Mayıs, Emlak Vergisi birinci taksitinin ödenmesi için son ay. Vergi hesaplanacak gayrimenkul değerleri dört yılda bir yeniden belirleniyor.
Diğer yıllarda ise belirlenen bu değer, önceki yıl için beyan edilen yeniden değerleme oranının yarısı kadar artırılarak Emlak Vergisi matrahı tespit ediliyor. Bu sene komisyon tarafından belirlenen değerler üzerinden vergi ödenecek. Bu vergi için herhangi bir beyanname vermeye gerek yok. Yalnızca yeni bir gayrimenkul alanların yıl sonuna kadar belediyeye bilgi vermesi gerekiyor. Sadece bir konutu bulunan ve geliri sınırlı olanlar için Emlak Vergisi oranı sıfır olarak uygulanıyor. Başka bir geliri olmayan emekliler, özürlüler, gaziler, şehitlerin dul ve yetimleri, hiçbir geliri olmayan işsizler ve ev hanımları, brüt alanı 200 metrekareyi aşmayan ve sadece tek bir konut sahibi iseler Emlak Vergisi ödemiyor. 22 bin lira altındaki menkul sermaye gelirleri sıfır oranlı Emlak Vergisi uygulamasına mani değil. Bunun dışında ticari, zirai veya kira geliri bulunması halinde bu indirimden faydalanılamaz.
İndirimli (sıfır) vergi oranından faydalanılması için, konutta bizzat oturma şartı aranmıyor. Sahip oldukları tek konutu kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımak kaydıyla indirimden faydalanabilir. Birden fazla konutu olanlar ise bu konutlarından biri için bile indirimden yararlanamıyor. Aynı şekilde, ara sıra dinlenmek maksadıyla gidilen yazlık veya dağ evi gibi konutlar da bu vergi muafiyetinin dışında tutuluyor. Hisseli dahi olsa, iki ya da daha fazla konutu olanlar, bütün konutları için Emlak Vergisi yatırmak mecburiyetinde. Emekliler (emekli aylığı dışında), işsiz ve ev hanımları, herhangi bir gelir elde ederse aynı şekilde bu avantajı kaybediyor. Yukarıdaki gruba girip sadece tek konutu olanlar, belediyelere müracaat ederek emekli, özürlü, gazi veya işsiz olduğunu beyan ederek taahhütname doldurup vergi ödemeyebilir. Ancak şahısların bu durumlarını ispatlamaları gerekiyor. Mesela bir özürlüden sağlık raporu sunması isteniyor. Şehitlerin yetim ve dullarının, gazilerin de durumu ispatlayıcı belgeleri belediyece talep edilebilir. Bu belgelerin taahhüt belgeleri veya formlarla birlikte durumu açıklayan bir dilekçeye eklenip belediyeye verilmesi gerekiyor.
Gelir İdaresi, yatırım indirimi konusundaki belirsizliği gidersin
Anayasa Mahkemesi'nin Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 69. maddesinin yatırım indirimi devrini 2008'e kadar sınırlayan hükmünü iptal etmesiyle yeni uyuşmazlıklara kapı açılmış oldu. Mükellefler, 15 Ekim'de Anayasa Mahkemesi'nce yapılan açıklamayla yatırım indirimi devir yasağının Anayasa'ya aykırılığının açıkça ortaya çıktığını, bu hükmün uygulanmaması gerektiğini düşünüyor. Beyanlarını da yatırım indiriminden faydalanarak verdiler. Gelir İdaresi ise konuyla ilgili açıklamada bulunmamakla beraber beyannamelerde yatırım indirimi satırına yer vermeyerek ve Kurumlar Vergisi beyannamesinin elektronik ortamda hazırlanmasında mükelleflerin 2009'da yatırım indiriminden faydalanamayacağına dair uyarıda bulunarak görüşünü belli etti. Buna rağmen birçok mükellef ya doğrudan veya ihtirazi kayıtla devreden yatırım indiriminden faydalanma yoluna gitti. Bu şekilde verilen 2009/4 geçici vergi beyannameleri için açılan davalar mükelleflerin lehine sonuçlanmaya başladı.
Ancak bazı mükellefler Maliye ile davalık olmak istemediğinden 2009'da geçici vergi ve Kurumlar Vergisi beyanında yatırım indirimi haklarını kullanmadı. Bunlar haklarını 2010'dan itibaren kullanmayı tercih etti. Ancak şimdi de geçen sene kullanılmayan yatırım indiriminin 2010'da kullanılamayacağı fikri seslendirilmeye başlandı. Çünkü yatırım indirimi mecburi bir uygulama değil. İhtiyari olarak sunulan bu imkândan faydalanmayan mükelleflerin sonraki yıl bu imkândan faydalanmalarına müsaade edilmiyor. Amortismanlar konusu buna örnek teşkil ediyor.
Bana kalırsa geçen yıl idarenin görüşüne paralel hareket ederek yatırım indirimini kullanmayan mükelleflerin bu indirimlerini bu yıl yapmalarına bir mani yok. Ancak idare veya denetim elemanlarının bunu kabul etmemesi mümkün. Çünkü her inceleme elemanı farklı yorumladığı için, Türkiye'de neredeyse denetim elemanı sayısınca mevzuat bulunuyor. Bakalım önümüzdeki günler neyi gösterecek? Aslında bu aşamada Gelir İdaresi'nin sessizliğini bozarak konuyla ilgili açıklama yapması gerekiyor. Tebliğ veya sirküler yoluyla yapılacak bu duyuru daha baştan birçok uyuşmazlığın önünü kesecektir. Böylece ne vergi daireleri ne denetim elemanları ne de mükellefler gereksiz yazışmalara girip vakit ve nakit israfında bulunmamış olur.
Emlak dünyası, tapu mevzuatı ve tapu da yapılan işlemler hakkında bilgi, kişisel gelişim makale ve yazılarınız içerir.
20 Mayıs 2010 Perşembe
YABANCI UYRUKLU GERÇEK KİŞİLERİN TÜRKİYE'DE TAŞINMAZ EDİNİMLERİ
YABANCI UYRUKLU GERÇEK KİŞİLERİN TÜRKİYE'DE TAŞINMAZ EDİNİMLERİ
Yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye'de taşınmaz edinmeleri, 2644 Sayılı Tapu Kanunun 35 ve 36'ıncı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlerin önceki tarihlerde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeni ile 07.01.2006 tarih ve 26046 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 29.12.2005 tarih ve 5444 sayılı Kanun ile 15 Temmuz 2008 tarih ve 26937 sayılı Resmi Gazete de yayınlanarak yürülüğe giren 5782 sayılı Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklikle, yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde bu ülkelerin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin Ülkemizde taşınmaz edinimlerine ilişkin yeni esaslar getirilmiştir.
Tapu Kanununun 35'inci Maddesinin yeni hali aşağıdaki şekildedir:
Madde 35- (Yeniden Düzenleme: 29/12/2005-5444/1 md. - 03/07/2008-5782 /1 md)
Yabancı uyruklu gerçek kişiler, karşılıklı olmak ve kanunî sınırlamalara uyulmak kaydıyla, Türkiye'de işyeri veya mesken olarak kullanmak üzere, uygulama imar planı veya mevzii imar planı içinde bu amaçlarla ayrılıp tescil edilen taşınmazları edinebilirler. Sınırlı aynî hak tesis edilmesinde de aynı koşullar aranır. Yabancı uyruklu bir gerçek kişinin ülke genelinde edinebileceği taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı aynî hakların toplam yüzölçümü iki buçuk hektarı geçemez. (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 11/4/2007 tarihli ve E.: 2006/35, K.: 2007/48 sayılı Kararı ile.)
Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri, ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz mülkiyeti ve taşınmazlar üzerinde sınırlı aynî hak edinebilirler.
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri lehine Türkiye'de taşınmaz rehni tesisinde birinci ve ikinci fıkralarda yer alan kayıt ve sınırlamalar aranmaz.
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındakiler Türkiye'de taşınmaz edinemez ve lehlerine sınırlı aynî hak tesis edilemez.
Türkiye Cumhuriyeti ile arasında karşılıklılık olan devlet vatandaşlarının kanunî miras yoluyla intikal eden taşınmazları için birinci fıkrada belirtilen kayıt ve sınırlamalar uygulanmaz. Ölüme bağlı tasarruflarda yukarıdaki fıkralarda belirtilen kayıt ve sınırlamalar uygulanır. Türkiye Cumhuriyeti ile arasında karşılıklılık olmayan devlet vatandaşlarının kanunî miras yoluyla edindikleri taşınmaz ve sınırlı aynî hakların intikal işlemleri yapılarak tasfiye edilir.
Karşılıklılığın tespitinde hukukî ve fiilî durum esas alınır. Bu ilkenin kişilere toprak mülkiyeti hakkının tanınmadığı, ülke uyruklarına uygulanmasında, yabancı devletin taşınmaz ediniminde kendi vatandaşlarına tanıdığı hakların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına da tanınması esastır.
(Değişik yedinci fıkra: 3/7/2008-5782/1 md.) Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin; sulama, enerji, tarım, maden, sit, inanç ve kültürel özellikleri nedeniyle korunması gereken alanlar, özel koruma alanları ile flora ve fauna özelliği nedeniyle korunması gereken hassas alanlarda ve stratejik yerlerde kamu yararı ve ülke güvenliği bakımından taşınmaz ve sınırlı aynî hak edinemeyecekleri alanları, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının tescile esas koordinatlı harita ve planları içeren teklifi üzerine belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yabancı uyruklu gerçek kişiler merkez ilçe ve ilçeler bazında, uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünün yüzde onuna kadar kısmında taşınmaz ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı aynî hak edinebilirler. Bakanlar Kurulu, merkez ilçe ve ilçelerin altyapı, ekonomi, enerji, çevre, kültür, tarım ve güvenlik açısından önemlerini dikkate alarak, bu orandan fazla olmamak kaydıyla farklı oran belirlemeye yetkilidir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlık bünyesinde, ilgili idare temsilcilerinden oluşan komisyon tarafından, bu madde uyarınca Bakanlar Kuruluna verilen yetkiler dâhilinde çalışmalar yapılmak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının bu kapsamdaki teklifleri incelenip değerlendirilerek Bakanlar Kuruluna sunulur. Valiliklerce, merkez ilçe ve ilçelerin uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünde meydana gelen değişiklikler takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar komisyona bildirilir.
(Değişik sekizinci fıkra: 3/7/2008-5782/1 md.) Askerî yasak bölgeler, askerî güvenlik bölgeleri ile stratejik bölgelere ve değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri Millî Savunma Bakanlığınca, özel güvenlik bölgeleri ve değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri ise İçişleri Bakanlığınca geciktirilmeksizin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığa verilir.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen bölgeler içerisinde kalması nedeniyle kamulaştırılması gereken ya da tapu sicilinde şerh verilmesine gerek duyulan parsellere ilişkin bildirimler ilgili idarelerince tapu sicil müdürlüklerine yapılır.
Bu madde hükümlerine aykırı edinilen veya kanunî zorunluluk dışında edinim amacına aykırı kullanıldığı tespit edilen taşınmazlar ile sınırlı aynî haklar, Maliye Bakanlığınca verilecek süre içerisinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.
Madde 36 – (Mülga: 3/7/2003-4915/38 md.; Yeniden Düzenleme: 3/7/2008-5782/2 md.)
Yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketler, ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinebilir ve kullanabilirler. Bu şekilde edinilen taşınmazların Türkiye’de kurulu bulunan bir başka yabancı sermayeli şirkete devrinde ve taşınmaz maliki yerli sermayeli bir şirketin hisse devri yoluyla yabancı sermayeli hale gelmesi durumunda da aynı esas geçerlidir. Türkiye’de kurulu yabancı sermayeli şirketlerin tasfiyesi halinde şirketin sahip olduğu taşınmazın şirket ortağı yabancı gerçek kişiler veya yurt dışında kurulu yabancı ticaret şirketleri tarafından edinilmek istenmesi halinde 35 inci madde hükümleri uygulanır.
18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu şirketlerin, askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ve aynı Kanunun 28 inci maddesi çerçevesinde belirlenen stratejik bölgelerdeki taşınmaz edinimleri, Genel Kurmay Başkanlığının ya da yetkilendireceği komutanlıkların, özel güvenlik bölgelerindeki taşınmaz edinimleri ise taşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir. Valilik iznine tabi hususlar, ilgili idare temsilcilerinin katılımıyla oluşan komisyonda, taşınmaz ediniminin, ülke güvenliği ve faaliyet konusuna uygunluğu değerlendirilerek karara bağlanır.
Bu madde hükümlerine aykırı şekilde edinildiği veya kullanıldığı tespit edilen taşınmazlar ve sınırlı aynî haklar, Maliye Bakanlığınca verilecek süre içerisinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller, ilgili bakanlıkların görüşlerinin alınmasını müteakip Hazine Müsteşarlığı, İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Madde 37 – Yabancı hakiki şahısların intikal işleri Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinden verilen veyahut kendi salahiyetli makamlarından verilipte Türk kanunlarının veraset usulü hakkındaki hükümlerine uygun olduğu Türk mahkemelerince tasdik edilen veraset senetlerine istinaden yapılır.
Tapu Kanununun yabancılara mülk satışını düzenleyen maddeleri ile ilgili, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı dikkate alınarak hazırlanan ve TBMM Genel Kurulu'nun 03 Temmuz 2008 tarihli birleşiminde kabul edilen 5782 sayılı Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun uygulaması ile ilgili Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşler Dairesi Başkanlığı 'nın 17.07.2008 tarih ve 2008/12 sayılı genelgesi tüm Tapu ve Kadastro Müdürlüklerine gönderilmiş olup, yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişiler ile yabancı ortaklı (yabancı sermayeli) firmaların taşınmaz edinimleri anılan genelge kapsamında yürütülmektedir.
T.C. BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANLIĞI Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşler Dairesi Başkanlığı'nın
2008/12 Sayılı Genelgesi
Bilindiği üzere; yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde bu ülkelerin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin, ülkemizde taşınmaz mal tasarruflarına ilişkin talepleri 22.12.1934 tarihli ve 2644 sayılı Tapu Kanununun 35. maddesinde belirtilen esaslara göre düzenlenen ilgi (a)-(p) genelgelerimizde belirtilen esaslar çerçevesinde değerlendirilerek sonuçlandırılmakta, işlemlerin sonucunda ise yabancı uyruklu alıcı veya satıcı adına bilgi formları düzenlenerek merkeze gönderilmekteydi.
Ancak, Anayasa Mahkemesinin 11.04.2007 tarihli ve 2006/35 E, 2007/48 K. sayılı kararı ile; yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde bu ülkelerin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin, Türkiye’de taşınmaz mal edinimlerini düzenleyen 2644 sayılı Tapu Kanununun 35. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü cümlesi olan “Bu fıkrada belirtilen koşullarla, yüzölçümü miktarını otuz hektara kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.” hükmü ile yedinci fıkrasında yer alan “ve yabancı uyruklu gerçek kişilerin il bazında edinebilecekleri taşınmazların, illere ve il yüzölçümüne göre binde beşi geçmemek üzere oranını tespite” ibaresi iptal edilmiştir.
İptal kararının yürürlüğe girdiği 16.04.2008 tarihi itibarıyla yeni yasal düzenleme yapma çalışmaları devam ettiğinden, ilgi (r) genelgemizle anılan tarihten itibaren yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde bu ülkelerin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin Türkiye’de taşınmaz edinme ve intikal taleplerinin ikinci bir talimata kadar bekletilmesi bildirilmişti.
Bilahare, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 35 inci maddesi 03.07.2008 tarihli ve 5782 sayılı kanunla aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş ve 15.07.2008 tarihli ve 26937 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
5782 sayılı Kanunla değişik 2644 sayılı Tapu Kanununun 35 inci maddesi;
“Yabancı uyruklu gerçek kişiler, karşılıklı olmak ve kanunî sınırlamalara uyulmak kaydıyla, Türkiye'de işyeri veya mesken olarak kullanmak üzere, uygulama imar planı veya mevzii imar planı içinde bu amaçlarla ayrılıp tescil edilen taşınmazları edinebilirler. Sınırlı aynî hak tesis edilmesinde de aynı koşullar aranır. Yabancı uyruklu bir gerçek kişinin ülke genelinde edinebileceği taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı aynî hakların toplam yüzölçümü iki buçuk hektarı geçemez.
Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri, ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz mülkiyeti ve taşınmazlar üzerinde sınırlı aynî hak edinebilirler.
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri lehine Türkiye'de taşınmaz rehni tesisinde birinci ve ikinci fıkralarda yer alan kayıt ve sınırlamalar aranmaz.
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındakiler Türkiye'de taşınmaz edinemez ve lehlerine sınırlı aynî hak tesis edilemez.
Türkiye Cumhuriyeti ile arasında karşılıklılık olan devlet vatandaşlarının kanunî miras yoluyla intikal eden taşınmazları için birinci fıkrada belirtilen kayıt ve sınırlamalar uygulanmaz. Ölüme bağlı tasarruflarda yukarıdaki fıkralarda belirtilen kayıt ve sınırlamalar uygulanır. Türkiye Cumhuriyeti ile arasında karşılıklılık olmayan devlet vatandaşlarının kanunî miras yoluyla edindikleri taşınmaz ve sınırlı aynî hakların intikal işlemleri yapılarak tasfiye edilir.
Karşılıklılığın tespitinde hukukî ve fiilî durum esas alınır. Bu ilkenin kişilere toprak mülkiyeti hakkının tanınmadığı, ülke uyruklarına uygulanmasında, yabancı devletin taşınmaz ediniminde kendi vatandaşlarına tanıdığı hakların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına da tanınması esastır.
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin; sulama, enerji, tarım, maden, sit, inanç ve kültürel özellikleri nedeniyle korunması gereken alanlar, özel koruma alanları ile flora ve fauna özelliği nedeniyle korunması gereken hassas alanlarda ve stratejik yerlerde kamu yararı ve ülke güvenliği bakımından taşınmaz ve sınırlı aynî hak edinemeyecekleri alanları, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının tescile esas koordinatlı harita ve planları içeren teklifi üzerine belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yabancı uyruklu gerçek kişiler merkez ilçe ve ilçeler bazında, uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünün yüzde onuna kadar kısmında taşınmaz ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı ayni hak edinebilirler. Bakanlar Kurulu, merkez ilçe ve ilçelerin altyapı, ekonomi, enerji, çevre, kültür, tarım ve güvenlik açısından önemlerini dikkate alarak, bu orandan fazla olmamak kaydıyla farklı oran belirlemeye yetkilidir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlık bünyesinde, ilgili idare temsilcilerinden oluşan komisyon tarafından, bu madde uyarınca Bakanlar Kuruluna verilen yetkiler dâhilinde çalışmalar yapılmak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının bu kapsamdaki teklifleri incelenip değerlendirilerek Bakanlar Kuruluna sunulur. Valiliklerce, merkez ilçe ve ilçelerin uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünde meydana gelen değişiklikler takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar komisyona bildirilir.
Askerî yasak bölgeler, askerî güvenlik bölgeleri ile stratejik bölgelere ve değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri Millî Savunma Bakanlığınca, özel güvenlik bölgeleri ve değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri ise İçişleri Bakanlığınca geciktirilmeksizin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığa verilir.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen bölgeler içerisinde kalması nedeniyle kamulaştırılması gereken ya da tapu sicilinde şerh verilmesine gerek duyulan parsellere ilişkin bildirimler ilgili idarelerince tapu sicil müdürlüklerine yapılır.
Bu madde hükümlerine aykırı edinilen veya kanunî zorunluluk dışında edinim amacına aykırı kullanıldığı tespit edilen taşınmazlar ile sınırlı aynî haklar, Maliye Bakanlığınca verilecek süre içerisinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.” Hükmünü amirdir.
Yine aynı Kanuna eklenen 36 ıncı maddesinde de “Yabancı Yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketler, ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinebilir ve kullanabilirler. Bu şekilde edinilen taşınmazların Türkiye’de kurulu bulunan bir başka yabancı sermayeli şirkete devrinde ve taşınmaz maliki yerli sermayeli bir şirketin hisse devri yoluyla yabancı sermayeli hale gelmesi durumunda da aynı esas geçerlidir. Türkiye’de kurulu yabancı sermayeli şirketlerin tasfiyesi halinde şirketin sahip olduğu taşınmazın şirket ortağı yabancı gerçek kişiler veya yurt dışında kurulu yabancı ticaret şirketleri tarafından edinilmek istenmesi halinde 35 inci madde hükümleri uygulanır.
18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu şirketlerin, askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ve aynı Kanunun 28 inci maddesi çerçevesinde belirlenen stratejik bölgelerdeki taşınmaz edinimleri, Genel Kurmay Başkanlığının ya da yetkilendireceği komutanlıkların, özel güvenlik bölgelerindeki taşınmaz edinimleri ise taşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir. Valilik iznine tabi hususlar, ilgili idare temsilcilerinin katılımıyla oluşan komisyonda, taşınmaz ediniminin, ülke güvenliği ve faaliyet konusuna uygunluğu değerlendirilerek karara bağlanır.
Bu madde hükümlerine aykırı şekilde edinildiği veya kullanıldığı tespit edilen taşınmazlar ve sınırlı ayni haklar, Maliye Bakanlığınca verilecek süre içerisinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller, ilgili bakanlıkların görüşlerinin alınmasını müteakip Hazine Müsteşarlığı, İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” Hükmü ile Geçici 3 üncü madde ile “İlgili kurum ve kuruluşlar, bu Kanunun 35 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinemeyecekleri alanların yüzölçümlerini ve valilikler bu fıkrada belirtilen ilçelerin uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümlerini bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren en geç üç ay içinde komisyona bildirir.
Yabancı uyruklu gerçek kişilerin merkez ilçe ve ilçeler bazında edinebilecekleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikte ayni hakların miktarı tespit edilinceye kadar geçecek süre içinde yabancı uyruklu gerçek kişiler bu kanunun 35 inci maddesi hükümlerine göre taşınmaz ve sınırlı ayni hakları edinebilirler.” Hükmü getirilmiştir.
Bu itibarla;
1- Taşınmaz edinimi konusunda ülkemiz ile arasında tam karşılıklılık bulunan ve genelge eki “A” listede belirtilen ülkelerin vatandaşı olan yabancı gerçek kişilerin ülkemizde taşınmaz mülkiyeti ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hak edinme taleplerinin, ilgili belediye veya valilikten alınacak yazı ile uygulama imar planı veya mevzi imar planında konut veya işyeri olarak ayrılmış olduğunun belgelendirilmesi ve bu amaçlarla kullanılmak amacıyla tapuya tescil edilmiş olması ile yetkili komutanlık vasıtasıyla askeri yasak bölge ve güvenlik bölgeleri dışında kaldığının tespiti kaydıyla, doğrudan tapu sicil müdürlüklerince sonuçlandırılması,
2- Taşınmaz edinimi konusunda ülkemiz ile arasında karşılıklılık bulunmayan ve genelge eki “B” listesinde belirtilen ülke vatandaşlarının taşınmaz edinim taleplerinin, Genel Müdürlükle herhangi bir yazışma yapılmadan tapu sicil müdürlüklerince doğrudan reddedilmesi,
3- Tam karşılıklılık bulunan (A listesi) ve tam karşılıklılık bulunmayan (B listesi) ülkelerin dışındaki diğer ülke vatandaşlarının taşınmaz edinim taleplerinin gerekli belgeleriyle birlikte Genel Müdürlüğe intikal ettirilerek alınacak talimata göre sonuçlandırılması,
4- Yabancı ülkelerde bu ülkelerin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticaret şirketleri Türkiye’de ancak özel kanun hükümleri (2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu ve 6326 sayılı Petrol Kanunu) çerçevesinde taşınmaz edinebildiklerinden, bu şirketlerin taşınmaz edinimine ilişkin taleplerinin de özel kanun hükümlerine göre ilgili kurumlarından temin edecekleri belgelerin uygunluğu kapsamında doğrudan ilgili tapu sicil müdürlüklerince değerlendirilerek sonuçlandırılması,
5- Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri lehine Türkiye’de taşınmaz rehini tesisinde 35. maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan kayıt ve sınırlamalar aranılmadan doğrudan ilgili tapu sicil müdürlüklerince sonuçlandırılması,
6- Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındaki tüm tüzel kişiliklerin (tüzel kişiliği olan veya olmayan vakıf, dernek, kooperatif, cemiyet, topluluk, cemaat vb.) Türkiye’de taşınmaz edinmesi ve lehlerine sınırlı ayni hak tesis edilmesi mümkün olmadığından, konuya ilişkin taleplerin, Genel Müdürlükle herhangi bir yazışma yapılmadan tapu sicil müdürlüklerince doğrudan reddedilmesi,
7- Türkiye Cumhuriyeti ile arasında taşınmaz edinimi konusunda karşılıklılık bulunan ülke vatandaşlarının kanuni miras yoluyla intikal eden taşınmazları için 35. maddenin birinci fıkrasında belirtilen kayıt ve sınırlamalar uygulanmadan, ölüme bağlı tasarruflarında ise maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen kayıt ve sınırlamalar uygulanarak doğrudan tapu sicil müdürlüklerince karşılanması,
8- Türkiye Cumhuriyeti ile arasında taşınmaz edinimi konusunda karşılıklılık bulunmayan ülke vatandaşlarının ise kanuni miras yoluyla edindikleri taşınmazların ve sınırlı ayni hakların intikal işlemleri yapıldıktan sonra, ilgililere taşınmazların ve sınırlı ayni hakların tasfiyeye tabi olduğu bildirilerek, tasfiyesi için ilgili defterdarlık veya mal müdürlüklerine bildirimde bulunulması ve taşınmazın beyanlar hanesine bu yönde belirtme yapılması, işleme konu taşınmazın özel güvenlik bölgesinde kalması halinde İçişleri Bakanlığına (Valilik), askeri yasak bölge ve güvenlik bölgelerinde kaldığının tespiti halinde ise, tasfiyesi için ilgili askeri makamlara bildirimde bulunulması,
9- Yabancı uyruklu gerçek kişilerin ülkemizde taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinimleri 2,5 hektarla sınırlandırıldığından, bu miktarı geçen edinim taleplerinin ilgili tapu sicil müdürlüklerince reddedilmesi,
Öte yandan, ülke çapındaki iki buçuk hektara ilişkin sınırlama merkeze intikal edecek işlemler üzerinden kontrol edilmekle birlikte, tapu sicil müdürlüklerince yürütülen işlemler esnasında, taşınmaz edinimi ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı ayni hak tesisi talebinde bulunan yabancı uyruklu gerçek kişilerin akitli işlemlerde resmi senede, kanuni miras dışındaki tasarruflar için, düzenlenen tescil istem belgesinde; "Bu taşınmaz dahil, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde şahsım tarafından edinilen bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı ayni haklar ile taşınmazların miktarı iki buçuk hektarı geçmemektedir. Aksi durumun tespiti halinde fazla miktarın tasfiye edilerek bedele çevrilmesini kayıtsız şartsız kabul ve taahhüt ederim." şeklinde taahhütlerinin alınması,
10- Tapu Kanunu’nun 35 inci maddesi hükümlerine aykırı edinilen veya kanuni zorunluluk dışında edinim amacına aykırı kullanıldığı ilgili Makamlarca tespit edilen taşınmazlar ile sınırlı ayni hakların tasfiyesi gerektiğinden, bunların tasfiye edilerek bedelinin hak sahibine ödenmesi için tapu sicil müdürlüklerince Maliye Bakanlığı’nın ilgili mahalli birimlerine bildirimde bulunulması,
Gerekmektedir.
Diğer taraftan;
11- Suriye vatandaşlarının taşınmaza ilişkin taleplerinin merkezden sorulmak suretiyle sonuçlandırılması,
12- Sırbistan Cumhuriyeti ile karşılıklılık bulunduğundan, Yugoslavya Federal Cumhuriyeti pasaportu taşıyan “Sırbistan” uyruklu gerçek kişilerin, Sırbistan Cumhuriyeti vatandaşı olduklarını ülkemizdeki Sırbistan Konsolosluklarından alacakları belge ile teyit edilmesi kaydıyla, taşınmaz edinimine yönelik taleplerinin madde (1) uyarınca doğrudan ilgili tapu sicil müdürlüklerince sonuçlandırılması,
13- Türk asıllı Yunan uyruklu gerçek kişilerin taşınmaz satın alma taleplerinin, talep sahiplerinin Türk asıllı olduklarının tespit edilmesi için pasaport fotokopisi ve ibraz etmeye ihtiyaç duydukları diğer belgeleriyle birlikte, Dışişleri Bakanlığı Emlak Dairesi Başkanlığı’na bir dilekçe ile başvurarak, Türk asıllı olduklarını, kimlik ve Yunanistan’daki adres bilgileriyle birlikte beyan ederek, hangi tapu sicil müdürlüğü yetki alanında bulunan taşınmaz malı satın almak istediklerini bildirmelerinin sağlanması ve bu talepleri hakkında Dışişleri Bakanlığından bildirilecek cevaplara göre (talep sahibi hakkında ilgili dış temsilciliğimiz aracılığıyla yapılacak inceleme sonucunda Türk asıllı olduğu tespit edildiği takdirde, Türk asıllı Yunan uyruklu talep sahibinin taşınmaz mal satın almasında sakınca bulunmadığı, ilgili tapu sicil müdürlüğüne iletilmek üzere, Dışişleri Bakanlığınca Genel Müdürlüğümüze bir yazı ile bildirilmesinden sonra) Genel Müdürlüğümüzden alınacak talimatlar doğrultusunda işlem tesis edilmesi,
Türk aslından olmayan Yunan uyruklu gerçek kişilerin taşınmaz mala ilişkin her türlü taleplerinin ise Genel Müdürlüğe aktarılarak, alınacak talimat doğrultusunda sonuçlandırılması,
14- Cemaat Vakıflarının ülkemizdeki taşınmaz mal edinim talepleri 2762 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 1 inci maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde düzenlenerek tüm birimlerimize gönderilen ilgi (d) genelgemizde belirtilen esaslara göre değerlendirilerek sonuçlandırılmaktaydı.
Bu defa; 2762 sayılı Vakıflar Kanunu 20.02.2008 tarihli ve 5737 sayılı Kanunla yeniden düzenlenerek 27.02.2008 tarihli ve 26800 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu bağlamda Tasarruf İşlemleri Dairesi Başkanlığı tarafından 5737 sayılı kanunda belirtilen esaslara göre Cemaat Vakıflarının da ülkemizde taşınmaz mal edinimlerini kapsayacak şekilde ilgi (r) genelge düzenlenerek tüm birimlerimize bildirilmiştir.
Bu nedenle; Cemaat Vakıflarının ülkemizde taşınmaz mal edinim talepleri Tasarruf İşlemleri Dairesi Başkanlığınca düzenlenen ilgi (r) genelgede belirtilen esaslar çerçevesinde değerlendirilerek sonuçlandırılacaktır.
15- Daha önce gerekli yazışmaları yapılarak Genel Müdürlüğümüze soru konusu edilmiş ve Genel Müdürlüğümüzce de olumlu talimatlandırılmış, ancak ilgi (p) genelge gereğince tamamlanamayan işlemlerin gerekli eksikliklerinin tamamlanması kaydıyla Merkeze yeniden intikal ettirilmeksizin başkaca da sakıncası bulunmaması kaydıyla sonuçlandırılmaları uygun bulunmuştur.
16- Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin; ülkemizdeki her türlü taşınmaza ilişkin işlemlerinin sonunda bilgi formunun mutlak surette düzenlenerek merkeze gönderilmesi,
Gerekmektedir.
Yeni yasal düzenlemeyle, yabancı uyruklu gerçek kişiler merkez ilçe ve ilçeler bazında, uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünün yüzde onuna kadar kısmında taşınmaz ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı ayni hak edinebileceklerdir. Anılan oran merkeze intikal edecek işlemler üzerinden kontrol edileceğinden, tapu sicil müdürlüklerimizce, yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin; ülkemizdeki her türlü taşınmaza ilişkin işlemlerinin sonunda bilgi formunun düzenlenerek merkeze gönderilmesi büyük önem taşımaktadır.
Söz konusu bilgi formları, merkezdeki bilgisayar kayıtlarına aktarılmak üzere, bilgi formunun arkasındaki açıklama dikkatlice okunarak ilgililerinden en az biri yabancı olan kişiler arasındaki her türlü akit ve tescil işleminin tamamlanmasını takiben noksansız doldurulup formun alt tarafındaki açıklama kısmında hiçbir tereddüde yer verilmeyecek şekilde gerekli açıklama yapıldıktan sonra en kısa sürede Genel Müdürlüğe gönderilmesi gerekmektedir.
Ayrıca 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununun Anayasa Mahkemesince iptal edilen 3/d maddesindeki hüküm ile ilgili olarak 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ıncı maddesinde getirilen ve yukarda belirtilen hükümle ilgili bu madde uygulamasına ilişkin usul ve esaslar bir yönetmelikle belirlenecek olmakla birlikte ilgili Kurumlarca bir yönetmelik çıkarılıncaya kadar uygulamaya ilişkin bazı önlemlerin alınması zorunluluğu ortaya çıkmıştır.
Buna göre Ticaret Şirketlerinin Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu hükümlerine göre kurulup kurulmadığı İdaremizce bilinemeyeceğinden Ticaret Şirketlerinin 2644 sayılı Tapu Kanununun 2 inci maddesi gereğince ibraz ettikleri yetki belgesinde şirketin 4875 sayılı Kanuna göre kurulan bir şirket olduğu hususu belirtilmemişse düzenlenen resmi senedin uygun bir yerine “ taşınmazı edinen şirketin 4875 sayılı yasaya tabi olmadığı, aksi halde edinilen taşınmazın 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ıncı maddesi gereğince tasfiyeye tabi tutulacağını bildikleri ve kabul ettikleri” hususu yazılarak taraflara imzalatılmak suretiyle genel hükümlere göre işlem tamamlanacaktır;
4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununa göre kurulduğunun bildirilmesi halinde ise;
1- Edinilmek istenilen söz konusu taşınmaz malın askeri yasak bölgesi, güvenlik bölgesi ya da 2565 sayılı Kanunun 28 inci maddesi çerçevesinde belirlenen stratejik alanlarda kalıp kalmadığı, bu alanlarda kalıyor ise satışında sakınca bulunup bulunmadığı hususunda Genelkurmay Başkanlığı izni;
2-Yine satışa konu taşınmaz malın ediniminin şirket faaliyet konusuna uygun olup olmadığı ile özel güvenlik bölgesinde kalıp kalmadığı, bu alanlarda kalıyor ise satışında sakınca bulunup bulunmadığı hususlarında da Valilik izni,
Gerekmektedir.
Valilikler nezdinde oluşturulacak Komisyonca, edinilecek taşınmazın şirketin faaliyet konusuna uygunluğu yönünden yapılacak değerlendirmede, Genel Kurmay Başkanlığınca verilecek izinlerin de dikkate alınması uygun olacağından, anılan komisyonca gerekli değerlendirmenin daha doğru bir şekilde yapılabilmesi için; söz konusu taşınmazın askeri yasak bölgesi, güvenlik bölgesi ya da stratejik alanlarda kalıp kalmadığı, bu alanlarda kalıyor ise satışında sakınca bulunup bulunmadığı hususların da Valilik tarafından Genelkurmay Başkanlığı ya da yetkilendireceği komutanlıktan alınacak yazının komisyonca verilecek izin (Özel güvenlik bölgesinde kalıp kalmadığı, bu alanlarda kalıyor ise satışında sakınca bulunup bulunmadığı yönünde) yazısına ek yapılmasının talep edilmesi ve Valilikten alınacak cevap sonucuna göre taleplerin karşılanması ya da ret edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, 4875 sayılı Kanunda Hazine Müsteşarlığı tarafından bu konuda bilgi sistemi kurulması öngörüldüğünden, yapılacak işlemleri takiben “bilgi formu”nun uyruğu kısmına yetki belgesi ve işleme esas diğer evrakı müsbiteye bakılmak suretiyle “4875 sayılı kanuna göre kurulmuştur” ya da “6224 sayılı kanuna göre kurulmuştur” ibaresi yazıldıktan sonra Genel Müdürlüğe gönderilecektir.
İlgi (b), (c), (d), (f), (h), (i), (k), (l), (m), (n), (o) ve (p) genelgeler yürürlükten kaldırılmıştır.
Bilgi edinilmesini, bu genelgenin Bölgenize bağlı tüm tapu sicil ve kadastro müdürlüklerine duyurularak genelge hükümleri doğrultusunda işlem yapılmasının temini ile uygulamanın titizlikle takibini önemle rica ederim.
A.1.KARŞILIKLILIK
Karşılıklılığın tespitinde hukuki ve fiili durum esas alınır. Karşılıklılığın kanuni ve fiili olmasının yanında yeni düzenlemede karşılıklılık ilkesinin birebir uygulanması yerine, yabancı devletin kendi vatandaşlarına tanıdığı hakların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına da tanınması esası getirilmiştir.
Bu ilkenin kişilere toprak mülkiyeti hakkının tanınmadığı, ülke uyruklarına uygulanmasında, yabancı devletin taşınmaz ediniminde kendi vatandaşlarına tanıdığı hakların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına da tanınması esastır.
Bakanlar Kurulu 29.05.1940 tarih ve 2/13394 sayılı Kararında, karşılıklılık ilkesinden ne anlaşılması gerektiğini açıklamıştır. Karara göre karşılıklılık ilkesinin varlığı için kanuni düzenlemenin yanında bunun fiilen uygulanabilir olması da gerekmektedir. Kanuni karşılıklılığın fiili durumu göstermeyeceği göz önüne alınan kararda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının başvurusu halinde, yabancı ülkede karşılaşacakları sınırlamaların karşılıklılık uygulamasına esas alınması istenmiştir. Dolayısıyla Ülkemiz ile yabancı bir devlet arasında taşınmaz edinimi konusunda karşılıklılığın varlığından söz edebilmek için karşılıklılığın kanuni ve fiili olması gerekmektedir. Buna göre, bir yabancı ülke vatandaşının ülkemizde taşınmaz edinmesi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da o ülkede taşınmaz l edinmesine, kanun ile hak tanınmış olmasına ve bu hakkın da fiilen uygulanabilmesine bağlıdır. A.2. KARŞILIKLIK İLKESİNİN İSTİSNALARI Yabancı gerçek kişilerin ülkemizde taşınmaz edinmelerinin birinci koşulu karşılıklılık olmakla birlikte, karşılıklılık ilkesine gerçek kişiler açısından getirilen bazı istisnalar bulunmaktadır. Bu istisnalar şunlardır:
a. Vatansızlar hiçbir devlet uyruğu taşımadıkları için karşılıklılık şartının belirleneceği muhatap bir devlet bulunmamaktadır. Bu nedenle, vatansızlar karşılıklılık şartından muaftırlar.
b. Türkiye tarafından 26.08.1961 tarih ve 359 Sayılı Kanunla onaylanan 28.07.1951 tarihli "Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme"nin m. 7/2 hükmüne göre, mülteciler, sığındıkları ülkede üç yıl ikamet ettikten sonra karşılıklılık şartından muaf olurlar. Türkiye'de bulunan mülteciler de aynı hükme tabidir. Muafiyet için mültecilerin bu durumlarını resmi belge ile kanıtlamaları yeterlidir.
c. Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri lehine Türkiye’de taşınmaz rehni tesisinde birinci ve ikinci fıkralarda yer alan kayıt ve sınırlamalar aranmaz.
A.3. KANUNİ KISITLAYICI HÜKÜMLERE UYMAK
Yabancı gerçek kişilerin ülkemizde taşınmaz edinmelerinin ikinci koşulu kanunla getirilmiş olan kısıtlayıcı hükümlere uymaktır.
Yabancıların taşınmaz edinmelerine ilişkin olarak kanunlarımızda bazı kısıtlamalar yer almış bulunmaktadır. Bu kısıtlayıcı hükümler şunlardır:
a. Yabancıların ülkemizde taşınmaz edinmelerini coğrafi açıdan sınırlayan 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununda yer alan düzenlemelere göre; askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgelerindeki taşınmazların yabancı gerçek ve tüzel kişilere satılması, devredilmesi ve kiralanması mümkün bulunmamaktadır.
b. 2644 sayılı Tapu Kanununun 35'inci Maddesine göre, yabancı uyruklu bir gerçek kişinin ülke genelinde edinebileceği taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam yüz ölçümü 2,5 hektarı geçemez. Yüz ölçüm miktarını 30 hektara kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Kanuni miras bu hükmün dışındadır.
c. Yabancı uyruklu gerçek kişiler, Türkiye’de işyeri veya mesken olarak kullanmak üzere, uygulama imar planı veya mevzii imar planı içinde bu amaçlarla ayrılıp tescil edilen taşınmazların dışındaki taşınmazları edinemezler. Sınırlı ayni hak tesis edilmesinde de aynı koşullar aranır. Yabancı uyruklu gerçek kişilerin il bazında edinebilecekleri taşınmazların, illere ve il yüzölçümüne göre binde beşi geçmemek üzere oranını tespite Bakanlar Kurulu yetkilidir
YABANCI TÜZEL KİŞİLİĞE SAHİP TİCARET ŞİRKETLERİNİN TÜRKİYE'DE TAŞINMAZ EDİNİMLERİ
________________________________________
Tapu Kanununun 35'inci Maddesinde yapılan değişiklikle, yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri, ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz mülkiyeti ve taşınmazlar üzerinde sınırlı ayni hak edinebilirler.
İlgili özel kanunlar;
—2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu
—6326 sayılı Petrol Kanunu
—4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri lehine Türkiye’de taşınmaz rehni tesisinde birinci ve ikinci fıkralarda yer alan kayıt ve sınırlamalar aranmaz.
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındakiler Türkiye’de taşınmaz edinemez ve lehlerine sınırlı ayni hak tesis edilemez.
YABANCI SERMAYELİ ŞİRKETLERİN TAŞINMAZ EDİNİMLERİ
________________________________________
Yabancı sermayeli şirket ifadesi çoğu zaman yabancı şirket ifadesi ile karıştırılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, yabancı sermayeli şirketler Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre Türkiye'de kurulurlar ve Türk Ticaret Siciline kaydedilirler. Yani, bu şirketler Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına tabi şirketlerdir. Sadece sermayelerinin tamamı veya bir kısmı yabancı gerçek veya tüzel kişilere aittir. Hissedarlarının yabancı kişiler olması şirketi yabancı tüzel kişi statüsüne sokmaz; çünkü şirketin uyruğu ile hissedarlarının uyrukları farklı hususlardır.
17 Haziran 2003 tarih ve 25141 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5 Haziran 2003 tarih ve 4875 sayılı "Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu" ile 18.01.1954 tarih ve 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu yürürlükten kaldırılarak; doğrudan yabancı yatırımların özendirilmesi ve artırılması, yabancı yatırımcının haklarının korunması, yabancı yatırımların gerçekleşmesinde izin ve onay sisteminin bilgilendirme sistemine dönüştürülmesi amaçlarıyla yeni esaslar getirilmiştir. 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ile yabancı yatırımcılar yerli yatırımcılarla eşit muameleye tabi tutulmuş; yatırım izni, şirket kuruluş izni gibi izin ve onaylar kaldırılmış; yabancı yatırımcıların Ülkemizde kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketlerin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının edinimine açık olan bölgelerde taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinmeleri serbest bırakılmıştı. Ancak anılan hükmün Anayasa Mahkemesi Tarafından iptal edilmesinin ardından konu 15 Temmuz 2008 tarih ve 26937 sayılı Resmi Gazete de yayınlanarak yürülüğe giren 5782 sayılı Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2'inci maddesinde yeniden düzenlenmiştir. Buna Göre:
3/7/2008 TARİH VE 5782 SAYILI TAPU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
MADDE 2 – 2644 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
"MADDE 36 – Yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketler, ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinebilir ve kullanabilirler. Bu şekilde edinilen taşınmazların Türkiye’de kurulu bulunan bir başka yabancı sermayeli şirkete devrinde ve taşınmaz maliki yerli sermayeli bir şirketin hisse devri yoluyla yabancı sermayeli hale gelmesi durumunda da aynı esas geçerlidir. Türkiye’de kurulu yabancı sermayeli şirketlerin tasfiyesi halinde şirketin sahip olduğu taşınmazın şirket ortağı yabancı gerçek kişiler veya yurt dışında kurulu yabancı ticaret şirketleri tarafından edinilmek istenmesi halinde 35 inci madde hükümleri uygulanır.
18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu şirketlerin, askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ve aynı Kanunun 28 inci maddesi çerçevesinde belirlenen stratejik bölgelerdeki taşınmaz edinimleri, Genel Kurmay Başkanlığının ya da yetkilendireceği komutanlıkların, özel güvenlik bölgelerindeki taşınmaz edinimleri ise taşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir. Valilik iznine tabi hususlar, ilgili idare temsilcilerinin katılımıyla oluşan komisyonda, taşınmaz ediniminin, ülke güvenliği ve faaliyet konusuna uygunluğu değerlendirilerek karara bağlanır.
Bu madde hükümlerine aykırı şekilde edinildiği veya kullanıldığı tespit edilen taşınmazlar ve sınırlı aynî haklar, Maliye Bakanlığınca verilecek süre içerisinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller, ilgili bakanlıkların görüşlerinin alınmasını müteakip Hazine Müsteşarlığı, İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."
MADDE 3 – 2644 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 3 – İlgili kurum ve kuruluşlar, bu Kanunun 35 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin taşınmaz ve sınırlı aynî hak edinemeyecekleri alanların yüzölçümlerini ve valilikler bu fıkrada belirtilen ilçelerin uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümlerini bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren en geç üç ay içinde komisyona bildirir.
Yabancı uyruklu gerçek kişilerin merkez ilçe ve ilçeler bazında edinebilecekleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikte aynî hakların miktarı tespit edilinceye kadar geçecek süre içinde, yabancı uyruklu gerçek kişiler bu Kanunun 35 inci maddesi hükümlerine göre taşınmaz ve sınırlı aynî hakları edinebilirler."
MADDE 4 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 5 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununun Anayasa Mahkemesince iptal edilen 3/d maddesindeki hüküm ile ilgili olarak 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ıncı maddesinde getirilen ve yukarda belirtilen hükümle ilgili bu madde uygulamasına ilişkin usul ve esaslar bir yönetmelikle belirlenecek olmakla birlikte ilgili Kurumlarca bir yönetmelik çıkarılıncaya kadar uygulamaya ilişkin bazı önlemlerin alınması zorunluluğu ortaya çıkmıştır Bu itibarla konu ile ilgili Yönetmelkik çıkınaya kadar olan uygulamalarda alınacak tedbirler Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşler Dairesi Başkanlığı nın 2008/12 sayılı geneşgesinde belirlenmiştir.
Buna göre Ticaret Şirketlerinin Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu hükümlerine göre kurulup kurulmadığı İdaremizce bilinemeyeceğinden Ticaret Şirketlerinin 2644 sayılı Tapu Kanununun 2 inci maddesi gereğince ibraz ettikleri yetki belgesinde şirketin 4875 sayılı Kanuna göre kurulan bir şirket olduğu hususu belirtilmemişse düzenlenen resmi senedin uygun bir yerine “ taşınmazı edinen şirketin 4875 sayılı yasaya tabi olmadığı, aksi halde edinilen taşınmazın 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ıncı maddesi gereğince tasfiyeye tabi tutulacağını bildikleri ve kabul ettikleri” hususu yazılarak taraflara imzalatılmak suretiyle genel hükümlere göre işlem tamamlanacaktır;
4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununa göre kurulduğunun bildirilmesi halinde ise;
1- Edinilmek istenilen söz konusu taşınmaz malın askeri yasak bölgesi, güvenlik bölgesi ya da 2565 sayılı Kanunun 28 inci maddesi çerçevesinde belirlenen stratejik alanlarda kalıp kalmadığı, bu alanlarda kalıyor ise satışında sakınca bulunup bulunmadığı hususunda Genelkurmay Başkanlığı izni;
2-Yine satışa konu taşınmaz malın ediniminin şirket faaliyet konusuna uygun olup olmadığı ile özel güvenlik bölgesinde kalıp kalmadığı, bu alanlarda kalıyor ise satışında sakınca bulunup bulunmadığı hususlarında da Valilik izni,
Gerekmektedir.
Valilikler nezdinde oluşturulacak Komisyonca, edinilecek taşınmazın şirketin faaliyet konusuna uygunluğu yönünden yapılacak değerlendirmede, Genel Kurmay Başkanlığınca verilecek izinlerin de dikkate alınması uygun olacağından, anılan komisyonca gerekli değerlendirmenin daha doğru bir şekilde yapılabilmesi için; söz konusu taşınmazın askeri yasak bölgesi, güvenlik bölgesi ya da stratejik alanlarda kalıp kalmadığı, bu alanlarda kalıyor ise satışında sakınca bulunup bulunmadığı hususların da Valilik tarafından Genelkurmay Başkanlığı ya da yetkilendireceği komutanlıktan alınacak yazının komisyonca verilecek izin (Özel güvenlik bölgesinde kalıp kalmadığı, bu alanlarda kalıyor ise satışında sakınca bulunup bulunmadığı yönünde) yazısına ek yapılmasının talep edilmesi ve Valilikten alınacak cevap sonucuna göre taleplerin karşılanması ya da ret edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, 4875 sayılı Kanunda Hazine Müsteşarlığı tarafından bu konuda bilgi sistemi kurulması öngörüldüğünden, yapılacak işlemleri takiben “bilgi formu”nun uyruğu kısmına yetki belgesi ve işleme esas diğer evrakı müsbiteye bakılmak suretiyle “4875 sayılı kanuna göre kurulmuştur” ya da “6224 sayılı kanuna göre kurulmuştur” ibaresi yazıldıktan sonra Genel Müdürlüğe gönderilecektir.
TRANSFER
Yabancıların gerek döviz bozdurmak suretiyle satın aldıkları gerekse döviz bozdurmaksızın sahip oldukları taşınmaz ve ayni hakların gelirleri ve satış bedellerinin bankalar ve özel finans kurumları yolu ile transfer ettirilmesi serbesttir.
BAŞVURULAR İLE İLGİLİ GEREKLİ BİLGİLER:
________________________________________
I. BAŞVURULARIN YAPILACAĞI MERCİİ
2644 sayılı Tapu Kanununun 26'ncı Maddesi ile; mülkiyete, mülkiyetten ayrı ayni haklara ilişkin sözleşmeleri düzenleme görev ve yetkisi Tapu Sicil Müdürlüklerine verilmiştir.
Taşınmaz mal edinmek isteyen veya mülkiyetten ayrı ayni haklardan yararlanmak isteyen yabancı kişiler, başvurularını, taşınmaz malın bulunduğu yerin Tapu Sicil Müdürlüğüne yapacaklardır.
Konu ile ilgili ayrıntılı bilgiler Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden temin edilebilir.
II. BAŞVURULAR İÇİN GEREKLİ BELGELER
Başvurular için gerekli belgeler bakımından yabancılarla Türk vatandaşları arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır.
A)GERÇEK KİŞİLER AÇISINDAN
1- Taşınmaz mala ait varsa tapu senedi, yoksa taşınmaz malın ada ve parsel numarasını belirtir belge veya malikin sözlü beyanı,
2- Uyruğunda bulunduğu ülkenin kimlik belgesi veya pasaportu ile iki adet vesikalık fotoğraf,
3- İstemde bulunan kişi vekil ise, temsile ilişkin vekaletname ile temsilcinin fotoğraflı kimlik belgesi ve vesikalık fotoğraf, alıcılar açısından bizzat işleme katılmayanlar var ise, onları temsil eden temsilcilerin fotoğraflı kimlik belgeleri, vesikalık fotoğrafları ve temsilciliklerine ilişkin belgeler.
B) TÜZEL KİŞİLER AÇISINDAN
1- 4875 Sayılı Doğrudan yabancı Yatırımlar Kanununa göre kurulan şirketler Ticaret Sicil Memurluğundan alacakları yetki belgelerini, imza sirkülerini ve buna dayanılarak yetkili kılınan kişiye verilen vekaletnameyi,
2- Yabancı ülkelerde kendi kanunlarına göre kurulan yabancı ticaret şirketleri için kuruldukları ülkenin kendi mevzuatınca ilgili makamlarından alacakları yetki belgesi yerine geçen bir belgeyi ibraz etmeleri gerekmektedir.
Tapu işlemleri sırasında ödenmesi gereken harç ve vergiler açısından yabancı uyruklu kişiler ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasında hiçbir fark yoktur.
Ancak, ülkemizde taşınmaz mal edinmek isteyen yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilerin edinmek istedikleri taşınmaz malların Askeri Yasak Bölge ve Güvenlik Bölgeleri dışında kalıp kalmadığının tespit edilebilmesini teminen yetkili askeri makama sorulurken, taşınmazın bulunduğu yerin 1/25000 ölçekli haritada işaretlenmesi için araziye gidilmesi gerekiyorsa “parselin yerinde gösterilmesi” işlemine göre döner sermaye hizmet bedeli alınmaktadır.
11 Mayıs 2010 Salı
EMLAK VERGİSİ BEYANNAMESİ
EMLAK VERGİSİ BEYANNAMESİ
YENİ BİR EVİN EMLAK VERGİSİ NE KADARDIR?
2009 yılında inşaatı yeni bitmiş konut alanlar için Mesken olarak kullanılan bina ve apartman dairelerinin 2 bin 500 TL’den az olmamak üzere vergi değerinin ¼’ü, inşalarının sona erdiği yılı takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılıyor.
Örneğin, inşaatı 2009 yılında tamamlanan ve aynı yılda satın alınan, emlak vergisi değeri 200 bin TL olan konut için 2010 yılından itibaren beş yıl süreyle vergi değerinin ¼’ü kadar muafiyet uygulanacak. 2010 yılı emlak vergisi, vergi değerinin ¾’ü (150 bin TL) üzerinden hesaplanacak.
Konutun, inşaatın bitiminden itibaren beş yıl içinde satın alınmış olması halinde, muafiyet kalan süre için uygulanacak.
-EMLAK VERGİSİNDE KİMLER MUAFTIR?
Emekli, işsiz ve özürlüler Türkiye sınırları içinde sahip oldukları tek konutları için emlak vergisi ödemeyecekler.
Emlak Vergisi Kanununa göre, Türkiye sınırları içinde brüt 200 metrekareyi aşmayan tek konuta sahip olan;
- Emekli, dul veya yetim aylığından başka geliri olmayan emekliler ile dul ve yetimler,
- Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmayan ev kadınları ve işsizler,
- Gaziler,
- Şehitlerin dul ve yetimleri,
- Özürlüler, emlak vergisi ödemeyecekler.(38 No.lu Emlak Vergisi Tebliği, I/3-e)
-EMLAK VERGİSİNİN KAPSAMI NEDİR? NASIL BAŞVURULUR? VE KİMLERİ BAĞLAR?
Emlak vergisi arazi, arsa ve bina için ödenmektedir. Bu tür taşınmazı olan bir yurttaş, emlak vergisi vermekle yükümlüdür. Emlak vergisi ödeyecek kişilerin, ilgili belediyelerin Emlak Vergisi birimine başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sırasında kişiler yanlarında taşınmaz ile ilgili olan tapuyu ya da tapu örneğini bulundurmalıdır.
Tapusu ile ilgili birime giden şahıslar, her bir emlak türü için arazi, arsa veya bina gibi ayrı ayrı form ve beyanname doldurmak zorundadırlar. Bu beyannameler; Emlak vergisi Beyannamesi Ek Formu, Arazi, Arsa, Bina Beyannameleridir. (1) Beyannameler Sayfanın sonunda verilmiştir. Ayrıca Türkiye geneli il-ilçe- sokak detayında arsa ve arazi asgari birim fiyatlarını inceleyebilirsiniz. (2)
- EMLAK VERGİSİ BEYANNAMESİ İÇİN HANGİ BELGELER GEREKLİDİR?
Emlak vergisi beyannamesi için; tapu fotokopisi, nüfus cüzdanı fotokopisi, binalar için yapı kullanma izni fotokopisi, binanın bulunduğu adres (mahalle, sokak, bina, daire veya işyeri numarası), beyan sahibinin ikamet ve işyeri adresi, vergi numarası, o yıla ait bedelde damga pulu ile birlikte ilgili olduğu belediyenin Gelir Servisine başvurmalıdır.
-EMLAK VERGİSİ HANGİ DÖNEMLERDE ÖDENMEKTEDİR?
Emlak vergisi, birinci taksiti Mart-Nisan-Mayıs aylarında, ikinci taksiti Kasım ayında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir. Dileyen mükellef tümünü birinci taksit döneminde veya daha önce de ödeyebilir.
- EMLAK VERGİSİ BİLDİRİMİNİN ZAMANINDA VERİLMEMESİ SONUCU YAPTIRIM NE OLUR?
Emlak Vergisi Kanunu’nun “Bildirim Verme ve Süresi” başlıklı 23. maddesinde, bildirim verme ve süresiyle ilgili düzenlemelere yer verilmiş olup, 32. maddesinde ise, “Bildirimin süresinde verilmemesi halinde, vergi idarece tarh edilir. İdarece tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değeri, 29. madde hükmü dikkate alınarak hesaplanır.” denilmektedir.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 341. maddesinde; “Vergi ziyaı mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesidir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Kanun’un 344. maddesinde de; vergi ziyaı suçu mükellef veya sorumlu tarafından 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verilmesi olarak tanımlanmıştır.
Emlak vergisi, her 4 yılda bir olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı izleyen Ocak ve Şubat aylarında tahakkuk etmektedir. Vergi değerini tadil eden nedenlerden dolayı bildirim yapılması gereken hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını izleyen Ocak ayında tahakkuk etmektedir. 2009 yılında emlak vergi değerleri yeniden belirlenmiş olduğundan, 2010 yılı emlak vergileri Ocak, Şubat 2010 aylarında tahakkuk edecektir. Dolayısıyla, 31 Aralık 2009’a kadar yapılması gereken emlak vergi bildiriminin Şubat 2010 ayı içinde yapılması halinde, henüz verginin tahakkuk etme süresi geçmemiş olduğundan ortada vergi ziyaı yoktur. Bu nedenle vergi ziyaı cezası kesilmesi söz konusu değildir.
Vergi ziyaı kesilmesi için, bildirimin verginin tahakkuku için kanunda öngörülen süre geçtikten sonra yapılması veya süre geçmesine rağmen yapılmaması gerekmektedir.
·-EMLAK VERGİSİ SÜRESİNDE ÖDENMEZSE NE YAPILMALIDIR?
Emlak vergisini süresinde ödemeyenler, Vergi Usul Kanununun 376. Maddesine göre, vergilerini ödemek için bir dilekçe ile başvuru yapabilirler.
-EMLAK DEVRİ SÖZ KONUSU İSE NE YAPILMALIDIR?
Bu durumda emlakın borcu olmadığına ilişkin bir belge talep edilebilir. Emlakın borcu olmadığına ilişkin belgeyi ilgili belediyeden bir dilekçe ile istenebilir.
- EMLAK SATILDIĞINDA NE YAPILMALIDIR?
Satılan daire/işyeri/arsa ya da arazinin emlak beyanının kişinin üzerinden
düşürülmesi için ilgili belediyeye dilekçe vermek gerekmektedir.
Maliye Bakanlığı Özelgesi
Tarih : 20.03.2009
Sayı : B.07.0.GİB.0.02.66/6656-342/31520
EVK Md. 3
EMLAK VERGİSİNİN MÜKELLEFİ
Bina vergisinin mükellefi, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf eden olup, verginin ödenmesi ile bu vergiye ilişkin diğer ödevlerin yerine getirilmesinden sorumludur. Binanın maliki veya mükellefi değişmeksizin binanın kullanım ve tasarrufunun gayrimenkul satış sözleşmesinde belirtilen hak sahibine (alıcı) devredilmesi, bina vergisi mükellefinin yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Bilindiği üzere, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun bina vergisi mükellefini belirleyen 3. maddesinde bina vergisinin binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği belirtilmiştir.
1319 sayılı Kanun’un 33. maddesinin 6. fıkrasında, bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesi, vergi değerini tadil eden sebepler arasında sayılmış; 9/a maddesinde de, bina vergisi mükellefiyetinin bu Kanun’un 33. maddesinin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre, bina vergisinin mükellefi, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf eden olup verginin ödenmesi ile bu vergiye ilişkin diğer ödevlerin yerine getirilmesinden sorumludur.
Binanın maliki veya mükellefi değişmeksizin binanın kullanım ve tasarrufunun gayrimenkul satış sözleşmesinde belirtilen hak sahibine (alıcı) devredilmesi, bina vergisi mükellefinin yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacaktır. Ayrıca, bina maliki ile hak sahibi arasında özel hukuk sözleşmeleri gereği bina vergisinin hangi tarafça karşılanılacağı yönündeki belirlemeler Emlak Vergisi Kanunu bakımından bir hüküm ifade etmeyecektir.
Buna göre, Başkanlığınız tarafından inşa ettirilen ve daha sonra hak sahibinin kullanım ve tasarrufuna terk edilen ve tapusu ileride verilecek binanın maliki, dolayısıyla bina vergisi mükellefi binayı inşa eden olup, bu bina ile ilgili olarak tahakkuk edecek bina vergisinin ilgili belediyeye Başkanlığınızca ödenmesi; söz konusu hak sahibinin bina vergisi mükellefiyetinin ise, adına tapu verildiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlaması gerekmektedir.
Öte yandan, gayrimenkul satış sözleşmesi hükümlerinden kaynaklanan ve bina vergisinin hangi tarafça karşılanılacağına yönelik satıcı (mükellef) ile alıcı arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın özel hukuk kapsamında değerlendirilerek sonuçlandırılması gerekmektir.
8 Mayıs 2010 Cumartesi
Dünyanın en büyük 10 yenilenebilir enerji tesisi
Internet ansiklopedisi Wikipedia’nın ‘yenilenebilir enerji’ maddesi şöyle başlıyor:
“Yenilenebilir enerji (kaynakları), sürekli devam eden doğal süreçlerdeki varolan enerji akışından elde edilen enerjidir. Bu kaynaklar güneş ışığı, rüzgar, akan su (hidrogüç), biyolojik süreçler ve jeotermal olarak sıralanabilir.
En genel olarak, yenilenebilir enerji kaynağı, enerji kaynağından alınan enerjiye eşit oranda veya kaynağın tükenme hızından daha çabuk bir şekilde kendini yenileyebilmesi ile tanımlanır. Örneğin, güneşten elde edilen enerji ile çalışan bir teknoloji bu enerjiyi tüketir, fakat tüketilen enerji toplam güneş enerjisinin yanında çok küçük kalır. En genel yenilenebilir enerji şekli güneşten gelendir. Bazı formlar güneş enerjisini ve rüzgar gücünü depolar.
Yenilenebilir enerjinin tesisler, hayvanlar ve insanlar tarafından kalıcı olarak tüketilmesi mümkün değildir.”
İşte dünyanın en büyük 10 yenilenebilir enerji tesisi
* Dünyanın en büyük rüzgar türbini parkı
ABD’nin Teksas eyaletinde 2006’da faaliyete geçen Horse Hollow rüjgar türbinleri parkı dünyanın en büyük rüjgar enerjisi tesisi. Dallas’a 160 km mesafedeki park 19 bin hektar alanı işgal ediyor. Her biri 775 megawat gücündeki 421 türbin yılda 525 gigawatt/saat elektrik üretiyor.
2012’de Orgeon’da açılması planlanan ikinci bir parkta 800 megawatt’lık 303 türbin yer alacak. Avrupa’da ise, 2020’de Isveç’te 4 gigawatt gücünde 1.101 türbinlik bir park açılması planlanıyor.
* Kan, ter ve gözyaşı barajı
Dünyanın en çok tartışılan, milyonlarca insanı evinden köyünden eden ve bütün bir bölgenin ekosistemini mahveden Çin’deki Üç Vâdi Barajı 2007’den beri üretimde ve 14,1 gigawatt elektrik üretimiyle yeni dünya rekortmeni. (Bilgi için, Keban Barajı’nın kapasitesi 6 milyar kW/Saat’tir.) Bu tarihe kadar dünyanın en büyük hidroelektrik barajı, 14 gigawatt kapasiteli (Brezilya-Paraguay sınırındaki) Itaipu Barajı idi.
2010’da Üç Vâdi Baraji’nın 18 gigawatt yani 18 nükleer santrale eşedğer enerji üretmesi planlanıyor. Baraj Çin’e 26 milyar dolara (yak. 40 milyar TL) mal oldu.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Kongo Nehri üstünde inşa ettiği ve 2020’de üretime girmesi planlanan Büyük Inga Barajı 39 gigawatt kapasitesinde olacak.
*Dünyanın en büyük biyomas tesisi
Finlandiya ağaç kabukları, dallar ve yapraklar, turba gibi organik maddeleri enerjiye dönüştürüyor. Oy Alholmens Kraft, dünyanın en büyük biyomas enerjisi tesisi. (organik kökenli artıklardan elde edilen enerji) tesisi. Organik maddeler dev fırınlarda yakılarak 240 megawatt’a ulaşan elekrik elde ediliyor. Bu fırınları yeterli organik maddeyle besleyebilmek için, Finlandiya ağaç dikiyor ve rutubetli bölgelerde oluşan turbayı değerlendiriyor.
2010’da Galler Bölgesi’nde açılması planlanan benzer bir tesiste 350 megawatt elektrik üretilecek. Ama küçük bir sorun var, organik madde Kanada’dan taşınacak.
*Deniz dalgalarından elektrik üretmek
Fransa’nın Rance halici üzerinde kurulu deniz enerjisi tesisi, kendi alanında bir dünyada tek. 332 metrelik bir baraj içeren tesis, deniz dalgalarından elektrik enerjisi üretiyor. Bu tesis için Rance’ın seçilmiş olmasının sebebi, bölgede meydana gelen çok güçlü gelgit (met cezir) olayı: Denizin iki seviyesi arasındaki fark 8 metreyi buluyor. Rance’ın seçilmesinin ikinci özelliği ise, tesisin akarsu gücünden de yararlanabilmesi. 240 watt’lık 24 türbin her iki yönde de çalışıyor ve hem gelgitin hem de barajda tutulan nehir suyunun yarattığı güçle yılda 500 gigawatt/saat elektrik üretiliyor.
*Ayakları denizde rüjgar türbinleri
Danimarkalılar, Kuzey Denizi’nde kıyıdan 32 km açıkta inşa edilen Horns Rev 2 offshore rüzgar türbini parkı ile Ingilizler’i geride bıraktılar. 2009 Eylül ayında hizmete giren park 800 gigawatt elektrik kapasiteli 91 rügzar türbininden oluşuyor. Bu da 250 bin hanenin elektrik tüketimine eşdeğer bir rakam. Parkta, çalışanlar için, 24 kişilik de bir platform mevcut, adı Poseidon. Bu dev tesisin Danimarka’ya maliyeti 670 milyon dolar. (1 trilyon TL)
Bu arada Ingilizler de son sözünü söylemediler: London Array’e inşa edilmekte olan tesis 2012’de yıllık 1.000 megawatt elektrik üretecek.
*Dünyanın merkezinden fışkıran enerji
Kaliforniya’da, San Fransisco’nun 116 km kuzeyindeki 78 km2’lik tesiste kurulu 21 jeotermik santral, gayzerlerden elde edilen volkanik sıcak suyla çalışıyor. Toplam enerji üretimi 1.000 megawatt/saat. 30 yıl önce elektrik üretimi çok daha fazlaydı çünkü yer altı suları çok daha zengindi. Ama yine de, bu tesis San Fransisco’daki Golden Gate Bridge’ten Oregon’a kadar, bütün Kuzey Kaliforniya’nın yüzde 60 elektrik ihtiyacını karşılıyor.
* Güneş enerjisinde şampiyon Ispanya
Güneş enerji parkında, Ispanya özellikle de Olmedilla de Alarcon’daki 160 bin panellik güneş enerjisi tesisi rakipsiz. Bu tesis, güneşli bir günde 60 megawatt elektrik üretebiliyor.
Kullanılan paneller düz ve silikondan. Bu sebeple çok ağır ve emsallerinden pahalı.
Birkaç yıl içinde, bu tesisin de pabucu dama atılacak. ABD’nin New Mexico eyaletinde açılacak 285 hektarlık ünite, 600 megawatt yani Olmedilla’nın tam 10 katı kapasiteye sahip olacak.
* Açık denizde dalgalarin enerjisi
Her biri 150 metre uzunlukta 3 dev deniz yılanı, Portekiz açıklarında, Porto kentinin kuzeyinde yüzüyor. Korkmayın, bu sadece Aguçadoura hidrolik çifliği. Çelik yılanların her biri, birbirine menteşelerle bağlı 4 parçadan oluşuyor. Bu parçalar, denizin hareketiyle, dalgalarla birlikte ayrı ayrı hareket edebiliyor. Böylece dalgaların hareketini daha iyi ‘kullanabiliyor’.
Her parçanın üzerinde 4 kürek var. Bu kürekler dalgalarla beraber hareket ederken bir akümülatöre baskı yapıyor. Bu baskıyla hareket eden yağ bir hidrolik motoru çalıştırıyor. Burada üretilen elektrik, deniz dibinden geçen obtik kablolarla sahildeki bir istasyona taşınıyor. 4 yılanın toplam elektrik üretim kapasitesi 2,25 megawatt.
* Denizin ortasında bir rüzgar değirmeni
Irlanda’nın Strangford Lough sahillerinin açığında kurulu olan SeaGen türbinleri, offshore rüzgar türbini ile deniz türbini karışımı bir teknik kullanıyor. Bu türbinler, denizin gelgit hareketini, elektrik enerjisine çeviriyor.
Okyanus dibine demirli olan türbin, rüzgar değirmeni prensibiyle çalışıyor. Her biri 20 metre uzunluğundaki pervaneleri dakikada 10-15 tur atıyor. Sudayken, bu pervaneler maksimum 1,2 megawatt elektrik üretiyor. Bu, birkaç bir hanenin tüketimine eşdeğer. Ve türbinler günde 20 saat çalışabiliyor.
* Son moda güneş enerjisi fabrikası
Brightsource Energy, Energy Generatic Systems şirketini satın aldıktan sonra güney Kaliforniya’da, Mojave çölünde kurulu tesisi tamamladı. Halihazırda mühendisler en son teknolojiyi kullanarak 14 termik tesisi kuruyorlar. Her bir tesis yüzlerce aynadan oluşuyor ve güneş ışınlarını merkezdeki bir kuleye yönlendiriyor. Kulenin içindeki su, güneş enerjisiyle 550 dereceye kadar ısınacak ve bir türbini çalıştıracak. 2017’de açılması planlanan tesis 2.600 megawatt elektrik üretecek ve sisteme bağlı binlerce evi ve sanayi tesisini besleyecek.
(Kaynak: JDN)
SON DAKİKA
Bu arada, A.B.D. İçişleri Bakanlığı 28 Nisan’da Cape Wind projesininin onaylandığını açıkladı. 10 yıldır büyük tartışmalara ve davalara konu olan proje tamamlanırsa, Kuzey Amerika’nın ilk offshore rüzgar enerji tesisi olacak. Ancak sert muhalefet sebebiyle, türbin sayısı 170’ten 130’a düşürüldü. Maksimum kapasitesi 454 megawatt olan tesis, 420 bin hane tüketimine eşdeğer elektrik üretecek. Massachusetts sahillerine 22 km mesafede inşa edilecek olan tesisin 1 milyar dolara mal olması bekleniyor.
Kaynak : Hürriyet Emlak Yasam Eki
“Yenilenebilir enerji (kaynakları), sürekli devam eden doğal süreçlerdeki varolan enerji akışından elde edilen enerjidir. Bu kaynaklar güneş ışığı, rüzgar, akan su (hidrogüç), biyolojik süreçler ve jeotermal olarak sıralanabilir.
En genel olarak, yenilenebilir enerji kaynağı, enerji kaynağından alınan enerjiye eşit oranda veya kaynağın tükenme hızından daha çabuk bir şekilde kendini yenileyebilmesi ile tanımlanır. Örneğin, güneşten elde edilen enerji ile çalışan bir teknoloji bu enerjiyi tüketir, fakat tüketilen enerji toplam güneş enerjisinin yanında çok küçük kalır. En genel yenilenebilir enerji şekli güneşten gelendir. Bazı formlar güneş enerjisini ve rüzgar gücünü depolar.
Yenilenebilir enerjinin tesisler, hayvanlar ve insanlar tarafından kalıcı olarak tüketilmesi mümkün değildir.”
İşte dünyanın en büyük 10 yenilenebilir enerji tesisi
* Dünyanın en büyük rüzgar türbini parkı
ABD’nin Teksas eyaletinde 2006’da faaliyete geçen Horse Hollow rüjgar türbinleri parkı dünyanın en büyük rüjgar enerjisi tesisi. Dallas’a 160 km mesafedeki park 19 bin hektar alanı işgal ediyor. Her biri 775 megawat gücündeki 421 türbin yılda 525 gigawatt/saat elektrik üretiyor.
2012’de Orgeon’da açılması planlanan ikinci bir parkta 800 megawatt’lık 303 türbin yer alacak. Avrupa’da ise, 2020’de Isveç’te 4 gigawatt gücünde 1.101 türbinlik bir park açılması planlanıyor.
* Kan, ter ve gözyaşı barajı
Dünyanın en çok tartışılan, milyonlarca insanı evinden köyünden eden ve bütün bir bölgenin ekosistemini mahveden Çin’deki Üç Vâdi Barajı 2007’den beri üretimde ve 14,1 gigawatt elektrik üretimiyle yeni dünya rekortmeni. (Bilgi için, Keban Barajı’nın kapasitesi 6 milyar kW/Saat’tir.) Bu tarihe kadar dünyanın en büyük hidroelektrik barajı, 14 gigawatt kapasiteli (Brezilya-Paraguay sınırındaki) Itaipu Barajı idi.
2010’da Üç Vâdi Baraji’nın 18 gigawatt yani 18 nükleer santrale eşedğer enerji üretmesi planlanıyor. Baraj Çin’e 26 milyar dolara (yak. 40 milyar TL) mal oldu.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Kongo Nehri üstünde inşa ettiği ve 2020’de üretime girmesi planlanan Büyük Inga Barajı 39 gigawatt kapasitesinde olacak.
*Dünyanın en büyük biyomas tesisi
Finlandiya ağaç kabukları, dallar ve yapraklar, turba gibi organik maddeleri enerjiye dönüştürüyor. Oy Alholmens Kraft, dünyanın en büyük biyomas enerjisi tesisi. (organik kökenli artıklardan elde edilen enerji) tesisi. Organik maddeler dev fırınlarda yakılarak 240 megawatt’a ulaşan elekrik elde ediliyor. Bu fırınları yeterli organik maddeyle besleyebilmek için, Finlandiya ağaç dikiyor ve rutubetli bölgelerde oluşan turbayı değerlendiriyor.
2010’da Galler Bölgesi’nde açılması planlanan benzer bir tesiste 350 megawatt elektrik üretilecek. Ama küçük bir sorun var, organik madde Kanada’dan taşınacak.
*Deniz dalgalarından elektrik üretmek
Fransa’nın Rance halici üzerinde kurulu deniz enerjisi tesisi, kendi alanında bir dünyada tek. 332 metrelik bir baraj içeren tesis, deniz dalgalarından elektrik enerjisi üretiyor. Bu tesis için Rance’ın seçilmiş olmasının sebebi, bölgede meydana gelen çok güçlü gelgit (met cezir) olayı: Denizin iki seviyesi arasındaki fark 8 metreyi buluyor. Rance’ın seçilmesinin ikinci özelliği ise, tesisin akarsu gücünden de yararlanabilmesi. 240 watt’lık 24 türbin her iki yönde de çalışıyor ve hem gelgitin hem de barajda tutulan nehir suyunun yarattığı güçle yılda 500 gigawatt/saat elektrik üretiliyor.
*Ayakları denizde rüjgar türbinleri
Danimarkalılar, Kuzey Denizi’nde kıyıdan 32 km açıkta inşa edilen Horns Rev 2 offshore rüzgar türbini parkı ile Ingilizler’i geride bıraktılar. 2009 Eylül ayında hizmete giren park 800 gigawatt elektrik kapasiteli 91 rügzar türbininden oluşuyor. Bu da 250 bin hanenin elektrik tüketimine eşdeğer bir rakam. Parkta, çalışanlar için, 24 kişilik de bir platform mevcut, adı Poseidon. Bu dev tesisin Danimarka’ya maliyeti 670 milyon dolar. (1 trilyon TL)
Bu arada Ingilizler de son sözünü söylemediler: London Array’e inşa edilmekte olan tesis 2012’de yıllık 1.000 megawatt elektrik üretecek.
*Dünyanın merkezinden fışkıran enerji
Kaliforniya’da, San Fransisco’nun 116 km kuzeyindeki 78 km2’lik tesiste kurulu 21 jeotermik santral, gayzerlerden elde edilen volkanik sıcak suyla çalışıyor. Toplam enerji üretimi 1.000 megawatt/saat. 30 yıl önce elektrik üretimi çok daha fazlaydı çünkü yer altı suları çok daha zengindi. Ama yine de, bu tesis San Fransisco’daki Golden Gate Bridge’ten Oregon’a kadar, bütün Kuzey Kaliforniya’nın yüzde 60 elektrik ihtiyacını karşılıyor.
* Güneş enerjisinde şampiyon Ispanya
Güneş enerji parkında, Ispanya özellikle de Olmedilla de Alarcon’daki 160 bin panellik güneş enerjisi tesisi rakipsiz. Bu tesis, güneşli bir günde 60 megawatt elektrik üretebiliyor.
Kullanılan paneller düz ve silikondan. Bu sebeple çok ağır ve emsallerinden pahalı.
Birkaç yıl içinde, bu tesisin de pabucu dama atılacak. ABD’nin New Mexico eyaletinde açılacak 285 hektarlık ünite, 600 megawatt yani Olmedilla’nın tam 10 katı kapasiteye sahip olacak.
* Açık denizde dalgalarin enerjisi
Her biri 150 metre uzunlukta 3 dev deniz yılanı, Portekiz açıklarında, Porto kentinin kuzeyinde yüzüyor. Korkmayın, bu sadece Aguçadoura hidrolik çifliği. Çelik yılanların her biri, birbirine menteşelerle bağlı 4 parçadan oluşuyor. Bu parçalar, denizin hareketiyle, dalgalarla birlikte ayrı ayrı hareket edebiliyor. Böylece dalgaların hareketini daha iyi ‘kullanabiliyor’.
Her parçanın üzerinde 4 kürek var. Bu kürekler dalgalarla beraber hareket ederken bir akümülatöre baskı yapıyor. Bu baskıyla hareket eden yağ bir hidrolik motoru çalıştırıyor. Burada üretilen elektrik, deniz dibinden geçen obtik kablolarla sahildeki bir istasyona taşınıyor. 4 yılanın toplam elektrik üretim kapasitesi 2,25 megawatt.
* Denizin ortasında bir rüzgar değirmeni
Irlanda’nın Strangford Lough sahillerinin açığında kurulu olan SeaGen türbinleri, offshore rüzgar türbini ile deniz türbini karışımı bir teknik kullanıyor. Bu türbinler, denizin gelgit hareketini, elektrik enerjisine çeviriyor.
Okyanus dibine demirli olan türbin, rüzgar değirmeni prensibiyle çalışıyor. Her biri 20 metre uzunluğundaki pervaneleri dakikada 10-15 tur atıyor. Sudayken, bu pervaneler maksimum 1,2 megawatt elektrik üretiyor. Bu, birkaç bir hanenin tüketimine eşdeğer. Ve türbinler günde 20 saat çalışabiliyor.
* Son moda güneş enerjisi fabrikası
Brightsource Energy, Energy Generatic Systems şirketini satın aldıktan sonra güney Kaliforniya’da, Mojave çölünde kurulu tesisi tamamladı. Halihazırda mühendisler en son teknolojiyi kullanarak 14 termik tesisi kuruyorlar. Her bir tesis yüzlerce aynadan oluşuyor ve güneş ışınlarını merkezdeki bir kuleye yönlendiriyor. Kulenin içindeki su, güneş enerjisiyle 550 dereceye kadar ısınacak ve bir türbini çalıştıracak. 2017’de açılması planlanan tesis 2.600 megawatt elektrik üretecek ve sisteme bağlı binlerce evi ve sanayi tesisini besleyecek.
(Kaynak: JDN)
SON DAKİKA
Bu arada, A.B.D. İçişleri Bakanlığı 28 Nisan’da Cape Wind projesininin onaylandığını açıkladı. 10 yıldır büyük tartışmalara ve davalara konu olan proje tamamlanırsa, Kuzey Amerika’nın ilk offshore rüzgar enerji tesisi olacak. Ancak sert muhalefet sebebiyle, türbin sayısı 170’ten 130’a düşürüldü. Maksimum kapasitesi 454 megawatt olan tesis, 420 bin hane tüketimine eşdeğer elektrik üretecek. Massachusetts sahillerine 22 km mesafede inşa edilecek olan tesisin 1 milyar dolara mal olması bekleniyor.
Kaynak : Hürriyet Emlak Yasam Eki
Bu yaz Bodrum'un gözü Regnum Escana'da olacak
Eşsiz manzarası ve benzersiz konumu ile sadece yazları değil dört mevsim konforlu bir yaşam vaat eden REGNUM ESCANA, Bodrum merkezde yer alıyor.
Bu yaz yaşamaya hazır Regnum Escana Evlerinde tüm ayrıcalıklar sunuluyor. Bodrum’da ve Türkiye’de bir eşi daha bulunmayan akıllı ev teknolojisi ile üretilmiş 25 lüks villadan oluşan ESCANA, Bodrum Kalesi’ne ve Marina’ya tepeden bakan konumuyla görenleri büyülüyor.
Tekrarı yok. Benzeri yok…
REGNUM ESCANA, Bodrum’un kendine özgü mimarisi ile 21. yüzyılın teknolojisini harmanlıyor. “Akıllı bina” konsepti ile inşa edilen ESCANA’da, uzaktan cep telefonu veya internet aracılığıyla evin ısıtma ve kliması önceden çalıştırılabiliyor, aydınlatma ve televizyon da dahil olmak üzere bütün elektrikli - elektronik aletler kumanda edilebiliyor.
Bu yazdan itibaren Escana villalarında yaşayacaklar, diğer evlerden görünmeyen özel bahçelerinde, özel havuzu, jakuzisi, saunası ve fitness alanında keyifli anların tadını çıkartacaklar. Regnum Escana sakinleri isterlerse alabilecekleri kahya, temizlik, bahçe ve havuz bakımı gibi hizmetlerle de evlerinde lüks otel konforunu yaşamaya başlayacaklar.
Konumu ve özel mimari tasarımıyla Bodrum’un en gözde yaşam alanı olan REGNUM ESCANA’da yer alan 25 villa, 3 katlı olarak inşa edildi. 18 dönümlük bir alana ve toplam 10.800 metrekare inşaat alanına sahip.
Sakinlerin yılın her mevsimi yaşayabilecekleri REGNUM ESCANA’da her bir villanın büyüklüğü 400 ile 450 metrekare arasında değişiyor.
REGNUM HAKKINDA:
Türkiye merkezli bir şirket olan Regnum’un, Londra ve Sofya ofisleri aracılığıyla, İngiltere ve Bulgaristan’da da önemli gayrimenkul yatırımları bulunmaktadır.
İstanbul’da 43 daireden oluşan Sky Residence ve 722 konutluk Elitkent projelerini; Bodrum’da 195 evden oluşan Bargylia projesini tamamlayan Regnum, İstanbul’da 1.285 konutluk Astrum Towers projesini de Mayıs 2009’da sahiplerine teslim etmiştir. Regnum, Avrupa’nın “En İyi Golf Destinasyonu” seçilen Antalya – Belek bölgesinde, golf profesyonellerinin yorumlarına göre Türkiye’nin en iyi golf sahasını da 2008 yılı içinde misafirlerinin hizmetine açmıştır.
Bodrum’un merkezinde, muhteşem bir manzaraya sahip yeni projesinin inşaatını da tamamlayan şirket, İstanbul’un yeni landmark’ı olacak projesinin yapımına ise, yakın zamanda başlayacaktır.
Regnum İngiltere, Bulgaristan ve Türkiye’deki projelerin tüm Dünya’daki satış organizasyonlarını yürütmektedir. Londra’da butik bir projeyi tamamlayıp sahiplerine teslim eden Regnum, Tower Bridge bölgesindeki yeni projesinin inşaatına da bu yılın başında başlamıştır.
Proje yönetimi için Sofya’da kurulan Regnum – Bulgaristan ise, tamamlanan 227 konutluk Crystal Apartments projesinin haricinde, konut, ofis ve alışveriş merkezi projeleriyle de ülkenin en büyük gayrimenkul geliştirme şirketlerinden biri olmayı hedeflemektedir.
Kaynak : Hurriyetemlak.com
B.Çekmece’de satılabilir değil yaşanabilir evler hedefledi
BÜYÜKÇEKMECE Alkent Mahallesi’nde yapımı başlayan West Blocks, göl ve bir kısmı da deniz manzaralı 288 konuttan oluşuyor. 100 milyon TL yatırımla “Satılabilir değil yaşanabilir evler yapmak” hedefiyle gerçekleştirilen proje, mini golf sahası, yüzme havuzu, tırmanma duvarı gibi çok zengin sosyal donatılarıyla dikkat çekiyor ve farklı konut alternatifleriyle geniş bir kitleyi hedefliyor.
PROJEKTÖR: Demet CENGİZ BİLGİN
BİLGİLİ Holding’e bağlı Bilgili Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları, kentsel dönüşüm alanlarından biri olan Büyükçekmece Alkent Mahallesi’nde toplam 288 konuttan oluşan West Blocks projesine başladı. ‘Yaşanabilir evler yapmak’ hedefiyle yola çıkan firma, yüzde 65’i yeşil alan olarak planlanan 22.551 metrekare arsa üzerinde başladığı projeyi Haziran 2012’de teslim etmeyi hedefliyor. Bilgili Holding Yönetim Kurulu Üyesi Şerife Ercantürk ile fiyatları 120.000 liradan başlayıp 940.000 liraya kadar çıkan West Blocks projesini konuştuk.
* West Blocks projesini genel hatlarıyla anlatır mısınız?
Birçok şeyi aynı anda yapabilmenin gerektirdiği tecrübeyi, yeni konut projemiz olan West Blocks’ta da kullanıyoruz. Bu projenin ana amacı satılabilir değil yaşanabilir evler yapmak ve bir yaşam merkezi oluşturmak. Çocuklara özgürlüklerini daha iyi tadabilmeleri için araba olmayan çok geniş güvenlikli yeşil alanlar oluşturduk. Bizim için değerli ve önemli bir proje. İstanbul’da kentsel dönüşüm adı altında yeni ve farklı yerleşim alanları oluşturuluyor. Bizim projemiz de bunlardan biri olan Büyükçekmece Alkent Mahallesi’nde bulunuyor. Binalar son deprem yönetmeliğine uygun olarak projelendirildi. Şehrin kalabalık ve karmaşasından kopmak isteyenlere göre hazırlandı ve teknolojinin son imkanlarından yararlanılıyor. Birinci sınıf malzemeler ile dizayn edilen, toplam 22.551 metrekare arsa üzerine, modern şehircilik anlayışıyla inşa edilen projede, 288 konuttan oluşan zemin artı 15 katlı 3 blok bulunuyor. Ofis alanları ve 4 mağazadan oluşan bir ticaret merkezi bulunuyor. Yaklaşık yüzde 65’i yeşil alan olarak planlanan proje, 7 tip daire 10 farklı plandan oluşuyor.
Projeden resimler için tıklayın - Foto / Galeri
GÖL VE DENİZ MANZARASI
* Konutların özellikleri?
Hemen hemen tüm dairelerimiz göl manzarasına sahip. Hatta üst katlardan deniz manzarası görmek bile mümkündür. Radyetemel ve konvansiyonel sistem kullanılarak inşa edilen projede tüm dairelerde ankastre beyaz eşya olarak fırın, ocak, aspiratör ve bulaşık makinesi veriliyor. Daireler merkezi, yerden ısıtma sistemi ile ısınıyor ve dairelerde ısı pay ölçer veya kalorimetre sistemi bulunuyor. Ortak alanları besleyen jeneratör sistemimiz mevcut. Daireler otel konforuna ve yaşam standartlarına göre hazırlanıyor.
* Konutların büyüklükleri nedir? Kaç çeşit konut var?
1+1 daire olarak 82 metrekare, 88 metrekare ve 105 metrekare; 2+1 daire olarak 164 metrekare dubleksler, 176 metrekare düz daire ve dubleksler; 3+1 olarak 189 metrekare, 192 metrekare, 197 metrekare ve 206 metrekare daireler; 381 metrekare’lik 4+1 Penthouse ve 395 metrekarelik 5+1 Loft daire seçenekleri bulunuyor.
120 BİN TL’DEN BAŞLIYOR
* Ne zaman başladı. şu anda ne aşamada? ne zaman bitecek?
Arazi şirketimizin yıllar önce aldığı bir yatırımdır. Doğru anın şimdi olduğuna karar verip, 2009’da bütün proje çalışmalarını tamamladık. 2010 Ocak ayında da hafriyat ve iksa çalışmalarını başlattık. Şu an kaba inşaat yoğun bir şekilde devam ediyor. Haziran 2012’de teslim edeceğiz.
* Fiyat aralığıyla ilgili neler söyleyeceksiniz?
Satışlarımızda fiyatlara her şey dahildir. 120.000 liradan başlayıp 940.000 liraya kadar çıkıyor. Anlaşmalı bankamızla yüzde 0.68’den başlayan faiz oranları ile 120 aya kadar kredi imkanı sağlanıyor.
* Satışlara ne zaman başladınız? İlgi nasıl?
15 Mart itibariyle başladık ve yüzde 20’ye yakın bir oranını sattık. Oldukça memnun edici ilgi var.
TIRMANMA DUVARI DA VAR
* Sosyal ve ortak alanlarda neler var?
24 saat güvenlik hizmeti, kapalı devre kamera izleme sistemleri ve resepsiyon hizmetleri sunuluyor. Projede günlük ihtiyaçlarınızı karşılayacak ticaret merkezi, mini golf sahası, yüzme havuzu, çocuk havuzu, tenis kortu, basketbol sahası, çocuk oyun alanı, tırmanma duvarı, yaklaşık 330 metrelik bisiklet-koşu-yürüyüş parkuru, yaklaşık 15 bin metrekare ortak yeşil alan, buhar banyosu, sauna, kafe, kapalı çocuk oyun alanı, kapalı spor salonunun yer aldığı sosyal alanlar planlandı. Tüm dairelere tahsisli olarak verilen açık ve kapalı otoparkların yanı sıra depo alanları da bulunuyor. Özel olarak tasarlanmış misafir otoparkları da var. Penthouse ve Loft dairelere iki araçlık özel tahsisli otopark imkanı sağlanıyor.
* Projenin büyüklüğü nedir?
Yaklaşık 100 milyon liralık bir yatırım.
Şehrin Batı’sındaki projeye West Blocks ismi uygun gelir
* Neden bu ismi tercih ettiniz?
Mimari açıdan projeye baktığımızda projedeki her bina size blok kelimesini ifade ediyor. Blok, dikdötgen büyük alanlardır. Proje şehrin yeni ve hızlı gelişen en batı bölgesinde yer almakta olup, kentin hareketliliği ile doğanın dinginliği arasında üç blokla bir sınır çizmekte. Buradan yola çıkarak bu adını uygun bulduk.
Beyaz yakalılar, aileler genç çiftler hedefte
* Kimlere yönelik bir proje bu? Gelir durumu açısından...
Bölge kentte yeni yerleşim alanı olarak planlanıyor. Projemiz TEM’e 2, E-5 karayoluna 5 kilometre ve Silivri’ye yapılacak havalaalanına 45, Yeşilköy Atatürk Havaalanı’na ise 25 kilometre uzaklıkta. Hadımköy ve çevresi sadece konut yatırımları ile değil aynı zamanda alışveriş, kültür, orta ve yüksek eğitim veren kurumların da bulunduğu bir merkez haline geldi. Bu bölgede ekolojik tarım teşvik edilecek, lojistik merkez kurulacak. Dolayısıyla bu projeyi bölgede çalışan profesyonel beyaz yakalılar, genç çiftler ve ailelere yönelik yaptık. Ayrıca projemizde kentin farklı bölgelerinden yatırım yapmaya düşünecek kişi ve kuruluşlar için de geniş bir ürün yelpazesi oluşturduk. Ürün gamımızdaki çeşitlilik, farklı talepleri olan hedef kitlenin taleplerine doğru bir şekilde cevap vermek ve yaşanabilir bir proje olduğunu göstermektir.
Akaretler Sıraevler’de çok tecrübe edindi
* Bilgili Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları şirketini tanıyabilir miyiz?
Bilgili Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları A.Ş. Bilgili Holding’e bağlı grup şirketlerden biri. Bilgili Holding olarak özellikle turizm yatırımları ve renovasyon projelerinde çok ciddi tecrübelerimiz var. Uluslararası önemli otel zincirlerinin standardında bir otel inşaat etmek ve işletmeye hazırlamak bir konut projesini gerçekleştirmekten çok daha detaylı bir çalıştırma gerektiriyor. Renovasyon çalışmaları ise çok ince düşünmenizi gerektiriyor ki biz Akaretler Sıraevler projesini yaparken, aynı anda birçok şey planladık ve uyguladık. Renovasyon dışında dünyanın en önemli otel gruplarından biriyle anlaşarak bir otel yaptık. Mağazalar, ofisler dışında rezidanslar da yaptık. West Blocks bu segmente yönelik ürettiğimiz bir projedir.
Turizm ve inşaat alanında faaliyetler
* Bugüne gerçekleştirdiğiniz projeler?
Bilgili Holding, turizm ve inşaat alanında faaliyet gösteriyor. Bugüne kadar Radisson Blu Conference & Airport Hotel (50 bin metrekarelık inşaat alanı, 346 oda), Ajia Hotel, Akaretler Sıraevler, W İstanbul (136 oda) gibi önemli projelerin inşaatı ve renovasyonuna imza attı. Akaretler Sıraevler projesi ile Avrupa’nın ikinci büyük renovasyon projesini yapan Bilgili Holding ULI ödülünü aldı. 55 bin metrekaresi kapalı 5 bin metrekaresi açık olmak üzere toplam 60 bin metrekarelik alan üzerinde yer alan Akaretler Sıraevler’in kapsamında 59 rezidans ve 34 ofis bulunuyor.
Bodrum Yalıkavak’ta rezidansa başlıyor
* Yeni konut projeleriniz var mı?
Bilgili Holding olarak inşaat sektöründeki yatırımlarımızı artırarak devam ettirmeyi planlıyoruz. Bodrum Yalıkavak’ta bir rezidans projesini çok yakın zamanda hayata geçirmeyi planlıyoruz. İstanbul ve yakın civarı için proje araştırma ve geliştirme çalışmalarımız devam ediyor.
Kaynak : Hürriyet Emlak Yasam Eki
PROJEKTÖR: Demet CENGİZ BİLGİN
BİLGİLİ Holding’e bağlı Bilgili Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları, kentsel dönüşüm alanlarından biri olan Büyükçekmece Alkent Mahallesi’nde toplam 288 konuttan oluşan West Blocks projesine başladı. ‘Yaşanabilir evler yapmak’ hedefiyle yola çıkan firma, yüzde 65’i yeşil alan olarak planlanan 22.551 metrekare arsa üzerinde başladığı projeyi Haziran 2012’de teslim etmeyi hedefliyor. Bilgili Holding Yönetim Kurulu Üyesi Şerife Ercantürk ile fiyatları 120.000 liradan başlayıp 940.000 liraya kadar çıkan West Blocks projesini konuştuk.
* West Blocks projesini genel hatlarıyla anlatır mısınız?
Birçok şeyi aynı anda yapabilmenin gerektirdiği tecrübeyi, yeni konut projemiz olan West Blocks’ta da kullanıyoruz. Bu projenin ana amacı satılabilir değil yaşanabilir evler yapmak ve bir yaşam merkezi oluşturmak. Çocuklara özgürlüklerini daha iyi tadabilmeleri için araba olmayan çok geniş güvenlikli yeşil alanlar oluşturduk. Bizim için değerli ve önemli bir proje. İstanbul’da kentsel dönüşüm adı altında yeni ve farklı yerleşim alanları oluşturuluyor. Bizim projemiz de bunlardan biri olan Büyükçekmece Alkent Mahallesi’nde bulunuyor. Binalar son deprem yönetmeliğine uygun olarak projelendirildi. Şehrin kalabalık ve karmaşasından kopmak isteyenlere göre hazırlandı ve teknolojinin son imkanlarından yararlanılıyor. Birinci sınıf malzemeler ile dizayn edilen, toplam 22.551 metrekare arsa üzerine, modern şehircilik anlayışıyla inşa edilen projede, 288 konuttan oluşan zemin artı 15 katlı 3 blok bulunuyor. Ofis alanları ve 4 mağazadan oluşan bir ticaret merkezi bulunuyor. Yaklaşık yüzde 65’i yeşil alan olarak planlanan proje, 7 tip daire 10 farklı plandan oluşuyor.
Projeden resimler için tıklayın - Foto / Galeri
GÖL VE DENİZ MANZARASI
* Konutların özellikleri?
Hemen hemen tüm dairelerimiz göl manzarasına sahip. Hatta üst katlardan deniz manzarası görmek bile mümkündür. Radyetemel ve konvansiyonel sistem kullanılarak inşa edilen projede tüm dairelerde ankastre beyaz eşya olarak fırın, ocak, aspiratör ve bulaşık makinesi veriliyor. Daireler merkezi, yerden ısıtma sistemi ile ısınıyor ve dairelerde ısı pay ölçer veya kalorimetre sistemi bulunuyor. Ortak alanları besleyen jeneratör sistemimiz mevcut. Daireler otel konforuna ve yaşam standartlarına göre hazırlanıyor.
* Konutların büyüklükleri nedir? Kaç çeşit konut var?
1+1 daire olarak 82 metrekare, 88 metrekare ve 105 metrekare; 2+1 daire olarak 164 metrekare dubleksler, 176 metrekare düz daire ve dubleksler; 3+1 olarak 189 metrekare, 192 metrekare, 197 metrekare ve 206 metrekare daireler; 381 metrekare’lik 4+1 Penthouse ve 395 metrekarelik 5+1 Loft daire seçenekleri bulunuyor.
120 BİN TL’DEN BAŞLIYOR
* Ne zaman başladı. şu anda ne aşamada? ne zaman bitecek?
Arazi şirketimizin yıllar önce aldığı bir yatırımdır. Doğru anın şimdi olduğuna karar verip, 2009’da bütün proje çalışmalarını tamamladık. 2010 Ocak ayında da hafriyat ve iksa çalışmalarını başlattık. Şu an kaba inşaat yoğun bir şekilde devam ediyor. Haziran 2012’de teslim edeceğiz.
* Fiyat aralığıyla ilgili neler söyleyeceksiniz?
Satışlarımızda fiyatlara her şey dahildir. 120.000 liradan başlayıp 940.000 liraya kadar çıkıyor. Anlaşmalı bankamızla yüzde 0.68’den başlayan faiz oranları ile 120 aya kadar kredi imkanı sağlanıyor.
* Satışlara ne zaman başladınız? İlgi nasıl?
15 Mart itibariyle başladık ve yüzde 20’ye yakın bir oranını sattık. Oldukça memnun edici ilgi var.
TIRMANMA DUVARI DA VAR
* Sosyal ve ortak alanlarda neler var?
24 saat güvenlik hizmeti, kapalı devre kamera izleme sistemleri ve resepsiyon hizmetleri sunuluyor. Projede günlük ihtiyaçlarınızı karşılayacak ticaret merkezi, mini golf sahası, yüzme havuzu, çocuk havuzu, tenis kortu, basketbol sahası, çocuk oyun alanı, tırmanma duvarı, yaklaşık 330 metrelik bisiklet-koşu-yürüyüş parkuru, yaklaşık 15 bin metrekare ortak yeşil alan, buhar banyosu, sauna, kafe, kapalı çocuk oyun alanı, kapalı spor salonunun yer aldığı sosyal alanlar planlandı. Tüm dairelere tahsisli olarak verilen açık ve kapalı otoparkların yanı sıra depo alanları da bulunuyor. Özel olarak tasarlanmış misafir otoparkları da var. Penthouse ve Loft dairelere iki araçlık özel tahsisli otopark imkanı sağlanıyor.
* Projenin büyüklüğü nedir?
Yaklaşık 100 milyon liralık bir yatırım.
Şehrin Batı’sındaki projeye West Blocks ismi uygun gelir
* Neden bu ismi tercih ettiniz?
Mimari açıdan projeye baktığımızda projedeki her bina size blok kelimesini ifade ediyor. Blok, dikdötgen büyük alanlardır. Proje şehrin yeni ve hızlı gelişen en batı bölgesinde yer almakta olup, kentin hareketliliği ile doğanın dinginliği arasında üç blokla bir sınır çizmekte. Buradan yola çıkarak bu adını uygun bulduk.
Beyaz yakalılar, aileler genç çiftler hedefte
* Kimlere yönelik bir proje bu? Gelir durumu açısından...
Bölge kentte yeni yerleşim alanı olarak planlanıyor. Projemiz TEM’e 2, E-5 karayoluna 5 kilometre ve Silivri’ye yapılacak havalaalanına 45, Yeşilköy Atatürk Havaalanı’na ise 25 kilometre uzaklıkta. Hadımköy ve çevresi sadece konut yatırımları ile değil aynı zamanda alışveriş, kültür, orta ve yüksek eğitim veren kurumların da bulunduğu bir merkez haline geldi. Bu bölgede ekolojik tarım teşvik edilecek, lojistik merkez kurulacak. Dolayısıyla bu projeyi bölgede çalışan profesyonel beyaz yakalılar, genç çiftler ve ailelere yönelik yaptık. Ayrıca projemizde kentin farklı bölgelerinden yatırım yapmaya düşünecek kişi ve kuruluşlar için de geniş bir ürün yelpazesi oluşturduk. Ürün gamımızdaki çeşitlilik, farklı talepleri olan hedef kitlenin taleplerine doğru bir şekilde cevap vermek ve yaşanabilir bir proje olduğunu göstermektir.
Akaretler Sıraevler’de çok tecrübe edindi
* Bilgili Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları şirketini tanıyabilir miyiz?
Bilgili Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları A.Ş. Bilgili Holding’e bağlı grup şirketlerden biri. Bilgili Holding olarak özellikle turizm yatırımları ve renovasyon projelerinde çok ciddi tecrübelerimiz var. Uluslararası önemli otel zincirlerinin standardında bir otel inşaat etmek ve işletmeye hazırlamak bir konut projesini gerçekleştirmekten çok daha detaylı bir çalıştırma gerektiriyor. Renovasyon çalışmaları ise çok ince düşünmenizi gerektiriyor ki biz Akaretler Sıraevler projesini yaparken, aynı anda birçok şey planladık ve uyguladık. Renovasyon dışında dünyanın en önemli otel gruplarından biriyle anlaşarak bir otel yaptık. Mağazalar, ofisler dışında rezidanslar da yaptık. West Blocks bu segmente yönelik ürettiğimiz bir projedir.
Turizm ve inşaat alanında faaliyetler
* Bugüne gerçekleştirdiğiniz projeler?
Bilgili Holding, turizm ve inşaat alanında faaliyet gösteriyor. Bugüne kadar Radisson Blu Conference & Airport Hotel (50 bin metrekarelık inşaat alanı, 346 oda), Ajia Hotel, Akaretler Sıraevler, W İstanbul (136 oda) gibi önemli projelerin inşaatı ve renovasyonuna imza attı. Akaretler Sıraevler projesi ile Avrupa’nın ikinci büyük renovasyon projesini yapan Bilgili Holding ULI ödülünü aldı. 55 bin metrekaresi kapalı 5 bin metrekaresi açık olmak üzere toplam 60 bin metrekarelik alan üzerinde yer alan Akaretler Sıraevler’in kapsamında 59 rezidans ve 34 ofis bulunuyor.
Bodrum Yalıkavak’ta rezidansa başlıyor
* Yeni konut projeleriniz var mı?
Bilgili Holding olarak inşaat sektöründeki yatırımlarımızı artırarak devam ettirmeyi planlıyoruz. Bodrum Yalıkavak’ta bir rezidans projesini çok yakın zamanda hayata geçirmeyi planlıyoruz. İstanbul ve yakın civarı için proje araştırma ve geliştirme çalışmalarımız devam ediyor.
Kaynak : Hürriyet Emlak Yasam Eki
Tek çocuk tek konut
Her ailenin en fazla bir çocuğu sahip olma hakkı bulunan Çin’de, bu kez de ‘tek konut’ sınırlaması getirildi. Çin Hükümeti, son aylarda gayrimenkul fiyatlarındaki tehlikeli artışı frenlemek için aldığı tedbirle Pekin’de her aileye en fazla bir taşınmaza sahip olma sınırı getirdi. Alınan tedbir hemen etkisini gösterdi. Konut talebi daraldı, fiyatlar yüzde 5-10 arası düştü.
Çin’de tek çocuktan sonra tek taşınmaz
Pekin’de her aileye en fazla bir taşınmaza sahip olma sınırı getirildi. Çin Hükümeti böylece gayrimenkul fiyatlarındaki spekülatif artışı önlemeyi umuyor.
Her ailenin en fazla bir çocuğu sahip olma hakkı bulunan Çin’de, bu kez de ‘tek gayrimenkul’ sınırlaması getirildi. Başkent Pekin’de her aile en fazla bir taşınmaza sahip olabilecek. Resmi Yeni Çin Ajansı’nın haberine göre “Pekin Belediyesi cuma günü (30 Nisan) aldığı sert kararlarla, aşırı fiyat artışlarının önüne geçmeyi planlıyor.” Habere göre “Şimdilik her aile birden fazla taşınmaza sahip olamayacak. Yine şimdilik, bankalardan, ikincinin ötesinde (üçüncü ve daha fazla) gayrimenkul satın almak isteyen tüketicilere ve Pekin’de en az bir senedir ikamet ettiklerini ve vergilerini bu ilde ödediklerini belgeleyemeyenlere kredi verilmemeleri istendi.”
Çin Hükümeti, son aylarda gayrimenkul fiyatlarının tehlikeli şekilde artmasını spekülasyona bağlıyor ve piyasaları ‘soğutmak’ için bir dizi tedbir alıyor. Mülkiyet sınırlaması ve kredi sınırlamasının dışında, hükümet, projeden satışlara da kısıtlamalar getirdi. Bankacılık denetleme kurulu da, kredi kullanımını sınırlamak maksadıyla, bankaların 3 ayda bir konut kredilerini kendisine rapor etmesini istedi.
Hedef piyasaları soğutmak
Her ne kadar Çin’de de inşaat ve gayrimenkul sektörünün ‘ekonominin motoru’ olduğuna inanılsa da, aşırı ‘ısınma’ ciddi bir risk oluşturuyor. Uluslararası bankalar ve uzmanlar Çin’de giderek şişen ‘emlak balonu’nun patlamasından ve yeni bir türesel finansal krizi tetiklemesinden korkuyorlar.
Resmi rakamlara göre başkent Pekin’de m2 satış fiyatı, bir önceki yıla göre yüzde 100’e yakın artarak 21.164 yuana (yaklaşık 6.400 TL) çıktı. Bu, kişi başına gelirin 2009’da 17.175 yuanı geçmediği başkette 90 m2’lik bir dairenin 1,9 milyon yuana (yak. 575.000 TL) satılması anlamına geliyor. 70 büyük kentte emlak fiyatları, sadece Mart ayında, ortalama yüzde 11,7 arttı. Yeni inşa edilen konutların fiyatı son 12 ayda yüzde 15,9 artarken, Haiku kenti yüzde 64,8 ile rekor kırdı.
Tedbirler fayda etti ama...
Çin’i izleyen yabancı uzmanlar, hükümetin aldığı bu sert tedbirlerin meyvesini verdiğini, girişimcileri ve özellikle de spekülatörleri soğuttuğunu, konut talebinin daraldığını ve fiyatların yüzde 5-10 arası gerilediğini söylüyorlar. Ama aynı uzmanlar bir yandan da uyarıyorlar: Alınan tedbirlerin açığı var ve spekülasyon yeniden canlanabilir. En önemli açık, kredilerin ve tapu işlemlerinin takibindeki imkansızlık. “Farklı kentlerde 5 taşınmazınız varsa ve bunları nakit satın aldıysanız, bankaların takip etmesi mümkün değil” diyor bir uzman.
Citigroup’un analistleri ise, Çin’de ciddi bir sermaye birikimi ve tasarruf olduğunu, ama yatırım imkanlarının çok sınırlı olduğunu hatırlatıyorlar ve ‘Bu birikimler eninde sonunda emlak piyasasına akacaktır. Tüketiciler birikimlerini enflasyondan başka türlü koruyamıyorlar” diyorlar.
Kaynak : Hürriyet Emlak Yasam Eki
Çin’de tek çocuktan sonra tek taşınmaz
Pekin’de her aileye en fazla bir taşınmaza sahip olma sınırı getirildi. Çin Hükümeti böylece gayrimenkul fiyatlarındaki spekülatif artışı önlemeyi umuyor.
Her ailenin en fazla bir çocuğu sahip olma hakkı bulunan Çin’de, bu kez de ‘tek gayrimenkul’ sınırlaması getirildi. Başkent Pekin’de her aile en fazla bir taşınmaza sahip olabilecek. Resmi Yeni Çin Ajansı’nın haberine göre “Pekin Belediyesi cuma günü (30 Nisan) aldığı sert kararlarla, aşırı fiyat artışlarının önüne geçmeyi planlıyor.” Habere göre “Şimdilik her aile birden fazla taşınmaza sahip olamayacak. Yine şimdilik, bankalardan, ikincinin ötesinde (üçüncü ve daha fazla) gayrimenkul satın almak isteyen tüketicilere ve Pekin’de en az bir senedir ikamet ettiklerini ve vergilerini bu ilde ödediklerini belgeleyemeyenlere kredi verilmemeleri istendi.”
Çin Hükümeti, son aylarda gayrimenkul fiyatlarının tehlikeli şekilde artmasını spekülasyona bağlıyor ve piyasaları ‘soğutmak’ için bir dizi tedbir alıyor. Mülkiyet sınırlaması ve kredi sınırlamasının dışında, hükümet, projeden satışlara da kısıtlamalar getirdi. Bankacılık denetleme kurulu da, kredi kullanımını sınırlamak maksadıyla, bankaların 3 ayda bir konut kredilerini kendisine rapor etmesini istedi.
Hedef piyasaları soğutmak
Her ne kadar Çin’de de inşaat ve gayrimenkul sektörünün ‘ekonominin motoru’ olduğuna inanılsa da, aşırı ‘ısınma’ ciddi bir risk oluşturuyor. Uluslararası bankalar ve uzmanlar Çin’de giderek şişen ‘emlak balonu’nun patlamasından ve yeni bir türesel finansal krizi tetiklemesinden korkuyorlar.
Resmi rakamlara göre başkent Pekin’de m2 satış fiyatı, bir önceki yıla göre yüzde 100’e yakın artarak 21.164 yuana (yaklaşık 6.400 TL) çıktı. Bu, kişi başına gelirin 2009’da 17.175 yuanı geçmediği başkette 90 m2’lik bir dairenin 1,9 milyon yuana (yak. 575.000 TL) satılması anlamına geliyor. 70 büyük kentte emlak fiyatları, sadece Mart ayında, ortalama yüzde 11,7 arttı. Yeni inşa edilen konutların fiyatı son 12 ayda yüzde 15,9 artarken, Haiku kenti yüzde 64,8 ile rekor kırdı.
Tedbirler fayda etti ama...
Çin’i izleyen yabancı uzmanlar, hükümetin aldığı bu sert tedbirlerin meyvesini verdiğini, girişimcileri ve özellikle de spekülatörleri soğuttuğunu, konut talebinin daraldığını ve fiyatların yüzde 5-10 arası gerilediğini söylüyorlar. Ama aynı uzmanlar bir yandan da uyarıyorlar: Alınan tedbirlerin açığı var ve spekülasyon yeniden canlanabilir. En önemli açık, kredilerin ve tapu işlemlerinin takibindeki imkansızlık. “Farklı kentlerde 5 taşınmazınız varsa ve bunları nakit satın aldıysanız, bankaların takip etmesi mümkün değil” diyor bir uzman.
Citigroup’un analistleri ise, Çin’de ciddi bir sermaye birikimi ve tasarruf olduğunu, ama yatırım imkanlarının çok sınırlı olduğunu hatırlatıyorlar ve ‘Bu birikimler eninde sonunda emlak piyasasına akacaktır. Tüketiciler birikimlerini enflasyondan başka türlü koruyamıyorlar” diyorlar.
Kaynak : Hürriyet Emlak Yasam Eki
Seramiksan’dan 4 yeni teknoloji
SERAMİKSAN, Uluslararası Yapı Fuarı’nda Türkiye’de ilk kez kullanılan dört önemli teknolojiyi tanıtıyor.
Nano teknoloji uygulanarak üretilmiş parlak Nano Tech granitler, Soluble Salt teknolojisi ile üretilmiş hem yüzeyi desenli hem de parlatılmış granitler, yarı mat-yarı parlak anti-slip kaymaz yüzey sırlı Lappato granitler ve doğanın renklerini, desenlerini 3 boyutlu dijital baskıyla mekanlara taşıyan Digiart karolar Seramiksan’ın ürün gamı arasında yer alıyor. Nano teknoloji uygulanarak üretilen ‘NanoTech’ granitler, leke tutmuyor, bakteri barındırmayarak hijyen sorununu ortadan kaldırıyor. Bu granitlerde gözenekler, yapılan özel işlemle kapatılıyor böylece hijyen sorununun önüne geçilmesi amaçlanıyor. ‘Soluble Salt’ teknolojisi sayesinde parlak granitler, doğadaki doku ve renkleri ile gerçeğine en yakın şekilde üretiliyor. Bu sayede birbirinin devamı olan desenler elde ediliyor ve mekanlar doğal bir görünüm kazanıyor. İlk olarak İtalya’da geliştirilen farklı bir teknoloji olan Lappato ise üretim sırasında yapılan ikinci bir uygulama ile karo yüzeyine derinlik kazandırarak 3 boyutlu bir görüntü yaratılıyor. Yalnızca Seramiksan tarafından rotodigit teknolojisi kullanılarak üretilen Digiart karolar sayesinde de karo yüzeyi üzerine yüksek çözünürlüklü baskı yapılarak gerçeğine çok yakın doğal görüntüler elde edilebiliyor.
Kaynak : Hurriyetemlak.com
Nano teknoloji uygulanarak üretilmiş parlak Nano Tech granitler, Soluble Salt teknolojisi ile üretilmiş hem yüzeyi desenli hem de parlatılmış granitler, yarı mat-yarı parlak anti-slip kaymaz yüzey sırlı Lappato granitler ve doğanın renklerini, desenlerini 3 boyutlu dijital baskıyla mekanlara taşıyan Digiart karolar Seramiksan’ın ürün gamı arasında yer alıyor. Nano teknoloji uygulanarak üretilen ‘NanoTech’ granitler, leke tutmuyor, bakteri barındırmayarak hijyen sorununu ortadan kaldırıyor. Bu granitlerde gözenekler, yapılan özel işlemle kapatılıyor böylece hijyen sorununun önüne geçilmesi amaçlanıyor. ‘Soluble Salt’ teknolojisi sayesinde parlak granitler, doğadaki doku ve renkleri ile gerçeğine en yakın şekilde üretiliyor. Bu sayede birbirinin devamı olan desenler elde ediliyor ve mekanlar doğal bir görünüm kazanıyor. İlk olarak İtalya’da geliştirilen farklı bir teknoloji olan Lappato ise üretim sırasında yapılan ikinci bir uygulama ile karo yüzeyine derinlik kazandırarak 3 boyutlu bir görüntü yaratılıyor. Yalnızca Seramiksan tarafından rotodigit teknolojisi kullanılarak üretilen Digiart karolar sayesinde de karo yüzeyi üzerine yüksek çözünürlüklü baskı yapılarak gerçeğine çok yakın doğal görüntüler elde edilebiliyor.
Kaynak : Hurriyetemlak.com
Teknolojik ürünlerle güvenlik ve estetiği birarada sunuluyor
KALE Kilit, Kale Çelik Eşya, Kale Kilit Dış Ticaret ve Kale Kapı Pencere Sistemleri şirketleriyle fuara katılan Kale Endüstri Holding Grubu, ileri teknoloji ile yarattığı ürünlerini Yapı Fuarı’nda sergiliyor.
Kale Kilit’ in yenilikçi ürünü, d öner s ürgülü ç elik k apı kilitleri çelik kapılarda üst düzey güvenlik sağlıyor. Döner sürgüler en üst düzeyde kenetleme özelliğiyle çelik kapıların levye, kriko gibi aletlerle dışarıdan zorlanarak açılması imkânsız hale geliyor. PVC ve Alüminyum kapı ve pencere iç aksamları üretimi yapan Kale Kapı Pencere Sistemleri’nde ise ‘Cotswold Dış Cephe Makası’ ürünü camlı binaların dış cephe cam giydirmelerinde uluslararası kaliteyi Türkiye pazarına sunuyor. Cotswold Dış Cephe Makası, 50.000 defaya kadar açılıp kapanabilme özelliğinin yanı sıra çeşitli boy alternatifleri ile 200 kiloya kadar ağırlık taşıyabilme kapasitesine sahip. Kale Kapı Pencere Sistemleri ’nin, güvenlik, iºlevsellik ve estetik prensipleriyle tasarladığı Kale Turkuaz Alüminyum Çift Açılım Sistemi ise, hızlı montaj edilebilme avantajı ile ayar yapabilme özelliği, kolay kullanımı ve uzun ömürlü olmasıyla dikkat çekiyor. Kale Çelik kapılarda da güvenlik ve estetik bir arada sunuluyor. Kale Çelik Kapı yeni modelleri güvenlik ve dayanıklılık garantisinin yanı sıra farklı tarzda dekorasyon özellikleriyle de dikkat çekiyor. Kale Kilit ‘Elektronik Kabin Kilitleri’ ile Spa merkezleri, fitness salonları, otel, okul ve spor tesisi gibi dolap kilidinin kullanıldığı her alanda alternatif çözümler sunuyor. Şifreli, kartlı veya elektronik modelleriyle kolayca kullanılabilen elektronik kabin kilitleri işletme ihtiyacına göre müşterilere farklı uygulamalar sunuyor.
Kaynak : Hurriyetemlak.com
Kale Kilit’ in yenilikçi ürünü, d öner s ürgülü ç elik k apı kilitleri çelik kapılarda üst düzey güvenlik sağlıyor. Döner sürgüler en üst düzeyde kenetleme özelliğiyle çelik kapıların levye, kriko gibi aletlerle dışarıdan zorlanarak açılması imkânsız hale geliyor. PVC ve Alüminyum kapı ve pencere iç aksamları üretimi yapan Kale Kapı Pencere Sistemleri’nde ise ‘Cotswold Dış Cephe Makası’ ürünü camlı binaların dış cephe cam giydirmelerinde uluslararası kaliteyi Türkiye pazarına sunuyor. Cotswold Dış Cephe Makası, 50.000 defaya kadar açılıp kapanabilme özelliğinin yanı sıra çeşitli boy alternatifleri ile 200 kiloya kadar ağırlık taşıyabilme kapasitesine sahip. Kale Kapı Pencere Sistemleri ’nin, güvenlik, iºlevsellik ve estetik prensipleriyle tasarladığı Kale Turkuaz Alüminyum Çift Açılım Sistemi ise, hızlı montaj edilebilme avantajı ile ayar yapabilme özelliği, kolay kullanımı ve uzun ömürlü olmasıyla dikkat çekiyor. Kale Çelik kapılarda da güvenlik ve estetik bir arada sunuluyor. Kale Çelik Kapı yeni modelleri güvenlik ve dayanıklılık garantisinin yanı sıra farklı tarzda dekorasyon özellikleriyle de dikkat çekiyor. Kale Kilit ‘Elektronik Kabin Kilitleri’ ile Spa merkezleri, fitness salonları, otel, okul ve spor tesisi gibi dolap kilidinin kullanıldığı her alanda alternatif çözümler sunuyor. Şifreli, kartlı veya elektronik modelleriyle kolayca kullanılabilen elektronik kabin kilitleri işletme ihtiyacına göre müşterilere farklı uygulamalar sunuyor.
Kaynak : Hurriyetemlak.com
Parkeye 1 milyar dolara basıyoruz
EVLERİN döşemelerinin rengidir parke. Estetik ve görsel anlamda mekana ayrıcalık katar. Masif, lamine, laminat ve bambu olmak üzere dört çeşidi var. Fiyatının uygun olması nedeniyle konutların yüzde 50’si laminata yönelmiş olsa da doğal ürünler olan masif, lamine ve bambuya da ilgi fazla. Yeni trend ise boyalı parke. Laminat parkenin üzerine dekor kağıtları ve desenlerle yapılıyor. Zeminlere estetik katan sektör nisan ayında hareketlenirken, büyüklüğü de 1 milyar dolar (yak. 1,5 milyar TL) civarında.
Hanife BAŞ
VAKTİMİZİN çoğunu üzerinde geçiriyoruz. Şık görünümüyle evlere estetik katıyor. Aynı zamanda dekorasyonun da değişmez bir parçası. Doğru uygulandığında yıllarca kullanılabiliyor. Görsel anlamda mekana ayrıcalık katıyor. Zemin döşemelerinin vazgeçilmezi parkeden söz ediyoruz.
Parkenin, masif, lamine, laminat ve bambu olmak üzere dört çeşidi bulunuyor. Fiyatının uygun olması nedeniyle konutların yüzde 50’si laminata yönelmiş. Masif ve lamine kullanımı ise azalıyor. Baharla beraber zeminlerini yenilemeye başlayanlar sektörü hareketlendirmiş durumda. Krizle beraber daralan parkede cirosal büyüklük ise 1 milyar dolar (1,5 milyar TL) civarında.
SEKTÖR LAMİNATA KAYIYOR
İnşaattaki daralmadan etkilenen sektörlerden biri olan parke, ekonomik gelişmelere paralel olarak krizin etkisinden sıyrılıyor. Parke Sanayici ve İşadamları Derneği (PARSİAD) Başkanı Sebahattin Şensoy, geçen yıl sektörün daraldığını belirterek, yerli üreticilerin krizden çok fazla etkilenmediğini, Çin ürünlerinin darbe yediğini vurguluyor. Şensoy, sektörle ilgili de, “Türkiye’de 1 milyar dolarlık büyüklüğü bulunuyor. Pazar, kolay ve ucuz olan laminat parkeye kayıyor. Lamine ve masif daha kaliteli ve pahalı. Ancak yüzde 50’nin üzerinde laminata kayış var” bilgisini veriyor.
Yenileme de sektörü ayakta tutarken, yeni trend boyalı parke. Şensoy, boyalı olanların laminat parkelerin üzerinde dekor kağıtları ve desenler bulunan bir uygulama olduğunu, boyalı parkelerle değişik görüntü ve estetik elde edildiğini belirtiyor.
İŞİ BİLMEYEN DE GİRİYOR
Kış aylarını genelde durgun geçiren parkede, nisan ayında canlanma başlıyor. Ancak son yıllarda sektörde yaşanan en önemli sorunlardan biri, meslekten pankecilerin şikayet ettiği gibi “bilen bilmeyen herkesin” bu işe soyunması.
Orpa Orman Ürünleri Ortağı Mehmet Akosman, bu durumun işini iyi yapan firmaları zor soktuğunu kaydediyor. Sektörün çoğunlukla laminata kayması da bu durumda önemli bir etken olarak görülüyor.
Akosman, konutların ucuza kaçarak laminat parkeyi seçtiğine dikkat çekerek, şu tespitlerde bulunuyor: “Laminatın uygulaması kolay. Bu nedenle, bu alandan olmayanlar da sektöre girmeye başladı. Fırınlar, berberler bile laminat parke satmaya başladı. Döşemesi de kolay. Sadece parçaları birbirine takılıyor. Bunu evsahipleri bile yapabiliyor.”
Dört çeşit parke var
* Masif: Ahşap tabakadan oluşan yüzde yüz doğal bir ürün. Uzun ömürlü olan masif parkeler, ısı ve ses izolasyonu da sağlıyor.
* Lamine: Gerçek ahşapların dilimlenerek birbirlerine dik gelecek şekilde preslenip cilalanarak kullanıma hazır hale getirilmesi ile ortaya çıkan bir malzeme. Lamine parke rutubete dayanıklılığı, hazır cilalı oluşu, geniş ürün yelpazesi ve montajının kolay olması nedeniyle tercih ediliyor.
* Laminat: Yapay reçine çözeltisi emdirilmiş kağıtların üst üste konularak ,sıcak preslerde basınç altında sıkıştırılması ile elde edilen malzemeye laminat deniyor. Montajı hızlı ve kolay uygulanabiliyor. Sökülüp yeniden döşenebiliyor.
* Bambu: Bitkisel olduğu için çevre dostu olarak görülüyor. Sertliği diğer ağaçlara göre daha fazla. Bakımı kolay ve masrafsız.
Döşenecek zemin bozuk olursa kabarma yapar
PARKE uygulamasında dikkat edilmesi gereken noktalar şöyle:
* Döşeme yapılacak zeminin düzgünlüğünü kontrol edin.
* Zemin bozuk olursa parkede oynama ve kabarmalar olabilir.
* Yeni şap atılmış rutubet olan mekanlara parke döşetmeyin.
* Zeminin kuruluğu çok önemli. İstenen seviyede kuruluk yoksa döşemeyi yaptırtmayın.
* Parkede su esaslı yapıştırıcılar kullanmamaya dikkat edin.
* Döşeme bittikten sonra iki hafta sistre ve cila işlemi yapın.
* Döşendikten sonra yüzeyini naylon örtüyle korumaya çalışmayın.
Kaynak : Hürriyet Emlak Yasam Eki
Hanife BAŞ
VAKTİMİZİN çoğunu üzerinde geçiriyoruz. Şık görünümüyle evlere estetik katıyor. Aynı zamanda dekorasyonun da değişmez bir parçası. Doğru uygulandığında yıllarca kullanılabiliyor. Görsel anlamda mekana ayrıcalık katıyor. Zemin döşemelerinin vazgeçilmezi parkeden söz ediyoruz.
Parkenin, masif, lamine, laminat ve bambu olmak üzere dört çeşidi bulunuyor. Fiyatının uygun olması nedeniyle konutların yüzde 50’si laminata yönelmiş. Masif ve lamine kullanımı ise azalıyor. Baharla beraber zeminlerini yenilemeye başlayanlar sektörü hareketlendirmiş durumda. Krizle beraber daralan parkede cirosal büyüklük ise 1 milyar dolar (1,5 milyar TL) civarında.
SEKTÖR LAMİNATA KAYIYOR
İnşaattaki daralmadan etkilenen sektörlerden biri olan parke, ekonomik gelişmelere paralel olarak krizin etkisinden sıyrılıyor. Parke Sanayici ve İşadamları Derneği (PARSİAD) Başkanı Sebahattin Şensoy, geçen yıl sektörün daraldığını belirterek, yerli üreticilerin krizden çok fazla etkilenmediğini, Çin ürünlerinin darbe yediğini vurguluyor. Şensoy, sektörle ilgili de, “Türkiye’de 1 milyar dolarlık büyüklüğü bulunuyor. Pazar, kolay ve ucuz olan laminat parkeye kayıyor. Lamine ve masif daha kaliteli ve pahalı. Ancak yüzde 50’nin üzerinde laminata kayış var” bilgisini veriyor.
Yenileme de sektörü ayakta tutarken, yeni trend boyalı parke. Şensoy, boyalı olanların laminat parkelerin üzerinde dekor kağıtları ve desenler bulunan bir uygulama olduğunu, boyalı parkelerle değişik görüntü ve estetik elde edildiğini belirtiyor.
İŞİ BİLMEYEN DE GİRİYOR
Kış aylarını genelde durgun geçiren parkede, nisan ayında canlanma başlıyor. Ancak son yıllarda sektörde yaşanan en önemli sorunlardan biri, meslekten pankecilerin şikayet ettiği gibi “bilen bilmeyen herkesin” bu işe soyunması.
Orpa Orman Ürünleri Ortağı Mehmet Akosman, bu durumun işini iyi yapan firmaları zor soktuğunu kaydediyor. Sektörün çoğunlukla laminata kayması da bu durumda önemli bir etken olarak görülüyor.
Akosman, konutların ucuza kaçarak laminat parkeyi seçtiğine dikkat çekerek, şu tespitlerde bulunuyor: “Laminatın uygulaması kolay. Bu nedenle, bu alandan olmayanlar da sektöre girmeye başladı. Fırınlar, berberler bile laminat parke satmaya başladı. Döşemesi de kolay. Sadece parçaları birbirine takılıyor. Bunu evsahipleri bile yapabiliyor.”
Dört çeşit parke var
* Masif: Ahşap tabakadan oluşan yüzde yüz doğal bir ürün. Uzun ömürlü olan masif parkeler, ısı ve ses izolasyonu da sağlıyor.
* Lamine: Gerçek ahşapların dilimlenerek birbirlerine dik gelecek şekilde preslenip cilalanarak kullanıma hazır hale getirilmesi ile ortaya çıkan bir malzeme. Lamine parke rutubete dayanıklılığı, hazır cilalı oluşu, geniş ürün yelpazesi ve montajının kolay olması nedeniyle tercih ediliyor.
* Laminat: Yapay reçine çözeltisi emdirilmiş kağıtların üst üste konularak ,sıcak preslerde basınç altında sıkıştırılması ile elde edilen malzemeye laminat deniyor. Montajı hızlı ve kolay uygulanabiliyor. Sökülüp yeniden döşenebiliyor.
* Bambu: Bitkisel olduğu için çevre dostu olarak görülüyor. Sertliği diğer ağaçlara göre daha fazla. Bakımı kolay ve masrafsız.
Döşenecek zemin bozuk olursa kabarma yapar
PARKE uygulamasında dikkat edilmesi gereken noktalar şöyle:
* Döşeme yapılacak zeminin düzgünlüğünü kontrol edin.
* Zemin bozuk olursa parkede oynama ve kabarmalar olabilir.
* Yeni şap atılmış rutubet olan mekanlara parke döşetmeyin.
* Zeminin kuruluğu çok önemli. İstenen seviyede kuruluk yoksa döşemeyi yaptırtmayın.
* Parkede su esaslı yapıştırıcılar kullanmamaya dikkat edin.
* Döşeme bittikten sonra iki hafta sistre ve cila işlemi yapın.
* Döşendikten sonra yüzeyini naylon örtüyle korumaya çalışmayın.
Kaynak : Hürriyet Emlak Yasam Eki
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÇED VE PLAN İZLEME KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI 8/8/2...
-
Emlakçılık güven isleyen bir meslek olduğu herkes tarafından kabul gören bir gerçek. Yeni emlakçılık hayatına merhaba diyecek olan emlakçı...