27 Nisan 2011 Çarşamba

YENİ BİR ŞİRKET MODELİ; EVLİLİK ŞİRKETİ Turgay Gültekin

YENİ BİR ŞİRKET MODELİ; EVLİLİK ŞİRKETİ


Dilimize Arapça’dan giren ve ticaret anlamına gelen şirket ile ortak anlamına gelen şerik sözcüğünün 2002 yılından beri yeni bir türü var artık. Evlilik şirketi.

Günümüz toplumunun sosyal bir yarası olan evliliklerin sona ermesi halinde en büyük sorun haline gelen mal paylaşımı bu düzenleme ile bir nebze olsun giderilmeye çalışılmıştır.

Gerçektende evliliğin boşanma veya iptal gibi nedenlerle sona ermesi halinde en büyük sorun malların paylaşılmasıdır. Hatta kimi zaman çocukların geleceğine ilişkin kararlardan daha öncelikli hale gelmektedir.

Ülkemizde mevcut davaların (hırsızlık,cinayet,tazminat vb. davalarının ) gerisinde çoğu zaman gayrimenkul olduğu göz önüne alındığında, evlilik gibi bir kurumun boşanma ile sona ermesi halinde edinilen malların sorun yaratması doğaldır. Yeni düzenlemenin özellikle mağdur durumda olan kadına bir takım haklar sağlamış olması olumlu bir yeniliktir.




Peki evlilik şirketinden önce durum nasıldı?



1 Ocak 2002 öncesinde eşler arasında geçerli yasal mal rejimi “mal ayrılığı rejimi” idi. Ancak o zaman da eşler dilerse farklı mal rejimini seçebilmekteydiler. Eğer eşler bir rejim seçmemişler ise geçerli olan mal rejimi “mal ayrılığı” rejimidir.

Bu rejimde ise, herkesin malı kendisine ait olmaktadır. Mal ayrılığının temel özelliği eşlerin her birinin kendisine ait olan mallar üzerinde, diğer eşin hiçbir tasarruf hakkı olmaksızın söz sahibi olmasıdır.

Örneğin; Ayşe hanım ile Mehmet bey boşandıklarında, Mehmet beye ait olan daire yine Mehmet Bey’e, Ayşe Hanım’a ait olan işyeri yine Ayşe Hanım’a ait olmakta idi.

Bu malların evlilik öncesi mi, yoksa sonrası mı edinildiği bu bağlamda hiçbir öneme sahip olmayacaktır.

Mal Rejimi Miladından sonra durum nasıldır?

1 Ocak 2002 den itibaren eşler “mal ayrılığı”na değil, “edilmiş mallara katılma rejimi” ne tabi oldular. Diğer bir ifadeyle yasal mal rejimi eskiden “mal ayrılığı rejimi” iken artık “edinilmiş mallara katılma rejimi”.

Elbette eşler dilerlerse bu yeni mal rejimi yerine, yine Kanun’da yer alan bir başka mal rejimini de seçebilirler. Ne var ki, böylesi bir seçim yapmamaları halinde yasal mal rejimine tabi olacaklardır.

Öyleyse nedir yasal mal rejimi ?

M.K ’un 218. md. sinde düzenlenen bu rejime göre, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel malları bu rejim kapsamındadır.

Yasal mal rejimi olan bu rejimde eşler, tüm malları üzerinde diledikleri gibi tasarruf edebilirler. Yani taşınmaz hangi eş adına kayıtlı ise, onun bu malı diğerinin muvafakatını almadan dilediği gibi tasarruf etmesine imkan vardır.

Eşler evlilik sırasında veya daha sonra herhangi bir mal rejimi seçmemişler ise, edinilmiş mallara katılma rejimini seçmiş sayılırlar. Yasal mal rejiminin tek istisnası, M.K’ un 223. maddesinde belirtilen eşlerin birlikte paydaş oldukları taşınmazların durumudur.

Bu durumda eşlerden birinin paylı mülkiyet konusu taşınmazdaki payını tasarruf etmek istemesi halinde (satış, bağış, ipotek, ifraz vb. tasarruflar) diğer eşin rızasını almak zorundadır. Eşin bu işleme ilişkin rızası noterden veya tapu sicilinden yapılabilir.

Bu rejim yasal mal rejimi olduğundan tapu siciline bu yolda herhangi bir kayıt yapılmaz.

Bu rejim eşlerin evlilik sırasında edindikleri mallar ile kişisel malları da kapsamaktadır. Ancak, aksine anlaşma yapılmadıkça yasanın yürürlük tarihinden (01.01.2002) sonra edinilen mallar bu rejim kapsamındadır.

Evliliğin devamı süresince eşlerin kendi adına taşınmaz alım-satımı yapması mümkündür.



Mal Rejimi Nasıl Seçilir?

Mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilir. Tarafların mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Sözleşmenin ayrıca mahkemenin tasvibine sunulmasına gerek bulunmamaktadır.

Evlenme başvurusu sırasında da hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilirler.

:

Diğer Mal rejimleri



Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin dışında eşlerin seçebilecekleri diğer rejimler ise, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimleridir.



Mal Ayrılığı



Mal ayrılığı rejiminde, eşlerin tüm malları kişisel malıdır. Eşlerden her birinin malı, diğer eş için 3. şahıs malları gibidir. Bu rejimde eşlerden her biri yasal sınırlar içinde kendi mal varlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkını korur. (M.K 242)

Mal ayrılığı rejiminde de eşler dilerse paylı mülkiyet olarak bir malı tasarruf edebilirler. Ancak burada da her eşin hissesi ayrı bir mal statüsündedir.




Paylaşmalı Mal Ayrılığı



MK. 244 md. sine göre; eşlerden her biri, yasal sınırlar içinde kendi mal varlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur.

Bu rejimin mal ayrılığından farkı, evliliğin iptal veya boşanma kararı ile sona ermesinde ortaya çıkmaktadır.

Paylaşmalı mal ayrılığı rejimini seçen eşlerin boşanması halinde, aile konutunda kalma hakkını elde eden eşin, bu hakkın tapu siciline şerh edilmesini isteme hakkı vardır.

Eşlerden birinin ölümü halinde diğer eş miras taksimi sırasında birlikte yaşanan konutun mülkiyetini, intifa hakkını veya oturma (sükna) hakkını isteyebilir. Tarafların anlaşması halinde düzenlenecek miras taksim sözleşmesi gereğince sağ kalan eş adına tescil yapılabilecektir. Mirasçıların anlaşamaması halinde bu hususa mahkemece karar verilecektir.




Mal Ortaklığı



Genel mal ortaklığında eşlerin kanun gereğince kişisel mal sayılanlar dışındaki malları ile gelirleri ortaklık mallarını oluşturur. Eşler ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahip olurlar. Hiçbir eş, ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf yapamaz. (M.K 257)

Mal ortaklığına tescilinden sonra, iştirak halinde mülkiyet hükümleri uygulanacağından temlik, rehin, taksim gibi işlemleri eşler ancak birlikte yapabilirler.

Mal ortaklığı rejiminde eşlerden birinin ölümü veya evlilik sırasında başka bir mal rejiminin seçilmesi halinde ortaklık malları yarı yarıya paylaşılacaktır. Ölüm halinde taşınmazın yarı payı sağ kalan eş adına tescil edilecek, diğer yarısı ölenin mirasçılarına intikal edecektir. Sağ kalan eş yarı pay dışında miras payından da hisse alacaktır. Örneğin; (A) ile (B) ‘nin 3 çocuğu var ise, (A) nın ölümü halinde (B), mal ortaklığından dolayı ½ pay alırken, ölen eşin ½ payından da ¼ hisse alacaktır. Bu durumda eşin payı 5/8 olmaktadır.

BİR ÇOK BELEDİYELER HUKUK’A UYMUYOR, CEZASINI TAPU’LAR ÇEKİYOR..Zafer Akkaya


BİR ÇOK BELEDİYELER HUKUK’A UYMUYOR, CEZASINI TAPU’LAR ÇEKİYOR..Zafer Akkaya


Vergi usûl kanunu ve Emlak Vergisi Kanununa göre yayınlanan Maliye Bakanlığının 48 seri nolu Harçlar Kanunu genel Tebliğine rağmen Belediyeler keyfi davranarak hem vatandaşların sızlanmalarına hem de tapu işlemlerinin yavaş yürümesine sebep oluyorlar

Tapu işlemlerinde alınan harçlarla ilgili mükellef ile vergi daireleri arasında yaşanan tapu harcı ihtilaflarının sona erdirilmesi amacıyla Belediyeler’ce Emlak Vergisi kanunu hükümlerine göre her yıl belirlenen emlak vergisi değerlerinin yine Belediyeler tarafından elektronik ortamlarda ve eksiksiz olarak tapu dairelerine gönderilmesi Maliye Bakanlığınca 13.9.2005 tarih,25935 sayılı resmi gazetede yayınlanan 48 seri no’lu harçlar kanunu genel tebliği ile emredilmiştir.

Ancak ,bu uygulama ,Çoğu Belediyeler tarafından gerek hantal çalışma şartları ve gerekse vatandaşa tapu işlemi yapabilmesi için ilişik kestirilmesi amacıyla ve hatta o tarihe kadarki her türlü alacaklarını tahsiline zorlamak açısından bir nevi şantaj vesilesi olarak kullanma amacıyla yürütülmemektedir.

Yani, Belediyeler Maliye Bakanlığının tebliğine uyup,her yıl göndermeleri gereken emlak vergi değer listelerini göndermekten imtina ederek,Tapu işlemi yaptıracak vatandaşın,kendilerine bizzat gelmesini zorla sağlıyor.Kendilerine gelen vatandaşa da emlak vergi değerini vermeden Belediyenin ne kadar alacağı var ise,tamamını tahsil etme karşılığında Tapu’nun istediği vergi değer yazısını veriyor.


PEKİ,TAPU İDARELERİ BU KONUDA NE YAPIYOR!

Biraz eleştirel yaklaşacak olursak, hiç bir şey. Yani, Tapu idareleri Belediyeleri bu konuda zorlamıyor.Denilebilir ki,Belediyelerden ısrarla istediğimiz halde bir türlü bu bilgileri alamıyoruz.Buda mazeret olmamalı.Zira,Kaymakamlık ,Valilik,Genel Müdürlük veya Maliye Bakanlığı gibi her merci’ye şikayet edilerek çözülebilir.


Belediyelerin bu durumu kullanmalarına somut bir örnek verecek olursak ;

İstanbul’da Beşiktaş Belediyesi, bu bilgileri vermediği gibi,Tapu işlemi için mecburen Belediyeye giden vatandaşa önce şüphe ile bakarak ,beyanınıza göre gayrimenkulünüzün metrajını düşük göstermişsiniz demek suretiyle başlıyor işe.

Vatandaş,hayır efendim ben 20-30 yıldır aynı beyanı veriyorum.Hatta benim gayrimenkulüm katirtifaklı veya katmülkiyetli sizde bulunan projesini inceleyin.Yada ben getireyim bakınız bir hatamız yok dese de nafile..

Bu belge ve bilgiler yetmez,biz size bir randevu vereceğiz.Bizim memurlarımız gelecek,gayrimenkulünüzü ölçüp,biçecek eksik verdiğiniz metrajlar için geriye dönük 5 yıl için cezalı olarak fark çıkaracağız,bunu ödeyeceksiniz ki , emlak vergisine tabi değer yazısını verelim.

Vatandaş, nasıl olur, Ben bugün tapu işlemimi yapmam lazım. Çıkarın ne çıkaracaksanız onu ödeyeyim.Verin yazımı Tapu’ya göstereyim bari, dese de, birkaç gün sonraya randevu veriliyor.Memurlar ölçüm için randevu günü gayrimenkulün bulunduğu yere geliyor.İçeriden ölçüyor,dışarıdan ölçüyor,ortaya bir metraj çıkarıyor.Bu metraj ne beyannamelerdeki metraj,ne de iskanı alınmış binanın projesindeki metraj.Memurun çıkarttığı metraj olarak kayıt ediliyor.Bu metraj üzerinde geriye dönük 5 yıllık da cezası ile birlikte bir emlak vergisi çıkarılıyor.Vatandaş mecburen ağlaya sızlaya bu rakamları ödeyerek ,isyanlar içerisinde beyan değer yazısını alıyor.İşlemini bitirmek üzere Tapu’ya gidiyor.

Haa..bu arada Belediyenin ölçüme gelen elemanlarından bahsetmedim.Bu elemanlar öyle bildiğiniz gibi mühendis,mimar gibi teknik elemanlar değil,masasından kalkmış beklide metre tutmasını bilmeyen, bürüt veya net alanı hesap edemeyen memurlar.Çünkü bildikleri işin dışında görev veriliyor memurlara.

Bu aşamalardan geçmiş bir vatandaşın işlemini Tapu yarım saatte bitirirse ne olur,bir satte bitirirse ne olur.Artık Tapu’ya karşı,Belediyeye karşı,Bürokrasiye karşı ne düşüneceğini siz takdir edin.

ÇÖZÜM YOKMUDUR!

Elbette her zaman için vardır. Hatta bu konu bugün çözülür ise,yarın gelen vatandaşlar bu duruma düşmez .O halde belki Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün Maliye Bakanlığı ile bir kez daha temasa geçerek,Belediyeler Tebliğin uygulanmasına zorlanarak emlak vergi değerlerini ister elektronik ortamda isterse sair yöntemlerle Tapu Müdürlüklerine ulaşması sağlanabilir kanaatindeyim.

Yoksa, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, ne kadar başarılı çalışmalar yaparsa yapsın vatandaş ve hizmet odaklı değişiklikler yaparsa yapsın,bu vatandaşa yansımayacak,vatandaş isyanını sürdürmeye devam edecektir.

Bütün bunların suçu yine Tapu Müdürlüklerine çıkacaktır.

DAĞ FARE DOĞURDU…


DAĞ FARE DOĞURDU…

Yabancı Sermayeli Şirketlerin Taşınmaz Mülkiyeti Ve Sınırlı Aynî Hak Edinimine İlişkin Yönetmelik 06.10.2010 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.

Herkes eski Yönetmeliğe göre daha kolaylaştırıcı düzenlemeler beklerken, yeni Yönetmelik sektörde tam bir hayal kırıklığı yarattı.

Eski Yönetmelik zaten evlere şenlik düzenlemeler içeriyordu. İlk çıktığında yabancı sermayeli şirketlere saç baş yoldurtması yetmemiş gibi, şimdide sözüm ona durumu kolaylaştıralım derken daha da işi zorlaştırdı. Neden mi?

İki aşamalı işlemden geçeceksiniz

Önce hemen belirtelim yeni yönetmelik işlemleri iki aşamalı hale getirdi. Engel koşucusu gibi önce taşınmazın askeri bölgeler ve özel güvenlik bölgelerinde olup olmadığını öğreneceksin. Bunu geçmeyi başarırsan, ülke güvenliği açısından sakınca varmı, yokmu boynunu büküp o kararı bekleyeceksin. Ülke güvenliğinin kıstası ne? Burada ne esas alınacak belli değil. Yani karar vericinin iki dudağının ucunda. Şayet ülke güvenliğine aykırı olduğuna karar verilirse vay haline. Tasfiyeye tabisin. Şimdi biz hem gel kardeşim bu ülkeye yatırım yap diyoruz. Daha sonrada neredeyse senede bir yaptığımız yeni düzenlemelerle yabancı yatırımcının önüne bir sürü engel koyuyoruz.

Taahhütname vereceksiniz

Yeni Yönetmelik düzenlemeleri , süreler açısından bakıldığında olumlu görünse de, taahhütname alımı ile yabancı yatırımcıya aba altından sopa gösteriyor. Bu taahhütname uygulaması bürokrasinin ileride kendini kurtarmak için yaptığı klasik bir uygulama. Şayet ben bir şey atlarsam işte senin taahhüdün var diyecek.

2003 yılında yürürlüğe giren Doğrudan Yatırımlar Kanunundan sonra Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü çok liberal bir düzenleme ile yabancı sermayeli şirketlerinde aynen Türk şirketleri gibi, tapu işlemleri yapmasına imkân sağladı. Doğrusuda buydu. Meşhur eski Yönetmeliğin 12.11.2008 yılında yürürlüğe girmesine kadar 5 yıl bu işlemler böyle serbestçe yapıldı da ne oldu ?. Ülke güvenliğine bir şey mi oldu.?


Borsada işlem gören şirketlerde düzenleme kapsamında

Yeni Yönetmeliğin getirdiği en önemli değişikliklerden biriside borsada işlem gören şirketlerinde izin kapsamına alınması .Şirket hisselerinin borsada işlem görmesi halinde , borsada işlem gören hisselerden şirket sermayesinin %10'una veya daha fazlasına sahip yabancı ortakların isimlerini veya unvanlarını, tabiiyetlerini ve ortaklık oranlarını içeren, Merkezi Kayıt Kuruluşundan alınan mevcut durumu gösteren belgenin izin başvuruusnda Valilile verilmesi gerekiyor. Borsa gibi herzaman hisse oranları değişebilecek bir ortamda ,bu hisse devirleri nasıl takip edilecek ve izin işlemleri nasıl yapılacak merak konusu.

Kanuna göre sadece taşınmaz edinimi izne tabi
Tapu Kanununun 36 maddesi ile yabancı sermayeli şirketlere ilişkin yapılan düzenlemeler, Anayasa Mahkemesinin 16.4.2008 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan iptal kararı gereğince yapıldı. Zaten işlerde bundan sonra karıştı. Ancak mevcut ve önceki Yönetmelik, kanun koyucunun da iradesini aşan mevzuata aykırı düzenlemeler içeriyor. Kanun sadece taşınmaz edinimini izne tabi tutarken. Yönetmelik sınırlı ayni hakları da Kanuna aykırı bir biçimde izin kapsamına alıyor. Biz eski Yönetmelik yürürlüğe girdiğinde bu düzenlemenin Kanuna aykırı olduğunu her ortamda dile getirdik. Sadece taşınmaz ve taşınmaz niteliğindeki bağımsız sürekli haklar için izin alınması gerektiğini söyledik. Yeni Yönetmelikle bunun düzeleceğini bekliyorduk. Ancak yeni çıkan Yönetmelikte aynı mantık devam etti. Sadece lütfedilip ipotek için doğrudan tapu sicil müdürlüğüne müracaat hakkı getirildi. Peki ipotek sınırlı ayni hak değimli ? Madem sınırlı ayni haklar için valilik izni alınacaksa ipoteği nasıl bunun dışında tutarsınız. Yönetmeliği hazırlayanlar arasında sanırım hukukçu veya Tapu Kadastrodan bir yetkili yok. Çünkü onlar olsa bu ayrımı yaparlardı. Yazık. İşin doğrusu bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni haklar dışında böyle bir izne ihtiyaç olmaması. Zaten eski ve yeni Yönetmeliğin en büyük çelişkilerinden biriside bu.

Şüphesiz her ülke yabancıların taşınmaz tasarruflarında sosyal,ekonomik ,siyasi,güvenlik nedeniyle belli sınırlamalar getirebilir.Buna kimsenin diyeceği bir şey yok. Önemli olan yabancı sermaye gibi hassas ve önemli bir konuda kuralları sık değiştirmeyelim, yada ikide bir değişecek kural koymayalım. Söz konusu yönetmelik gibi işi kolaylaştıracağım derken yeni zorluklar yaratmayalım.

Lisanslı Emlak Müşavirliği Kanunu Neden Çıkmalı

Lisanslı Emlak Müşavirliği Kanunu Neden Çıkmalı

Metin Yeşil


İstanbul Ticaret Odasınca hazırlanan Lisanslı Emlak Müşavirliği ve Lisanslı Emlak Komisyonculuğu Kanun Tasarısı Taslağı Bayındırlık ve İskan Bakanı Sayın Mustafa Demire sunuldu Taslak önemli değişiklikleri içeriyor.


Lisanslı Emlak Müşavirliği Kanunu Neden Çıkmalı

İstanbul Ticaret Odasınca hazırlanan Lisanslı Emlak Müşavirliği ve Lisanslı Emlak Komisyonculuğu Kanun Tasarısı Taslağı Bayındırlık ve İskan Bakanı Sayın Mustafa Demire sunuldu Taslak önemli değişiklikleri içeriyor. Bu taslağın önemli bir tarafı sektör temsilcilerince taslağın onaylanarak imzalanmış olmasıdır. Bu Kanun Taslağının önemli bir ihtiyaçtan doğduğu bir gerçek.

İTO 24 Nolu Gayrimenkul Hizmetleri Meslek Komitesini ve taslağa destek veren tüm sektör temsilcilerini bu çalışmasından dolayı kutluyoruz. Tabi önemli olan konunun takip edilip,i htiyaçlara cevap veren bu taslağın bir an önce yasalaşması.

Tapu sicil hizmeti

Şimdi konuya girmeden biraz tapu sicil hizmeti üzerinde duralım. Tapu sicil hizmeti, basit bir tanımlamayla taşınmaza yönelik akit ve tescil işlemleridir.

Gayrimenkule yönelik akit ve tescil işlemleri ülkemizde devlet tarafından yerine getiriliyor.

Bugün değil, tam 1847 yılından bu yana 164 yıldır bu hizmet devlet tarafından sunulmaktadır. Bu hizmetin devlet tarafından sunulmasının en önemli üç temel nedeni var. Bunları şöyle sıralayabiliriz.

a) Gayrimenkulun önemli ve değerli bir varlık olması.(Son krizin ABD de konut finansmanına yönelik kredilerden kaynaklanmış olması bize gayrimenkulun önemini bir daha göstermiştir.)

b) Hizmetin geniş bir vatandaş kitlesini ilgilendirmesi, (Tapu sicil müdürlükleri yılda yaklaşık 13 milyon vatandaşa hizmet vermekte, yaklaşık 6 milyon işlem yapılmaktadır.)

c) Hizmet kusurundan dolayı telafisi zor zararların doğabilmesi. (Bu nedenle devlet bu hizmeti sunarken doğacak zararları da doğrudan üstlenmiş, bir ölçüde işlemlerin sigortası olmuştur).

d) Devletin vergi, harç döner sermaye adı altında bu hizmetten önemli bir gelir elde etmesi.

Tapu sicil hizmeti sunulurken şüphesiz bazı olumsuzluklarda olabiliyor.

Devlet kurumlarında yaşanan genel olumsuzluklardan, şüphesiz tapu sicil müdürlüklerini ayırmak mümkün değildir. Her kurumda hata yapanlar olabilir. Ancak hataları tüm kuruma mal etmek çalışan işini doğru yapanlara haksızlık olur.

Olumsuzlukları değerlendirirken yapılan işlem hacmi ve hizmet sunulanların oranına bakmak doğru olacaktır. Yukarıda verilen işlem hacmi karşısında olumsuzlukların oranının ne olduğu önemlidir. Ayrıca bu olumsuzluklar tapuya kadastroya olan güveni hiçbir zaman sarsacak boyutta olmamış, bu güne kadar tapular delinmemiştir. Vatandaş tapuyu güvenilir bir belge olarak görüyor ve şüphe etmiyorsa, bu görevlerini zor şartlarda yapan tapu çalışanlarının sayesindedir.

Verelim kurtulalım mantığı



Son yıllarda yazılı ve görsel basında yer alan bazı olumsuz haberlere bakılarak bu işleri tapu daireleri yapamıyor öyleyse verelim noterler yapsın gibi bir yaklaşım doğru bir yaklaşım değildir.

Tapu hizmetleri öyle ver kurtul mantığı ile bir yerlere devredilemez. Bu mantıkla hareket ederseniz taşları yerinden oynatır, yürüyen bir sistemi de işlemez hale getirirsiniz. İşte o zaman, 164 yıldır, tapu çalışanlarınca bu güne kadar deldirilmesine müsaade edilmeyen tapuyu deldirirsiniz. Kimse bu vebalin altından kalkamaz.

Sistemde değişiklik yapılacaksa hesabını kitabını iyi yapmak,sonucunu iyi kurgulamak gerekir.Yoksa, işlemleri verelim noterler yapsın ,Avrupa da da bu işi noterler yapıyor şeklinde kolaycı bir yaklaşım ,ileride telafisi imkansız zararlara neden olacaktır.Biz Avrupa’ dan farklıyız..


Avrupa ile neden farklıyız

Her şeyimizde Avrupa’yı örnek alıyoruz. Şüphesiz girmeyi devlet politikası haline getirdiğimiz Avrupa’yı örnek alacağız. Ancak, bu örnek almayı birebir aynen uygulama olarak değerlendirmemek gerekir. Farklı yapıya aynı sistemi uygulamak, yanlış ve geri dönülmesi güç sonuçlar doğuracaktır. Bizim nedense Avrupalının aynısını yapmak gibi bir hastalığımız var. Bu az gelişmişliğin verdiği bir eziklik sanırım. Bu hastalık hali geçmişte de vardı. Zaman zaman da nüksediyor.Noterlere devirde bu hastalığın bir tezahürü olsa gerek.

Şimdi Avrupa ile aramızda ne fark var ona bir bakalım.


a) Avrupa da kırsal kesimin genel nüfusa oranı yaklaşık %10, bizde ise hale % 25 ‘ lar seviyesinde Bizde kırsal kesimden kente göç süreci hala devam ediyor ve yaklaşık bir 20 –30 yıl daha bu süreç. Devam edecek. Nüfus artış oranımız neredeyse Avrupa’nın iki katı. Bu durumlar taşınmaz işlem hızını artıran önemli bir faktör. Avrupa da ülkemiz gibi hızlı bir işlem hızı yok. Bizde bazen sabah alınan taşınmaz ertesi gün satılıyor veya başka bir işleme konu oluyor. Bunu Avrupa da göremezsiniz.

b) Avrupa da gayrimenkul bir yatırım aracı değil. Kimse üçe alırım, değerlenir beşe satarım diye düşünmüyor. Bizde gayrimenkul hem yatırım, hem de enflasyona karşı korunma aracı olarak görülüyor.

c) Avrupa da devlet vatandaşının sosyal güvenliğini garanti etmiş, doğru bir şekilde uyguluyor. Bizlerse işler iyi giderken para biriktirmek yerine, taşınmaz biriktirmek peşindeyiz. Hepimiz imkânımız olduğunda ileriyi düşünerek bir gayrimenkul almak kiraya vermek isteriz.

d) Avrupa da vatandaşın tapu derdi yok. Onlar mülkiyete değil, daha çok kullanıma önem veriyorlar. Taşınmaz kullandıkları ölçüde onlar için bir değer ifade ediyor. Bu nedenle Avrupa da mülkiyet değişiklikleri sık değil. Daha çok kullanıma yönelik sözleşmeler ağırlıkta. Sanırım
bizlerin geninde var, bizler ihtiyacımız olsun olmasın, kullanalım veya kullanmayalım bit tapumuz olsun istiyoruz.

e) Avrupa da, taşınmazlar genellikle uzun vadeli kredilerle alındığı için, borç bitene kadar tapular bankada kalıyor. Bu nedenle borç bitene kadar, Avrupalı tapu senedini dahi görmüyor. Bizde vatandaş tapu senedini eline almazsa rahat etmiyor.

Bu ve benzeri birçok nedenle biz Avrupa’dan farklıyız. Bu farklılıklar bizde gayrimenkule yönelik işlem sayısını, çeşidini ve hızını arttırıyor. Şimdi bu farklılıklara rağmen, Avrupa’ da ki sistemi aynen uygulayalım, bu işi noterlere devredelim derseniz, Rahmetli Prof Dr İsmet Sungurbey Hocanın dediği gibi, zücaciye dükkanına filin girmesi gibi bir sonuçla karşılaşırsınız.

Mevcut yürüyen bir düzeni bozarsanız ,sonra bozulan düzeni de yeniden kuramazsınız..Bu nedenle yeni maceralara gerek olmadan ,mevcut sistemin ıslah edilmesi,sistemde sorunları ortadan kaldıracak mekanizmaların geliştirilmesi gereklidir.Bu anlamda ITO tarafından hazırlanan Lisanslı Emlak Müşavirliği ve Lisanslı Emlak Komisyonculuğu Kanun Tasarı Taslağı Yasalaştığında ,sistemin düzeltilmesi yönünde önemli araç olacaktır.



Neden Lisanslı Müşavirlik

Bugünkü sistemin mükemmel olduğunu, çok iyi yürüdüğünü de kimse söyleyemez. Ancak olumsuzlukları gidermek İçin bizim şartlarımıza uygun yeni sistemler geliştirebiliriz.Bu mümkün .

İşlemler ve belge düzeni hakkında iş sahiplerinin yeterli bilgiye sahip olmaması, önemli olumsuzluk nedenlerinden birisidir.



Tapu işlemleri, gümrük müşavirlerinin yaptığı gümrük işlemlerinden, mali müşavirliklerin sunduğu muhasebe işlemlerinden daha basit midir? Değildir. Niye değildir bakalım.

Hemen belirtelim, tapu işlemleri hukuki,teknik ,idari ve mali bilgiyi gerektiren işlemlerdir.

Tapu işlemleri neden hukuki bilgiyi gerektiriyor

Türk Medeni Kanununun büyük bir bölümü doğrudan tapu sicil uygulamakları ile ilgidir. Bunun yanında .Borçlar,Kamulaştırma,İmar,İcra İflas,gibi yüzlerce kanunda tapu siciline yönelik hükümler yer almaktadır.Bu kanunlar sürekli değişiyor.Bu kanunların yanında ,tüzük yönetmelik,genelge gibi mevzuatında bilinmesi ve takibi gerekiyor.

Tapu işlemleri neden mali bilgiyi gerektiriyor

İş sahipleri tapu işlemlerinde harç, vergi, döner sermaye adı altında çeşitli ödemeler yapıyor. Bu ödemelerin bazısı sabit, bazısı oransal. Harca esas alınacak değerlerle, oranlar değişebiliyor. Bu nedenle iş sahiplerinin işlemlerin mali yönünü ve değişiklikleri bilmesi ve takip etmesi gerekiyor.

Tapu işlemleri neden idari bilgiyi gerektiriyor

Tapu işlemleri sadece tapu dairelerinde değil, belediye, vergi dairesi, ticaret sicil memurluğu adli idari yargı gibi pek çok kurumla ilgili işlem yapmayı gerektiriyor. Hatta bazı işlemlerde (özellikle yabancı ve yabancı sermayeli şirketler) emniyet ve askeri makamlarla dahi yazışmalar yapılıyor.



Şimdi biz diyoruz ki, vatandaş tüm bu bilgi donanımına sahip olacak, işlerini takip edecek.

Konunun uzmanı olmayan iş sahiplerinden bu donanıma sahip olunması beklenemez. Bu konuda yapılacak bilgilendirmeler de yeterli olmamaktadır. Bu nedenle tapu işlemlerinde belge düzeninin sağlanması, işlemlerin takip ve sonuçlandırılması, bu işte uzmanlaşmış ‘’Lisanslı Tapu Müşavirliği Büroları ‘’ tarafından yerine getirilmelidir. Böylece tapu kayıtları işlem öncesinde sağlıklı olarak incelenecek, belge düzeni kontrol edilecek, işlemler sağlıklı olarak sonuçlandırılacaktır. Böylece tapu sicil müdürlüklerinde yığılma olmayacak, bundan kaynaklanan sızlanma ve şikâyetlerde en aza inecektir.

Hazırlanan yasa tasarısı taslağı olumlu bir gelişmedir.



Hizmet alanların takip ve danışmanlık hizmetini Lisanslı Müşavirliklerinden alması, sorunları önemli şekilde giderecektir. Üstelik günümüzde, mali müşavirlik, gümrük müşavirliği,gibi benzer örnekleri varken, hala tereddüt etmek ,tapu işlemlerinin önemini bilmemektir.

Tapu işlemlerinin notere devri gibi, bünyemize uymayan, tapu sicil müdürlüğü ile noterler arasında vatandaşa mekik dokutacak olan, sahtekar ve dolandırıcıların avuçlarını ovuşturup heyecanla beklediği arayışlar yerine, İTO tarafından hazırlanan sektöründe onayını alan Lisanslı Emlak Müşavirliği ve Lisanslı Emlak Komisyonculuğu Kanun Tasarı Taslağının Yasalaşması için sektör olarak elimizden geleni yapalım.

TOPLU YAPILARIN KAT MÜLKİYETİ İŞLEMLERİ

Metin Yeşil ¬



TOPLU YAPILARIN KAT MÜLKİYETİ İŞLEMLERİ


Kat mülkiyeti Kanununun yürürlüğe girdiğinde kat mülkiyeti düzenin parsel esaslı olması esası getirilmiştir.

Bir parselde birden çok yapıya ilişkin düzenlemeler 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununda 13.4.1983 tarihinde 2814 sayılı yasa ile eklenen Ek 3 madde ile yapılmıştı.Ancak aradan geçen zamanda söz konusu düzenleme toplu yapılarda ihtiyaca cevap vermemiş, bu nedenle 28.11.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5711 sayılı yasa ile Toplu yapılara ilişkin Kat Mülkiyeti Kanununda yeni düzenlemeler yapılmıştır.Şunu belirtmek gerekirki 5711 sayılı Kanunla yapılan düzenlemelerle sadece bir veya birden den fazla imar parseli üzerinde bulunan toplu yapılar için yönetim düzeni kurulması söz konusudur. Kat mülkiyeti ve kat irtifakları toplu yapı kapsamında olan her imar parseli için eskiden olduğu gibi yine ayrı ayrı kurulacaktır..

Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra Toplu Yapılarda Kat İrtifakı ve Kat Mülkiyeti tesisine ilişkin olarak 16.08.2008 tarihinde Yönetmelik yürürlüğe girmiş yine uygulamaya yönelik olarak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2008/1 ve 2008/16 sayılı genelgeleri çıkarılmıştır.

671-Tanımlar

Toplu yapı: Bir veya uygulama imar plânında belirlenen birden çok imar parseli üzerinde, onaylı yerleşim plânına göre yapılmış veya yapılacak, alt yapı tesisleri, ortak kullanım yerleri ve sosyal tesisler ve hizmetler ile bunların yönetimi bakımından birbirleriyle bağlantılı birden çok yapıdır.

Toplu yapılar tek parsel veya birden fazla imar parseli üzerinde yer alabilmektedir. Ancak toplu yapı birden fazla imar parseli üzerinde yer alıyorsa imar parsellerinin bitişik veya komşu olmaları şarttır. Ancak bu parseller arasında kalan ve imar plânına göre yol, meydan, yeşil alan, park, otopark gibi kamuya ayrılan yerler olması halinde parsellerin bitişik ve komşu olma şartı aranmayacaktır..

Ayrıca yapılar blok veya tekli yapı şeklinde ayrı ayrı olabileceği gibi her iki yapı tipide birlikte yer alabilmektedir.. Örnek vermek gerekirse

Blok tipi toplu yapı :Bir veya birden fazla imar parselinde blok tipi şeklinde birden çok bağımsız bölümleri kapsayan yapılanmadır.

Tekli toplu yapı :Bir veya birden fazla imar parselinde yaygın kat mülkiyeti şeklinde (villa tipi) tek bağımsız bölümlü yapılanmadır.
Blok ve tekli toplu yapı: Bir veya birden fazla imar parselinde Blok tipi ve tekli yapıların birlikte yer aldığı yapılanmadır.

Vaziyet planı : Toplu yapıların konumları, ortak nitelikteki yerler ve tesisler, bunların kullanılış amaç ve şekilleri, toplu yapı kapsamındaki parsel veya parsellerin tamamını kapsayacak şekilde, bir bütün olarak onaylı imar plânı hükümlerine ve parselasyon plânlarına uygun olarak hazırlanmış, mimarî projede yer alan yerleşim plânıdır.

Toplu yapı düzeninde vaziyet planı önem arz etmektedir.Vaziyet planı kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesisi için ibraz edilecek mimari projelerde yer almaktadır.Toplu yapıya ilişkin kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesislerinde toplu yapının konumu varsa yol yeşil alan otopark gibi kamuya ait yerler ile ortak yer ve tesisler gibi hususların mutlaka vaziyet planında gösterilmesi gerekmektedir.

672- Toplu Yapıda Kat İrtifakı Tesisi

Kat irtifakı tesisi için taşınmaz malikleri veya temsilcilerinin tapu sicil müdürlüğüne müracaatları gerekecektir.İşlem için malik bir kişi ise tescil istem belgesi düzenlenecek,birden fazla paydaş olması halinde resmi senet düzenlenecektir.

6721-Tek parsel üzerindeki toplu yapılarda kat irtifakı tesisi

Tek parsel üzerinde toplu yapıya yönelik kat irtifakı kurulabilmesi için;

a) Toplu yapıların alt yapı tesisleri, ortak kullanım yerleri sosyal tesis ve hizmetler ile bunların yönetimi bakımından birbiri ile bağlantılı olması

b) Vaziyet planında yapıların konumları, ortak nitelikteki yerler ve tesisler, bunların kullanılış amaç ve şekillerini gösterilmesi
Gerekmektedir.

Bu halde aşağıdaki belgelerin tapu sicil müdürlüğüne ibrazı gerekecektir.

a) Vaziyet Planı :Toplu yapı kapsamındaki imar parselinin tamamını gösterecek şekilde de düzenlenecek ,anagayrimenkulde, yapıların onaylı yapı ruhsatı eki mimarî projesine uygun olarak, yapıların konumları, ortak nitelikteki yerler ve tesisler, bunların kullanılış amaç ve şekillerini gösterecek,ilgili idarece onaylanacaktır.(Mimari projede bu kapsamdaki vaziyet planının yer alması halinde ayrıca ibrazına ihtiyaç bulunmamaktadır)

b) Mimari Proje : Mimari projede anagayrimenkulde,yapıların ruhsat eki projesine uygun, yapı veya yapıların dış cepheler ve iç taksimatı bağımsız bölüm, eklenti, ortak yerlerinin ölçüleri ve bağımsız bölümlerin konumu ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleri ile oranlı arsa payları ve bağımsız bölümlerin yapı inşaat alanı da açıkça ve her bağımsız bölümün birden başlayıp sıra ile giden numarası da belirtilmek suretiyle kat plânları ayrı ayrı gösterilecek,gayrimenkulün maliki veya bütün paydaşları tarafından imzalanacaktır.

c) Yapı Ruhsatı : Toplu yapıya ilişkin ilgili idarece düzenlenen düzenle yapı inşaat ruhsatının ibraz edilecektir. İmar Kanununu 29.maddesi gereğince yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılmaktadır.Bu nedenle ibraz edilen yapı ruhsatlarında söz konusu sürelerin geçmemiş olması,geçmesi halinde ise ruhsatın halen geçerli olduğunun ilgili idarece onaylanması gerekecektir.

d) Yönetim Planı: Toplu yapı kapsamındaki yapı ve yerler için tamamını kapsayan, yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini, yönetici ve denetçilerin alacakları ücret ve yönetime ait diğer hususları düzenleyen yönetim plânı verilecektir.

6722-Birden fazla imar parseli üzendeki toplu yapılarda kat irtifakı tesisi

Birden fazla imar parselinde toplu yapıya yönelik kat irtifakı kurulabilmesi için;

a) Toplu yapıların alt yapı tesisleri, ortak kullanım yerleri sosyal tesis ve hizmetler ile bunların yönetimi bakımından birbiri ile bağlantılı olması

b) Toplu yapı kapsamındaki imar parsellerinin bitişik veya komşu olmaları( Ancak bu parseller arasında kalan ve imar plânına göre yol, meydan, yeşil alan, park, otopark gibi kamuya ayrılan yerler için bu şart aranmayacaktır)

c) Vaziyet planında yapıların konumları, ortak nitelikteki yerler ve tesisler, bunların kullanılış amaç ve şekillerini gösterilmesi
Gerekmektedir.

Toplu yapı birden fazla imar parseli üzerinde ise , her parsel için kat irtifakı ayrı ayrı kurulacaktır.Bu anlamda toplu yapı kapsamındaki imar parsellerinin tamamının tek bir kat irtifakına konu olma olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle toplu yapı kapsamındaki parsel malikleri parselleri üzerinde ayrı ayrı kat irtifakı tesisini talep edeceklerdir.Ancak bu durumda da toplu yapı, birden fazla imar parseli üzerinde yer alıyor ise,toplu yapıya ilişkin kat irtifakı işlemi bir bütün olarak eş zamanlı olarak yapılacaktır.Örnek vermek gerekirse ;

Vaziyet planında toplu yapının birden fazla imar parselinde yer aldığı belli oluyorsa Örneğin 120 ada 1,2, nolu parseller üzerinde toplu yapı varsa 120 ada 1 parselde o parsel maliklerinin talebi ile gerekli belgelerin ibrazı ile bağımsız bölümlerin ,sıra numarası,niteliği ve arsa payı gösterilmek suretiyle kat irtifakı kurulacaktır.Yine 120 ada 2, parselde de parsel maliklerinin talebi ile gerekli belgelerin ibrazı ile bağımsız bölümlerin ,sıra numarası,niteliği ve arsa payı gösterilmek suretiyle kat irtifakı kurulacaktır.120 ada 1 ve 2 parseller üzerinde kat irtifakı ayrı yevmiyelerle ancak farklı zamanlarda değil eş zamanlı olarak arka arkaya işlemin yapılması gerekecektir. Bunun dışında 120 ada 1 parselin ayrı zamanda ,120 ada 2 parselin ayrı zamanda toplu yapı hükümlerine tabi olacak şekilde kat irtifakı kurulması kanunen olanaklı değildir.

Birden fazla imar parselini kapsayan toplu yapılarda tüm parsellerin aynı kat irtifakı/kat mülkiyetine konu olması mümkün olmamakla birlikte ,toplu yapıların yönetimi bakımından tüm imar parselleri bir bütün olarak değerlendirilecek bu nedenle her parsel için ayrı kat irtifakı kurulurken yönetim planı toplu yapı kapsamındaki tüm parseller için tek bir yönetim planı düzenlenecektir.Özellikle birden fazla parsel üzerinde kurulu toplu yapılara ilişkin düzenlemenin kat mülkiyeti ilişkisi(yönetim) ağarlıklı düzenlemeler olduğu söylenebilir.

Vaziyet plânında aralarında sınır ve komşuluk ilişkisi bulunmayan ve buna bağlı olarak toplu yapı ilişkisi kurulmamış imar parselleri üzerinde toplu yapı ilişkisi sebebiyle kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesisi ve buna bağlı yönetim plânı işletilmesi talepleri tapu sicil müüdürlüklerince karşılanmamaktadır.

İbraz edilecek belgeler

a) Vaziyet Planı : Toplu yapı kapsamındaki imar parsellerinin tamamını gösterecek şekilde de düzenlenecek ,anagayrimenkulde, yapıların onaylı yapı ruhsatı eki mimarî projesine uygun olarak, yapıların konumları, ortak nitelikteki yerler ve tesisler, bunların kullanılış amaç ve şekillerini gösterecek,ilgili idarece onaylanacaktır.(Mimari projede bu kapsamdaki vaziyet planının yer alması halinde ayrıca ibrazına ihtiyaç bulunmamaktadır)

b) Mimari Proje : Toplu yapı kapsamındaki her imar parseli üzerinde kat irtifakı ayrı ayrı kurulacağından her parsel için düzenlenmiş mimari projenin ibrazı gerekecektir.Mimari projede yapıların ruhsat eki projesine uygun, yapı veya yapıların dış cepheler ve iç taksimatı bağımsız bölüm, eklenti, ortak yerlerinin ölçüleri ve bağımsız bölümlerin konumu ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleri ile oranlı arsa payları ve bağımsız bölümlerin yapı inşaat alanı da açıkça ve her bağımsız bölümün birden başlayıp sıra ile giden numarası da belirtilmek suretiyle kat plânları ayrı ayrı gösterillecek , gayrimenkulün maliki veya bütün paydaşları tarafından imzalanacaktır.

c) Yapı Ruhsatı : Toplu yapılara ilişkin olarak ilgili idarece düzenlenen yapı inşaat ruhsatının ibraz edilecektir. İmar kanununu 29.maddesi gereğince yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılmaktadır.Bu nedenle ibraz edilen yapı ruhsatlarında söz konusu sürelerin geçmemiş olması,geçmesi halinde ise ruhsatın halen geçerli olduğunun ilgili idarece onaylanması gerekecektir.

d) Yönetim Planı: Toplu yapı kapsamındaki tüm imar parsellerinde bulunan tüm yapı ve yerlerin tamamını kapsayan, yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini, yönetici ve denetçilerin alacakları ücret ve yönetime ait diğer hususları düzenleyen bir tek yönetim plânı düzenlenecektir..Her parsel için ayrı ayrı düzenlenmiş yönetim planı verilmeyecek, parsellerin tamamını kapsayan aynı yönetim planı her parselin kat irtifakı tesisi işlemi sırasında kullanılacaktır.

Birden çok imar parselini kapsayan toplu yapılarda kat irtifakı tüm parseller üzerine kurulabilirmi ?

Birden çok imar parselini kapsayan toplu yapılarda her bir imar parseli ayrı ayrı,kat irtifakına konu olacak ,o parseldeki yapılara ilişkin arsa payları belirlenecektir.Bu nedenle toplu yapı kapsamındaki tüm imar parsellerinin tek bir kat irtifakı işlemi ile tamamı için arsa payı belirlemesi,bu tür taleplerin tapu sicil müdürlüğünce kabulü mümkün olmayacaktır.Örneğin toplu yapı 240 ada 1,2,3 parseller üzerinde bulunuyorsa ve her bir parselde 10 ar bağımsız bölüm varsa 240 ada 1,2,3 parsellerde bulunan 30 bağımsız için arsa payının belirlenerek birden başlayarak sıra numarası ve niteliği ile kat irtifakı tesisi olanağı bulunmamaktadır.Bu durumda 240 ada 1 parseldeki 10 bağımsız bölüm için ayrı, 240 ada 2 parseldeki 10 bağımsız bölüm için ayrı yine 240 ada 3 parseldeki 10 bağımsız bölüm için sıra numarası,niteliği ve arsa payı ile ayrı ayrı kat irtifakları kurulacak ancak bu halde de işlemin eş zamanlı yapılması gerekecektir.

673-Toplu Yapılarda Kat İrtifakının Kat Mülkiyetine Çevrilmesi

Kat irtifakının kat mülkiyetine çevrilmesi için yapı kullanma izin belgesinin ibrazı yeterli olmaktadır.

Kat mülkiyetine çevirme kısmen veya tamamen olabilmektedir.

Toplu yapılarda bulunan tüm bağımsız bölümler için yapı kullanma izin belgesinin ibrazı halinde ,taşınmazın cins tashihi yapılarak kat irtifakı maliklerden birisinin talebi ile kat mülkiyetine çevrilebilecektir.

Kat irtifakı tesis edilmiş toplu yapıların kısmı kat mülkiyetine çevrilmesi için,,kat irtifakı tesis edilmiş olan toplu yapılarda ilgili blok'un tamamlandığına ilişkin yapı kullanma izin belgesinin ibrazı halinde o blok'un cins değişikliği ve kat mülkiyetine çevrilmesi, mümkün olabilecektir.Burada Blok yapıdaki tüm bağımsız bölümler için yapı kullanma izin belgesinin alınmış olması gerekmektedir.Yaygın kat mülkiyetine tabi tek bağımsız bölümlü yapılarda ise bağımsız bölüm veya bölümlerin yapı kullanma izin belgelerinin ibrazı halinde ilgili bağımsız bölüm/bölümlerin cins değişikliği ve kat mülkiyetine çevrilmesi talepleri karşılanacaktır.

Kısmi kat mülkiyeti tesisinde, ilgili bağımsız bölüm/bölümlerin beyanlar hanesine "Bu bağımsız bölüm/Bu blok kat mülkiyetine çevrilmiştir. …/…/200. tarih… yev." şeklinde belirtme yapılacaktır. Ancak, her imar parseli içinde bulunan yapıların tamamı için yapı kullanma izin belgesi ibraz edilmedikçe kat mülkiyeti kütük sayfalarında mevcut anagayrimenkul sütunundaki vasfının yazıldığı bölümde değişiklik yapılmayacaktır. Anagayrimenkul kütük sayfasının niteliği sütununda mevcut olan "Arsa" vasfı aynen korunarak devamına kısmi olarak kat mülkiyeti tesis edilen yapıların cins değişikliği gösterilecektir.( TKGM 2008/1 sayılı genelgesi)

Kısmi kat mülkiyetine çevirme sadece kat irtifakı tesis edilmiş taşınmazlar için söz konusu olup,kat irtifakı tesis edilmemişse ,yapı kullanma izin belgesi alan bağımsız bölümler için kısmi kat mülkiyetine çevirme olanağı bulunmamaktadır.

Kat irtifakının tapu sicil müdürlüğümce resen kat mülkiyetine çevrilmesi

07.07.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5912sayılı Kanunla kat irtifaklarının kat mülkiyetine çevrilmesinde önemli düzenlemeler yapılmıştır.Söz konusu düzenlemeler toplu yapılar içinde geçerlidir.Bu düzenlemelere göre yapı kullanma izin belgesinin alınması halinde ortak maliklerden birisinin talebi ile kat irtifakları kat mülkiyetine çevrilebilecektir.Bunun yanında Yasaya göre belediye veya valiliğin yapı kullanma izin belgesini tapu idaresine göndermesinden sonra kat irtifakının resen kat mülkiyetine çevrilmesi gerekmektedir.

5912 Sayılı Yasa ile yapılan düzenlemenin uygulanabilirliği hayli güçtür.Zira kat mülkiyetine çevirmek için öncelikle cins tashihi yapılması gerekmektedir.her ne kadar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün konuya ilişkin 2009/14 sayılı genelgesinde Kanunun yürürlüğe girdiği 07.07.2009 tarihinden sonra binalarda yapı kullanma izin belgesi ekinde bina ve eklentilerinin mevzuata uygun ölçüldüğünü gösterir röperli krokisinin bulunması gerektiği , yapı kullanma izin belgesinin yetkili idarece (Belediye sinirlan içinde Belediyelerce. Belediye sınırları dışında Valiliklerce) kadastro müdürlüğüne gönderilmesi üzerine Kadastro Müdürlüğünce "tescil bildirimi (beyanname)" tanzim edilerek tapu sicil müdürlüğüne gönderileceği,tapu sicil müdürlüğünce baskaca bir belge istenmeden (zorunlu deprem sigortası poliçesi dahil) yapı resen kat mülkiyetine geçileceği belirtilmişse de söz konusu uygulamanın uygulamada çeşitli güçlükler yaratacağı kanısındayız.

674- Toplu Yapılarda Kat Mülkiyeti Tesisi

Kat mülkiyeti tesisi için taşınmaz malikleri veya temsilcilerinin tapu sicil müdürlüğüne müracaatları gerekecektir.İşlem için malik bir kişi ise tescil istem belgesi düzenlenecek,birden fazla paydaş olması halinde resmi senet düzenlenecektir.

Tek veya birden fazla imar parseli üzerinde bulunan toplu yapıların doğrudan kat mülkiyetime çevrilmesi için aşağıdaki belgelerin tapu sicil müdürlüğüne ibrazı gerekecektir.Bunlar;
a) Mimari proje
b) Vaziyet Planı ( mimari projede yer alması halinde ayrıca istenmeyecektir)
c) Yapı kullanma izin belgesi
d) Yönetim planı

Söz konusu belgeler toplu yapılarda kat irtifakı kurulması bölümünde açıklanmıştır.Toplu yapılarda da her parsel ayrı ayrı kat mülkiyeti tesisine konu olacaktır.

Toplu yapılarda öncesinde kat irtifakı tesis edilmemişse kısmi kat mülkiyetine geçiş söz konusu değildir.Doğrudan kat mülkiyetine çevirmede toplu yapı kapsamındaki tüm bağımsız bölümlerin yapı kullanma izin belgesi alması gerekmektedir.

5912 sayılı yasa ile getirilen resen kat mülkiyetine geçiş düzenlemesi sadece kat irtifakı tesis edilmiş taşınmazlar için söz konusu olup,doğrudan kat mülkiyeti tesisinde bu uygulamanın olanağı bulunmamaktadır.Doğrudan kat mülkiyetine çevirme için taşınmazın malikleri veya temsilcilerinin işlem için müracaatları gerekecektir.Kat mülkiyeti öncesinde taşınmazın niteliğinin bina olarak düzelltilecek,bu nedenle cins tashihi işlemi yapılacaktır (Bkz cins tashihi sah)

675-Toplu yapılarda ortak kullanıma ayrılan bağımsız bölüm ve parsellerin tescili

Toplu yapı kapsamında birkısım bağımsız bölüm veya parseller (örn yüzme havuzu,sosyal tesis,spor tesisi , alt yapı tesisleri v.b) bütünüyle bu kapsamdaki bağımsız böllümlerin ortak kullanma ve faydalanmasına tahsis edilebilmektedir. Bu durumda söz konusu parseller veya bağımsız bölümlerin (Ortak yerler) mülkiyet sütununa, tahsis edildikleri toplu yapı kapsamındaki diğer parsellerin ada, parsel, blok ve bağımsız bölüm numaraları gösterilmek suretiyle tescil edilecektir. Ortak yerden faydalanan parseller ve/veya bağımsız bölümlerin beyanlar hanesine, ortak yer olarak tahsis edilen parsel ve/veya bağımsız bölümlerin numaraları ile hangi parsel ve/veya bağımsız bölümlerle ortak yer olduğuna dair belirtme yapılmaktadır.Benzer düzenleme tek parsel üzerine inşa olunan yapılar içinde söz konusudur.(TKGM 2008/1 sayılı genelgesi,KMK 5711 Sayılı Yasa ile değişik 10.mad ,ek mad 67

20 Nisan 2011 Çarşamba

İSKÂN KANUNU




26 Eylül 2006 SALI


Resmî Gazete


Sayı : 26301

KANUN

İSKÂN KANUNU

Kanun No. 5543 Kabul Tarihi : 19/9/2006



BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 � (1) Bu Kanunun amacı; göçmenlerin, göçebelerin, yerleri kamulaştırılanlar ile millî güvenlik nedeniyle yapılacak iskân çalışmalarını, köylerde fiziksel yerleşimin düzenlenmesine ilişkin uygulamaya esas şartları ve alınacak tedbirleri, iskân edilenlerin hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 � (1) Bu Kanun; yurt dışından gelen göçmenlerin, yerleri kamulaştırılanların, göçebelerin ve millî güvenlik nedeniyle yerlerinin değiştirilmesine karar verilenlerin iskânı ile köylerin toplulaştırılmasına ve fiziksel yerleşimin düzenlenmesine ilişkin uygulamaya esas alınacak tedbirlere dair hükümleri kapsar.

Tanımlar

MADDE 3 � (1) Bu Kanuna göre;

a) Tarımsal iskân: Bir aileye projesinde öngörülen miktarda tarım arazisi, işletme binası, konut, irat hayvanı, araç, gereç, tezgah ve kredilerden bir veya birkaçının verilmesiyle yapılan iskândır.

b) Tarım dışı iskân: Bir aileye projesinde öngörülen miktarda arsa, konut, araç, gereç, tezgah ve kredilerden bir veya birkaçının verilmesiyle yapılan iskândır.

c) Fiziksel yerleşim: Bir aileye, yerleşim yerinin elverişsizliği nedeniyle köylerin nakledilmesi veya dağınık yerleşim birimleri ve afet sonucu parçalanmış köylerin toplulaştırılması amacıyla veya köy gelişme alanından ihtiyaçlılara yapılacak arsa satışından sonra Bakanlıkça belirlenecek kredi miktarı üzerinden verilecek kredi desteğiyle yapılan iskândır.

ç) Göçebe: Yerleşik tarımsal faaliyetler dışında kalmış, sabit ve daimi bir konuta bağlı olmadan geçimlerini göçer hayvancılıkla sağlayan, tabiat ve iklim şartlarına göre yurt içinde yaylak ve kışlaklar arasında göçen, bu hayat tarzını kadimden beri sürdüren, aralarında hısımlık ilişkileri bulunan ve hayvancılık faaliyetlerini bir grup halinde yürüten Türk vatandaşlarıdır.

d) Göçmen : Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olup, yerleşmek amacıyla tek başına veya toplu halde Türkiye''''ye gelip bu Kanun gereğince kabul olunanlardır.

e) Serbest göçmen : Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olup, yerleşmek amacıyla tek başına veya toplu halde Türkiye''''ye gelip, Devlet eliyle iskân edilmelerini istememek şartıyla yurda kabul edilenlerdir.

f) İskânlı göçmen : Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olup, özel kanunlarla yurt dışından getirilen ve bu Kanun hükümlerine göre taşınmaz mal verilerek iskânları sağlananlardır.

g) Münferit göçmen : Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olup, yurdumuza yerleşmek amacıyla bir aile olarak gelenlerdir.

ğ) Toplu göçmen : Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olup, iki ülke arasında yapılan anlaşmaya göre yurdumuza yerleşmek amacıyla toplu olarak gelen ailelerdir.

h) Bakan : Bayındırlık ve İskân Bakanıdır.

ı) Bakanlık : Bayındırlık ve İskân Bakanlığıdır.



İKİNCİ BÖLÜM

Göçmenlerin Kabulü

Göçmen olarak kabul edilmeyecekler

MADDE 4 � (1) Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olmayan yabancılar ile Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı bulunup da sınır dışı edilenler ve güvenlik bakımından Türkiye''''ye gelmeleri uygun görülmeyenler göçmen olarak kabul edilmezler.

Münferit göçmen kabulü

MADDE 5 � (1) Türkiye''''de yerleşmek isteyen Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı bulunan kimselerden, Türk uyruklu ve Türkiye''''deki birinci veya ikinci derecede bir yakını tarafından referans verilen veya bulundukları ülkedeki konsolosluk temsilciliklerimize bizzat müracaat eden ve bu Kanun hükümlerine göre Dışişleri ve İçişleri bakanlıklarınca yapılacak incelemelerden sonra uygun görülerek serbest göçmen vizesi alanlar, Hükümetten hiçbir iskân yardımı istememeleri şartıyla İçişleri Bakanlığınca serbest göçmen olarak kabul edilirler.

(2) Bu yolla geleceklerin pasaportlarına gerekli açıklama yazılır ve haklarında 8 inci madde hükümlerine göre işlem yapılır.

Toplu göçmen kabulü

MADDE 6 � (1) Yabancı ülkelerle yapılan anlaşmalar gereğince Türkiye''''ye gelmek isteyen Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı kimseler, anlaşma hükümlerine göre ve Dışişleri Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca verilecek karar uyarınca İçişleri Bakanlığınca serbest göçmen olarak kabul olunurlar.

(2) Bunlar hakkında 8 inci madde hükümlerine göre işlem yapılır.

Türk soyundan olmanın ve Türk kültürüne bağlılığın tayin ve tespiti

MADDE 7 � (1) Göçmen olarak kabul edilecekler bakımından Türk soyundan olmanın ve Türk kültürüne bağlılığın tayin ve tespiti, ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Dışişleri Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile yapılır.

Geçici barındırma, göçmen belgesi verilmesi ve vatandaşlığa kabul

MADDE 8 � (1) 5 inci ve 6 ncı maddeler uyarınca yurda toplu olarak kabul olunan göçmenler, sınırlarımızdan girdikten sonra giriş noktalarındaki göçmen kabul merkezlerinde sağlık, gümrük, idari ve nakil işlemleri tamamlanıncaya kadar misafir edilirler. Bu süre içinde bakım, beslenme ve barınma ihtiyaçları Kızılay Derneğinin de yardımlarıyla Bakanlıkça karşılıksız sağlanır.

(2) Bu giderler için Maliye Bakanlığınca ivedilikle ödenek aktarılır.

(3) Özel kanunlarla yurdumuza getirilen iskânlı göçmenler, sınırlarımızdan yurda girdikten sonra geçici veya kesin iskânları için belirlenen yerlerin, serbest göçmenler ise yerleştikleri yerlerin en büyük mülki amirine müracaatla kendileri ve aile fertleri için "Vatandaşlığa Girme Beyannamesi"ni imzalayarak "Göçmen Belgesi" almaya mecburdur. Göçmen Belgesi, iki yıl için geçerli olup, geçici kimlik belgesi olarak kullanılır. Bu belgede, göçmenin bu Kanunun hangi maddesi uyarınca yurda kabul edildiği belirtilir.

(4) Göçmen olarak kabul edilenler, gerekli işlemlerin ilgili kuruluşlarca tamamlanmasından sonra Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlığa alınırlar. Küçükler; baba ve analarına, baba veya anaları yoksa kan ve kayın hısımlarına bağlı tutulurlar. Kimsesiz gelen küçükler, yaşlarına bakılmaksızın vatandaşlığa alınırlar.

(5) 4 üncü maddede sayılan engellerden herhangi birini taşıdığı yurda girdikten sonra tespit edilen şahısların, göçmenlik işlemleri iptal edilir.



ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

İskân Esasları

İskân yardımları

MADDE 9 � (1) Göçmen, göçebe, yerleri kamulaştırılanlar ve millî güvenlik nedeniyle yerlerinin değiştirilmesine karar verilenlerin iskânı; şehir, kasaba ve köylerde, Bakanlıkça hazırlanacak plan ve projesine uygun olarak;

a) Öncelikle konut ve arsası,

b) Esnaf, sanatkâr ve tüccarlara, geçimlerini sağlayacak işyeri ve arsası ile işletme kredisi,

c) Çiftçilere tarımsal projesinde öngörülen arazi, gerekli tarımsal girdiler, tarımsal yapılar veya arsası ile aynî ve nakdî işletme ve donatım kredileri,

ç) Hak sahiplerinin talepleri halinde, konut, işyeri ve tarım arazisi kendileri tarafından bulunarak teklif edilmesi ve Bakanlıkça uygun görülmesi halinde toplu veya münferit olarak ailelere iskân kredileri,

verilmek suretiyle bu Kanun hükümlerine göre borçlandırma yoluyla yapılır.

(2) Tarımsal iskân projesinde öngörülen yıllık işletme ve donatım kredilerini, tarım arazilerinin devrinden sonraki iki yıl içinde istemeyen ailelere bu krediler kullandırılmaz.

(3) Bu Kanun uyarınca yurda kabul edilen göçmenlerin, gümrükten muaf kullanılmış eşyalarıyla birlikte sınırlarımızdan girişlerinden itibaren; yerleri kamulaştırılanlarla, millî güvenlik nedeniyle iskân edilenlere ve göçebelere yeni iskân alanına nakledilmeye başladıkları tarihten itibaren barındırma, yiyecek, yakacak ve tedavi yardımları ile bunlardan muhtaç durumda olanlara bir defaya mahsus olmak üzere giyecek yardımları ve ayrıca yerleri kamulaştırılanlara geçici iskân için karşılıksız yardımlar yönetmelikte belirtilen süre, miktar ve şartlara göre yapılır.

(4) Yukarıda sayılanların yeni iskân alanına nakilleri, hazırlanacak nakil projesine göre Devlet tarafından karşılıksız olarak sağlanır.

İskânlı göçmenlerin iskânı

MADDE 10 � (1) Yurda kabul edilen iskânlı göçmenler, şartların elverdiği yerlerde Bakanlıkça bu Kanun hükümlerine göre iskân olunurlar. Ancak, Türkiye''''ye geldikleri tarihten itibaren iki yıl içinde iskânını istemeyen göçmenler, Bakanlıkça iskân edilemezler ve yapılmakta olan karşılıksız yardımlar kesilir.

Göçebelerin iskânı

MADDE 11 � (1) Göçebeler, İçişleri Bakanlığı ile gerektiğinde diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının da görüşleri alınmak suretiyle Bakanlıkça uygun görülecek yerlere bu Kanun hükümlerine göre iskân edilirler. Ancak, iskân duyurusu tarihinin bitiminden sonra yüzseksen gün içinde müracaat etmeyen aileler iskân edilemezler.

Yerleri kamulaştırılanların iskânı

MADDE 12 � (1) Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak baraj, baraj mücavir alanı, koruma alanı, havaalanı, karayolu, demiryolu, fabrika, ekonomi ve savunma ile ilgili diğer tesislerin inşası, tarih ve tabiat kıymetlerinin korunması gibi amaçlar için veya özel kanunların uygulanması sebebiyle;

a) Taşınmaz mallarının kısmen veya tamamen kamulaştırılması sonucu yerlerini terk etmek zorunda kalan aileler,

b) Yapılan iskân planlama etütlerinin başladığı takvim yılı başlangıcından en az üç yıl önce kamulaştırma sahasında yerleşmiş olup da taşınmaz malı olmayan aileler,

talep ettikleri takdirde Bakanlıkça gösterilecek yerlerde bu Kanun hükümlerine göre iskân edilirler.

(2) Ancak, iskân planlama etütlerinin başladığı tarihten önce yerini terk etmiş olup kamulaştırılacak taşınmaz malı bulunan aileler iskân edilmezler. Bu tarihten geriye doğru üç yıl içerisinde, taşınmaz mallarını zorunlu hal olmadan ellerinden çıkaran ve yerine eşdeğerde veya daha fazla değerde taşınmaz mal almayan aileler yerlerini terk etmemiş olsalar dahi iskân edilmezler. Zorunlu haller yönetmelikle belirlenir.

(3) Kamu kurum ve kuruluşlarınca kamulaştırılan alanlarda yerleşik olan ve kamulaştırmadan etkilenen ailelerden Devlet eliyle başka yerde iskânını istemeyenler, yazılı başvuruları üzerine, ilgili valiliğin teklifi ve İçişleri Bakanlığının olumlu görüşü alınmak şartıyla Bakanlıkça kendi köy hudutları içinde gösterilecek bir yerde iskân edilebilirler.

(4) Bu madde kapsamına giren ve Devlet eliyle iskânlarını isteyen ailelerden; iskân duyurusu tarihinin bitiminden sonra doksan gün içinde müracaat etmeyenler ile aldıkları veya alacakları kamulaştırma bedelinin, Bakanlıkça belirlenen miktarını; kamulaştırma bedelinin Bakanlıkça belirlenen miktardan az olması halinde ise kamulaştırma ve tezyidi bedellerinin tamamını, Bakanlık Merkez Muhasebe Birimi Hesabına yatırmayı taahhüt etmeyenler iskân edilmezler.

Millî güvenlik nedeniyle iskân

MADDE 13 � (1) Millî güvenlik nedeniyle iskân edilecek yerleşim ünitelerinde yaşayan ailelerin iskânı, Milli Güvenlik Kurulunun önerileri doğrultusunda Bakanlar Kurulunca alınacak kararda belirtilecek şekil ve şartlar çerçevesinde bu Kanun hükümlerine göre yapılır.

Gösterilen yerde iskânı kabul etmeyenler

MADDE 14 � (1) 10, 11, 12 ve 13 üncü maddeler kapsamına giren hak sahibi ailelerin, Bakanlığın gösterdiği yerlerde iskân edilmeyi kabul etmemeleri halinde hak sahiplilik durumları Mahalli İskân Komisyonunca iptal edilir. Bu durumdaki aileler ikinci bir iskân talebinde bulunamazlar.

İskân duyurusu

MADDE 15 � (1) 11, 12 ve 13 üncü maddeler uyarınca iskân edileceklere, iskân şekli ve şartları bağlı bulundukları köy, kasaba veya ilçe merkezlerinde duyurulur. İskân duyurusu ve bu duyuru üzerine yapılacak müracaatların usûl ve esasları yönetmelikle belirlenir.



DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Fiziksel Yerleşim Düzenlenmesi

Fiziksel yerleşim

MADDE 16 � (1) Kırsal alanda fiziksel yerleşimin düzenlenmesi amacıyla;

a) Yerleşim yerinin elverişsizliği sebebiyle yerinde kalkındırılmasına imkân olmayan köyler ile altyapı hizmetlerinin pahalıya mal olacağı tespit edilen yerleşim birimlerinin daha elverişli bir yerleşim yerine nakledilmesi,

b) Birden fazla istekli köy veya bir köy hudutları içinde kalan mahalle, kom, mezra ve benzeri dağınık yerleşim ünitelerinin mevcut yerleşim ünitelerinden birinde veya yeni bir yerleşim yerinde toplulaştırılması,

c) Afet nedeniyle parçalanmış köylerde, afete maruz kalmayan ailelerin talepleri halinde yeni yerleşim yerine ekleme yapılması,

ç) Nakli, toplulaştırılması ve fiziksel yerleşim iyileştirilmesi yapılacak köylerin imar planlarının yapılması, onaylanması ve bu planlara uyulmasının sağlanması, ayrıca onaylanmış köy imar planlarına göre ayrılan alanlardan istekli hak sahiplerine arsa satılması,

d) Çevrenin iklimine, sosyal ve ekonomik şartlarına, yapı malzemesi imkânlarına uygun nitelikte konut, tarımsal işletme binaları ve sosyal tesislerin tiplerinin ve uygun yerleşim modellerinin araştırılması, teknik yardım niteliğindeki tip projelerin hazırlanarak istekli köy veya köylülere verilmesi, gerektiği hallerde köylerde sosyal, kültürel, idari, ekonomik yapı ve tesisler ile köy içi altyapılarının yapılması,

e) Nakil, toplulaştırma ve fiziksel yerleşim iyileştirilmesi uygulamaları tamamlanan köylerde, daha sonraki yıllarda rezerv arsalardan satın alan ailelere, kendi evini yapana yardım metodu ile kredi açılması,

hizmetleri, imar mevzuatına uyularak hazırlanacak plan ve projelere göre yapılır veya yaptırılır. Gerektiğinde, yönetmelikte belirtilen esas ve usûller dahilinde hak sahibi ailelere borçlanmaya tâbi olmak kaydıyla konut ve işletme binası için nakdi kredi açılır.

(2) Ancak, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerindeki hizmetlerin yapılabilmesi için köy seçmen listesinde kayıtlı olanların yarıdan bir fazlasının, o yerin en büyük mülki amirliğine yazılı müracaatı esastır.



BEŞİNCİ BÖLÜM

İskânda Aile, İskân Komisyonları ve

İskân Tedbirleri

İskânda aile kabul edilecekler

MADDE 17 � (1) Bu Kanunun uygulanmasında aile bir bütün olarak kabul edilir ve aşağıda sıralananlar aile sayılır.

a) Karı ile koca,

b) Evlenmemiş çocuklar, ana ve baba ile veya bunlardan sağ olanı ile birlikte,

c) Evli çocuklar, evli torunlar ile çocuksuz erkek ve kadın dullar başlı başına,

ç) Anasız ve babasız kardeş çocuklar birlikte ve eşit hisselerle,

bir aile olarak iskân edilirler.

Komisyonlar

MADDE 18 � (1) Bakanlıkça ihtiyaç duyulması halinde, Bakanın veya görevlendireceği kişinin başkanlığında, gerekli görülecek diğer bakanlık ve kuruluşların temsilcilerinden oluşan bir Merkezi İskân Komisyonu kurulur.

(2) Bu komisyon, göçebelerin, göçmenlerin, yerleri kamulaştırılanların ve millî güvenlik nedeniyle iskân edilecek ailelerin ekonomik, sosyal ve sağlık şartlarına göre yerleştirilecekleri yerleri ve iskân programlarını tetkik etmek, iskâna yarayacak taşınmaz malları araştırıp bulmak, iskân ödeneklerini sağlamak ve harcanmasını kararlaştırmak, iskân konusunda görevli bakanlık ve kuruluşlarla işbirliği yapmak gibi görevleri yerine getirir.

(3) Bu Kanun hükümlerine göre iskân edilecekleri tespite ve taşınmaz mal tahsisine mahallin en büyük mülki amirinin veya görevlendireceği kişinin başkanlığında; bayındırlık ve iskân, tapu, maliye, tarım ve gerektiğinde ihtiyaç duyulacak konularda hizmet veren kamu kurum ve kuruluşlarının görevlilerinden teşekkül edecek Mahalli İskân Komisyonu yetkilidir.

(4) Bu komisyonlar, eldeki bilgi ve belgelere göre iskân edileceklerin hak sahibi olup olmadıklarına dair karar alırlar.

(5) Bu maddede belirtilen komisyonların çalışma usûl ve esasları, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Temlik ve tescil

MADDE 19 � (1) Bu Kanun hükümlerine göre verilen taşınmaz malların temlikine, vali ve kaymakamlar yetkilidir. Dağıtım defter veya kararlarının vali veya kaymakamlarca onanması, temliktir. Onaylı defter veya kararlardaki miktarlar geçerlidir.

(2) Verilen taşınmaz mallar, temlik tarihinde yaşayan aile fertleri adına eşit hisselerle temlik ve tapuya tescil ettirilir.

Mülkiyete ve bedele ilişkin ihtilaflar

MADDE 20 � (1) Temlik edilmiş olan taşınmaz mallar mülkiyetine ilişkin olarak açılacak davalarda, davalı yeni malik ile birlikte tapudaki tescil durumuna göre Hazinedir.

(2) Temlik tarihinden itibaren bir yıl geçtikten sonra malın kendisine ait olduğunu iddia edenler tarafından, el koyma tarihindeki rayiç bedel üzerinden dava açılabilir.

Devir, takyit ve geri alma

MADDE 21 � (1) Bu Kanuna göre verilen taşınmaz mallar temlik tarihinden itibaren on yıl süre ile hiçbir suretle satılamaz, bağışlanamaz, terhin edilemez, tapu kütüğüne satış vaadi şerhi konulamaz ve haczolunamaz. Bu taşınmazların tapularına bu yolla kayıt düşülür.

(2) Bu Kanuna göre hak sahiplerine verilen arazi, arsa, işyeri, konut ve tarımsal tesislerin; takyit süresi içinde askerlik, tutukluluk, afet ve belgelendirilmiş uzun hastalık gibi geçerli bir özrü olmaksızın kendileri tarafından işletilmediği, oturulmadığı veya satıldığı, kiraya verildiği, gelir elde etmek maksadıyla üçüncü kişilere kullandırıldığı tespit olunduğunda, Mahalli İskân Komisyonunca hak sahiplilik durumu iptal edilir, iskân amaçlarında kullanılmak üzere tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili mahkemeden istenir.

Taşınmazların fuzuli işgalden korunması

MADDE 22 � (1) Bu Kanunun uygulanması amacıyla sağlanan veya hak sahiplerine verilecek yapılar, arsa ve araziler; kimin işgali altında olursa olsun o yerin en büyük mülki amirinin yazılı emirleriyle kolluk kuvvetlerince boşaltılır ve kendilerine teslim olunur. Bunlara vuku bulacak tecavüzlerde de o yerin en büyük mülki amirleri kolluk kuvvetlerini kullanarak tahliyeye yetkilidir.

İskân işlerinin yürütülmesi

MADDE 23 � (1) Bu Kanun hükümlerine uygun olarak iskân edilenlerin istihkaklarının eksiksiz olarak vaktinde dağıtılıp teslim olunmasına ve üretici hale getirilmesine ait işler ile diğer iskân işleri Bakanlığın mahalli teşkilatınca yürütülür. Bakanlığa ait personel, araç ve gerecin yetersiz olduğu yerlerdeki vali ve kaymakamlar; kendi il ve ilçelerindeki yargı organları hariç, Devlet memurları, özel idare ve belediye personeli ile araç ve gereçlerden uygun gördüklerini, iskân olunanları yerleştirmek, bunlara verilecek yerleri ölçmek, dağıtmak ve inşaatları kontrol etmek gibi iskân ve nakil işlerinde görevlendirmeye yetkilidir. Görevlendirilen personel öncelikle bu işleri yapmaya zorunludur.

(2) Zaruri durumlarda Genelkurmay Başkanlığından izin alınmak kaydıyla yukarıda belirtilen hizmetlerde Silahlı Kuvvetler personelinden de yararlanılabilir.

Proje kredisi

MADDE 24 � (1) Bu Kanuna göre iskân edilenlerin tespit edilecek hayat seviyesine kavuşabilmeleri için geliştirme, yan gelir temini gibi tedbirler, Bakanlık ile diğer ilgili kurum ve kuruluşlarca ortaklaşa hazırlanacak plan ve projelere göre yürütülür. Bu projelerde yer alan tarım araç ve gereçleri, iskânlı ailelerin kooperatif kurmaları şartıyla kullandırılır.

(2) Hayat seviyesinin tespitinde, kredi verilmesinde ve bu kredilerin yerinde kullanılmaması halinde uygulanacak usûl ve esaslar yönetmelikte belirtilir.



ALTINCI BÖLÜM

Malî Hükümler

Gelirler

MADDE 25 � (1) İskâna ilişkin olarak;

a) Resmî ve özel, yerli ve yabancı kurumlar ile şahıslar ve milletlerarası göçmen ve mülteci teşkilatları tarafından yapılacak maddi yardımlarla nakde çevrilecek yardımlar,

b) Yabancı devletlerden göçmenler için alınacak tazminatlar,

c) İskân amaçlı alınmış, tahsis edilmiş veya inşa sonrası elde edilmiş ancak çeşitli nedenlerle hak sahiplerine devredilememiş taşınmaz malların ihale usûllerine göre satışından elde edilen gelirler,

ç) Hak sahiplerine yapılan arsa satışlarından sağlanan gelirler,

d) Kamulaştırma bedelleri ile tezyidi bedel davaları sonucunda alınan paralar,

e) Geri ödeme tahsilatlarından sağlanan gelirler,

f) Diğer hibe, yardım ve gelirler,

genel bütçeye gelir kaydedilir.

Giderler

MADDE 26 � (1) İskâna ilişkin giderler;

a) Arazi ve arsa satın alma veya kamulaştırma bedellerini,

b) Borçlandırmaya tâbi bilumum tesis ve inşaat harcamalarını,

c) Kredi ödemelerini,

ç) Barındırma giderlerini,

d) Bu Kanunun 9 uncu maddesine göre yapılacak karşılıksız yardım giderlerini,

e) İskân hizmetlerinin gerektirdiği taşınır ile taşınmaz mal kiralanması ve satın alınması giderlerini,

f) İskân hizmetleri için etüt, plan, proje, harita ve araştırma yapma, yaptırma giderlerini,

g) Bu Kanun kapsamında yapılacak her türlü bina, tesis ve donatıları ile altyapı yapım giderlerini,

ğ) Kamulaştırma bedellerinin iadesine ilişkin giderleri,

h) Kırtasiye, yayın, büro malzemeleri, haberleşme, ilan, sigorta, mahkeme, noter giderlerini,

ı) İskân hizmetlerinin gerektirdiği diğer giderleri,

i) İskân hizmetleriyle ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarına yaptırılacak işlerin bedellerini,

kapsar.

(2) İskâna ilişkin giderler Bakanlık bütçesine bu amaçla konulacak ödeneklerle karşılanır.

Borçlandırma, teminat ve vadesinde ödenmeyen borçlar

MADDE 27 � (1) İskân ve fiziksel yerleşim düzenlemelerinde hak sahipleri; kendilerine verilen taşınmazlardan dolayı, kamulaştırılan ve satın alınan taşınmaz mallar için kamulaştırma veya satın alma bedelleri, yapılar için maliyet bedelleri, Hazine arazileri için rayiç bedelleri üzerinden borçlandırılırlar. Ancak, iskân amacıyla kamulaştırılmış, satın alınmış, inşa edilmiş olup, çeşitli nedenlerle tahsisleri bir yıl içinde yapılmamış taşınmaz mallar yeniden iskân uygulamasına alındığı takdirde, yeni hak sahipleri bu taşınmaz malların rayiç bedelleri üzerinden borçlandırılırlar.

(2) Borçlandırma muameleleri, aile fertleri veya kendi başlarına iskân edilenlerin adına yapılır.

(3) Taşınmaz mallara ait borçlandırma bedelleri faizsiz olarak tahsil olunur. Bu Kanun uyarınca açılacak işletme ve donatım kredileri ile fiziksel yerleşimi düzenleme amacıyla yapılacak taksitli arsa satışları ve aileye verilen konut ve işletme binası kredileri faize tâbidir.

(4) Taşınmaz malların borçlandırılmasında ödemesiz süre ve vade, açılacak kredilerin ve arsa borçlarının faiz nispeti ve vadeleri ile borçlandırma ve kredilendirmeye ait diğer hususlar yönetmelikte belirtilir.

(5) Millî güvenlik nedeniyle iskâna tâbi tutulan ailelerin veya fertlerin borçlandırılıp borçlandırılmayacağı, borçlandırıldığı takdirde borçlanma usûl ve esasları Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenir.

(6) Bu Kanun hükümlerine göre borçlandırma suretiyle yapılan iskân yardımlarının tamamı için, verilecek taşınmaz mallarda Hazine lehine birinci derecede ve birinci sırada ipotek tesis edilir.

(7) Erteleme sebepleri dışında kalıp da muaccel hale gelen alacaklar, Bakanlıkça millî bir bankayla yapılacak protokol çerçevesinde takip ve tahsil olunur. Erteleme sebepleri yönetmelikle belirlenir.

(8) Borçlunun haczedilebilir taşınır malı bulunmadığı veya borcuna yetmediği takdirde, borcun tamamı muacceliyet kesbeder ve bu Kanuna göre verilen veya kredi açmak suretiyle sağlanan taşınmaz malların tapu kayıtları mahkeme kararıyla Hazine adına tashihen tescil edilir ve bu taşınmaz malların iade işlemleri 29 uncu madde hükümlerine göre yürütülür.

(9) İskân edilen ailelere verilen taşınmaz mallar, gerek idarenin ve gerekse iskân edilen ailelerin istek ve rızaları dışında geri alındığı takdirde, geri alınmadan dolayı eksilen istihkaklarının karşılanması maksadı ile yapılacak kamulaştırma ve satın alınmadan doğan ilave bedeller geri verilecek paralar tertibinden karşılanır.

Borçlandırmadan tenkis edilecek değerler

MADDE 28 � (1) Bakanlık Merkez Muhasebe Birimi Hesabına yatırılmış kamulaştırma bedelleri, borçlandırma bedellerinden düşülür; fazlası iade edilir; eksik kaldığı takdirde bu Kanun hükümlerine göre ilgililer borçlandırılır. Yatırılmış kamulaştırma bedelleri, borçlandırma ve/veya iade tarihi itibariyle güncelleştirilir.

Verilen taşınmaz malların geri alınmasında iade işlemleri

MADDE 29 � (1) Mahkeme kararı ile taşınmaz malların geri alınması halinde, evvelce ödenen taksitler veya zaruri ve faydalı giderler, geri verilecek paralar tertibinden iade edilir.

Borçlandırmasız hizmetler, harcamalar

MADDE 30 � (1) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin olarak yapılacak; karşılıksız iskân yardımları, altyapı tesisleri, sosyal, kültürel, idari, ekonomik ve diğer tesisler, imar planları ve teknik yardım niteliğindeki tip projeler karşılıksız olarak yapılır veya yaptırılır.

Sari taahhüt yetkisi

MADDE 31 � (1) Ödemesi yapılacak proje, inşaat ve benzeri hizmetler için, her yıl ödenecek miktarı yılı ödenek tutarının yüzde ellisini geçmemek şartıyla beş yıla kadar gelecek yıllara sari taahhüde Bakan yetkilidir.

Kamulaştırma bedelleri

MADDE 32 � (1) 12 nci maddede belirtilen nedenlerle veya özel kanunlar gereğince taşınmaz malları kamulaştırılanlardan iskânını isteyenlerin kamulaştırma bedelleri ile tezyidi bedel davası sonucu alacakları paralar, kamulaştırmayı yapan kuruluşça bu taşınmaz mallarla ilgili her türlü vergi, resim ve harçlar kesildikten sonra, Bakanlıkça tespit edilen miktar veya kamulaştırma bedeli ve tezyidi bedel kadar iskân edilecekler adına Bakanlık Merkez Muhasebe Birimi Hesabına yatırılır. Vergi, resim ve harçlar ise kamulaştırmayı yapan ilgili kuruluşlara ödenir.

(2) İskân hakkı doğan aynı aile fertlerinin ayrı ayrı kamulaştırma bedeli alacağının olması halinde ve aile fertlerinin tamamı iskân istedikleri takdirde, ilgili kuruluşça bunlara ait kamulaştırma bedelleri toplu halde Bakanlık Merkez Muhasebe Birimi Hesabına yatırılır.

Kamulaştırmayı yapan kuruluş bütçesine gerekli iskân ödeneğinin konması

MADDE 33 � (1) 12 nci madde kapsamına giren ailelerin iskânı için ana projeyi yürüten kuruluşun bütçesinde yeniden yerleşimi de kapsayacak şekilde gerekli ödenekler ile 13 üncü madde uyarınca iskânı yapılacaklar için gerekli iskân ödeneği ve kamulaştırılacak taşınmaz malların kamulaştırma ödenekleri, Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle kamulaştırmayı yapacak kuruluşlar tarafından Bakanlık bütçesine transfer edilmek üzere bu kuruluşların kendi bütçelerine konulur.



YEDİNCİ BÖLÜM

Muafiyetler

Gümrük muafiyetlerinden yararlanma

MADDE 34 � (1) Bu Kanun hükümlerine göre kabul edilen göçmenlerin, bir aile veya aile sayılan kişiler ile bir köy, mahalle veya topluluk olarak yurda getirecekleri kullanılmış zati, mesleki ve ev eşyaları bir defaya mahsus olmak üzere gümrük vergileri ile damga vergisinden ve diğer her türlü resim, vergi ve harçlardan muaftır.

Muamelelerle ilgili muafiyetler

MADDE 35 � (1) Göçmenlerin pasaportları üzerinde yapılacak vize muamelesi ile kendilerine verilecek eşya belgeleri her türlü resim ve harçtan muaftır. Göçmen, göçebe, millî güvenlik nedeniyle ve kamulaştırmadan etkilenen ailelerden iskân edilenlere bu Kanun hükümleri gereğince yapılacak iskân yardımı gümrük ve vergi muafiyeti, tabiiyet, nüfusa ve tapuya tescil ve nakil işlemleri dolayısıyla gerek kendileri tarafından verilecek gerekse ilgili dairelerce düzenlenecek her türlü evrak damga vergisi ile sair resim ve harçlardan muaftır.

İskân yoluyla verilen taşınmaz malların vergilerden muafiyeti

MADDE 36 � (1) Bu Kanun hükümlerine göre temlik edilen arsa, arazi ve yapılardan bu temlik dolayısıyla veraset ve intikal vergisi ve ferağ harcı alınmaz; noterlerce yapılacak iskân ile ilgili taahhütname ve borçlanma senetleri ve bu konuda düzenlenen belgeler damga vergisi ve harca tâbi değildir.

(2) Bu Kanuna göre, gerek borçlandırılarak ve gerekse peşin bedelli olarak verilen bütün arsa, arazi ve yapılar harçsız tapuya tescil edilerek tapu senedi verilir. Temlik, tefviz, borçlandırma ve ipotek işlemleri koyup kaldırma muameleleri, damga vergisi ve harca tâbi tutulmaz.

(3) İskân hizmetlerine ilişkin her türlü tapu muamelesinden döner sermaye katkı payı alınmaz.

Askerlik muafiyeti

MADDE 37 � (1) Göçmenlerin askerlikle ilgili muafiyetleri ve bu muafiyetlerden yararlanma usûlleri, 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunundaki esaslara göre yürütülür.



SEKİZİNCİ BÖLÜM

Çeşitli Hükümler

Tahsis, devir ve temlik edilecek arazi ve arsalar

MADDE 38 � (1) Özel kanunlarda yazılı hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun uygulamalarında kullanılabilecek arsa ve araziler aşağıda belirtilmiştir:

a) Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan araziler.

b) Devletin özel mülkiyetinde bulunup da kamu hizmetlerine tahsis olunmamış ve kullanılmayan arazi ve arsalar.

c) Bir veya birkaç köy, kasaba ve şehir orta malı olan ve tahsis amacı değiştirilmek suretiyle Hazine adına tescil ettirilen araziler.

ç) Hazineden bedelsiz olarak belediyelere devredilmiş ve maksada tahsis edilmemiş olup 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu amaçları dışında kalan yerler.

d) İşlenmeye elverişli olmayan tuzlu, alkali, taşlık ve benzeri topraklardan Devletçe ıslah suretiyle elde edilen araziler.

e) Bakanlık tarafından gerçek ve tüzel kişilerden satın alınacak veya kamulaştırılacak arsa ve araziler.

f) Köy tüzel kişiliğine ait arazi ve arsalar.

(2) (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen arsa ve araziler Maliye Bakanlığınca bu amaçla kullanılmak üzere tahsis edildikten sonra; (ç), (e), (f) bentlerinde belirtilen arsa ve araziler ise işlemleri sonuçlandıktan sonra iskân hizmetlerinde kullanılır.

Köy tüzel kişiliğine ait arsa ve araziler

MADDE 39 � (1) Köy tüzel kişiliğine ait arsa ve araziler, köy ihtiyar heyetince karar verildiği takdirde bu Kanun kapsamında kullanılabilir. Bu tür arsa ve arazilerin kıymet takdiri köy ihtiyar heyetince yapılır, arsa ve arazinin hak sahiplerine satışından elde edilen para köy bütçesine gelir kaydedilir.

Seçilemeyecek arsa ve araziler

MADDE 40 � (1) Bu Kanun kapsamında kullanılacak arsa ve araziler, özel kanun hükümleri ve millî güvenlik nedeniyle tahsis edilmiş veya 18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu hükümlerine göre tesis edilecek askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri sınırları kapsamında kalan yerlerden seçilmez.

(2) Ancak zorunlu hallerde söz konusu arsa ve araziler ilgili kurumların uygun görüşü doğrultusunda kullanılabilir.

Ortak tesis ve yapıların tescili

MADDE 41 � (1) Bu Kanun hükümleri uyarınca karşılıksız yapılan ortak tesis ve yapılar, kullanış amacına göre ilgili tüzel kişilik adına tapuya tescil edilir.

(2) Bu ortak yapı ve tesislerin korunması, bakım ve onarımı ile amacına uygun olarak kullanılmasından, adına tescil işlemi yapılan tüzel kişilik sorumludur. Belirtilen hususların yerine getirilip getirilmediği, mülki amirlerince kontrol edilir ve gerekli tedbirler alınır.

Gönüllü katkı

MADDE 42 � (1) Bu Kanunun uygulamasına ilişkin hizmetlerin hızlandırılabilmesi için iskâna tâbi kimselerin gönüllü katkılarından yararlanılır.

Devir ve intikal eden hükümler

MADDE 43 � (1) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce iskân uygulamaları tamamlanmış olan aileler ile taahhütname verenlerden işlemleri devam edenlerin hak ve mükellefiyetleri saklı olup bu konuda ortaya çıkacak ihtilaflar, bu Kanundan önceki mevzuata göre çözümlenir.

Tahsil imkânsızlığı sebebiyle terkin

MADDE 44 � (1) Yapılacak takip sonunda tahsili imkânsız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla olacağı anlaşılan sözleşmeye bağlanmış alacaklar ile gerçek ve tüzel kişilerden olan alacaklardan 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki parasal miktara kadar olanları terkin etmeye Bakan yetkilidir.

Bütçeye ödenek konulması

MADDE 45 � (1) Bu Kanunda yazılı görevlerin gerektirdiği etüt, araştırma, planlama, projeleme ve uygulama işleri Bakanlıkça yapılır veya yaptırılır.

(2) İskân işleriyle ilgili teknik ve idari personel, hizmet içi eğitim yapılacak kamu yapı ve tesisleri giderleri, Bakanlık bütçesine konulacak ödeneklerden karşılanır.

Yeni yerleşim yerinde ilgili kurum ve kuruluşlarca yapılacak hizmetler

MADDE 46 � (1) Bu Kanunun 10, 11, 12 ve 13 üncü maddeleri gereğince yapılacak iskânlarda elektrik, okul, sağlık evi ve benzeri tesisler ile altyapı hizmetleri ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda Bakanlıkça yapılır veya yaptırılır.

Yönetmelik düzenleme yetkisi

MADDE 47 � (1) Bu Kanunla, yönetmelikle düzenlenmesi öngörülen hususlar ile bu Kanunun uygulanmasına ait diğer düzenlemeler, ilgili bakanlık ve kuruluşların da görüşleri alınarak Bakanlıkça düzenlenecek ve altı ay içerisinde çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Yürürlükten kaldırılan hükümler

MADDE 48 � (1) 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun ek 7 nci maddesi ile 14/6/1934 tarihli ve 2510 sayılı İskân Kanunu ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmıştır.

GEÇİCİ MADDE 1 � (1) Başbakan, Bulgaristan''''dan zorunlu göçe tâbi tutulup, Türkiye''''ye gelerek yerleşmek isteyen Türk soylu kişilerle ilgili olarak bu Kanun çerçevesinde yapılacak işlemler ile alınacak kararların genel koordinasyonu ve bu kişiler için yapılan veya yapılacak konutların proje, yapım, kontrol ve hak sahibi seçimi, tahsis ve dağıtımı, kişiler adına temlik ve tapuda tescili ile borçlandırma konularında Toplu Konut İdaresi Başkanını görevlendirebilir.

(2) Bu Kanun uyarınca hak sahibine tahsis edilmiş olan konutun, takyit süresi içerisinde; işyeri, ticarethane ve sair biçimde amacı dışında kullanılması ya da satış vaadi şerhi konulması, devredilmesi, satılması veya terhin edilmesi hallerinden birinin ya da birkaçının valiliklerce tespit edilmesi üzerine ya da konut bedelinin geri ödenmesine ilişkin borçlanma taksitlerinin yatırılmamış olması gibi hallerde, söz konusu taşınmazın, aynı durumdaki göçmenlerin hizmetinde kullanılmak maksadıyla tapu kaydının iptali ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına tescili Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından mahkemeden istenir. Mahkemece tapu kaydının iptaline ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına tesciline karar verilen konutlar, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının talebi üzerine, bu Kanun ve 4/12/1984 tarihli ve 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde valiliklerce tahliye edilir.

(3) Mahkeme kararı ile taşınmaz malların geri alınması halinde, evvelce ödenen taksitler veya yapılan zaruri ve faydalı giderlerle, taşınmaz maldan elde edilen intifaın bedelleri karşılıklı olarak hesap edilir, değerlerdeki fazlalıklar taraflarca iade edilir. Bu işlemlerden doğan bakiye alacaklar, Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca genel hükümlere göre takip ve tahsil olunur.

(4) Bu madde kapsamında açılacak dava ve takiplerde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.

(5) Bulgaristan''''dan zorunlu göçe tâbi tutulup, Türkiye''''ye gelerek yerleşmek isteyen Türk soylu kişilere yaptırılan konutlardan almak üzere müracaat ederek para yatıranlardan konut sahibi olamayanların, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde müracaat etmeleri halinde yatırdıkları bedel, yatırıldıkları tarihten itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte kendilerine ödenir. Görülmekte olan davalar da bu hükme göre sonuçlandırılır. Süresi içerisinde müracaat etmeyen soydaşların yatırmış oldukları bedel, göçmen konutları hesabına gelir kaydedilerek toplanmış bulunan paralar bu şekilde tasfiye edilir. Bu fıkra hükümlerini uygulamaya ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmaya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı yetkilidir.

GEÇİCİ MADDE 2 � (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2510 sayılı Kanun ve anılan Kanunun ek ve tadilleri gereğince hak sahibi olup da iskân edilemeyen aileler bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak iki yıl içinde valiliklere ve Bakanlığa yazılı olarak müracaat ettikleri takdirde, bunlara hak sahibi oldukları tarihte yürürlükte olan Kanun hükümleri ve aşağıdaki esaslar dahilinde iskân yardımı yapılır:

a) Bu ailelerin halen muhtaç durumda olması gerekir. Ailelerin muhtaçlık durumlarının tespiti için asgari ücretin yıllık tutarı esas alınır.

b) İlk iskân kararında adı geçen ve halen yaşayan aile fertleri, bir bütün olarak bu yardımdan yararlanırlar. Mirasçılara bu hak tanınmaz.

c) Evlenmek suretiyle aileden ayrılan kadın ve erkekler, müstakil aile olarak bu yolda iskân yardımı isteyemezler.

ç) İlk iskân kararının veriliş tarihi ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih arasında taşınmaz mal edinen aileler, bu taşınmaz malları devir ve temlik etmiş olsalar dahi bu yardımdan yararlanamazlar.

d) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde müracaat etmeyenlerle Bakanlığın yapacağı iskân yardımını herhangi bir nedenle istemeyenler, gösterilen yeri kabul etmeyenler ve iskân edildikleri yeri terk edenler, ikinci bir iskân talebinde bulunamazlar ve iskân hakları kaybolur.

e) Verilen taşınmaz mallar aile fertleri adına eşit hisselerle tapuya tescil ettirilir. Taşınmaz mallar on yıl süreyle hiçbir şekilde satılamaz, bağışlanamaz, terhin ve haczedilemez. Tapularına bu yolda kayıt düşülür.

(2) Bu madde hükümlerine göre yapılacak harcamalar Bakanlık bütçesinden karşılanır.

GEÇİCİ MADDE 3 � (1) Bu Kanunun öngördüğü yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar, mevcut tüzük ve yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

Yürürlük

MADDE 49 � (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 50 � (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

İMAR VE İSKAN BAKANLIĞI BÜTÇESİNDE YER ALAN BELEDİYELER İMAR UYGULAMALARI



İMAR VE İSKAN BAKANLIĞI BÜTÇESİNDE YER ALAN BELEDİYELER İMAR UYGULAMALARI (KAMULAŞTIRMA VE DÜZENLEME) ÖDENEKLERİNİN PROJE DÜZENLEMESİ - TAHSİS HARCAMA MAHSUP VE DENETİM ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Resmi Gazete Tarihi:
Resmi Gazete Sayısı:

İMAR VE İSKAN BAKANLIĞI BÜTÇESİNDE YER ALAN BELEDİYELER İMAR UYGULAMALARI (KAMULAŞTIRMA VE DÜZENLEME) ÖDENEKLERİNİN PROJE DÜZENLEMESİ - TAHSİS HARCAMA MAHSUP VE DENETİM ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Amaç;

Madde 1- Belediyelerin imar uygulamalarına yardım yapmak, imar planlarının uygulanması konusunda Belediyeleri teşvik etmek ve desteklemektir.

Kapsam:

Madde 2- Belediyeler imar uygulamaları (Kamulaştırma - Düzenleme) ödenekleri ile ilgili proje düzenlenmesi, Tahsisi, Harcama, Mahsup ve Denetimi bu Yönetmelik esaslarına göre yapılır.

Yardıma Konu Olan Hizmetler:

Madde 3- a) Kamulaştırma:

Belediyelerin, Bakanlıkça onaylı 4 yıllık imar programında bulunması şartı ile;

- Yol,
- Yeşil alan,
- Meydan,
- Park, Fuar ve Mesire yerleri,
- Çocuk bahçesi,
- Otopark (otopark yönetmeliği dışında kalan yerler),
- Açık Pazar yerleri,
- Tarihi ve Turistik eserlerin ve anıt çevrelerinin açılması işleridir.

b) Düzenleme:

- Yol (Kanalizasyon hariç)
- Tretuvar, Bordür,
- Meydan, Fuar ve Mesire yerleri,
- Park (içinde yapılacak binalar hariç),
- Çocuk bahçesi(oyun elemanları hariç)
- Açık Pazar yerleri(üzerinde yapılacak binalar hariç),
- Yeşil alan (ağaçlandırma çim ekimi hariç),
- Tarihi ve Turistik Eserlerin çevreleri,
- Anıt kaidesi ve çevresi (Anıtın kendisi hariç),
- İmar planında olupta yol bağlantısı niteliğini taşıyan köprüler, menfezler, (Karayolları Genel Müdürlüğü ve YSE tarafından hazırlanmış tip projelere uygun olması kaydıyla),
- Çevre duvarları (Park, Pazar yeri ve çocuk bahçeleri ile yeşil alanlar için) yapılması ve düzenlenmesi işleridir. (Üzerine yapılacak demir ve ahşap korkuluklar hariç),

Madde 4- 3. Maddede sayılan işlerin dışında kalan hizmetler için bu ödeneklerden Belediyelere yardım yapılmaz.

Madde 5- İmar ve İskan Bakanlığından, Kamulaştırma işleri için ödenek talebinde bulunacak olan Belediyelerden istenen belgeler:

1. Uygulanması önerilen ve ödenek isteğinde bulunulan kamulaştırma işinin yapılacağını, bu iş için Belediye Bütçesinden yapılabilecek katkı miktarını gösterir encümen kararı,
2. Önerilen işin öncelikle yapılmasını zorunlu kılan nedenleri ve sağlayacağı faydaları belirten Belediye Başkanınca imzalı gerekçe raporu,
3. Önerilen işin Bakanlıkça onaylı 4 yıllık imar proğramındaki sırasını gösterir onaylı belge,
4. Kamulaştırılacak yerlerin, mir planlarından çıkarılmış örneklerine kadastro paftalarının işlenmiş şekli veya imar planı örneği üzerine kadastro durumlarının tamamının (mülkiyet sınırları ile ada ve parsel numaralarının) işlenmiş şeklini gösterir koordinat çizgileri ve değerleri ile pafta numaralarını da kapsayan 1/1000 ölçekli imar planı örneği,
5. Kadastro yapılmamış olan yerlerde kamulaştırması öngörülen taşınmaz malların mülkiyet sınırları ile her taşınmaz mala verilecek sıra numaralarının 1/1000 ölçekli koordinat çizgileri ve değerleri ile pafta numaralarının da işlendiği imar,
6. Kamulaştırılacak taşınmaz malların varsa ada ve parsel numaralarını yoksa sıra numaralarını, cinsini, maliklerini, tamamının, kamulaştırılacak kısmın ve artan kısmının yüzölçümlerini ve kamulaştırma bedellerini gösterir plan örneği ile irtibatlandırılmış kamulaştırma cetvelleri,
7. Plan örneklerinin onaylı imar planına uygunluğu ve palan örnekleri ile irtibatlandırılmış kamulaştırma cetveli, İl İmar Müdürlüğünce onaylanarak proje 3 takım olarak Valilik kanalı ile (İl İmar Müdürlüğü) Bakanlığa (Belediyeler Teknik Hizmetler Genel Müdürlüğüne) gönderilir.

Madde 6 - İmar ve İskan Bakanlığından, Düzenleme (Yapım) işleri için ödenek talebinde bulunacak olan Belediyelerden istenen belgeler:

1. Uygulaması önerilen ve ödenek isteğinde bulunulan düzenleme işinin yapılacağını bu iş için Belediye bütçesinden yapılabilecek katkı miktarını gösterir encümen kararı,
2. Önerilen işin varsa Bakanlıkça onaylı 4 yıllık imar proğramındaki sırasını gösterir onaylı belge,
3. Önerilen işin öncelikle yapılmasını zorunlu kılan nedenleri ve sağlayacağı faydaları belirten Belediye Başkanınca imzalı gerekçe raporu,
4. İmar planındaki yerini, çevresi ile birlikte gösteren koordinat çizgileri ve değerleri ile pafta numaralarını da kapsayan 1/1000 ölçekli imar planı örneği (Düzenlenecek kısmın imar plan örneği üzerinde taranmak suretiyle işaretlenmesi)
5. 1/50, 1/100 veya 1/200 ölçekli tatbikat projesi ile önemli detaylar,
6. Keşif özetine esas olan metraj hesapları ve kesitleri,
7. Bayındırlık Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, YSE birim fiat cetvellerine göre hazırlanmış, keşif özeti,
8. Teknik şartnamedeki formüle göre hesaplanmış nakliye bedelleri; (Formülle hesaplanmış nakliyelerde krokili tutanağı ve formül hesapları da proje ile birlikte gönderilmelidir.) Formüle göre hesaplanmadığı takdirde nakliyeler keşif özetinin %10‘unu geçemez.
9. Köprü, Menfez ve istinat duvarı, projeleri Karayolları Genel Müdürlüğü veya YSE tarafından hazırlanmış tip projelere uygun olmalıdır.
10. Onaylı imar planı olmayan Belediyeler projelerini Halihazır Harita, Kadastro Planı veya yol istikamet planlarını esas alarak düzenlerler.

Madde 7- Kamulaştırma ve Düzenleme projelerinin hazırlanmasında İmar ve İskan Bakanlığının 31/3/1977 gün ve 85 sayılı genelgesinde belirtilen örnek şekillere aynen uyulur.

Madde 8- İmar planı örneği keşifler metrajlar ve kesitler, varsa tatbikat projesi İl İmar Müdürlüğünce onaylanarak proje 3 takım olarak Valilik (İl İmar Müdürlüğü) kanalı ile Bakanlığa ((Belediyeler Teknik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne) gönderilir.

Madde 9- Ödeneklerin tahsisinde yardımdan yararlandırılacak Belediyelerin ve önceliklerin saptanmasında gözününde bulundurulacak hususlar.

1. Tarihi, Turistik ve Sanayi yönünden hızlı gelişme gösteren Belediyeler,
2. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri Belediyeleri ile kalkınmada öncelikli yöreler Belediyeleri,
3. Küçük kasaba ve İlçe Belediyeleri,
4. Uygulanması öngörülen proje için Belediye katkısı olarak Bütçelerine yeterli ödenek koymuş olan Belediyeler,
5. Evvelki yıllarda yardım almış olupta, ödenekleri amacına ve usulüne uygun olarak sarfetmiş Belediyeler,

Madde 10- Belediyelerce önerilen projeler, yukarıdaki esaslara ve önceliklerine göre incelenerek, Belediyeler Teknik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün önerisi, İmar ve İskan Bakanının onayı ile proğrama alınır ve Bütçe imkanları ölçüsünde yardım yapılır.

Madde 11- Birden fazla proje için yardım isteğinde bulunan Belediyeler, hangi projenin öncelikle uygulanmasının gerekli olduğunu istek yazılarında ayrıca belirtirler. Bildirilmediği takdirde önceliği Bakanlıkça tesbit edilir.

Tahsis:

Madde 12- Tahsis edilen ve belirli bir proje adına Belediyelere gönderilen kamulaştırma ve düzenleme ödenekleri, ödeneğin tahsisinden önce Belediyelerin kendi imkanları ile veya borçlanma suretiyle yaptıkları kamulaştırma ve düzenleme işlerinde kullanılamaz. Bunlar karşılık gösterilerek Belediye bütçesine aktarılamaz.

Madde 13- Tahsis edilipte belirli bir projeye gönderilen kamulaştırma ve düzenleme ödenekleri, zorunlu hallerde Belediyeler kamulaştırma ödeneklerini düzenleme ödeneklerine, düzenleme ödeneklerini de kamulaştırma ödeneklerine çevrilmesini Bakanlıkta mevcut veya yeniden düzenlenecek proje karşılığında, talep edebilirler. Bu durumda Belediyeler gerekçeleri ile birlikte Encümenlerinden alacakları kararları Valilik (İl İmar Müdürlüğü) aracılığı ile İmar ve İskan Bakanlığına bildirirler ve Bakanlıkça değişiklik önerisi uygun bulunduğu takdirde durum Valiliğine ve Belediyesine bildirilir. Ancak bu talimat verildikten sonra söz konusu ödenek değişiklikle belirlenen projede kullanılabilir.

Madde 14- Bakanlıkça onaylı ve belirli bir proje adına gönderilen kamulaştırma ve düzenleme ödenekleri, yardıma konu başka bir kamulaştırma ve düzenleme projelerinde kullanılması Bakanlığın uygun görüşü alındıktan sonra yapılabilir.

İmar Uygulamaları (Kamulaştırma ve Düzenleme) ödeneklerinin Harcama Esasları:

Madde 15- Kamulaştırma ödeneklerinin harcama esasları;

1. Ödeneklerin harcanabilmesi için Belediyece düzenlenerek Valilikçe (İl İmar Müdürlüğü) Bakanlığa gönderilen projelirin uygun görüldüğüne ve harcama yetkisi verildiğine ilişkin Bakanlık talimatının Belediyeye ve Valiliğe (İl İmar Müdürlüğüne) gönderilmiş olması gerekir.
2. Tahsis edilerek gönderilen ödenekler, Bakankada Belediye adına açılacak ayrı bir hesaba yatırılır. Belediyenin diğer hesapları ile birleştiremez.
3. Ödemeler Belediyece düzenlenecek ve İl İmar Müdürlüğünün "Ödenmesi Uygundur" kaydını taşıyan verile emri karşılığında doğrudan doğruya alacaklarına yapılır.
4. Kamulaştırmalarda tapuya tescil işlemi sonuçlandırılmadan ödeme yapılmaz. Ancak cebri tescil davası açılması halinde, tescil işleminden sonra ödenmesi uygundur kaydıyla alacaklıları adına bankada bloke edilebilir.
5. Kamulaştırmalar Belediyelerce kendi adlarına yapılacağından asıl alacak dışında kalan kamulaştırma işlemlerine ilişkin ilan noter tebliği, takdiri kıymet komisyonuna ödenecek ücretler v.b. giderlerle mahkemelere karara bağlanacak bedel artırımı (Tezyidi Bedel) farkları, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretleri için bu ödeneklerden harcama yapılamaz ve bu tür harcamalar Belediyelerce kendi bütçelerinden karşılanır.
6. Bakanlıkça onaylı kamulaştırma projesine ekli kamulaştırma çizelgesinde adları olupta sonradan satış veya veraset yoluyla isim değişikliği olması halinde tevsik edilecek belgeler karşılığında son isim değişikliğine göre ödeme yapılabilir.
7. Ödeme emirlerine, kamulaştırılan taşınmaz malların pafta, ada ve parsel numaraları ile kime ödendiği sarfiyatın hangi yıl ödeneğinden yapıldığı ayrıca Belediye adına tescil veya terkin edildiğini gösterir onaylı tapu kayıt örneğini eklenmesi gerekir.
8. Kamulaştırmalar, kamulaştırma mevzuatına uygun olarak yürütülür ve bedeller buna göre ödenir.
9. Bakanlıkça tahsis edilen ödenekle yapılan işlerde, gönderilen ödenek yetmediği hallerde Belediyelerce istekte bulunulması halinde bütçe imkanlarına göre ek ödenek tahsisi yapılabilir.

Madde 16- Düzenleme ödeneklerinin harcama esasları:

1. Tahsis edilerek gönderilen ödenekler Bankada Belediye adına açılacak ayrı bir hesaba yatırılır. Belediyenin diğer hesapları ile birleştirilmez.
2. Ödeneklerin harcanabilmesi için Belediyece düzenlenerek Valilikçe (İl İmar Müdürlüğü) Bakanlığa gönderilen projelerin uygun görüldüğüne ve harcama yetkisi verildiğine ilişkin Bakanlık talimatının Belediyeye ve Valiliğe ( İl İmar Müdürlüğüne) gönderilmiş olması gerekir.
3. Ödemeler Belediyece düzenlenecek İl İmar Müdürlüğünün "Ödenmesi Uygundur" kaydını taşıyan sarf belgesi, hakediş (istihkak) raporları ve verile emri karşılığında alacaklılarına veya kanuni vekillerine doğrudan doğruya yapılır. Ancak emanet usulu ile yaptırılan işlerde çalıştırılan geçici işçi ücretleri Belediye mutematleri eliyle yapılabilir.
4. Düzenleme işleri 2490 sayılı Kanun hükümlerine göre ihale veya emanet yoluyla Belediyelerce yapılır veya yaptırılır.
5. Belediyelerce 2490 sayılı Kanun hükümlerine göre emanet suretiyle yapılacak düzenleme işlerinde; Belediyelerin kendi araç ve gereklerini kullanılması, daimi kadrolu veya yevmiyeli personelinin çalıştırılması karşılık gösterilmek suretiyle, bu ödeneklerden herhangi bir ödeme yapılamaz.
6. Ancak projenin uygulanması sırasında çalıştırılan Belediye araçlarının akaryakıt giderleri ile geçici olarak işe alınan işçilerin ücretleri (Tahsis edilen ödeneğin %20 sini aşmamak kaydıyla) (c) fıkrasında belirtilen usullere uyulmak suretiyle bu ödeneklerden karşılanabilir.
7. Bakanlıkça onaylı projelerin 1. Keşif özetlerinde yer alan imalardan başka imalatlara ihtiyaç duyulduğunda bu imalatlara ait II. Keşif özetinin Bakanlığın onayına sunulup gerekli müsaadenin alınmasında sonra ödeme yapılabilir.

Madde 17- Mahsup işlemleri:

1. Emanet usulü ile yapılan düzenleme işlerinde, projesine ve keşfine göre imalat için gerekli malzeme alımlarına ait fatura asıllarının mahsup işlemlerinin yapılmak üzere Bakanlığa gönderilecek zarf belgelerine eklenmesi gereklidir.
2. Malzeme Belediyeden olmak üzere gönderilen ödenek sadece işçilik için Kullanılmak istendiği takdirde, işçilik analizleri ile işçi bordroları ve puantaj cetvellerinin sarf belgelerine eklenerek Bakanlığa gönderilmesi gereklidir.
3. Kamulaştırma ve Düzenleme işlerine ilişkin sarf belgelerinin bir örneği İmar ve İskan Bakanlığana gönderilir. Sarfların amacına ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı Bakanlıkça Valiliğe ve Belediyesine bildirilir.

Denetim:

Madde 18- Tahsis edilen ödeneklerin yerinde projesine ve talimatlara uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı İmar ve İskan Bakanlığı Bölge Müdürlüklerince ve gerektiğinde Belediyeler Teknik Hizmetleri Genel Müdürlüğü elemanları tarafından denetlenir.

Madde 19- Yapılmış olan tahsislerle ilgili ödenekler, gönderme tarihinden itibaren iki yıl içinde, kullanılmadığı takdirde tahsis Bakanlıkça iptal edilir ve iptal edilen ödeneklerin T.Emlak Kredi Bankasındaki mevcut hesaba iadesi sağlandıktan sonra ihtiyaç sahibi diğer belediyeler tahsis edilerek gönderilir.

Madde 20- Denetim sonunda projesine usulüne ve talimatlara uygun sarfedilmediği anlaşılan ödenekler Belediyesinden tahsil edilerek Belediyenini Bankada bu amaçla açılmış hesabına bloke edilerek amacına ve usulüne uygun sarfı sağlanır. Usulüne uygun sarfedilmeyen ödenekleri Bankaya bloke etmeyen Belediye ligilileri ile amacına usulüne ve talimatlara aykırı harcamaların ödeme emirlerine "Ödenmesi Uygundur" kaydını koyan İl İmar Müdürleri hakkında yasal kovuşturma yapılır.

Madde 21- Önceki yıllarda yardım almış olupta amacına, usulüne ve talimatlara uygun sarfetmeyen Belediyelerden usulsüz harcanan ödenekler tahsil edilmediği sürece söz konusu Belediyeye ikinci bir tahsis yapılamaz.

Madde 22- İmar uygulamaları nedeniyle yapılacak düzenleme ve kamulaştırma projeleri için Belediyelere, İl İmar Müdürlüklerince Teknik yönden yardımda bulunulur. Zaruri hallerde Bakanlık elemanlarınca da proje düzenlenmesinde Belediyelere yardımcı olunur.

İşlerin Sonuçlandırılması:

Madde 23- Yapılan kamulaştırma ve düzenleme işlerinin sonucundan Bakanlığa bilgi verilir. Kamulaştırılan ve düzenlenen yerler imar planı üzerine Belediyesince işlenerek İl İmar Müdürlüğünce onaylandıktan sonra Bakanlığa gönderilir.

Madde 24- Bu yönetmeliğin uygulanmasında tereddüte düşülen hususlar ile karşılaşılan güçlüklerin İmar ve İskan Bakanlığına intikalinde adı geçen Bakanlığın vereceği yazılı görüşe göre uygulama yapılır.

Madde 25- 1/7/1982 gün ve 17741 sayılı Resmi Gazete‘de yayınlanan imar uygulamaları (Kamulaştırma - Düzenleme) ödeneklerinin proje düzenlenmesi, tahsis, harcama, mahsup ve denetim esaslarına ilişkin yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.

Madde 26- Yönetmelikle ilgili Sayıştay görüşü alınmıştır.

Yürürlük:

Madde 27- Bu yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve imar uygulamaları (Kamulaştırma ve Düzenleme) ödenekleri Bütçe Kanununa konulduğu sürece yürürlüktedir.

Yürütme:

Madde 28- Bu yönetmeliği İmar ve İskan Bakanı yürütür.