'da 4 yeni projenin lansmanını yapmaya hazırlanıyor. Halihazırda 8 bin konutun inşaatına devam edildiğini aktaran Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu, mart ayında 10 bin konut projesi kapsamında dört projeye başlayacaklarının bilgisini verdi. Şu an İstanbul'da 30 bin üzerinde konut yapabilecek arazi stoklarının olduğunu açıklayan Ağaoğlu, bu yıl içersinde inşaatına başlayacakları ikisi Avrupa Yakası ikisi Anadolu dört projenin lansmanını önümüzdeki günlerde yapacaklarını aktardı. Önümüzdeki günlerde lansmanını yapacakları Maslak'taki projenin Türkiye'nin değil dünyanın en büyük projelerinden birisi olacağını açıklayan Ağaoğlu, yeni projenin İstanbul'u dünya ligine taşıyacak değerde olduğunun altını çizdi. Projenin dünyada ayrı bir konsept ve dahası mevcut yapılan konseptin de dışında çok ayrı bir hazırlık olduğunu aktaran Ağaoğlu, 2013 yılı ortalarında hayata geçecek projeye yaklaşık 5-6 milyar dolar yatırım yapacaklarını kaydetti. My Home'un Maslakta satışa sunulan 850 dairelik maslak projesinin şirket içinde adının Küçük Maslak olduğunu açıklayan Ağaoğlu, "Bugün halen 10bin konutun yapımına devam ediyoruz. Planlama aşamasında 10 bin konut projemiz var. Gayrimenkulde doğru projeye, doğru zamanda ve doğru fiyattan giren herkes bugüne dek yatırımının karşılığını aldı" dedi. NİSANDA PİYASA RAHATLAR Konut piyasasında 2011'in dördüncü çeyreğinden itibaren faizlerin giderek yükselmesiyle sektörde taleplerin var olduğunu ancak bir ertelemenin söz konusu olduğunu ifade eden Ali Ağaoğlu, 2012'nİn ilk aylarımnda da böyle geçtiğini ancak nisan ayından sonra konut kredi faizlerinde gevşeme süreci ile piyasanın rahatlayacağını aktardı. Firmaların çeşitli ödeme alternatifleri ile alım gücünü yukarı taşımaya başladıklarını ifade eden Ağaoğlu, Ağaoğlu Şirketler Grubu'nun da bu tip kampanya hazırlığında olduğunu vurguladı. Ağaoğlu, "Talep var, azalmış değil.Bu tür dövizin hareketli olduğu hatta belirsiz olduğu dönemlerde insanlar beklemeye geçiyor. 0. 80'den konut faizi kullanmaya alışmışken birden 1'in üzerinde çıkınca insanları tedirgin etti" şeklinde konuştu. Emel ÜNAL İSTANBUL

1 Mart 2012 Perşembe

Krediler Patladı, Mortgage Broker ve Kişisel Kredi Danışmanı’na Talep Arttı

Türkiye 2007 Yılında yürürlüğe giren Mortgage Yasası’yla “Mortgage Broker”ları ile tanıştı. Uzmanlar önümüzdeki 5 yıllık süreçte 25 bin Mortgage Broker’ına ihtiyacımız olduğunu belirtmekte. Mortgage Broker sayısı şu anda çok az fakat bu mesleğe olan talep her geçen gün hızla artmakta. Avrupa’nın İstanbul’u en gözde gayrimenkul yatırım merkezi olarak seçmesi, özellikle “Uluslararası Mortgage Broker”larına olan ihtiyacı arttırdı. Çok az sayıda olan Mortgage Brokerları, müşterilerden gelen yoğun talebi karşılamak için Kişisel Kredi Danışmanlığı servisi de vermeye başladılar. Şimdilik “Kişisel Kredi Danışmanı” açığı ile ilgili bir rakam verilemiyor. Kesin olan bir şey varsa da Türk Tüketicisi bu iki uzmanlık alanından servis alma konusunda çok hevesli. 25-45 Yaş Arasının Kariyerlerinde Yüzleri Gülecek Türkiye’nin ilk uluslararası Mortgage Broker şirketi olan MMI Mortgage Group Genel Müdürü ve Uluslararası Mortgage Broker Alp Demirler bu yeni kariyer fırsatı ile ilgili şunları söyledi: “Son aylarda tüketicilerden mortgagenın yanı sıra ihtiyaç ve araç kredileri ile ilgili de başvurular olmaya başladı. İlk zamanlarda bunun dönemsel bir talep olduğunu zannettik fakat daha sonrasında tüketici alışkanlığının süratle değişmiş olduğunu keşfettik. Türk Tüketicisi, finans dünyasındaki bütün gelişmelerden hızlı haberdar olmak ve kendisi için en uygun kredi imkanını öğrenmek için bu uzmanlarla çalışmayı tercih etmekte. Talepler Türkiye’nin her yerinden gelmekte. Günlük olarak bir Mortgage Broker ve Kişisel Kredi Danışmanı ortalama 100 kredi başvurusu ile karşılaşmakta. Bu yoğunluktaki talebi karşılamak mümkün değil. Bu nedenle acilen bu taleplere cevap verecek insan gücünü yetiştirmeliyiz.” Özellikle üniversite mezunu birçok kişi alacakları eğitimler sayesinde çok kısa zamanda önemli bir iş fırsatı yakalayabilir. Her iki uzmanlık alanında çalışacak kişilerde aranan en önemli özellikler: 1) İyi iletişimci olmak. 2) Hızlı ve seri çalışabilmek. 3) Temel finans ve kredi bilgisine sahip olmak (Bu konudaki bilgi açığı hem sınıf içi hem de iş başı eğitimlerle giderilmekte.) Peki Nerelerde İş Bulabilirler? Her iki iş alanı için “Girişimci” olarak kariyerinize başlayabilirsiniz. Özellikle müşteri taleplerine ulaşmak için iyi bir internet sitesi kurmak şart. Başlangıç olarak tek başınıza bu işi yapabilirsiniz. İleriki zamanlarda personel alımı yaparak işinizi büyüte bilirsiniz. Çalışan olarak kariyerinize devam etmek isterseniz: Mortgage Broker şirketleri, bankalar, emlak şirketleri, sigorta şirketleri ve büyük inşaat şirketlerinde çalışabilirsiniz. 45 Saatlik Eğitimle Mortgage Broker ve Kişisel Kredi Danışmanı Olmak Mümkün Türkiye’nin ilk uluslararası Mortgage Broker Şirketi MMI Mortgage Group ve Yıldız Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi’ni bir araya getirerek 42 saatlik çok özel bir eğitim programı hazırladım. 11 Haziran Cumartesi günü başlayacak olan “Mortgage Broker Sertifika Programı” Mortgage ağırlıklı olmasına rağmen yoğun talepler nedeniyle “Kişisel Kredi Danışmanlığı” ile ilgili bilgileri de içermekte. Bu program sayesinde mezunlar, her iki uzmanlık alanı ile ilgili bilgi ve deneyime sahip olabilecekler. Bu sertifika programının en can alıcı noktası eğitmenlerinin finans sektöründeki şirketlerin üst düzey yöneticilerinin olması ve uzmanların müşterilere hizmet verirlerken karşılaştıkları önemli vakalardan yola çıkarak eğitim içeriğinin hazırlamaları. Bu sayede katılımcılar teori değil uygulama bilgilerine sahip olacaklar. Yıldız Teknik Üniversitesi Beşiktaş Kampüsünde 11 Haziran’da başlayacak ve sadece Cumartesi Pazar düzenlenecek olan sertifika programı 26 Haziran günü son bulacak. Başvurular Yıldız Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (SEM) http://www.sem.yildiz.edu.tr ve www.mmi.com.tr sitesinden yapılabilmekte. 0212 347 88 01

Tapu İşlemlerinde Vekaletname Nasıl Hazırlanmalı?

Tamer Heper, Posta Gazetesi’ndeki bugünkü yazısında ” Tapu inceler ” başlıklı yazıyı kaleme aldı. Heper, yazısında tapuda işlem yapabilmek için vekletnamenin nasıl hazırlanması gerektiği ile ilgili soruyu yanıtlayarak okurlarını bilgilendiriyor… Soru: Bir kooperatif inşaatından daire aldık. Ancak daire numaraları tapuda bizim bildiğimiz daire numaraları değilmiş, dolayısı ile trampa gerekiyormuş. Karşı dairede oturanlar da buna razı ancak karşı dairenin maliki koma halinde hasta, oğlunda vekalet varmış. Bu vekaletle iş yapsak başımıza birşey gelir mi? M.O. Cevap: Bir kimse birine vekalet verdi mi, o vekaletteki yetkiler içinde kalmak kaydı ile vekil her türlü hukuki işlemi yapar, Ancak tapuda işlem yapabilmek için vekaletnamenin özel şekilde hazırlanması gerekir. Buna düzenleme şeklinde vekaletname diyoruz. Vekaletname özel şekilde olacak ve açıkça yapılması gereken işlemin ne olduğu yazılı olacak. Bunlar varsa tapuda işlem yapmakta sakınca yok. Hatta size bir başka teminat. Tapu idareleri vekaletnameler konusunda o kadar hassastır ki vekaletnamede bir eksiklik varsa zaten işlemi yapmazlar. Hatta bazen ipin ucu bile kaçar vekaletnamenin noktası veya virgülü ile uğraşırlar, tabii her zaman her yerde’değil. Yani vekaletname tapu dairesinde iyi bir elemeden geçer. Bu nedenle eldeki vekaletname ile tapu bir işlem yapıyorsa bilin ki bir hata yoktur, başınıza bir şey gelmez. Posta/Tamer Heper

Ali Hepşen: Ev Sahibi Olmak İçin Geç Kalmayın!

Faizler yükselişe geçse de, uzmanlar bugünleri konut ve kredide uygun dönem olarak değerlendiriyor. Çünkü, kredi puanının birkaç basamak daha ilerlemesi, uzun vadede taksitlerin yüzde 25 daha artması demek Konut alımında en önemli destekleyici unsur olan kredilerde yaşanan hareketlilik piyasayı doğrudan etkiliyor. Kredi faizlerinde yaşanan düşüş alımları arttırırken, yükselen faizlerse konut satışlarını düşürüyor. Son dönemlerde yaşanan faiz artışlarının da piyasada bir yavaşlatmaya neden olduğu bir gerçek ama yaz durgunluğuyla içi içe geçen bu dönemde doğru bir analiz yapılamıyor. Yani kredilerde yaşanan yükselişlerin piyasayı ne derece etkilediği tam olarak kestirilemiyor. Konut kredileri son aylarda yüzde 0.70-80’lerden yüzde 1.10’lara kadar yükseldi. Fakat konut fiyatlarıyla faiz oranlarındaki kısmi artış beklentileri dikkate alındığında pek çok uzman, bugünlerin konut almak için son derece uygun olduğu görüşünde. Faizler yükselirse maliyet artıyor İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Finans Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Ali Hepşen de bu doğrultuda düşünen isimler arasında yer alıyor. Konut alacakların çok iyi karar vermesi gerektiğinin altını çizen Hepşen’in bu tespiti, konut kredisinde aylık faiz oranlarının 120 ay vadede şu andaki yüzde 1.12 seviyesinden 1.62’ye yükselmesi beklentisi üzerine kurulu. Hepşen’e göre bu beklentinin gerçekleşmesi halinde bugün kredi alanlar yüzde 25 daha az ödeme yapmış olacaklar. Kısa vadede ise yüzde 8 daha az ödeme yapılacağını ifade eden Hepşen’e göre, bu durumda ise aylık taksit tutarları yüksek kalacak ve kredi kullanma ihtimali azalacak. ‘KONUT PİYASASINDA DENGELER FARKLILAŞIR’ Kredi kullanımında karar noktasının çok önemli olduğunun altını çizen Ali Hepşen, maliyetlerdeki artışın fiyatlara yansıyacağı ve satış fiyatlarındaki artışın da geçtiğimiz döneme kıyasla daha yüksek olabileceği görüşünde. Diğer yandan ekonomideki dalgalanmaların bankalar cephesinde kredi faiz oranlarında artış yaratması halinde özellikle uzun vadedeki ödeme cephesinde artışlar yaşanacağını vurgulayan Hepşen, “Faiz oranlarındaki artış olasılığı fiyat artışlarını sınırlandırsa dahi, konut piyasasında dengeler farklı noktalarda oluşacak” tespitinde bulundu. MİLLİYET

Mantolama Binaya ve Keseye Zarar Verebilir!

Tamer Heper, Posta Gazetesi’nde “Her derde deva!” başlıklı yazıyı kaleme aldı. Heper, yazısında mantolamanın binaya ve kişinin bütçesine zarar vereceğini belirterek konu ile ilgili okurlarını bilgilendiriyor…. Soru: Sitemizde mantolama yapan firma sözleşme gereği çıkan atıkları da kaldıracaktı ama kaldırmadı. Buna karşı ne yapabiliriz? • E.E. Cevap: Taraflar bir sözleşme yaptı ise bunun hükümlerine uymak zorundadır. Bu durumda yapılabilecek şeyler muhteliftir. Birincisi sözleşme maddeleri müsaitse hükümlerinin tamamı yerine getirilmediği için ücret ödenmeyebilir. Ücretin bir kısmı kaldı ise bakiyesi ödenmeyebilir. Tamamı ödendi ise atıkların makul bir sürede artırılması, aksi halde sizin attırıp parasını onlardan talep edeceğiniz hükmünü içeren bir ihtarname göndererek, makul sürede atılmadığı takdirde sizin attırmanız düşünülür. Bu halde de attırmayla ilgili tüm gider karşı taraftan talep olunur. Bunun için mantolama yapanlarla muhatap sözleşmeyi imzalayandır. Sair vatandaşlarımız için tekrarlayayım.. Öyle her teklif edildiğinde de mantolama yapılmaz. Mantolama her derde deva değildir. Yanlış yere yanlış biçimde yapılan mantolama binaya ve keseye zarar verebilir. Bunu yapmadan önce binanızın projesi ve anayapısı üzerinde bir mühendisin inceleme yapmasını ve ondan sonra karar vermenizi tavsiye ederim. Üstelik gün geçtikçe bu işin teknolojisi de değişmektedir, bugün eski teknolojiye de esir kalınmaması gerekmektedir. Posta/Tamer Heper

Bağımsız Bölümün Ne Maksatla Kullanılacağı Tapuda Görülür!

Tamer Heper, Posta Gazetesi’nde “Umarım yanlış anlamışsınızdır” başlıklı yazıyı kaleme aldı. Heper köşesinde bağımsız bölümün ne maksatla kullanılacağının tapuda belirtildiğine değinerek konu ile ilgili okuyucusunun sorusuna yanıt arıyor….. Soru: Küçük bir işhanının girişirîde iki metrekarelik bir alanın tapulu sahibiyim. Burası çay ocağı olmak üzere inşa edilmiş. Bir bağımsız bolum maliki buranın ortak alan olduğunu iddia ederek dava açtı, davayı kaybetti. Buranın bağımsız bölüm olduğu, bana ait olduğu tespit edildikten sonra hakim 33′üncü maddeye göre benim bu yeri çay ocağı olarak işletmem için bana 30 gün süre verdi. Böyle emirle işyeri açılır mı? Üstelik işhanının altında çayı kahvesi oları pastane var, yani ben işyeri açsam tek bardak çay satamam. Üstelik benim yapacağım iş de değil. Böyle karar olur mu? H.K. Cevap: ilginç Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 33′üncü maddesi hakime gereken hallerde uygun bulacağı kararı verebileceğini söylüyor. Ancak bu tedbir makul ve mantıklı olmalı. Sair hukuki konularla çatışmamalıdır. Sizin olayınıza benzer olaylar şöyledir: Bir bağımsız bölümün ne maksatla kullanılacağı tapuda görülür. Meskendir, işyeridir, depodur. Bunlar tapu kütüğünde ve tapu senedinde görülür. Ancak buna aykın davranış görülmektedir. Örneğin meskenlerde işyeri açılması, deponun meskene kiralanması gibi. Bu gibi hallerde mahkemeye başvurulduğunda hakim örneğin otuz gun içinde eski hale getirilmesi kararı verir. Yani işyerine dönüştürülen meskenin yeniden mesken haline getirilmesine veya mesken haline dönüştürülen deponun yeniden depo haline dönüştürülmesine karar verir. Sizin olayda olsa olsa tapuda işyeri (çay ocağı) olarak görülen bu yeri, yine örnek olarak söylöyeyim, depoya çevirdiyseniz hakim ışyenne dönüştürülmesi için size otuz gün süre verebilir. Ancak size bu yeri çay ocağı olarak işletmek için süre veremez. Çünkü herkes ticaret yapmakta serbesttir. Bu bir özgürlüktür. Dolayısı ile size zorla çay ocağı işleteceksin demek sizin temel özgürlüğünüze müdahaledir. İster bir işyeri açarsınız, isterseniz açmazsınız, açma konusunda zorlanamazsınız, işyerini mesken yapma denilir ama işyerinde gel çay ocağı aç işlet denmez. Diyorum ki yukanda anlattığım şekilde, acaba dükkanı-işyerını eski haline getir gibi bir karar çıktı da siz mi yanlış yorumluyorsunuz? Bir de yeri gelmişken bir noktaya daha dikkat çekmek isterim. Tapuda bağımsız bölümlenn mesken, işyeri, depo olarak tescili mümkün. Ancak işyeri ayırımı yapmak yanlış. Işyennı örneğin, manav veya kasap diye nitelemek olmaz. Bunun tescilinin tapuda yapılmaması lazım. Ancak yapıldığını görüyorum. Bu husus da kısa zamanda önemli problemlere neden oluyor, iş kolu açıkça belirtildiğinde onu, “bu yer işyeridir” diye anlamak gerekir. Dikkat çekeyim istedim. Posta/Tamer Heper

Ortak Mahallerde Tadilat Yapılamaz!

Tamer Heper, Posta Gazetesi’ndeki bugünkü yazısında ” Davayı istediğinize açabilirsiniz ” başlıklı yazıyı kaleme aldı. Heper bugün kaleme aldığı yazısında ortak mahallerde yapılan tadilat ile ilgili merak edilenleri yanıtladı… Soru: Binamızdaki bir daire sahibi pencere doğramalarını değiştirdi, ancak kendine göre bir şekil verdi, yani binamızın tapudaki fotoğrafına uymuyor. Bunu başka daireler de yaptı. Ben bir tek bu kişiyi dava etsem olur mu böyle bir dava kazanılır mı? S.Ç. Cevap: Her kat maliki binanın sağlamlığını ve estetiğini korumakla görevlidir. Aynca biliyorsunuz ortak mahallerde tadilat yapılamaz. Şimdi binanın ön cephesinin belli bir görünümü vardır. Bu projede çizili görünümdür ve sizin de tespit ettiğiniz gibi tapuya verilen fotoğrafla tespit edilmiştir. Bu görünümün bozulması binanın estetiğinin bozulmuş olması anlamını taşır. Aynca binanın ön cephesi de ortak alandır. Dolayısı ile müdahale edilemez. Yani pencere doğramalannı değiştirenler, pencerelerin şekillerine sadık kalmak zorundadır. Malzeme değişebilir ancak görünüm değişmez. Yani böyle yapan birine eski hale getirmesi için dava açabilirsiniz. Başkasının da değiştirmiş olması halinde ve sizin bunlardan birine dava açmanız halinde diğerlerine açmamanız bir savunma olarak kullanılamaz. Posta/Tamer Heper

Kira Sözleşmesi Yapılırken Kiracıdan Teminat Alınabilir!

Tamer Heper, Posta Gazetesi’ndeki bugünkü yazısında ” Endişe etmeyin ” başlıklı yazıyı kaleme aldı. Heper, köşe yazısında Kira sözleşmesi yapılırken kiracıdan teminat alınabileceğine değinip bu konuda merak edilenlere yanıt aradı… Soru: Bir işyerinde kiracıyım, dükkan sahibi işyerini kiralarken benden teminat aldı, ancak işyerini sonradan satmış. Eski malikten teminatın ne olduğunu sorduğumda, yeni malike devrettiğini söyledi. Buna rağmen yeni malik benden teminat istiyor. Ne yapmalıyım? 0.0. Cevap: Kira sözleşmesi yapılırken kiracıdan teminat alınabilir. Bu sistem artık yerleşti. Ancak malik değiştiğinde özellikle sizin durumunuzda olan biri için, yani teminatın yeni malike devredildiği hallerde yapacağınız herhangi bir şey yoktur. Yeni malik her türlü hak ve vecibesi ile birlikte bir gayrimenkulu satın alır, dolayısı ile kira sözleşmesi de devralınır ve aynı şartlarla devam eder. Dolayısı ile sizin sözleşmenizde ne varsa artık yeni malik için de geçerlidir. Yani ödeyeceğiniz bir şey yok. Hatta teminat olmadan eski malikle sözleşme yapsaydınız da yeni malik bu hali ile devralsaydı, yeni malik sözleşme sürerken sizden teminat isteyemeyecekti. Endişe edecek bir durum yok. Posta/Tamer Heper

Konutta Tespit Raporu Nedir?

Tamer Heper, Posta Gazetesi’nde ” Siz yapı parasını alın ” başlıklı yazıyı kaleme aldı. Heper, kaleme aldığı yazısında binada sıva ve boya ihtiyacı olan yapının tamiratıyla ile ilgili okuyucusunun sorduğu soruyu cevaplıyor…. Soru: Binamız 1975 yılında yapıldı ancak artık dış cephe boyası çok yıprandı, hatta sıvalar dökülmeye başladı. Binamızda bu onarımı yapmak için kat malikleri arasında anlaşma olmuyor. Ben bir tespit yaptırıp sonra onarımı yapsam diğer kat maliklerinden bu parayı alabilir miyim? I.Y. Cevap: Evet binanızın sıva ve boyaya ihtiyaç duyduğuna dair tespit raporu alırsanız ve onanmı yaparsanız diğer kat maliklerine arsa payları oranında başvurup hisselerine düşen parayı isteyebilirsiniz. Bunun için masraf faturasını alıp diğer kat maliklerine önce birer icra takibi yapın. Takibe itiraz olursa konu mahkemeye yansıyacaktır. Bu iş biraz zamanınızı alır ama başka çare de yoktur. Binanın harabiyetini önlemek için bunu yapmak zorundasınız. Ne yazık ki aramızda pek çok kişi binanın geleceğini hiç düşünmeden her şeye itiraz edebilmektedir. Oysa herkes ortak yapı olan binanın sağlamlığını hatta estetiğini korumak zorundadır Posta/Tamer Heper

Kat Malikleri Kira Akdine Uymayınca Ne Yapılmalı?

Tamer Heper, Posta Gazetesi’ndeki yazısında ” Üç çözüm ” başlıklı yazıyı kaleme aldı. Heper, bugünkü yazısında kat malikleri kira akdine uymayınca ne yapılması gerektiğine cevap arayarak okurlarını konu ile ilgili bilgilendiriyor… Soru: Binamızda dört dairede kiracı var, on dairede kat maliki oturuyor. Benim üstümdeki daire gece öğrenimi gören öğrencilere kiralanmış. Gece 12 civarında okuldan geliyorlar ve sabana kadar gürültü yapıyorlar. Birkaç defa polis çağırdım, iki gün sustular sonra yine aynı gürültü. Polisler geldiğinde de evde kalabalık gruplar görüyoruz. Bunlara karşı önlem yok mu? E.Y. Cevap: Doğrusu çekilmez bir durumdasınız ve elbette bunun halli lazımdır. Öncelikle size Medeni Kanun’un 737′nci maddesinden söz edeyim. Bu maddede taşınmaz mülkiyetinden doğan hakların kullanılması sırasında komşuların olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıklardan kaçınılması gereği hüküm altına alınmıştır. Bunlara örnek verirken de gürültü ve sarsıntı yapmak örnekler arasında sayılmıştır. Dolayısı ile buna uyulmaması halinde hakimden olaya müdahale etmesi istenebilir. Borçlar Kanunumuzda da bir madde var: 256′ncı madde. Bu madde bina dahilinde oturanların tam bir ihtimamla hareket etmesi gerektiğini ifade ediyor ve uyarıya rağmen davranışın sürmesi halinin tahliye nedeni olduğunu söylüyor. Ancak tahliye için kiralayanı görevlendiriyor. Son olarak da Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 33′üncü maddesinden söz etmeliyim. Diyor ki “Kat maliklerinden birinin yahut onun katında kira akdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı surette faydalanan kimsenin borç ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya kat malikleri ana gayrimenkulun bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarak hakimin müdahalesini isteyebilir.” Hakim halin icabına göre gerekli önlemi alır. Bunlann arasında elbette tahliye kararı da vardır. Posta/Tamer Heper

TOKİ, 23 İlin Kırsalında 4 Bin 93 Konut İnşa Etti!

Şehir merkezlerine yaptığı konutlar, hastaneler, okullar, stadyumlar gibi “5 yıldızlı” projelere imza atan Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), tarımköy uygulamaları kapsamında da 23 ilin kırsalında 4 bin 93 konut inşa etti Konutların yanı sıra, yaptığı sosyal donatı alanları, yollar, yeşil alanlar ve çocuk parklarıyla “modern yaşam alanları” oluşturan TOKİ, şehrin standartlarını buralarda yaşayanların ayağına getiriyor. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, tarımköy uygulamaları kapsamında “sıfırdan” köyler inşa eden TOKİ, 23 ilde 4 bin 93 tarımköy konutunu bitirdi, 5 ilde bin 751 konut için ise çalışmalar devam ediyor. Konut atağını kırsal bölgelere taşıyan TOKİ, şehir hayatının standartlarını kırsalda yaşayan vatandaşlara sunmak için başlattığı proje kapsamında her bölgenin ihtiyaç ve özelliklerine göre farklı konutlar yapıyor. Projenin uygulandığı illerden biri olan Erzurum’da kış şartlarına uygun konutlar istenirken, Mardin ve Şanlıurfa’da yöresel mimarinin ön plana çıktığı konutlar tercih ediliyor. Bugüne kadar çoğu “derme çatma” evlerde yaşayan vatandaşlar, tarımköy uygulamaları ile çevre düzenlemesi, yeşil alanı, düzenli yolları, alt yapısı, çocuk parkı, okulu ve sağlık ocağı hazır hale getirilen modern konutlara kavuşuyor. TOKİ, konutların yanı sıra, cami ve köy yaşamının vazgeçilmezleri olan köy odası, ahır ve samanlıkları da unutmuyor. -Proje, sadece bina yapımını kapsamıyor- Bu arada, tarımköy projesi sadece bina yapımını kapsamıyor. Proje kapsamında toprağı olmayan çiftçilere tarım arazisi ve işletme kredisi veriliyor. Köyün su kaynakları, çayır, mera ve orman alanları da göz önüne alınarak mevcut köy mimarisi ve dokusunun korunmasına özen gösteriliyor. Tarımköyler için ayrıca, sel ve deprem gibi afetlere karşı da zemini sağlam ve korunaklı yerler tercih ediliyor. Proje kapsamında dağınık durumdaki yerleşim yerleri bir araya toplanırken, yerel mimari, doku korunarak yenileniyor. Şehirlerdeki standartları aratmayan evlerde oturan vatandaşlara sosyal tesisleri ve altyapısıyla hazır, modern bir köyde yaşama imkanı sunuluyor. -23 il bitti, sıra diğer illerde…- Tarımköy projeleri kapsamında 23 ilde yatırım maliyeti 341 milyon lira olan 4 bin 93 tarımköy konutu inşa edildi. Adana’da 210, Afyon’da 249, Aydın’da 142, Batman’da 196, Bayburt’ta 80, Bilecik’te 122, Bingöl’de 89, Çankırı’da 222, Erzincan’da 420, Erzurum’da 119, Gümüşhane’de 60, Isparta’da 105, Kahramanmaraş’ta 119, Karaman’da 187, Kayseri’de 140, Kırşehir’de 116, Konya’da 200, Muğla’da 127, Siirt’te 225, Sivas’ta 40, Şanlıurfa’da 787, Van’da 78 ve Yozgat’ta 60 konutu bitiren TOKİ, önümüzdeki dönemde Afyon, Erzincan, Kayseri, Karaman ve Şanlıurfa’da bin 751 konut daha yapacak. Öte yandan, Afyon, Ankara, Bayburt, Balıkesir, Bursa, Elazığ, Erzurum, Hakkari, Karaman, Kırşehir, Konya, Kütahya, Muğla, Nevşehir, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak ve Tunceli’de de yeni tarımköy projeleri için talep toplanması devam ediyor. AA

İSFALT, Türkiye’de Eğitim Programları Düzenliyor!

İSTANBUL ÇELİK ÇATI İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştirak şirketi İstanbul Asfalt Fabrikaları Sanayi ve Ticaret A.Ş.( İSFALT), yaptığı başarılı çalışmaları Türkiye çapında gerçekleştirdiği eğitimlerle anlatmaya devam ediyor İSFALT’ın, Türkiye Belediyeler Birliği ile yürüttüğü eğitim programı, Edirne’den sonra İzmir ile devam etti. Asfalt üretim teknikleri ve kaliteli asfalt uygulamaları konusunda bilgi ve tecrübelerini bütün Türkiye ile paylaşmayı sürdüren İSFALT’ın, Haziran 2012′de tamamlanması planlanan eğitim programlarının ikincisi 22-24 Haziran tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirildi. İzmir, Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa, Aydın, Denizli, Muğla il ve ilçe belediyelerinin katılımıyla yapılan seminere, ayrıca Karayolları’nın bölge illerindeki birimleri ile özel sektörden profesyoneller katıldı. Seminer çerçevesinde İSFALT’ın teknik konularda uzmanlaşmış eğitmenleri, katılımcılar ile birlikte İzmir Büyükşehir Belediyesinin asfalt üretim tesislerinde örnek uygulamalar yaparak görüş alışverişinde bulundu. A’dan Z’ye asfaltı anlatan eğitmenler, ayrıca İzmir ve Ege bölgesi şartlarına özel asfalt üretim ve uygulamaları hakkında katılımcılara yeni ufuklar açtı . 12 bölgeden 7′sindeki eğitimler, 2011 sonuna kadar gerçekleştirilecek ve İsfalt uzmanlığı 40 ayrı ile ulaşmış olacak. Yeni Şafak

Kentsel Dönüşüm 11 İlde Başlıyor!

Bina kimliği uygulaması öncelikli olarak birinci derece deprem riski taşıyan 11 ilde hayata geçirilecek. Bu iller İstanbul, İzmir, Kocaeli, Denizli, Kütahya, Afyon, Van, Erzincan, Sakarya, Yalova, Düzce Düğmeye basıldı 1 Van depreminin ardından kentsel dönüşüm için düğmeye basıldı. Hazırlanan yasa taslağı 14 Kasım’da Bakanlar Kurulu’nda ele alınacak 2 Taslağa göre İstanbul, İzmir ve Van’ın da bulunduğu öncelikli 11 ilde tüm binalar incelenerek dayanıklılıklarını belirten ‘kimlik kartı’ verilecek Van depreminin ardından hazırlanan kentsel dönüşüm ile ilgili yasa taslağı birinci derece deprem riski bulunan 11 il öncelikli olmak üzere Türkiye’deki tüm binalara “kimlik kartı” bulunması zorunluluğu getirecek. Taslak, 14 Kasım Pazartesi günü Bakanlar Kurulu’nda ele alınıp Meclis’e gönderilecek. Kentsel Dönüşüm Yasa Taslağı kapsamında, deprem bölgelerindeki binaların kimliği bulunacak. Kimlikte, binaların yapım yılı, hiç güçlendirme yapılıp yapılmadığı, yapılmadı ise buna gerek olup olmadığı, olası bir depreme dayanıklılığına kadar tüm bilgiler yer alacak. Bu kimlikler aynı zamanda “deprem kontrol sertifikası” olacak. “Depreme mukavemet gösterir” ifadesinin kimlikte yer alabilmesi için binalar teknik ve bilimsel bir dizi işlemden geçirilecek, adeta binaların röntgeni çekilecek. Binalardan beton örnekleri alınacak, beton basınç testi uygulanacak, zemin ve temel kalınlığı, kolon ve kiriş demirlerinde oksitlenme olup olmadığı incelenecek. Tüm bu incelemeler sonrasında binanın “depreme mukavemet raporu” hazırlanacak. ÖNCELİKLİ 11 İL “Bina kimliği” uygulaması öncelikli olarak birinci derece deprem riski taşıyan 11 ilde hayata geçirilecek. Bu iller İstanbul, İzmir, Kocaeli, Denizli, Kütahya, Afyon, Van, Erzincan, Sakarya, Yalova, Düzce. Van’da bina taraması başladı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, Van’da bina taraması başlattı. Tüm mahalleleri, işyerlerini, hastaneleri, yüksek katlı binalar ile evleri en ince ayrıntısına kadar inceleyen yetkililer, hasarlı binaları tespit edecek. Hazırlanacak raporun ardından “oturulamaz”! raporu verilen binaların hepsi yıkılacak. beş kişilik denetleme ekibi, bina tarama işlemine Van merkezinde başladı. Bakanlık yetkilileri, sokak sokak, mahalle mahalle dolaşarak her ev, işyeri ve kamu binalarını inceliyor. Çalışmanın iki haftada tamamlanması bekleniyor. Sabah/MEHMET ALİ BERBER

Kentsel Dönüşüm 11 İlde Başlıyor!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar, artık kimsenin ‘karlı iş’ diyerek müteahhitlik yapamayacağını söyledi. Bütün daire sahipleriyle anlaşma şartını kaldıracaklarını kaydeden Bayraktar, “çok ciddi bir denetim mekanizması oluşturacağız” dedi TÜRKİYE’NİN YENİ ŞEHİRLERİ YÜKSELECEK TOKİ’de önemli işlere imza attı, artık Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar. Van’da yaşanan depremin ardından Van’a ilk gidenlerden. Bayraktar, izlenimlerini şöyle anlatıyor: “Vatandaşın yanındayız, onlarla hemhal olduk. Vatandaşlar arasında ayrımcılık yapan belasını bulur. Köylere pırıl pırıl 1 katlı, 2 katlı, hayvan barınakları olan çağdaş evler yapacağız. Erciş’te ve Van’da modern siteler yapacağız, insanlarımızı bu evlere yerleştireceğiz. Şu anda ön geçici iskan için çadırları dağıttık, çadır kentleri kurduk, arkasından kışı atlatmak için Mevlana evleri ve konteynerleri getirmeye başladık, 10-15 gün içinde kalıcı konut ihalelerini yapacağız, gelecek sene bu vakitler gelmeden de kalıcı konutlar vatandaşa teslim edilecek. Modern, depreme dayanıklı, sosyal donatıları olan yerleşim birimleri kurulacak. Depremden zarar gören Van Belediyesi’nin, Erciş Belediyesi’nin, belde belediyelerimizin İller Bankası’na olan borçlarını 1 yıl faizsiz olarak erteliyoruz.” Bir afet karşısında Türkiye’nin hemen bütün bölgelerinde karşılaşılacak manzara farklı olmayacak. Bu gerçeği değiştirmek için heyecanlı, azimli. TÜRKiYE’DE 10 MiLYON BiNA RiSK ALTINDA * Erciş’te gördük, mesela bir bina çökmüş, hemen yanındaki bina ayakta. Yapılar neden denetlenemiyor? Devletin yargı, denetim ve güvenlik olmak üzere 3 görevi var. Gelişmiş ve modern ülkelerde, denetim ağırlıklı bir yapı vardır. Türkiye de geldiği pozisyon itibariyle özellikle yapı, inşaat ve üst yapılarda bundan sonra artık ruhsat işkenceli değil, denetim odaklı bir yapıyı kurmak zorundadır. Bizim bakanlığımız da onun için kuruldu, öncelikli görevimiz yapı sistemini kaliteli hale getirmek. TEKNİK MÜŞAVİRLİK SİSTEMİ * Nasıl kurulacak bu yapı? Bundan sonra yapıları zemin etüdünden tutunuz da iskân müsaadesine kadar olan safhasında çok ciddi bir denetim mekanizması oluşturacağız. Yapı denetim kuruluşlarını ‘A,B,C,D’ diye kategorize edeceğiz ve teknik müşavirlik kuruluşları haline dönüştüreceğiz. * Ne yapacak bu teknik müşavirlik kuruluşları? Teknik müşavirlik kuruluşları müteahhitliğin dışında inşaat sektörüyle ilgili her işi yapabilecekler. Proje de yapabilecekler, denetim de yapabilecekler. Yalnız kendi yaptıkları projeyi kendileri denetleyemeyecek. Yapı sahibi, yapıyı yapan müteahhit, yapının fenni mensulü, yapıyı denetleyen teknik müşavirlik kuruluşu, bunu denetleyen belediyeler, zincirleme bir şekilde hepsi sorumlu olacak. * Genellikle sorumluluklar lafta kalıyor. Bu sorumluluk lafta kalmayacak. Başta maddi cezalar olmak üzere, yapım sırasında ciddi para cezaları, arkasından kapatma cezaları ve disiplin cezaları olmak üzere kişinin konumuna göre cezalar getireceğiz. Hafiften ağıra doğru uygulanabilir cezalar olacak. Nasıl polis sisteminde, vergi sisteminde, zabıta sisteminde, sağlık sisteminde bir denetim varsa yapı sisteminde aynı şekilde bir denetim sistemini kuracağız. * Müteahhitliğe nasıl bir düzenleme getirilecek? Hem müteahhitlikte hem de ustalık, kalfalıkta sertifikasyon sistemini getireceğiz. Yani artık kimse elindekini satıp “müteahhitlikte kâr var” deyip müteahhitlik yapamayacak. Yaparsa teknik müşavirlik sorumluluğunda yapabilecek, kendi başına müteahhitlik yapamayacak. İŞTE ÖNCELİKLİ İLLER * Şu anda kaç konut var denetime girecek? 19, 5 milyon konut stoğu var. 19,5 milyon konut stoğunun hâlâ yarısına yakını salaştır, kaçaktır, depreme dayanıksızdır veya mühendislik biliminden yoksundur. Biz öncelikle deprem hattı üzerinde bulunan en salaş, en dayanıksız, kaçak, hazine arazileri üzerindeki kaçak binalardan başlayarak bunları dönüştüreceğiz. Türkiye’nin çok ciddi bir yenilenmeye ihtiyacı var. * Hangi illerde başlayacak? İstanbul, İzmir, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Bingöl, Van, Diyarbakır öncelikli yörelerimizdir. * Nasıl tespit edilecek bu binalar? Başladık tespit etmeye. Bununla ilgili çok ciddi firmalar var. Karot firmaları var, hem evin röntgenini çekecek hem de betonun dayanıklılığını ölçecek. 120 İMZA, 7′YE DÜŞECEK * Mesela İmar Kanunu’nda ne gibi düzenlemeler öngörülüyor? İmar Kanunu’nda bir defa yeknesaklık getireceğiz. Her belediye kendi istediği gibi imar yönetmeliği yapamayacak. Belediyeler rahatlayacak, ama imar bütünlüğü de sağlanacak. İmar Kanunu da denetim esaslı bir yapıya kavuşacak. Bir imar ruhsatı, bir inşaat ruhsatı alıncaya kadar 120 imza atılıyor, 70 belge alıyorsunuz, biz bunu düşürebilirsek 7′ye düşüreceğiz. 7 belge ile inşaat ruhsatını alacak, ama inşaatın her safhasında temeli dökerken, kolon dökerken, zemin dökerken, kalıp yaparken her safhasında denetlenecek. İmar Kanunu’nda bunu getireceğiz. İmar Kanunu’nun 18. maddesinde daha rahat terk yapılabilmesi, parsellerin daha rahat hamur edilebilmesi, ada bazında parsellerin hamur edilmesi yeniden düzenlenecek. İmar Kanunu’nu günün şartlarına uygun hale getireceğiz. HIZLI KAMULAŞTIRMA İÇİN YASAL ALT YAPI HAZIRLANIYOR * Nasıl yıkılacak bu binalar? Vatandaşlara “Sen buraya kiraya taşın” diyeceğiz, vatandaşın durumu müsait değilse ona her türlü yardımı yapacağız. Elimizde konut varsa, “Bu konuta taşın” diyeceğiz, eğer “Kardeşim benim evimin parasını verin ben gideceğim” diyorsa vereceğiz parasını gidecek. Eğer oradaki enkazının bedeli 20 lira ise biz ona 30 lira vereceğiz. Kentsel dönüşüm bölgesindeki bir vatandaşın tapulu mülkünün bedeli 60 lira ise biz ona 65 lira-70 lira vereceğiz. Evinin yerine ev yapabileceksek ona “Şimdilik kirada otur, evinin yerine ev yapacağız, oradan sana ev vereceğiz” diyeceğiz. Bütün bu iyi niyete rağmen, vatandaş bunları kabul etmezse bunları kamulaştıracağız. Hızlı kamulaştırma çıkaracağız. Siyasi irade, kaçak yapılardan, depreme dayanıksız yapılardan artık Türkiye’yi kurtarma kararlılığında. Özellikle fay hattında kaçak, depreme dayanıksız binalar ya yıkılacak ya yıkılacak. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı “Benim siyasi hayatıma mâl olsa da artık depremlerde bu acıları yaşamak istemiyorum” diyebiliyorsa Türkiye bu binaları artık taşıyamaz. Bunun yasal alt yapısını hazırlıyoruz. BÜTÜN DAİRELERLE ANLAŞMA ŞARTI KALKIYIR * Hangi sıkıntıları yaşıyorsunuz ki yasal düzenlemeye ihtiyaç duyuyorsunuz? Mesela kat irtifakı. Ana gayrimenkulde kat irtifakı kurulunca orada bir nevi ifraz oluyor. Yani ana gayrimenkul üzerinde 20 daire varsa, 20′ye bölünmüş ve müstakil bir gayrimenkul durumuna geliyor. Burada 20 dairenin 19′u ile anlaşıp birisiyle anlaşamazsak o binayı yıkamıyoruz. * Nasıl bir düzenleme ile bu sorunu aşacaksınız? Biz şimdi depreme dayanıksız olan, kaçak olan, salaş olan ve yıkılması gereken binaları iştirak halinde mülkiyet durumuna getireceğiz, bu mülkiyetlerde ortaklığın giderilmesi yolunu açacağız, izale-i şuyu davası açma yolunu açacağız. Kat irtifakını bozup, orayı tek parsel haline, yani hamur haline getirmeye çalışacağız. Bunu parsel bazında yapabileceğimiz gibi ada bazında da yapacağız. En önemli ayağı budur. Burada imar hakkı transferi yapacağız, menkullerin likitleştirilmesi imkânını getireceğiz. Gayrimenkul hakkının transferini, başka yere gitme hakkının transferini de yapacağız. * Başka ne gibi yasal düzenlemeler yapılacak? Önümüzdeki üç – dört ay içerisinde eksik kalan yasal alt yapıyı bitireceğiz. Tapu Kadastro Kanunu’nda, İmar Kanunu’nda, Medeni Kanun’da, Borçlar Kanunu’nda, Ceza Kanunu’nda, Yapı Denetim Yasası’nda yapı denetim sistemini çok daha reel hale getirecek, denetim odaklı bir yapı kuracak düzenlemeleri yapacağız. Yönetmelikler, tüzükler e genelgelerle ve teknik elemanlarla tamamlayacak, bir kontrol sistemi de kuracağız. CEZALAR LAFTA KALMAYACAK * Başbakan ‘yetkiyi gerekirse alacağız’ dedi, hangi yetkiler alınacak ve size süper yetki mi verilecek? Belediyelerden yetki alma anlamında söylenmedi, yıkma ve kentsel dönüşüm konusunda söyledi. “Gerekirse” dedi, yani yıkma konusunda eğer belediyelerin gücü yetmezse, o zaman onlardan o yetkileri alıp, yıkma işini biz yürüteceğiz. Belediyelerin şu anda devam edilen yetkileriyle ilgili değil. İleride kentsel planlama konusunda nasıl plan yapacaklarının kaidelerini biz belirleyeceğiz. Plan kaidelerini, ruhsat verme kaidelerini, yönetmelik yapma, denetim kaidelerini getireceğiz. O dönem bitti * “Kimsenin gözünün yaşına bakılmayacak” diyorsunuz. Bir insan eğer binasının zemin katında oto galerisi yapmak için bir kolonu kesiyorsa onun gözünün yaşına bakmayacağız. Eğer bir binada 5 katlı betonarmesi, statiği yapılmışsa, adam onun üzerine 2 kat daha kaçak çıkıyorsa onun gözünün yaşına bakılmayacak. Öyle lafta değil, bu cezalar artık çok ciddi biçimde uygulanacak. Bir yapı denetim kuruluşu, bir teknik müşavirlik kuruluşu eğer binasını denetlemiyorsa onun gözünün yaşına bakmayacağız. Bir masa üzerinde imza atarak denetim değil, bir ruhsat verene kadar adama her türlü işkenceyi yap, iflahını kes, ruhsat aldıktan sonra hak getire, daha hiç uğrama. Bu dönem bitti. Seda ŞİMŞEK/BUGÜN

İş Bankası 370 TL Taksitle Ev Sahibi Yapıyor!

İş Bankası 370 TL Taksitle Ev Sahibi Yapıyor! İş Bankası, ilk 6 ayda düşük taksit ödeme avantajıyla, aylık 370 TL’den başlayan taksit, uygun faiz seçenekleri, 120 aya varan vadelerle ev sahibi olma imkânı sunarken, dosya masrafında Aralık ayına özel indirim avantajı sağlıyor. Maximum Kart sahiplerinin yanı sıra Maximum Kart’a başvurup kart talebi onaylanan İş Bankası müşterileri, en az bir adet otomatik ödeme talimatı vermeleri halinde, indirimli özel faiz oranlarından yararlanıyor. Söz konusu müşterilere, ev kredisi taleplerinde 1-24 ay arası vadelerde yüzde 0.74,24-60 ay arası vadelerde yüzde 0.79, 61-84 ay arası vadelerde 0.81, 85-120 ay arası vadelerde ise yüzde 0.83 faiz oranı uygulanıyor. Yılbaşına kadar geçerli olacak kampanyada dosya masrafında yüzde 10 oranında indirim uygulanırken ekspertiz ücreti, konut sigortası primi, DASK poliçesi ve hayat sigortası bedelleri aynca tahsil ediliyor. Hürriyet Emlak

Erdoğan Bayraktar: 10 Milyon Ev Risk Altında!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar, artık kimsenin ‘karlı iş’ diyerek müteahhitlik yapamayacağını söyledi. Bütün daire sahipleriyle anlaşma şartını kaldıracaklarını kaydeden Bayraktar, “çok ciddi bir denetim mekanizması oluşturacağız” dedi TÜRKİYE’NİN YENİ ŞEHİRLERİ YÜKSELECEK TOKİ’de önemli işlere imza attı, artık Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar. Van’da yaşanan depremin ardından Van’a ilk gidenlerden. Bayraktar, izlenimlerini şöyle anlatıyor: “Vatandaşın yanındayız, onlarla hemhal olduk. Vatandaşlar arasında ayrımcılık yapan belasını bulur. Köylere pırıl pırıl 1 katlı, 2 katlı, hayvan barınakları olan çağdaş evler yapacağız. Erciş’te ve Van’da modern siteler yapacağız, insanlarımızı bu evlere yerleştireceğiz. Şu anda ön geçici iskan için çadırları dağıttık, çadır kentleri kurduk, arkasından kışı atlatmak için Mevlana evleri ve konteynerleri getirmeye başladık, 10-15 gün içinde kalıcı konut ihalelerini yapacağız, gelecek sene bu vakitler gelmeden de kalıcı konutlar vatandaşa teslim edilecek. Modern, depreme dayanıklı, sosyal donatıları olan yerleşim birimleri kurulacak. Depremden zarar gören Van Belediyesi’nin, Erciş Belediyesi’nin, belde belediyelerimizin İller Bankası’na olan borçlarını 1 yıl faizsiz olarak erteliyoruz.” Bir afet karşısında Türkiye’nin hemen bütün bölgelerinde karşılaşılacak manzara farklı olmayacak. Bu gerçeği değiştirmek için heyecanlı, azimli. TÜRKiYE’DE 10 MiLYON BiNA RiSK ALTINDA * Erciş’te gördük, mesela bir bina çökmüş, hemen yanındaki bina ayakta. Yapılar neden denetlenemiyor? Devletin yargı, denetim ve güvenlik olmak üzere 3 görevi var. Gelişmiş ve modern ülkelerde, denetim ağırlıklı bir yapı vardır. Türkiye de geldiği pozisyon itibariyle özellikle yapı, inşaat ve üst yapılarda bundan sonra artık ruhsat işkenceli değil, denetim odaklı bir yapıyı kurmak zorundadır. Bizim bakanlığımız da onun için kuruldu, öncelikli görevimiz yapı sistemini kaliteli hale getirmek. TEKNİK MÜŞAVİRLİK SİSTEMİ * Nasıl kurulacak bu yapı? Bundan sonra yapıları zemin etüdünden tutunuz da iskân müsaadesine kadar olan safhasında çok ciddi bir denetim mekanizması oluşturacağız. Yapı denetim kuruluşlarını ‘A,B,C,D’ diye kategorize edeceğiz ve teknik müşavirlik kuruluşları haline dönüştüreceğiz. * Ne yapacak bu teknik müşavirlik kuruluşları? Teknik müşavirlik kuruluşları müteahhitliğin dışında inşaat sektörüyle ilgili her işi yapabilecekler. Proje de yapabilecekler, denetim de yapabilecekler. Yalnız kendi yaptıkları projeyi kendileri denetleyemeyecek. Yapı sahibi, yapıyı yapan müteahhit, yapının fenni mensulü, yapıyı denetleyen teknik müşavirlik kuruluşu, bunu denetleyen belediyeler, zincirleme bir şekilde hepsi sorumlu olacak. * Genellikle sorumluluklar lafta kalıyor. Bu sorumluluk lafta kalmayacak. Başta maddi cezalar olmak üzere, yapım sırasında ciddi para cezaları, arkasından kapatma cezaları ve disiplin cezaları olmak üzere kişinin konumuna göre cezalar getireceğiz. Hafiften ağıra doğru uygulanabilir cezalar olacak. Nasıl polis sisteminde, vergi sisteminde, zabıta sisteminde, sağlık sisteminde bir denetim varsa yapı sisteminde aynı şekilde bir denetim sistemini kuracağız. * Müteahhitliğe nasıl bir düzenleme getirilecek? Hem müteahhitlikte hem de ustalık, kalfalıkta sertifikasyon sistemini getireceğiz. Yani artık kimse elindekini satıp “müteahhitlikte kâr var” deyip müteahhitlik yapamayacak. Yaparsa teknik müşavirlik sorumluluğunda yapabilecek, kendi başına müteahhitlik yapamayacak. İŞTE ÖNCELİKLİ İLLER * Şu anda kaç konut var denetime girecek? 19, 5 milyon konut stoğu var. 19,5 milyon konut stoğunun hâlâ yarısına yakını salaştır, kaçaktır, depreme dayanıksızdır veya mühendislik biliminden yoksundur. Biz öncelikle deprem hattı üzerinde bulunan en salaş, en dayanıksız, kaçak, hazine arazileri üzerindeki kaçak binalardan başlayarak bunları dönüştüreceğiz. Türkiye’nin çok ciddi bir yenilenmeye ihtiyacı var. * Hangi illerde başlayacak? İstanbul, İzmir, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Bingöl, Van, Diyarbakır öncelikli yörelerimizdir. * Nasıl tespit edilecek bu binalar? Başladık tespit etmeye. Bununla ilgili çok ciddi firmalar var. Karot firmaları var, hem evin röntgenini çekecek hem de betonun dayanıklılığını ölçecek. 120 İMZA, 7′YE DÜŞECEK * Mesela İmar Kanunu’nda ne gibi düzenlemeler öngörülüyor? İmar Kanunu’nda bir defa yeknesaklık getireceğiz. Her belediye kendi istediği gibi imar yönetmeliği yapamayacak. Belediyeler rahatlayacak, ama imar bütünlüğü de sağlanacak. İmar Kanunu da denetim esaslı bir yapıya kavuşacak. Bir imar ruhsatı, bir inşaat ruhsatı alıncaya kadar 120 imza atılıyor, 70 belge alıyorsunuz, biz bunu düşürebilirsek 7′ye düşüreceğiz. 7 belge ile inşaat ruhsatını alacak, ama inşaatın her safhasında temeli dökerken, kolon dökerken, zemin dökerken, kalıp yaparken her safhasında denetlenecek. İmar Kanunu’nda bunu getireceğiz. İmar Kanunu’nun 18. maddesinde daha rahat terk yapılabilmesi, parsellerin daha rahat hamur edilebilmesi, ada bazında parsellerin hamur edilmesi yeniden düzenlenecek. İmar Kanunu’nu günün şartlarına uygun hale getireceğiz. HIZLI KAMULAŞTIRMA İÇİN YASAL ALT YAPI HAZIRLANIYOR * Nasıl yıkılacak bu binalar? Vatandaşlara “Sen buraya kiraya taşın” diyeceğiz, vatandaşın durumu müsait değilse ona her türlü yardımı yapacağız. Elimizde konut varsa, “Bu konuta taşın” diyeceğiz, eğer “Kardeşim benim evimin parasını verin ben gideceğim” diyorsa vereceğiz parasını gidecek. Eğer oradaki enkazının bedeli 20 lira ise biz ona 30 lira vereceğiz. Kentsel dönüşüm bölgesindeki bir vatandaşın tapulu mülkünün bedeli 60 lira ise biz ona 65 lira-70 lira vereceğiz. Evinin yerine ev yapabileceksek ona “Şimdilik kirada otur, evinin yerine ev yapacağız, oradan sana ev vereceğiz” diyeceğiz. Bütün bu iyi niyete rağmen, vatandaş bunları kabul etmezse bunları kamulaştıracağız. Hızlı kamulaştırma çıkaracağız. Siyasi irade, kaçak yapılardan, depreme dayanıksız yapılardan artık Türkiye’yi kurtarma kararlılığında. Özellikle fay hattında kaçak, depreme dayanıksız binalar ya yıkılacak ya yıkılacak. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı “Benim siyasi hayatıma mâl olsa da artık depremlerde bu acıları yaşamak istemiyorum” diyebiliyorsa Türkiye bu binaları artık taşıyamaz. Bunun yasal alt yapısını hazırlıyoruz. BÜTÜN DAİRELERLE ANLAŞMA ŞARTI KALKIYIR * Hangi sıkıntıları yaşıyorsunuz ki yasal düzenlemeye ihtiyaç duyuyorsunuz? Mesela kat irtifakı. Ana gayrimenkulde kat irtifakı kurulunca orada bir nevi ifraz oluyor. Yani ana gayrimenkul üzerinde 20 daire varsa, 20′ye bölünmüş ve müstakil bir gayrimenkul durumuna geliyor. Burada 20 dairenin 19′u ile anlaşıp birisiyle anlaşamazsak o binayı yıkamıyoruz. * Nasıl bir düzenleme ile bu sorunu aşacaksınız? Biz şimdi depreme dayanıksız olan, kaçak olan, salaş olan ve yıkılması gereken binaları iştirak halinde mülkiyet durumuna getireceğiz, bu mülkiyetlerde ortaklığın giderilmesi yolunu açacağız, izale-i şuyu davası açma yolunu açacağız. Kat irtifakını bozup, orayı tek parsel haline, yani hamur haline getirmeye çalışacağız. Bunu parsel bazında yapabileceğimiz gibi ada bazında da yapacağız. En önemli ayağı budur. Burada imar hakkı transferi yapacağız, menkullerin likitleştirilmesi imkânını getireceğiz. Gayrimenkul hakkının transferini, başka yere gitme hakkının transferini de yapacağız. * Başka ne gibi yasal düzenlemeler yapılacak? Önümüzdeki üç – dört ay içerisinde eksik kalan yasal alt yapıyı bitireceğiz. Tapu Kadastro Kanunu’nda, İmar Kanunu’nda, Medeni Kanun’da, Borçlar Kanunu’nda, Ceza Kanunu’nda, Yapı Denetim Yasası’nda yapı denetim sistemini çok daha reel hale getirecek, denetim odaklı bir yapı kuracak düzenlemeleri yapacağız. Yönetmelikler, tüzükler e genelgelerle ve teknik elemanlarla tamamlayacak, bir kontrol sistemi de kuracağız. CEZALAR LAFTA KALMAYACAK * Başbakan ‘yetkiyi gerekirse alacağız’ dedi, hangi yetkiler alınacak ve size süper yetki mi verilecek? Belediyelerden yetki alma anlamında söylenmedi, yıkma ve kentsel dönüşüm konusunda söyledi. “Gerekirse” dedi, yani yıkma konusunda eğer belediyelerin gücü yetmezse, o zaman onlardan o yetkileri alıp, yıkma işini biz yürüteceğiz. Belediyelerin şu anda devam edilen yetkileriyle ilgili değil. İleride kentsel planlama konusunda nasıl plan yapacaklarının kaidelerini biz belirleyeceğiz. Plan kaidelerini, ruhsat verme kaidelerini, yönetmelik yapma, denetim kaidelerini getireceğiz. O dönem bitti * “Kimsenin gözünün yaşına bakılmayacak” diyorsunuz. Bir insan eğer binasının zemin katında oto galerisi yapmak için bir kolonu kesiyorsa onun gözünün yaşına bakmayacağız. Eğer bir binada 5 katlı betonarmesi, statiği yapılmışsa, adam onun üzerine 2 kat daha kaçak çıkıyorsa onun gözünün yaşına bakılmayacak. Öyle lafta değil, bu cezalar artık çok ciddi biçimde uygulanacak. Bir yapı denetim kuruluşu, bir teknik müşavirlik kuruluşu eğer binasını denetlemiyorsa onun gözünün yaşına bakmayacağız. Bir masa üzerinde imza atarak denetim değil, bir ruhsat verene kadar adama her türlü işkenceyi yap, iflahını kes, ruhsat aldıktan sonra hak getire, daha hiç uğrama. Bu dönem bitti. Seda ŞİMŞEK/BUGÜN

Her Okul Kendi Deprem Planını Kendisi Hazırlayacak!

Milli Eğitim Bakanlığı ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’nın ortaklaşa başlattığı proje kapsamında, her okul kendi Afet ve Acil Durum Planı’nı hazırlayacak Milli Eğitim Bakanlığı ve Japonya’nın işbirliği ile hazırlanan projenin eğitmenlerinden Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Uzmanı Dr. Bülent Özmen, proje için 10 ilden 260′a yakın öğretmen seçtiklerini belirtti. Özmen, bu öğretmenlere okul afet ve acil durum yönetimi planlarının nasıl hazırlanması gerektiği konusunda eğitimler verildiğini söyledi. Özmen, şu bilgileri verdi: “Eğitim kapsamında öncelikle afetlere hazırlıklı olma, afet zararlarını en aza indirme, afet ve acil durum yönetimi planları, afet öncesi, sırası ve sonrasında neler yapılması gerektiği konusunda bilgiler aktarıldı. Bütün okullar afet ve acil durum yönetimi planlarını afet olmadan önce yapacak ve bu planları tatbikatlarla uygulayarak yaşabilecekleri olumsuzlukları önceden tespit ederek önlemlerini buna göre alacak. Projenin en önemli bölümü, bu planların zarar azaltma çalışmalarına öncelik verilerek yapılacak olması.” ZARAR AZALTILACAK Özmen,zarar azaltma çalışmaları kapsamında bütün okulların tehlike avı yaparak, yapısal ve yapısal olmayan tehlikeleri belirleyeceklerini ve buna göre önlemlerini alarak olası bir afetten en az zararla kurtulabilecek yöntemler geliştireceklerini belirtti. Böylece her okulun afet öncesi, sırası ve sonrasında neler yapması gerektiğini tek tek planlayacağını ve görülen aksaklıkları ilgili kurumların desteğini alarak gidereceğini ifade eden Özmen, “Milli Eğitim Bakanlığı, bu projeye büyük önem veriyor ve pilot okullardaki çalışmalar tamamlanır tamamlanmaz tüm Türkiye çapına yaygınlaştırılması planlanıyor” dedi. Özmen, “Eğitim materyalleri de geliştirilecek. Proje kapsamında 8. sınıfa kadar bütün ders müfredatı gözden geçirilerek gerekli düzeltmeler yapılacak” diye konuştu. ON İL SEÇİLDİ Proje kapsamındaki 10 pilot il İstanbul, Bursa, Balıkesir, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ, Çanakkale, Yalova, Bolu ve Düzce illeri olarak belirlendi. Proje; MEB, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi, Kızılay, UMKE ve çeşitli STK’larla gerçekleştiriliyor. Yaşar Özay / SABAH

Binalara Enerji Kimlik Belgesi Zorunluluğu Başlıyor!

Binaların enerji tüketimini gösteren ”enerji kimlik belgeleri”, 1 Ocak’tan itibaren düzenlenmeye başlanacak. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği 5 Aralık 2009′da yürürlüğe girdiğinde enerji kimlik belgesi ile ilgili düzenleme önce 1 Temmuz 2010′a, daha sonra da gerekli altyapının hazır olmadığı gerekçesiyle 1 Ocak 2011′e ertelenmişti. Önümüzdeki günlerde başlanacak uygulamayla, yeni yapılacak binalarda enerji kimlik belgesi düzenlenmesi zorunlu olacak. Yeni yapılacak binalarda belge düzenlemesi proje üzerinden gerçekleştirileceği için vatandaşların bir sorumluluğu bulunmayacak, süreç projeciler tarafından yürütülecek. Mevcut binalar için ise vatandaşların, 2017 yılına kadar Enerji Kimlik Belgelerini almaları gerekecek. Bunun için yetkilendirilmiş Enerji Verimlilik Danışmanlık Şirketlerine başvurmak gerekecek. Bu binaların projesi bulunuyorsa, uzmanlarca tespit kısa sürede tamamlanabilecek. Eğer proje bulunmuyorsa binada, ısıtma sistemi, yalıtımı, geometrik yapısı, elektrik aydınlatma sistemi gibi unsurlara ilişkin etüt yapılacak. Binanın enerji verimliliğiyle ilgili veriler, uzmanlar veya projeciler tarafından Bayındırlık ve İskan Bakanlığının web tabanlı hazırladığı BEP-TR programına girilecek. Programda, binaların metrekare başına düşen enerji tüketim miktarı ve karbondioksit salınımı hesaplanacak, binaya uygun enerji kimlik belgesini üretilecek. A’dan G’ye kadar sınıflandırılan kimlik belgelerinde, A sınıfı enerji tüketimi açısından iyi, G sınıfı da oldukça kötü durumdaki binayı ifade edecek. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı yetkilisinin A.A muhabirine verdiği bilgiye göre, Enerji Kimlik Belgesi düzenlenmesi sürecinde, metrekare başına maliyetin 1 lira civarında olması bekleniyor. Enerji Verimlilik Danışmanlık Şirketlerince yürütülecek süreçte fiyatın piyasa koşullarında oluşacağına vurgu yapan yetkili, ”Yurtdışında, metrekare başına 1-2 avro arasında değişen rakamlarda yapıyorlar. Türkiye’de bununla ilgili henüz rayiç belirlenmiş değil. Bizim tahminimiz, öngörümüz 1 liralar civarında olacak. 100 metrekarelik bir daire için 100 liralık bir maliyet, 10 daireli bir apartmanda bu 1.000 lirayı bulur” dedi. ”İYİLEŞTİRME İÇİN ZORUNLULUK YOK” ”Binası için G sınıfı Enerji kimlik belgesi düzenlenmiş bir vatandaşı nasıl bir süreç bekliyor” sorusu üzerine yetkili, binada iyileştirmeyle ilgili bir zorunluluk, yaptırım bulunmadığının altını çizdi. Yetkili, ”Belgeyi düzenleyen şirket size şunu söyleyecek; Siz G sınıfı çıkmışsınız ama şu şu işlemleri yaparsanız, C sınıfı olabilirsiniz, bunun için şu kadar maliyetiniz olacak, geri dönüşüm süresi de 3 yıl, 5 yıl olacak. Yaptırmak isterseniz, bu çerçevede yaptırın. Herhangi bir zorlama söz konusu olamayacak. Vatandaşlar sadece kimlik belgesi almakla yükümlü” dedi. Binasında iyileştirme yapmak isteyenlere yönelik Bakanlık olarak finansman modelleri üzerinde çalıştıklarını, ancak bu çalışmanın henüz tamamlanmadığını kaydetti. Yetkili, finans modelinin temelde düşük faizli krediye dayandığını, belki teşvik mekanizmalarının da dahil edilebileceğini söyledi. ”MEVCUT BİNALARDA ENERJİ İSRAFI ÇOK” Yetkili uygulamanın amacı hakkında bilgi verirken de öncelikle bilinç yaratmayı istediklerini belirterek, şunları kaydetti: ”Bir araba alıyoruz, araba 100 kilometrede 5 litre yakıyorsa iyi, 10 litre yakıyorsa kötü diyoruz. Üstelik bu araba sürekli değil, kontağı çevirdiğimizde ancak enerji tüketiyor. Yaşadığımız bina ise sürekli enerji tüketiyor ve biz ne kadar enerji tükettiğini bilmiyoruz. Enerji kimlik belgesi buna hizmet edecek. Karşı bina metrekare başına 150 kilovat enerji tüketiyor A veya B sınıfı, bizim bina 250 kilovat tüketiyor, yaklaşık yüzde 70 daha fazla, G sınıfı. Demek ki biz o seviyeye çıkabiliriz, belge bize bunu gösteriyor.” Özellikle mevcut binalarda enerji israfının çok fazla olduğunu kaydeden yetkili, binalarda yüzde 40-50 iyileştirme sağlanabileceğini ve enerji tüketiminin azalacağını öngördüklerini söyledi. ENERJİ KİMLİK BELGESİ Binanın enerji ihtiyacı, enerji tüketim sınıflandırması, yalıtım özellikleri ile ısıtma-soğutma sistemlerinin verimiyle ilgili bilgileri içeren belge, ”yeni tasarlanan binalar” için binanın tasarımında görev alan yetkili mimar ve mühendisler, ”mevcut binalar” için ise enerji verimliliği danışmanlık şirketlerince hazırlanacak ve ilgili idarece onaylanacak. Belge, yeni binalar için yapı kullanma izin belgesinin ayrılmaz parçası olacak. Enerji kimlik belgesinin bir nüshası bina sahibi, yöneticisi, yönetim kurulu veya enerji yöneticisi tarafından muhafaza edilecek, bir nüshası da bina girişinde rahatlıkla görülebilecek bir yerde bulundurulacak. Enerji kimlik belgesine bakarak bir kişi oturacağı evde ne kadar enerji tüketileceğini anlayabilecek. Böylece ev satın alırken veya kiralarken yalıtımdaki eksikliklerin anlaşılması ve buna göre karar alınması mümkün olacak. YAPI DENETİMİ DE YAYGINLAŞTIRILIYOR Yapı Denetimi Hakkında Kanunun yürürlüğe girdiği 2001 yılında 19 ilde pilot olarak başlatılan ”yapı denetimi” sistemi de 1 Ocak 2011 tarihi itibariyle yurt genelinde yaygınlaştırılacak. Yasanın kapsamının genişletilmesiyle ilgili Bakanlar Kurulu kararı, temmuz ayında Resmi Gazetede yayımlanmış, yürürlük tarihi olarak da 1 Ocak 2011 belirlenmişti. Buna göre yeni yılda, Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bolu, Bursa, Çanakkale, Denizli, Düzce, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ ve Yalova’da uygulanan yapı denetimi, 62 ilde daha uygulamaya konulacak. Sistemle, kamuya ait yapı ve tesisler ile yasada belirtilen ruhsata tabi olmayan yapılar hariç özel binalar yapı denetimine tabi olacak. Yapılar, Bayındırlık ve İskan Bakanlığından aldığı izin belgesiyle çalışan, tüzel kişiliğe sahip yapı denetim kuruluşlarınca denetleniyor. Halen 62 ilde uygulanan, ”inşaat mühendisi, makine mühendisi, elektrik mühendisi ve mimar olmak üzere 4 ana meslekte fenni mesuliyete” tabi gerçekleştirilen ve bu nedenle ”4′lü TUS” olarak adlandırılan denetim sistemi de kalkmış olacak. AA

Kaçak Yapıların Ortadan Kaldırılması Bir Çok Sorunu Tetikler!

Tarhan Erdem, Van’daki deprem sonrası bir çok kalem erbabı gibi Türkiye’nin içinde bulunduğu yapı sorununa değindi. Erdem, Radikal Gazetesi’ndeki yazısında yapı çatısı altında birçok sorunun barındığına değindi Başbakan Recep Erdoğan’ın, depremin ilk günlerinde “Kaçak yapıları gerekirse biz yıkarız” demesinden beş gün geçti geçmedi. Ortaya çıkan taslak Dün bir taslak internete düştü: Çıkarılacak ‘Dönüşüm Yasası’nda, yetkilerin bugünkünden daha da belirgin biçimde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda toplanması; denetim üst kurulu oluşturulması; yeterlik belgesi olmayanların müteahhitlik, kalfalık, ustalık yapmasının önlenmesi; Tapu, Kat Mülkiyeti, Medeni, İmar ve Ceza kanunlarının değiştirileceği; bütün yapıların envanterinin çıkarılması öngörülüyor muş. Habere göre uygulamaya Afyon, Denizli, Elazığ, Hakkâri, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Kütahya, Sakarya ve Van kentlerinden başlanacak ve Türkiye’deki binaların yaklaşık yarısı yenilenecekmiş! Başbakan’m ortaya attığı işin tutarı en az 500 milyar liradır. Habere hâkim düşüncelerle ele alınıp, ilerlenemeyeceğini düşündüğümden, bu taslağın dikkate alınmayacağına inanıyorum. Projeyi tanımlayalım 1950′de ülkede, iyi kötü 4 milyon ev vardı. O yılki 21 milyon nüfusumuz 2010 sonunda 53 milyon artarak 74 milyona ulaştı. 1950′deki mevcut konutların hepsinin kullanılmaya devam edildiğini varsaysak, 60 yılda 11 milyon ev yapmış olacaktık. Son yirmi yılda yapılan ev sayısının ortalama yılda 200 bin civarında olduğunu hatırlayalım. Yaşadığımız ve çözme iddiasını seslendirdiğimiz problemi, sonuçta 53 milyon yeni doğan çocuğun konut ihtiyacı yaratmıştır. Simdi herhalde 5 ile 10 yıl arasında 10 milyon konut yapılması hedefleniyor. Yani 60 yılda yaptığımızın yarısından fazlasını önümüzdeki on yılda yapmayı hedefliyoruz! Bu çok büyük bir projedir. Önce bu proje ortaya çıkmalıdır. Bu projeyle birlikte ele alınacak kanunlar, haberde sayılanlarla birlikte, il özel idareleri, belediye ve son yıllarda eklenen büyükşehir belediyeleri kanunlarıdır. Tanzimat’tan bu yana, özellikle 1950 sonrası bu kanunlar pek çok kez yeni baştan yazılmış, her yeni yazılan üzerinde sık sık değişiklik yapılmıştır. Çok değişiklik nedensiz değildir; toplum değişiminin olmazsa olmaz parçası konuttur. Konut ve onun altyapısı yol, kanalizasyon gibi yapılar, insan yaşamının yandaşı sanayi yapıları hep konuştuğumuz kanunlarla düzenlenir. 60 yılın sevapları, günahları Son 60 yılın sevapları ve günahları, 53 milyonun ihtiyacının yarattığı sorunları çözmek için çıkarılan bu kanunlar ve uygulamalarında gizlidir. Bazılarının depremde yıkılmayan, bazılarının yıkılan konutlarda oturmaları… Toplumdaki mutluluklar, bedbahtlıklar… Mafya, karapara, kayıtdışılık… Fakirleşme, para kaybetme, kolay ve haksız para kazanma, kolay zengin olma… Özetle, toplumdaki çelişkiler ve haksızlıklar hep bu kanunların günlük sıkıştırmalarla, aceleyle bir ucunu değiştirme sonucu ortaya çıkmış, ama sorun büyümüş, önlenememiştir. Bu kez de depremin sıkıştırmasıyla zaman kaybetmeyelim, projeyi bütünüyle ele alalım! TMMOB Başkanı ne derse desin, ilk sıraya kimi koyarsa koysun, sorun siyaset adamlarının, belediye başkanlarının, müteahhitlerin, mühendislerin birine bağlanamaz; hiçbiri tek suçlu olmadığı gibi, hiçbiri suçsuz da değildir. Sistem sorunu Toplumsal sistemin yarattığı bir sorunu konuşuyoruz. İlk söylenebilecek olan şu-dur: Konut ve getirdiği sorunlar, halkın en önemli ve en büyük ihtiyacıdır; halkın her değerini, yaşamının her anını etkiler. Halka inananlar, konut meselesinde halkı konut konusunun çözümünde devre dışı bırakamazlar. 60 yıldır eski anlayışla konut ve yapı işinde merkezi idare anlayışı sürdürülmüş ama konut sorunu ve yan sorunları çözülememiştir. Konut konusu yerinden yönetim konularının başında gelir, gelmelidir. İddiamın gerekçelerini ve dayandığı örnekleri bu yazıya sıkıştıramam; proje ortaya çıkınca yeniden ele alacağım. Tarhan Erdem/Radikal Gazetesi

Erdoğan Bayraktar: 10 Milyon Ev Risk Altında!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar, artık kimsenin ‘karlı iş’ diyerek müteahhitlik yapamayacağını söyledi. Bütün daire sahipleriyle anlaşma şartını kaldıracaklarını kaydeden Bayraktar, “çok ciddi bir denetim mekanizması oluşturacağız” dedi TÜRKİYE’NİN YENİ ŞEHİRLERİ YÜKSELECEK TOKİ’de önemli işlere imza attı, artık Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar. Van’da yaşanan depremin ardından Van’a ilk gidenlerden. Bayraktar, izlenimlerini şöyle anlatıyor: “Vatandaşın yanındayız, onlarla hemhal olduk. Vatandaşlar arasında ayrımcılık yapan belasını bulur. Köylere pırıl pırıl 1 katlı, 2 katlı, hayvan barınakları olan çağdaş evler yapacağız. Erciş’te ve Van’da modern siteler yapacağız, insanlarımızı bu evlere yerleştireceğiz. Şu anda ön geçici iskan için çadırları dağıttık, çadır kentleri kurduk, arkasından kışı atlatmak için Mevlana evleri ve konteynerleri getirmeye başladık, 10-15 gün içinde kalıcı konut ihalelerini yapacağız, gelecek sene bu vakitler gelmeden de kalıcı konutlar vatandaşa teslim edilecek. Modern, depreme dayanıklı, sosyal donatıları olan yerleşim birimleri kurulacak. Depremden zarar gören Van Belediyesi’nin, Erciş Belediyesi’nin, belde belediyelerimizin İller Bankası’na olan borçlarını 1 yıl faizsiz olarak erteliyoruz.” Bir afet karşısında Türkiye’nin hemen bütün bölgelerinde karşılaşılacak manzara farklı olmayacak. Bu gerçeği değiştirmek için heyecanlı, azimli. TÜRKiYE’DE 10 MiLYON BiNA RiSK ALTINDA * Erciş’te gördük, mesela bir bina çökmüş, hemen yanındaki bina ayakta. Yapılar neden denetlenemiyor? Devletin yargı, denetim ve güvenlik olmak üzere 3 görevi var. Gelişmiş ve modern ülkelerde, denetim ağırlıklı bir yapı vardır. Türkiye de geldiği pozisyon itibariyle özellikle yapı, inşaat ve üst yapılarda bundan sonra artık ruhsat işkenceli değil, denetim odaklı bir yapıyı kurmak zorundadır. Bizim bakanlığımız da onun için kuruldu, öncelikli görevimiz yapı sistemini kaliteli hale getirmek. TEKNİK MÜŞAVİRLİK SİSTEMİ * Nasıl kurulacak bu yapı? Bundan sonra yapıları zemin etüdünden tutunuz da iskân müsaadesine kadar olan safhasında çok ciddi bir denetim mekanizması oluşturacağız. Yapı denetim kuruluşlarını ‘A,B,C,D’ diye kategorize edeceğiz ve teknik müşavirlik kuruluşları haline dönüştüreceğiz. * Ne yapacak bu teknik müşavirlik kuruluşları? Teknik müşavirlik kuruluşları müteahhitliğin dışında inşaat sektörüyle ilgili her işi yapabilecekler. Proje de yapabilecekler, denetim de yapabilecekler. Yalnız kendi yaptıkları projeyi kendileri denetleyemeyecek. Yapı sahibi, yapıyı yapan müteahhit, yapının fenni mensulü, yapıyı denetleyen teknik müşavirlik kuruluşu, bunu denetleyen belediyeler, zincirleme bir şekilde hepsi sorumlu olacak. * Genellikle sorumluluklar lafta kalıyor. Bu sorumluluk lafta kalmayacak. Başta maddi cezalar olmak üzere, yapım sırasında ciddi para cezaları, arkasından kapatma cezaları ve disiplin cezaları olmak üzere kişinin konumuna göre cezalar getireceğiz. Hafiften ağıra doğru uygulanabilir cezalar olacak. Nasıl polis sisteminde, vergi sisteminde, zabıta sisteminde, sağlık sisteminde bir denetim varsa yapı sisteminde aynı şekilde bir denetim sistemini kuracağız. * Müteahhitliğe nasıl bir düzenleme getirilecek? Hem müteahhitlikte hem de ustalık, kalfalıkta sertifikasyon sistemini getireceğiz. Yani artık kimse elindekini satıp “müteahhitlikte kâr var” deyip müteahhitlik yapamayacak. Yaparsa teknik müşavirlik sorumluluğunda yapabilecek, kendi başına müteahhitlik yapamayacak. İŞTE ÖNCELİKLİ İLLER * Şu anda kaç konut var denetime girecek? 19, 5 milyon konut stoğu var. 19,5 milyon konut stoğunun hâlâ yarısına yakını salaştır, kaçaktır, depreme dayanıksızdır veya mühendislik biliminden yoksundur. Biz öncelikle deprem hattı üzerinde bulunan en salaş, en dayanıksız, kaçak, hazine arazileri üzerindeki kaçak binalardan başlayarak bunları dönüştüreceğiz. Türkiye’nin çok ciddi bir yenilenmeye ihtiyacı var. * Hangi illerde başlayacak? İstanbul, İzmir, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Bingöl, Van, Diyarbakır öncelikli yörelerimizdir. * Nasıl tespit edilecek bu binalar? Başladık tespit etmeye. Bununla ilgili çok ciddi firmalar var. Karot firmaları var, hem evin röntgenini çekecek hem de betonun dayanıklılığını ölçecek. 120 İMZA, 7′YE DÜŞECEK * Mesela İmar Kanunu’nda ne gibi düzenlemeler öngörülüyor? İmar Kanunu’nda bir defa yeknesaklık getireceğiz. Her belediye kendi istediği gibi imar yönetmeliği yapamayacak. Belediyeler rahatlayacak, ama imar bütünlüğü de sağlanacak. İmar Kanunu da denetim esaslı bir yapıya kavuşacak. Bir imar ruhsatı, bir inşaat ruhsatı alıncaya kadar 120 imza atılıyor, 70 belge alıyorsunuz, biz bunu düşürebilirsek 7′ye düşüreceğiz. 7 belge ile inşaat ruhsatını alacak, ama inşaatın her safhasında temeli dökerken, kolon dökerken, zemin dökerken, kalıp yaparken her safhasında denetlenecek. İmar Kanunu’nda bunu getireceğiz. İmar Kanunu’nun 18. maddesinde daha rahat terk yapılabilmesi, parsellerin daha rahat hamur edilebilmesi, ada bazında parsellerin hamur edilmesi yeniden düzenlenecek. İmar Kanunu’nu günün şartlarına uygun hale getireceğiz. HIZLI KAMULAŞTIRMA İÇİN YASAL ALT YAPI HAZIRLANIYOR * Nasıl yıkılacak bu binalar? Vatandaşlara “Sen buraya kiraya taşın” diyeceğiz, vatandaşın durumu müsait değilse ona her türlü yardımı yapacağız. Elimizde konut varsa, “Bu konuta taşın” diyeceğiz, eğer “Kardeşim benim evimin parasını verin ben gideceğim” diyorsa vereceğiz parasını gidecek. Eğer oradaki enkazının bedeli 20 lira ise biz ona 30 lira vereceğiz. Kentsel dönüşüm bölgesindeki bir vatandaşın tapulu mülkünün bedeli 60 lira ise biz ona 65 lira-70 lira vereceğiz. Evinin yerine ev yapabileceksek ona “Şimdilik kirada otur, evinin yerine ev yapacağız, oradan sana ev vereceğiz” diyeceğiz. Bütün bu iyi niyete rağmen, vatandaş bunları kabul etmezse bunları kamulaştıracağız. Hızlı kamulaştırma çıkaracağız. Siyasi irade, kaçak yapılardan, depreme dayanıksız yapılardan artık Türkiye’yi kurtarma kararlılığında. Özellikle fay hattında kaçak, depreme dayanıksız binalar ya yıkılacak ya yıkılacak. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı “Benim siyasi hayatıma mâl olsa da artık depremlerde bu acıları yaşamak istemiyorum” diyebiliyorsa Türkiye bu binaları artık taşıyamaz. Bunun yasal alt yapısını hazırlıyoruz. BÜTÜN DAİRELERLE ANLAŞMA ŞARTI KALKIYIR * Hangi sıkıntıları yaşıyorsunuz ki yasal düzenlemeye ihtiyaç duyuyorsunuz? Mesela kat irtifakı. Ana gayrimenkulde kat irtifakı kurulunca orada bir nevi ifraz oluyor. Yani ana gayrimenkul üzerinde 20 daire varsa, 20′ye bölünmüş ve müstakil bir gayrimenkul durumuna geliyor. Burada 20 dairenin 19′u ile anlaşıp birisiyle anlaşamazsak o binayı yıkamıyoruz. * Nasıl bir düzenleme ile bu sorunu aşacaksınız? Biz şimdi depreme dayanıksız olan, kaçak olan, salaş olan ve yıkılması gereken binaları iştirak halinde mülkiyet durumuna getireceğiz, bu mülkiyetlerde ortaklığın giderilmesi yolunu açacağız, izale-i şuyu davası açma yolunu açacağız. Kat irtifakını bozup, orayı tek parsel haline, yani hamur haline getirmeye çalışacağız. Bunu parsel bazında yapabileceğimiz gibi ada bazında da yapacağız. En önemli ayağı budur. Burada imar hakkı transferi yapacağız, menkullerin likitleştirilmesi imkânını getireceğiz. Gayrimenkul hakkının transferini, başka yere gitme hakkının transferini de yapacağız. * Başka ne gibi yasal düzenlemeler yapılacak? Önümüzdeki üç – dört ay içerisinde eksik kalan yasal alt yapıyı bitireceğiz. Tapu Kadastro Kanunu’nda, İmar Kanunu’nda, Medeni Kanun’da, Borçlar Kanunu’nda, Ceza Kanunu’nda, Yapı Denetim Yasası’nda yapı denetim sistemini çok daha reel hale getirecek, denetim odaklı bir yapı kuracak düzenlemeleri yapacağız. Yönetmelikler, tüzükler e genelgelerle ve teknik elemanlarla tamamlayacak, bir kontrol sistemi de kuracağız. CEZALAR LAFTA KALMAYACAK * Başbakan ‘yetkiyi gerekirse alacağız’ dedi, hangi yetkiler alınacak ve size süper yetki mi verilecek? Belediyelerden yetki alma anlamında söylenmedi, yıkma ve kentsel dönüşüm konusunda söyledi. “Gerekirse” dedi, yani yıkma konusunda eğer belediyelerin gücü yetmezse, o zaman onlardan o yetkileri alıp, yıkma işini biz yürüteceğiz. Belediyelerin şu anda devam edilen yetkileriyle ilgili değil. İleride kentsel planlama konusunda nasıl plan yapacaklarının kaidelerini biz belirleyeceğiz. Plan kaidelerini, ruhsat verme kaidelerini, yönetmelik yapma, denetim kaidelerini getireceğiz. O dönem bitti * “Kimsenin gözünün yaşına bakılmayacak” diyorsunuz. Bir insan eğer binasının zemin katında oto galerisi yapmak için bir kolonu kesiyorsa onun gözünün yaşına bakmayacağız. Eğer bir binada 5 katlı betonarmesi, statiği yapılmışsa, adam onun üzerine 2 kat daha kaçak çıkıyorsa onun gözünün yaşına bakılmayacak. Öyle lafta değil, bu cezalar artık çok ciddi biçimde uygulanacak. Bir yapı denetim kuruluşu, bir teknik müşavirlik kuruluşu eğer binasını denetlemiyorsa onun gözünün yaşına bakmayacağız. Bir masa üzerinde imza atarak denetim değil, bir ruhsat verene kadar adama her türlü işkenceyi yap, iflahını kes, ruhsat aldıktan sonra hak getire, daha hiç uğrama. Bu dönem bitti. Seda ŞİMŞEK/BUGÜN

Konut Kredisi Hacminin Yarısı Yerli Bankalarda!

BDDK verileri ile derlenmiş karşılaştırma sitesi Enuygun.com’un analizine göre, toplam tüketici kredileri hacminin yüzde 80′ini konut ve ihtiyaç kredileri oluşturuyor. Enuygun.com’un baş analisti Sungurlu, ‘Konut kredileri en az sorun çıkaran kredi türü” dedi Banka türü bazında incelendiğinde, sektörde konut kredisi hacminin yüzde 50′sine yerli özel bankaların sahip olduğu, kamu bankalarının pazar payının da yüzde 29 olduğu görülüyor. Çoğunlukla borç kapama için kullanılan ihtiyaç kredilerinde ise tam tersi bir durum söz konusu. Kamu bankalarının bu kredi türündeki pazar payı yüzde 53 seviyesine ulaşırken, yerli özel bankaların pazar payı ise yüzde 30. Yabancı bankaların her iki kredi türündeki pazar paylarının yüzde 20 civarında olduğu görülüyor. Kredilerde tüketiciye yönelik maliyet karşılaştırma servisi veren bir kurum olarak aslında kamu bankalarının da konut kredilerinde oldukça rekabetçi fiyatlamalara sahip olduğunu belirten Enuygun.com’un Baş Analisti Betül Sungurlu, “Konut kredileri bankacılar için en az sorun çıkaran kredi türü. Bu sebeple özel bankaların stratejik olarak konut kredilerinde ihtiyaç kredilerinden daha aktif olmak istediklerini düşünüyoruz” değerlendirmesini yaptı. Vatan / Nihal Yuvacan

Bir gayrimenkul satışında gayrimenkulün satışında satış bedeli üzerinden değer artış kazancı hangi formüle göre hesaplanır ? Bu hesaplanan değer ile elde edilen gelir de yıllara göre ödenecek vergi tutarı nedir ?

​ *Not: Vergi dilimleri ve istisna tutarları her yılın başında Resmi Gazete'de yayımlanan Yeniden Değerleme Oranına göre Maliye Bakanlı...