29 Şubat 2020 Cumartesi

Apartman ve sitelerde çalışan kapıcıların durumu nedir ?

Apartman ve sitelerde çalışan kapıcılar, gündelikçilerde olduğu gibi “kolay sigorta” kapsamına alındı. Kapıcı çalıştıranlar Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) her ay bildirge vermeyecekleri için yıllık 347 lira damga vergisinden de kurtulacaklar.

Apartman ve sitelerde çalışan kapıcılara müjde
Önceki hafta Resmi Gazete'de yayımlanan torba kanunla kapıcı çalıştıran apartman ve siteler için önemli bir avantaj sağlandı.

Konut kapıcıları; gündelikçi, çocuk ve hasta bakıcı, bahçıvan gibi ev hizmetlerinde çalıştırılanlar için ilk defa 1 Nisan 2015'te uygulanmaya başlanan "kolay sigorta" kapsamına alındı. Bu düzenleme sayesinde kapıcı çalıştıranların bildirge ve belge verme yükümlülükleri azaltılacak, iş ve işlemleri sadeleştirilerek bürokratik süreçleri asgariye indirilecek.



İŞE GİRİŞİ 30 GÜNDE BİLDİRMEYENE CEZA

Kapıcı çalıştıran her bir işveren kendi işlemlerini kendisi takip edebilecek. Apartman ve site yöneticileri, kapıcılar için her ay SGK'ya belge vermek zorunda olmayacaklar. Sadece başlangıçta kurumun matbu formunu doldurarak işe giriş bildirgesi verecekler. İşten ayrıldıklarında SGK'ya bildirimde bulunacaklar. Geriye, primlerini düzenli olarak yatırmak kalacak.

Sosyal Güvenlik Kurumu'na verilen sigorta prim bildirgeleri için her ay 28.90 lira damga vergisi ödeniyor. Kolay işverenlik uygulamasından yararlananlar her ay bildirge vermeyecekleri için damga vergisi ödemekten kurtulacaklar. Bu da apartman ve site yönetimlerine yıllık 347 lira avantaj sağlayacak. İşe ilk girişte bildirim işleminin, en geç çalışmanın geçtiği ayın sonuna kadar yapılması gerekiyor.

Bu süre içinde yapılmayan bildirim için apartman ve site yönetimleri 405.90 lira ceza ödeyecekler. Bildirim yapılmadığının mahkeme kararından, denetim elemanlarının tespitlerinden, bankalar veya diğer kurumlardan alınan bilgi ve belgelerden ortaya çıkması halinde asgari ücretin iki katı tutarında ceza ödenecek. Bu da 2018 yılı asgari ücreti üzerinden 4 bin 59 lira ceza anlamına geliyor.



Aylık prim bildirgelerini ödemeyenler veya geciktirenler de çalıştırdıkları kapıcı başına 405.90 lira aylık ceza ödemek durumunda kalıyor. Her ay bildirge zorunluluğu kalkacağı için cezalı duruma düşmekten de kurtulacaklar.

İLAVE İSTİHDAM TEŞVİKİ KAPICILAR İÇİN DE VAR

İlave istihdama sağlanan teşviklerden, kapıcı çalıştıranlar da yararlanabiliyor. Emekli olan kapıcının yerine veya yeni yapılan apartman ya da siteye ilk defa kapıcı alanlar, bir yıl boyunca damga vergisi, gelir vergisi, sosyal güvenlik primi ve işsizlik sigortası primi ödemekten kurtulabilirler. Bu sayede aylık 883 liraya, yıllık da 10 bin 596 liraya kadar avantaj elde edebilirler.

KAPICI DAİRESİNDE OTURAN KAPICIYA YÜKSEK TAZMİNAT

Kapıcıların kıdem tazminatı ve diğer yasal hakları, tüm işçiler gibi İş Kanunu hükümlerine tabi. Kapıcıların da diğer işçilerde olduğu gibi kıdem tazminatına hak kazanabilmek için en az bir yıl çalışmaları gerekiyor. Apartman veya site yönetimi bir yılın sonunda işten atarsa, askerlik nedeniyle işten ayrılırsa, emekliye ayrılırsa, çalıştığı her yılın karşılığı olarak 30 günlük giydirilmiş ücret üzerinden kıdem tazminatı ödenir. 1999 yılından önce sigortalı olarak çalışmaya başlamış olan kapıcılar, 15 yıl sigorta ve 3600 prim günü koşuluyla işverenden kıdem tazminatını talep edebilir.

Kıdem tazminatının hesabında brüt ücrete ilave olarak işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve yasal menfaatler de dikkate alınır. Bu hüküm, kapıcılar için çok önemli. Örneğin asgari ücretle 20 yıldır çalışan bir kapıcının kıdem tazminatı hesaplanırken, 2 bin 29.50 liralık 30 günlük ücrete; emsal değeri 500 lira olan kira bedeli ve aylık 100 lirayı bulan elektrik, su ve yakıt gideri de eklendiğinde, her bir yıl için 2 bin 629.50 lira üzerinden ödeme yapılması gerekir.

KIDEM TAZMİNATI SORUMLULUĞU MÜLK SAHİBİNDE BULUNUYOR

Kapıcıların kıdem tazminatını kimin ödeyeceği, apartman ve sitelerin önemli sorunlarından birini oluşturuyor. Evi sonradan satın alanlar, önceki yıllardaki çalışmalara ilişkin kıdem tazminatı ödemek istemiyorlar. Bunun çözümü olarak, iyi yönetilen apartman ve sitelerde fon uygulaması yapılıyor. Bu kapsamda her ay aidatla birlikte kıdem tazminatı için de düşük bir para toplanıyor.

Toplanan paralar, bankada açılan kıdem tazminatı hesabında biriktiriliyor. Kıdem tazminatından mülk sahipleri sorumlu. Mülk sahibi ödemezse kiracı, kira bedelinden düşmek üzere ve kira bedelini aşmamak kaydıyla sorumlu tutuluyor. Eğer daire el değiştirdiyse yeni malikin tazminatın tamamını ödeyip daha sonra eski malikten, onun payına düşen kısmı alma hakkı var.

KAYITLI 50 BİN KAPICI VAR AMA GERÇEK RAKAM DAHA FAZLA

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, şubat ayında soru önergesine verdiği yanıtta Türkiye genelindeki kapıcı sayısını 49 bin 583 olarak açıklamıştı. Türkiye'de yaklaşık 20 milyon konut olduğu dikkate alındığında bu alandaki kayıtdışılık ortaya çıkıyor.

ŞİRKETTE ÇALIŞAN KAPICILAR YARARLANAMAZ

Kolay sigorta avantajı, sadece konutlarda çalışan kapıcıları kapsıyor. Bu amaçla yasa maddesinin başlığı, "Ev hizmetlerinde çalışanların sigortalılığı ve konut kapıcılığı" olarak düzenlendi. Şirketlerde çalışan kapıcılar, kolay sigorta hükümlerinden yararlanamaz.

İŞKUR'A KAYIT OLMA ŞARTI

İstihdam teşvikinden yararlanabilmek için İŞKUR'a kaç gün önce iş arama başvurusu yapılmış olduğunun bir önemi yok. Önemli olan, en az üç aydır sigortalı olarak on günden fazla çalışmamış olması. İşveren işe alacağı kişiyi kendisi bulduktan sonra kaydını yaptırmak için İŞKUR'a yönlendirebilir.

KAPICILARIN MAAŞI ASGARİ ÜCRETTEN 122 TL DAHA YÜKSEK

Asgari ücret kapıcılar için farklı hesaplanıyor. Örneğin, 2018 yılı için brüt asgari ücret 2 bin 29.50 TL, net asgari ücret de bin 603.12 TL. Buna karşılık, kapıcıların asgari ücreti bin 725.08 TL'ye ulaşıyor. Bunun sebebi, kapıcıların ücretinden gelir vergisi (106.55 TL) ve damga vergisi (15.40 TL) alınmaması.

Binaya Ait Kapıcı Daireleri Kiraya Verilebilir

Mehmet Küçükşahin
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
mkucuksahin@gmail.com



Binaya Ait Kapıcı Daireleri Kiraya Verilebilir

Bazı binalar, geçmişte merkezi sistem fuel-oil veya kömür gibi katı yakıt kazanları ile ısınmakta idi. Kışın bu kazanların sürekli yanar vaziyette tutulması gerekliliği sebebiyle, bu türden hemen hemen her binada bir kapıcı bulunmakta idi. Bu kapıcılar kazan yakma işi yanında binanın temizlik ve diğer bina hizmetlerini yürütmekte idiler. Halen de benzer şekilde devam edenler de mevcut. Bu ihtiyaç sebebiyle de çoğu binada ya binanın bahçesinde veya binanın bodrum kat veya zemin katında bir daire, kapıcı dairesi olarak ayrılıyordu. Bu daireler genelde ufak olmakla birlikte, normal bir dairede bulunması gereken hemen hemen tüm unsurları (tuvalet, banyo, mutfak, kombi,elektrik,su, doğal gaz vs.) barındırıyorlar.
Özellikle doğal gazın gelmesiyle birlikte fuel-oil kullanımı bitti, kömür gibi katı yakıt kazanları da bitmek üzere.Dairelerin bireysel kombi veya merkezi otomatik sistemler sebebiyle kapıcılara da ihtiyaç neredeyse hiç kalmadı.
Mülkiyeti bir şahsa ait olmayan binaya ait bu daireler ardiye, işe yaramayan eşyaların konduğu bir nevi depo gibi binanın ortak kullanımına bırakılıyorlar. Bunun yerine, binanın özellikle temizlik ve bakım-onarım gibi masraflarını karşılamak amacıyla bu daireler kiraya verilebilir. Bu hususta maliye tarafından bir engel söz konusu değil. Binanın ortak bir malı olduğu için, kat maliklerinin yapacakları bir toplantı ile, bu kapıcı dairelerinin kiraya verilmesi hususunda karar almaları gerekli. Buraya kadar tamam. Ancak bir  de bu daire kiraya verildikten sonra elde edilecek gelir ve bu gelirin beyanı hususu var.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde, bu maddede bentler halinde sayılan mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesi sonucu elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olarak tanımlanmış olup, söz konusu madde hükmüne göre, kat maliklerinin ortak olarak sahip olduğu kullanım alanlarının site yönetimi tarafından kiraya verilmesi nedeniyle elde edilen gayrimenkul sermaye iradının mükelleflerikat malikleri olacaktır.
Anılan Kanunun 21 inci maddesinde ise, "Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hâsılatın (2018 yılı için) 4,400-TL'si gelir vergisinden müstesnadır. İstisna haddi üzerinde hâsılat elde edilip beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu istisnadan yararlanılamaz.
Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ile gelirleri bunlar tarafından bildirilecek olanlar bu istisnadan faydalanamazlar." hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, aynı Kanunun 94 üncü maddesinde; "Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilânço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar." hükmüne yer verilmiş olup, aynı maddenin birinci fıkrasının 5 numaralı bendinin (a) alt bendinde ise; 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben (2006/11449 sayılı B.K.K ile % 20) tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Yine aynı Kanunun "Toplama Yapılmayan Haller" başlıklı 86 ncı maddesinin birinci bendinin (a) alt bendinde; .....kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısmı, (c) alt bendinde; vergiye tabi gelir toplamının [(a) ve (b) bentlerinde belirtilenler hariç] 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması koşuluyla, Türkiye'de tevkifata tabi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları için yıllık beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde de bu gelirlerin beyannameye dâhil edilmeyeceği, anılan bendin (d) alt bendinde de, bir takvim yılında elde edilen ve toplam tutarı  aşmayan, tevkifat ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları için beyanname verilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde,  hak sahiplerinin ortak mülkiyeti olan gayrimenkulün, hak sahiplerinin şahsi mülkü olması halinde;
a) Söz konusu gayrimenkulün konut olarak kiraya verilmesi durumunda, hak sahibi başına elde edilen kira bedeli, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21 inci maddesinde belirtilen istisna haddini (2018 yılı için 4,400.-TL) aşması halinde beyana dâhil edilecek, aşmaması halinde ise beyana dâhil edilmeyecek, (Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ile gelirleri bunlar tarafından bildirilecek olanlar bu istisnadan faydalanamazlar.) 
b) Söz konusu gayrimenkulün 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkifat yapma mecburiyetinde olmayanlara kiraya verilmesi (Örneğin, basit usulde vergiye tabi olanlara kiraya verilmesi) söz konusu ise, hak sahibi başına elde edilen kira bedeli, adı geçen Kanunun 86 ncı maddesinin birinci bendinin (d) alt bendinde yer alan tutarı aşması halinde beyana dâhil edilecek, aşmaması halinde ise beyana dâhil edilmeyecek,
c) Söz konusu gayrimenkullerin, anılan Kanunun 94 üncü maddesine göre tevkifat yapma mecburiyetinde olanlara kiraya verilmesi söz konusu ise, hak sahibi başına elde edilen kira bedeli, yine aynı Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşması halinde beyana dâhil edilecek, aşmaması halinde ise beyana dâhil edilmeyecektir.
Diğer taraftan, hak sahiplerinin ortak mülkiyeti olan bu gayrimenkullerin ticari, zirai veya kurumlar vergisine tabi olan işletmelerin aktifinde kayıtlı olması halinde, bu gayrimenkuller, anılan Kanunun 94 üncü maddesinde sayılanlar tarafından kiralanmış olsa bile, ödenen kira bedellerinden ticari, zirai veya kurumlar vergisine tabi işletmelere isabet eden kısım üzerinden herhangi bir gelir vergisi tevkifatı yapılmayacak olup, hak sahiplerinin elde ettikleri kira gelirlerinin ticari, zirai veya kurum kazancının tespitine müteallik hükümlere göre hesaplanıp, beyan edileceği tabidir.
Öte yandan, kat maliklerinin beyana tabi başkaca bir gelirinin bulunması halinde ise, elde edilen gayrimenkul sermaye iradının beyannameye dâhil edilip edilmeyeceği kat maliklerinin mükellefiyet türlerine göre belirlenecektir.
Sonuç:
  1. Binaya ait kapıcı daireleri kiraya verilebilir 2- Binaya ait kapıcı dairesinin kiraya verilmesi hususunda kat maliklerinin toplanması ve bu yönde bina karar defterinde karar alıp tüm kat maliklerinin imzalaması 3- Elde edilen gelir, binanın değil bina sakinlerinin bir geliri sayılacağı için, her kat malikinin kendi durumuna göre hareket etmesi (gelir beyanı) gerekmektedir.
26.04.2018

TÜRK İŞ HUKUKU AÇİSİNDAN KONUT KAPICILARI ve KAPICILIK HİZMETLERİ

TÜRK İŞ HUKUKU AÇİSİNDAN KONUT KAPICILARI ve KAPICILIK HİZMETLERİ 

 Konut kapıcılarının durumu, tabi oldukları Hukuk Statüsü bakımından zamanla değişik aşamalar geçirmiştir. Özellikle, ülkemizde kat mülkiyetinin kabulünden ve Konut Kapıcılarının bazı şartlarla İş Yasası kapsamına alınmalarından sonra önem kazanmış, uygulamada bir çok sorunlra ve uyuşmazlıklara neden, ve sonu gelmez şikayetlere kaynak olmuştur. Diğer yandan Konut kapıcılık hizmetlerinin İş Hukuku Mevzuatı bakımından nicelik ve nitelikleri itibariyle nelerden ibaret olduğu saptanamamış olması da ayrı bir dert ve yakınma konusu olarak devam etmiştir. Mal sahibi-kiracı-kapıcı üçlü ilişkilerinde sonu gelmez, bitip tükenmez Ekonomik ve sosyal sorunlar çıkmasına yol açmıştır. Şimdi bu kısa başlangıçtan sonra asıl konumuza girebiliriz. 

GİRİŞ : KONUT KAPICILARININ TÜRK HUKUK MEVZUATI YÖNÜNDEN GEÇİRDİĞİ AŞAMALAR 

1 — Bilindiği gibi, Cumhuriyetin Kuruluşundan önce ­ ki dönemde, memleketimizde iş hayatını düzenleyen pek az —40-- sayıda yasalar ve tüzükler vardı. Osmanlı Devleti .Topluluğunu Medenî Hukuk yönünden düzenleyen Mecelle-i Ahkâmı Adliye içinde de konumuzla ilgili son derece sınırlı ve dar anlamlı Hükümlere rastlanır. 

2 — Cumhuriyetin ilânından sonra ve Özellikle 1924'- den itibaren plânlı ve ciddî bir çalışmaya girişilmişti. Sosyal, Siyasal, Ekonomik alanda olduğu gibi Hukukî Mevzuat ve teşkilât bakmamdan da Yenileşme, ve Modernleşme hareketi başlamıştı. Atatürk'ün önderliğinde Büyük Türk. Devrimleri başlamış ve yurt çapında birbirini izlemekte idi. Bu arada T.B.M.Meclisince kabul edilerek 4.Ekim.l926 da yürürlüğe giren, yurtta ve dünyada büyük ilgi ve hayranlık yaratan Türk Kanunu Medenisi ve Borçlar Kanunu, Mecelleyi yürürlükten kaldırmış, geniş çapta rahatlık ve güven sağlamıştı. Böylece, Özel Kesimde çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki ilişkilerde esas itibariyle (bazı özel mevzuat dışında) Borçlar Yasasının Hizmet Akitlerine ilişkin hükümleri uygulanmaya başlamıştı. Konut Kapıcıları da bu hükümlere tabi idiler. Uyuşmazlık halinde merci, Hukuk Yargılamaları' Usulü Yasası çerçevesinde Hukuk Mahkemeleri idi. 

3 — Bu arada, planlı ve yoğun bir çalışma ile kalkınma faaliyeti başlamıştı. Bir yandan Osmanlı Devletinin Borçları ödenirken diğer yandan Ulusal ve Bağımsız Ekonomi Kuralları çerçevesinde sanayileşmeye yönelinmişti. Atatürk'ün direktifleri doğrultusunda ve O zamanki Hükümetlerin yoğun ve titiz çalışmaları ile hızlı bir gelişme ve başarılı sonuçlar görülmüş ve elde edilmiştir. Artık, sanayi alanında çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki ilişkilerin ülke koşulları doğrultusunda yeni gereksinmelere göre mevzuatın gözden geçirilmesi zamanı gelmişti. İşte bu düşünce ve nedenlerle Türkiye'de ilk kez genel kapsamlı hükümleri içeren 8/6/1936 da kabul edilen. 3008 sayılı İş Kanunu yürürlüğe konmuş oldu. Böylece İş hayatı ve özellikle, Sanayi kesiminde çalışanlar, o zamanın şartları ve ihtiyaçları bakımından oldukça mükemmel ve yeterli sayılacak ye ni bir yasaya ve düzene kavuşturulmuş oldu. Ancak, hemen —41— açıklayalımki, Konut kapıcıları İş kanunu kapsamı dışında kalmışlardı. Bunlar hakkında eskisi gibi, Borçlar Yasasının hükümleri uygulanmaya devam edildi. 12/Ağustos/1967 de yürürlüğe giren 931 sayılı İş Kanunu da Konut Kapıcıları hakkında bir değişiklik ve yenilik getirmemiştir. Bu kanunun istisnalara ilişkin 5. maddesinin 8 nci bendinde (Konut Kapıcılık Hizmetlerinde) bu. Kanunun uygulanmıyacağı ayrıca açıklanmıştı. Kısaca söylemek gerekirse bu yasa ile de Konut Kapıcıları İşçi niteliğini kazanamamışlar ve işçi haklarından yararlanma olanağına kavuşamamışlardı.

4 — Hatırlanacağı üzere, açılan dava sonucu, adı geçen 931 sayılı İş kanunu, Anayasa Mahkemesince iptal edilmişti. Bu yüzden Türkiye bir süre (yeni İş kanunu çıkarılıncaya kadar) çalışma hayatı açısından yorumlara bağlı, çeşitli Yargısal içtihatlara yol açan durgunluk dönemi geçirmiştir. Bu durum, 1971 de yürürlüğe konan 1475 sayüı yeni ve bugün uygulanmakta olan İş kanunu ile son bulmuştur. İşte bu yasa iledir ki, Konut Kapıcıları ve Kapıcılık Hizmetleri, kısmen ve bazı şartlarla İş Kanunu kapsamına ilk defa alınmış oldular. Şimdi, bu Yasanın kapsadığı hükümleri, uygulamada görülen sorunları ve yakınmaları birlikte gözden geçireceğiz. 

KANUN KAPSAMINA GİREN KONUT KAPICILARI : 

Öncelikle, 1475 sayılı İş Kanununun 6 ncı maddesinde sayılan ve gösterilen Ticaret ve Sanayi işyerlerindeki Kapıcılık hizmetlerinde çalışanların esasen işçi sayılmakta oldukları hususunu açıklığa kavuşturmak gerekir. Bunlar eskiden beri işyerinde çalışan diğer işçiler gibi işçi hakla nndan ve sosyal güvenlik olanaklarından yararlanmaktadırlar. Burada söz konusu olanlar sadece (Konut) kapıcılarıdır. Kanunun 5. maddesine göre, Yasa kapsamına alman — 42 — ve işçi sayılan konut kapıcıları başlıca iki gurupta toplanmaktadır: 

A) KALORİFERLİ KONUT KAPICILARI:

Yasanın açık ve kesin ifadesine göre, kaloriferli konut kapıcıları işçi durumunda ve niteliğindedir. O halde, kaloriferli olmayan konutların kapıcıları esas itibariyle (aşağıda açıklanacak istisnai haller dışında) işçi sayılmamakta ve İş Kanunu hükümlerine tabi bulunmamaktadırlar. Kaloriferden maksat, ister kömürlü ister mazotlu olsun konutun bir cihazla ısıtılmakta olmasıdır. Konut içinde oturanların malsahibi ya da kiracı olmaları, hattâ kaloriferin ayrı bir bakıcı ve yakıcısının bulunması bu tür konut kapıcılık hizmetinde çalışan Kapıcıların durumunu etkilememektedir. Özetle diyebiliriz ki, kapıcının gördüğü hizmetin niteliği ne olursa olsun, kaloriferli konutta çalışmakta olması yeterlidir. 

B) ÇALIŞMASINI AYNİ İŞVERENE YADA. AYNİ KONUTA HASREDEN KONUT KAPICILARI : 

Burada önemli olan yasa öğesi, çalışılan konutun kaloriferli olmamasıdır. Konutun, kalorifer cihaz veya tesisatı dışında (kömür veya odun sobası vesaire) ile ısıtılmakta bulunması kanun koyucusu tarafından dikkata alınmıştır. Taşınmazın niteliği ve bağımsız bölüm sayısı da etken değildir. Yasanın aradığı başlıca koşul, kaloriferli olmayan Konut kapıcılarının çalışmalarını ayni işverene yada ayni konuta hasretmiş olmalarıdır. O halde, kalorifersiz konutlardan ayrı ayrı bir kaçında çalışan yada başka başka işverenlerin kalorifersiz konularında kapıcılık hizmetinde çalışanlar iş kanunu kapsamı dışında kalmaktadırlar ve bu gibiler işçi haklarından yararlanamıyacaklardır. — 43 KONUT KAPICILIĞI ve KAPICILIK HİZMETLERİ Bu konuda kanunlarımızda her hangi bir tanımlamaya rastlamak mümkün değildir. 1970'den bu yana uygulamada görülen zorluklara bakılırsa, mevzuat yönünden bir boşluğun mevcudiyeti sezilmektedir. Gerçi İş Kanununun 1. maddesinin son fıkrasma göre, işin yapıldığı yere İşyeri denilir. Bu hükme dayanılarak, kapıcılık hizmetinin yapıldığı yere de konut nazariyle bakmak gerekir. Konut, genel bir ifade ile, insanların ve ailelerin barındığı bir bina olabileceği gibi, kat Mülkiyeti Kanununa tabi bağımsız bölümlerden oluşan bir apartıman da olabilir. Kapıcının, atandığı, kapıcılık görevinin yapıldığı yer bir kişinin mülkü olabileceği gibi, birden çok kişilerin de ayrı ayrı mülkü olabilir yada ortakları bulunabilir. Görülüyor ki, hizmetin mahiyeti ve niteliği bakımından olduğu kadar, işveren ve işveren vekili bakımından da sorunun özelliği vardır. Kapıcının istihdam sorununda (kapıcılık hizmetlerinin) nitelik ve kapsamının tayini de ayrı ve önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kapıcılık hizmetlerini kesin bir şekilde saptamak kolay bir iş değildir. Çünkü, bu hizmet alanı, halden hale, şehirden şehre, hattâ aileden aileye, apartımandan apartımana göre değişen bir manzara arzetmektedir. Bunları, geleneksel ve göreneksel niteliklerine göre genel olarak şöylece sıralayabiliriz: Konuta gelen akaryakıtı yada kömür ve odunları belli yerlerine depo ve istif etmek, kalorifer kazanlarını yakmak, kontrol etmek sürekli çalışmasını sağlamak, bina malik veya kiracılarını, konut bir apartıman ise, daire daire dolaşıp ihtiyaç duyulan günlük yiyecek, içecek ve beslenme ile ilgili eşya ve maddeleri çarşıdan yada pazar yerinden satın alıp getirmek, konutun genel ve ortak yerlerine ait kısımlarının temizlik işlerini görmek, çöpleri almak ve bunları yerlerine dökmek yada Belediyenin temizlik Araçlarına ve Hizmetlilerine vermek, konutun yada sakinlerinin verilen talimata ve öngörülen tedbirlere göre güvenlik işlerini yerme getirmek, elektrik, havagazı ve su paralarını gerektiğinde yatırmak, kolluk kuvvetlerine ve bekçilere yardımcı olmak, — 44 — yangın, su basması vesaire gibi tehlike yaratan durumlarda konut malik ve kiracılarını ve gerekirse resmi görevlileri haberdar etmek, kimi zaman konut sakmlerinin özel işlerine yardımda bulunmak gibi iş ve hizmetlerdir. (İJ Yıllardan beri Türkiye çapında sürüp giden başıboşluk, ve yoruma elverişli ortam içinde uygulama alanında başgösteren pek çok uyuşmazlıklarla Konut işverenleri, kapıcılar ve kapıcılık hizmetleri zarar görmüş ve özellikle kö ­ mürlü kalorifer kullanılan konutlarda aksamalara sebep olmuştur. 1475 sayılı İş Yasasına son zamanlarda 2184 sayılı Yasai2) ile eklenen bir madde ile soruna bir açıklık getirilmek istenmiş ve (Kapıcılık Hizmetlerinin Kapsam ve niteliklerinin Çalışma Bakanlığınca çıkarüacak) bir Tüzükle saptanması ve düzenlenmesi öngörülmüştür. Henüz bu tüzük çıkarılmamıştır. Bu suretle soruna nasıl bir çözüm getirileceğini şimdiden belirtmek bizce mümkün değüdir. Ancak, en iyi çare ve tedbir, kapıcılık görev ve hizmetlerini yazılı bir sözleşme ile belirtmektir. İş Kanunu Kapsamına giren ve işçi haklarından yararlanan Kapıcıyı da İş Yasasının birinci maddesi uyarınca şöyle tanımlamak mümkündür. Kapıcı, Konut İşverenine ya da İşveren Vekiline (Yöneticiye) bir İş (Hizmet) akdiyle bağlı olarak belli bir ücret karşılığı çalışan kişidir. 

KONUT İŞVERENİ VE İŞVEREN VEKİLİ 
Kat mülkiyetine tabi olan ve olmayan taşınmazlarda (Bina ve Apartımanlarda) gerek yasalar gerekse işçi durumunda bulunan kapıcılar açısından işverenin kim olduğunun tayini konusu, bir çok sorunlar yaratmış, değişik yo rumlara ve yargısal içtihatlara yol açmıştır. Konu, türlü aşamalardan geçerek bugünkü duruma gelmiş, gerek mev- (1) Bak: Mustafa Çenberci (Yargıtay üyesi), İş Kanunu Şerhi 1972 sayfa: 180-209. {%) Bak: 28/3/1979 günlü ve 16564 sayılı Resmî Gazete. — 45 — mevzuat ve gerekse yargısal içtihatlarla tutarlı bir çözüme kavuşturulmuştur . ' îş Kanununa Tabi Konutları genellikle iki gurupta toplamak mümkündür: 

a) Kat Mülkiyetine tabi bulunmayan konutlarda, kapıcının işvereni konutun maliki ve varsa ortaklarıdır. Konutun yönetimi ve kapıcının çalıştırılması müşterek bir kararla ortaklardan biline verilebilir. 

b) 634 sayüı Kat Mülkiyeti Kanununun 50. maddesinin son fıkrasına göre, tümü kagir olmayan yapılarda kat mülkiyeti kurulamaz. Bu gibi konutlarda işverenin kimler olabileceği yukarda açıklanmıştır. Kat Mülkiyetine ait Yasanın 1. maddesi uyarınca, tamamlanmış bir yapının Kat, Daire, İş Bürosu, Dükkân, Mağaza, Mahzen, Depo gibi Bölümlerinden ayrı ayrı ve başlı başma kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, O gayrimenkulun Maliki veya or tak malikleri tarafından bağımsız mülkiyet hakları kurulabilir. Kat mülkiyetine tabi bir Apartımanm (Taşınmazın) maliki tek bir kişi ise, işveren kendisidir. İş Kanununun 1. maddesinin açık hükmüne göre, kapıcıyı çalıştıran sıfatiyle sorumlu işveren durumundadır. Birden çok kat malikinin bulunması halinde, Kat Malikleri Kurulu işveren sayılır. Bilindiği gibi, kat Mülkiyeti yasasının 34 üncü Maddesi hükmüne göre, Anataşınmazm sekiz ve daha fazla bağımsız bölümü varsa yönetici atan ması zorunludur. Daha az bağımsız bölümlü apartımanlarda yönetici tayini ihtiyaridir. Bununla birlikte bu gibi hallerde ana gayrimenkulün bakımsız ve idaresiz kalmaması için Kat Malikleri Kurulu kendi aralarından birinin isteği üzerine toplanarak usulüne göre bir karar verir. Şayet kat malikleri yönetici tayininde anlaşamazlarsa, yahut Kat Malikleri Kurulu, yönetici tayinine mahal olmadığına karar verirse, kararın İptali, yönetici tayini haklı sebeplere dayanılarak anagayrimenkulün bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesinden istenebilir. Mahkemece yönetici tayin edilebilir. Kat Malikleri bu karara uymaya mecbur46 — durlar. Ancak, aradan altı ay geçince yöneticiyi değiştirebilirler. 

KONUT YÖNETİCİLERİNİN DURUMU :

 Son zamanlara kadar iş yasası kapsamına giren Konutlardaki Yöneticilerin İşveren veya İşveren Vekili olup olmadıkları konusu tartışılmakta idi. 2148 sayılı Yasa ile 1475 Sayılı İş Kanununa Eklenen bir Madde ile bu Sorun kesinlikle çözümlenmiş, apartıman yöneticilerinin işveren vekili oldukları, malî sorumluluklar işverene (Konutun Kat Malikleri Kuruluna) ait olmak üzere, yargı uyuşmazlıklarında ve İş yasasının uygulanmasında işverenin temsilcisi bulundukları açıklanmış ve kabul edilmiştir. Gerçekten, Apartıman, Yöneticileri Kat Mülkiyeti hakkındaki 634 sayılı Yasanın 35 inci maddesindeki görevleri, 34. maddeye göre atanma tarzı, dikkate alınırsa, işveren vekili olduğu kanısına varılabilir. Kaldıki, ayni Yasanın 40 ncı maddesinde açıklandığı üzere Yönetici, Kural olarak vekilin haklarına sahiptir. 38. madde dahi, bunu doğrulayarak ve perçinliyerek, yöneticinin kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumlu olduğu ayrıca açıklanmıştır. Diğer yandan, İş Kanununun birinci maddesinde işveren vekili, (İşyerinde işveren adına hareket eden ve işin ve işyerinin yönetiminde görev alan kimselerdir) şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımlama, esasen Kat mülkiyeti kanununun yukarda açıklanan hükümlerine paraleldir. Borçlar Yasasının vekalete üişkin hükümleri de bu doğrultudadır. Sonuç itibariyle Apartıman Yöneticileri, işveren değil işveren vekilidir. Bu sıfatla yönetici, kapıcı tayin edebiür. Kapıcılık sözleşmesi yapabilir. Gerektiğinde iş akdini fesh ederek kapıcıyı işden çıkarabilir. Kapıcı ile çıkabilecek uyuşmazlıklarda ve davalarda kat maliklerini yada kat malikleri kurulunu yargı yerlerinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla temsil edebilir. Ancak, bu işlerin malî sorumluluğu kat maliklerine aittir. Yönetici de kat maliklerine karşı sorumludur. Biz burada, uygulamada tereddütleri üzerine çeken kiracıların durumuna kısaca değinmekte yarar görmekteyiz. Kat'malikleri, ana gayrimenkulün müşterek ve genel giderlerinden yükümlü ve sorumludurlar. Ancak, katını veya dairesini (Bağımsız Bölümünü) kiraya veren kat maliki çoğunlukla akaryakıt ve kapıcı masraf ve ücretinin kiracıya ait olacağına dair kira sözleşmesine hüküm koymaktadırlar. Bu takdirde kapıcı ücretini kiracı ödemekle yükümlüdür. Ödenmediği takdirde Yönetici 634 sayılı Kat Mülkiyeti hakkındaki kanunun 18 inci maddesi uyarınca kiracı aleyhine icra koğuşturması yapabilir ve dava açabilir. Bü giderlerden ötürü kiracılar kât. malikleriyle birlikte müteselsilen sorumludurlar. 

KAPICILARLA YAPILACAK İŞ SÖZLEŞMESİ (HİZMET AKDİ) . İş Kanunu Kapsamına giren konut malikleri yada yönetici tarafından atanan kapıcı ile yazılı sözleşme yapılması zorunluğu yoktur. İş Yasasının 9 uncu maddesine göre, belirli süresi bir yıl ve daha fazla olan hizmet akitlerinin yazılı yapılması mecburidir. Yazılı sözleşmeler bu madde uyarınca her türlü resim ve harçtan muaftırlar. Noterden onanmışsa noter ücretleri bu muafiyetin dışındadır. Kapıcılık hizmetleri sürekli işlerden sayıldığına göre, deneme süresi en çok bir aydır. Toplu iş sözleşmeleriyle bu süre üç aya kadar uzatılabilir. Bir kimse deneme ile kapıcılığa alınabilir. Deneme süresi içinde taraflar iş akdini bildirimsiz ve tazminatsız fesh edebilir. Ancak, çalıştığı süreye ait ücretini istemek hakkı saklıdır. Kapıcıya deneme süresine ait ücreti ödenecektir. Uygulamada görülen zorluklara ve uyuşmazlıklara; bakılınca kapıcı ile yazılı bir hizmet sözleşmesinin yapılma sının faydalı ve daha doğru olacağı kanısındayız. - — 48 îş Yasasının 11 inci maddesine göre, yazılı hizmet akidlerinde en azından aşağıda yazılı hususların bulunması gereklidir: 
1 — İşverenin veya işveren vekili sıfatiyle yöneticinin ve işçi niteliğiyle kapıcının ad, soyadı ve kimlikleri, 
2 — İşçinin (Kapıcının) yapacağı işin ve göreceği hizmetin neler olduğu, 
3 — İşyerinin (İş yasası kapsamındaki ve kapıcılık hizmetinin görüldüğü yerin) adresi, 
4 — Süresi belirli sözleşmelerde (kapıcılık hizmetinin belli bir süre ile görüleceği kararlaştırılmış ise) sözleşme süresi, 
5 — Ücretin mikdarı, ödeme biçimi, zamanı ve koşulları, 
6 — Varsa tarafların ileri sürdüğü ve kabul ettiği Özel İş Şartlan, 
7 — İş Sözleşmesinin (Hizmet Akdinin) yapüdığı gün (tarih), 
8 — Tarafların (İş Sözleşmesini yapan işverenin veya işveren vekili yöneticinin ve kapıcının) imzaları, bulunacaktır. 
          a) Kapıcının işe başladığı tarihi ve göreceği hizmeti, adı ve soyadı, işyeri adresi işe başlama ve işden ayrılma tarihinden itibaren bir ay içinde Bölge Çalışma Müdürlüğüne yazılı olarak bildirmek, 

         b) İşe başlamasından itibaren kapıcıya (bir çalışma ve kimlik karnesi) vermek, 
   
       c) İşden ayrılan kapıcıya isteği üzerine hizmet süre ­ sini ve gördüğü işin çeşidini gösteren bir Çalışma Belgesi vermek, ç) İşe alınırken ve işin devamı süresince bedence kapıcılık yapmağa elverişli ve dayanıklı olduğuna dair rapor almak,
       
        d) Yıllık ücretli izne ait ve yönetmelikte tanımlanan ve açıklanan biçimine uygun bir defter yada bir kayıt tutmak zorunluğu vardır. II — 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası Yönünden: a) Kapıcının işe alınması tarihinden başlamak üzere en geç bir ay içinde .örneği Sosyal Sigortalar Kurumunca hazırlanmış olan bildirgeleri doldurarak işyerini ve çalıştırdığı sigortalı kapıcıyı kurumun kendi bölgesindeki ilgili örgütüne vermeğe, işveren değişikliğini de ayni surette bildirmeğe mecburdur. b) İş kazasına uğraması halinde Kurumca işe el konuluncaya kadar kapıcıya gereken sağlık yardımını yapmakla yükümlüdür. Sonradan belgelemek şartiyle yaptığı masrafları Sosyal Sigortalar Kurumundan almağa hakkı vardır. Kurum bu masrafları işverene ödemekle yükümlüdür. (3) İŞ YASASI KAPSAMINDAKİ KAPICILARIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ : Konut Kapıcıları, çoğunlukla kalifiye olmayan herhangi bir kurstan geçmemiş ve eğitim görmemiş, köylerden kentlere göçeden kimselerden oluşmaktadır. Bu gibilerin istihdammdaki zorluklarla her zaman karşılaşılmaktadır. Kapıcının, göreceği hizmet yazılı bir sözleşme ile saptanmış ve düzenlenmiş ise bu sözleşmeye uyarak çalışması, böyle yazılı bir hizmet sözleşmesi yapılmamış ise, gelenek sel ve göreneksel kurallara ve işin mutad olduğu üzere gerektirdiği mahiyet ve genişlikteki işleri görmesi zorunludur. Deneme süresi geçtikten sonra hizmetin yerme geti- (3) Halil Alınmaz: Apartımatıların Yönetici, Denetici ve Kapıcının Vazifeleri YARGITAY İçtihat ve Kararları, 1974: sayfa 6-8. — 50 — rilmemesinden yada ihmal ve kusur neticesi ağır ve sürekli biçimde aksatılmasından sorumlu olması doğaldır. Kapıcının, bir işçi olarak diğer yükümlülükleri iş kanununun genel hükümleri çerçevesinde mevcuttur. İşveren tarafından kapıcıya yapılacak ihtar ve sair tebligatın yazılı olarak verilmesi ve imzasının alınması mecburidir. Tebligat kanununa tabi işler posta ile yapılmalıdır. İŞ YASASINA TABİ KONUT KAPICILARININ HAKLARI i Başlıcalarmı şöylece öze tüyebiliriz: 1 — ÜCRET : Kapıcıya verilecek ücret, İş Yasasının 33 üncü maddesinde öngörülen asgari ücretten az olamaz. Asgari ücret, en geç iki yılda bir Çalışma Bakanlığında Kurulu Asgari Ücret Komisyonunca tespit olunur, resmi gazete ile ilân edilerek yürürlüğe girer. Şimdiye kadar, 16 yaşından büyük işçilerin aylık asgari ücretleri 3300 lira idi. Asgarî ücret komisyonunun yaptığı son saptamaya göre bu miktar 5400 liraya çıkarılmıştır. Komisyon kararları kesindir. Ücret ödenmesinde cinsiyet aynımı yapılamaz. Kanuna ve Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı düşer. Ülkemizde genellikle kapıcılara ücretleri, aylık esası üzerinden maktuan ödendiği için, bunlara ayrıca hafta tatili ve Genel Tatil günlerine ait bir ödeme yapılmamaktadır. Kapıcıya, ücretinden başka ikamet edeceği bir yer verilebilir. Suyu ve elektriği de sağlanabilir. Şimdiye kadar ki uygulamalara göre, bunlar sosyal yardım mahiyetinde sayılmakta ve bunların karşılığı ücretten in dirilmemekte idi. Son zamanlarda kimi konut işveren yada yöneticiler tarafmdan örneğin, kapıcıya tahsis edilen ikametgâh kısmından kira karşılığı bir para istemek ve ücretten indirim yapmak yoluna gidilmişti. Bunu önliyecek bir kanun hükmü yoktu. Bu yolu 51 — kapamak maksadiyle kanun koyucu, son çıkan ve yürürlüğe giren 2148 sayılı yasaya (Kapıcı konutları için kira istenemez.) diye bir hüküm koymuştur. Kapıcı konutlarının kira sorunu böylece kapıcılar lehine çözüme bağlanmış oldu. Kapıcı ücreti, en geç ayda bir nakden ödenir. Kapıcı ücreti, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 20. Maddesi hükmüne göre, Ana Taşınmazın (Âpartımanm) genel giderlerindendir. Buna göre, kat malikleri, Ana gayrimenkulun genel giderlerine payları oranında katılmakla yükümlüdürler. Bu nedenle her hangi bağımsız Bölüm (daire veya kat) Maliki, kapıcıya kendi açısından ihtiyaç bulunmadığını ileri sürerek kendi payına düşen ücreti Ödememezlik yapamaz. 2 — İŞ SÜRESİNİN DÜZENLENMESİ ve FAZLA ÇALIŞMAYA AİT ÜCRET SORUNU : Kapıcılık hizmetinin, bilindiği gibi bazı özellikleri vardır. Bu hizmet, aralıklı olarak yerine getirilen işlerdendir. Kaloriferli Konutlarda bü özellik daha da belirgindir. Kaloriferin yakılması, çalıştırılması ve bakılması aralıklı çalışmayı gerektirir. Oysaki, konut kapıcılarının da diğer sanayi ve ticaret işyerlerinde çalışan işçiler gibi günde sekiz ve haftada kırksekiz saattan fazla çalışmaları istenemez. Çalışma süreleri Cumartesi çalıştırıldıkları takdirde, haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünmek suretiyle bulunacak süreden fazla olamaz. Aksi halde, İş Kanununun 35 nci maddesi uyarınca fazla çalışma süresine ait ücretler % 50 arttırılarak ödenir. Bu hususun dikkate alınması, Konut kapıcılarının çalışma sürelerinin iş yasası çerçevesinde günde sekiz saat esası üzerinden düzenlenmesi sorunu, uygulamada bir çok güçlüklere, uyuşmazlıklara sebep olmuş, İş Mahkemelerinde davalar açılmasına yol açmıştır. Hattâ bu konuda Parlamentoda konuşmalar ve tartışmalar olmuştur. Sonuçta, îş Kanununun 64 üncü maddesine değinilerek konut ka- — 52 — pıcıîarınm çalışma sürelerinin hizmet sözleşmesiyle yada Toplu İş Sözleşmesiyle ara dinlenmelerin uzatılması ve aralı olarak kullanılması suretiyle günlük iş süresinin sekiz saati geçmiyecek şekilde düzenlenmesinin mümkün olacağı belirtilmiştir (5). 
İŞ YASASI KAPSAMINA GİREN KAPICILARIN İHBAR VE KIDEM TAZMİNATI : 
Kapıcının hizmet sözleşmesinin feshi ve işden çıkarılması ve bundan doğan akdi ve kanuni haklarının işveren veya yönetici tarafından ödenmesi İş Kanunu hükümlerine tabidir. Biz burada konunun ayrıntılarına girecek değiliz. Ancak, İş akdinin işveren tarafından bildirimli olarak feshi ve kapıcının bu nedenle işden çıkarılması halinde İş Kanununun 13. maddesine uyulması, kanunda öngörülen öneller dikkate alınarak kapıcıya akdin feshinin ihbar edilmesi, ihbar önellerine ait tazminatın ödenmesi, 19. madde gereğince, kapıcıya ihbar önelleri süresince yeni iş araması için iş saatleri dahilinde günde ik i saatten az olmamak üze re ücretinden her hangi bir kesinti yapılmaksızın izin verilmesi gerekmektedir. İşçi (Kapıcı) isterse, yeni iş arama iznini birleştirerek topluca kullanabilir. Bu takdirde işçi. bunu işten ayrılacağı günden önceki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır. İşveren yada işveren vekili olarak Konut Yöneticisi, Kapıcının İhbar Önellerine (mühletlerine) ilişkin ücretini (İhbar Tazminatını) peşin vermek suretiyle hizmet akdini ihbar önellerine uymaksızın derhal fesh edebilir. 

KIDEM TAZMİNATINA gelince, bu konu iş yasasının 14. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde 4/7/1975 de T.B. M.Meclisince kabul edilen 1927 sayılı Yasa ile değiştirilmiştir. . (5) Mustafa Çenberci (Yargıtay 10. Daire Başkanı) İş Kanunu Şerhi. 1972 sayfa: 202. — 53 — Buna göre, kanunda öngörülen hal ve şartlarda kapıcıya, Hizmet akdinin feshi dolayısiyle (işden çıkarılması nedeniyle) işe başladığı tarihten başlamak üzere hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence 30 günlük ücreti tutarmca kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için ayni oran üzerinden ödeme yapılır. Kıdem tazminatı, kapıcının son aldığı ücretin bürüt tutarı üzerinden hesap edilir. Kapıcının ölümü halinde kıdem tazminatı kanunî mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında, kapıcıya ücretine ilâve olarak sağlanan para ve para ile ölçülmesi mümkün akidden yada kanundan doğan hak ve menfaatleri de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatına esas olacak 30 günlük ücret tutarının beher yıl için nazara alınacak mikdarı, İş Yasasına göre tesbit edilmiş olan günlük asgari ücretin 30 günlük tutarının yedi buçuk katından fazla olamaz. Ancak, bu hüküm, Anayasa Mahkemesinin 1978/14 esas, 1976/6 Karar sayılı ve 23/1/1979 günlü Karariyle Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiştir. İptal kararı, resmî gazetede yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girecektir. (6) Kıdem tazminatının ödenmesine esas olan 30 günlük süre hizmet akdiyle yahut Toplu İş Sözleşmesiyle işçi (Kapıcı) lehine uzatılabilir. Çünkü kanun hükmü, asgari süreyi belirtmektedir. 

YILLIK ÜCRETLİ İZİN i İş Yasasının 49. maddesine göre, Kapıcılara işe başladığı günden itibaren deneme süresi dahil olmak üzere en az bir yıl çalışmış olmak şartiyle hizmet süresi gözönüne alınarak yıllık ücretli izin verilecektir. Kapıcının yıllık üc- (6) 14/4/1979 günlü ve 16609 sayılı resmî gazeteye bak. 54 — retii iznini başka, yerde geçirmesi halinde ve isteği üzerine kendisine gidiş ve dönüşünde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere yedi güne kadar ücretsiz izin verilir. Yıllık izin süresine ait ücreti, izne başlamadan önce peşin ödenmek zorunluğu vardır. Avans biçiminde de ödeme yapılabilir. Kanunda gösterilen ve tâyin edilen yıllık ücretli izin süreleri karşılıklı pazarlıkla Hizmet veya Toplu İş Sözleşmesiyle uzatılabilir. Yıllık ücretli izne ayrılan kapıcının görevinin kim tarafından yapılacağı bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Bu hususun hizmet sözleşmesinde açıklığa kavuşturulması daha uygundur. Son olarak yürürlüğe giren 2184 sayılı Yasada, diğer konular gibi bu hususda çıkarılacak bir tüzükle düzenleneceği açıklanmıştır. Yıllık ücretli izne hak kazanmak için gerekli sürenin ne suretle hesap edileceğine, hangi sürelerin çalışılmış gibi nazara alınacağına ve uygulamada hangi kurallara uyulacağına dair kanun hükümlerinin ayrıca gözönünde tutulması gereklidir. 

İŞDEN ÇIKARILAN KAPICININ KENDİSİNE TAHSİS . EDİLEN YERDEN TAHLİYESİ SORUNU : 

Tatbikatta bu konu büyük bir sorun teşkil etmektedir. Hizmet akdi fesh edilen ve kanun hükümlerine uygun olarak haklan verilerek işine son verilen kapıcıların bir çoğu, kendi ikametine tahsis edilen yeri türlü bahanelerle boşaltmağa yanaşmamakta ve bu yüzden yeni kapıcı almak ve çalıştırmak çoğunlukla zorlaşmakta, yada olanaksız bir hale gelmektedir. Tahliye davası açmak ve netice almak bir hayli zaman almakta ve masrafı gerektirmektedir. Kaldıkı, bir zamanlar bu gibi kapıcı konutlarının tahliyesi davalarına Sulh Hukuk Mahkemelerinin mi, yoksa İş Mahkemelerinin mi bakacağı konusunda içtihat ihtilâfları çıkmıştır. Nihayet Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu gibi davaların Sulh Hukuk mahkemelerinde görüleceğini ye iş akdi fesh edilen kapıcının oturduğu kapıcı konutunu, 
FUZULÎ İŞGAL sayılacağından tahliye etmesi gereğini kararlaştırmıştır. (7) Son çıkan 2184 sayıh yasaya göre, (Kapıcı Konutlarının) Çalışma Bakanlığınca çıkarılacak bir Tüzükte tanzim edileceği açıklanmıştır. Bu Tüzük henüz çıkmamıştır. Bizce en iyisi, Gayrimenkule vaki tecâvüzün men ve define dair oian 5917 sayılı kanun uyarınca kapıcı konutlarının Mahallî en büyük Mülkiye Amirlerince tahliyelerinin sağlanması olacaktır.  

Emlak Analiz |28.01.2020

Bina Görevlisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Bina Görevlisi (Kapıcı) Hakkında Bilinmesi Gerekenler


Bina görevlisi hastalanırsa vizite kağıdını kim verir?
Apartman yöneticisi hazırlamak zorundadır.
Bina görevlisi iş kazası geçirmesi durumunda yöneticinin sorumlulukları nelerdir?
İş kazası uğrayan bina görevlisi SGK el konuluncaya kadar gerekli bütün sağlık yardımlarını yapmakla yükümlüdür. Yol paraları dahil belgelendiği takdirde SGK dan geri alınabilir. SGKya kazadan itibaren 2 gün içinde "Haber verme kağıdı" ile bildirmeyen apartman yöneticisi yapmış olduğu harcamalarını alamaz.
Bina görevlisinin sendikalı olması engellenebilir mi?
Bina görevlisi sendikaya üye olma hakkına sahiptir. Kimse bina görevlisini sendika üyeliğine ve sendikaya üye olmamaya zorlayamaz.
Bina görevlisi ne zaman emekli olur?
SGK.Md.60 taki şartlar yerine gelince emekli olabilir.

İş Kazası ve Meslek Hastalığı nedir?
İş Kazası : Bina görevlisinin geçirdiği her kaza iş kazası sayılmaz. İş kazası sayılabilmesi için apartman yöneticisinin emir ve talimatı altında bulunduğu sürece, hizmet akdine göre görevini yerine getiriken olması gerekir. 
Meslek Hastalığı : Sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre (506 sayılı SSK.Md 11/A) tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütülme şartlarından dolayı uğradığı geçici,veya sürekli hastalık veya ruh arıza halidir.
İş kazası veya meslek hastalığından dolayı tazminat istenebilir mi?
Bina görevlisi iş kazası ve meslek hastalıkları nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteme hakkına sahiptir. 

Bina görevlisinin ücreti nereden ödenir?
Bina görevlisinin ücreti apartman genel giderlerinden karşılanır. Apartman aidatlarının yeterli miktarda toplanıp toplanmamasına bakılmaksızın ödenmesi zorunludur.

Yönetici bina görevlisinin ücretini zamanında ödemediği takdirde ne olur?
Para cezasına çarptırılır ve kapıcının bildirimsiz sözleşmeyi fesih tazminat talebi hakkı doğar.

Ücret alacaklarına ilişkin davalar ne zaman açılır?
Alacağın tahakkukundan 5 yıl içinde açılmak zorundadır.
- Bina görevlisinin ücretinin tam olarak ödendiğinin ispatı apartman yöneticisine aittir.

Bina Görevlisini Ne Kadar Çalıştırabilirsiniz?
İş süresi,haftada en çok 45 saattir. Bu süre haftada 6 iş günü çalışılan işlerde günde 7,5 saati geçmemek üzere ve cumartesi günleri kısmen veya tamamen tatil eden işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır.
Bu süreyi aşan çalışmalar, kural olarak "fazla çalışma ücreti"ni gerektirir ve ödenmesi gerekir.

Fazla Çalışma Ücreti
Günlük çalışma süresinin dışında fazla çalışma yapılabilir, ancak;
  1. Fazla çalışma süresi günde 3 saati geçemez.
  2. Fazla çalışma yapılacak günlerin toplamı 1 yılda 90 iş gününden fazla olamaz.
  3. Her 1 saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.
  4. Fazla saatlerde çalıştırmak için işçinin (kapıcının) muvafakatinin alınması gerekir.
** Taraflar anlaşırsa % 50 nin üzerinde fazla mesai ödenebilir ama taraflar %50 nin altında anlaşamaz.
** Cumartesi günü iş günüdür.

Hamile Olan Bina Görevlisinin Özel Durumu
İş Kanunu Madde 70 e göre doğumdan önce 6 sonra 6 olmak üzere 12 haftalık sürede çalıştırılmaları yasaktır. Ancak isterse 6 aya kadar ücretsiz izin verilir ve bu süre ücretli izin hesabında dikkate alınmaz.

Dini Bayramlar Kaç Gündür?
Ramazan Bayramı: Arefe günü saat 13:00 te başlar ve 3.5 gündür.
Kurban Bayramı: Arefe günü saat 13:00 te başlar ve 4.5 gündür.

Ara Dinlenmesi
  • 1 Saatten daha kısa süreli işlerde 15 dakika
  • 1 Saatten fazla 7.5 saatten az işlerde 30 dakika
  • 7.5 saatten fazla işlerde 1 saattir.
Ara Dinlenmeler Zorunlu Mu?
Evet ara dinlenmeler zorunlu olup dinlenmeler çalışma süresinden sayılamaz.

Yıllık Ücretli İzin
İş kanunu kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere "yıllık ücretli izin hakkı" tanınmıştır.
Yıllık ücretli izin hakkını kazanabilmek için, o işyerinde, deneme süreside içinde olmak üzere en az 1 yıl çalışmış olmak gerekir.
Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.
Yıllık Ücretli İzin Kaç Gündür ?
Hizmet süresi:
  1. 1 yıldan 5 yıla kadar olanlara yılda 12 gün.
  2. 5 yıldan fazla ve 15 yıldan az olanlara yılda 18 gün.
  3. 15 yıl ve daha fazla olanlara yılda 24 gün,yıllık ücretli izin verilir.
  4. 18 ve daha küçük yaştaki işçilere verilecek "yıllık ücretli izin" 18 günden az olamaz.
Bu süreler sözleşme ile arttırılabilir.
Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında; izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.
İş kanununa tabi olanlar, sözleşmelerine "yıllık ücretli izin haklarından vazgeçtiklerine" dair bir hüküm koyamazlar.
Yıllık ücretli izine ilişkin ücret ne zaman ödenir?
Bina görevlisinin izne başlamasından önce peşin veya avans olarak ödenir.
Bina görevlisi yıllık ücretli iznini kullanırken başka yerde çalışabilir mi?
Hayır çalışamaz. Ücret karşılığı bir işte çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi için kendisine ödenen ücret apartman yönetimi tarafından geri alınabilir veya sözleşmesi feshedilebilir.
Yıllık Ücretli izin hesabında bayramlar ne olur?
Yıllık Ücretli izin hesabında bayramlar ,hafta tatili, genel tatil günleri , izin süresinden sayılmaz.
Bina görevlisi, yıllık ücretli iznini kullanırken, yerine bakacak birini bulmak zorunda mıdır ?
Bu konuda iş sözleşmesine bakılır. Sözleşmede yerine birini bulacağına dair bir hüküm yoksa yerine bakacak birini bulmak zorunda değildir.
Dikkat! İzinde olan kapıcının yerine bakanın ücretini apartman yönetimi tarafından öder.
Bina görevlisi, hak ettiği halde, yıllık ücretli iznini kullanmadan iş akdi feshedilmişse ne olur?
Akdin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden yıllık ücretli izin ücreti ödenir.
Bina görevlisi izin süresini başka bir yerde geçirmek isterse yol izni verilir mi?
7 güne kadar ücretsiz izin vermek zaruridir. (İş K. Md.52)
Yıllık İzin Bölünebilir mi?
Yönetici tarafından bölünemez. Ancak taraflar anlaşarak bir bölümü 12 günden az olmamak üzere bölünebilir bu durumda her iki parça içinde yönetici 7şer gün yol izni vermeye mecbur tutulamaz.
Hesap Pusulası
Ücret öderken sadece bordro imzalatmanız yeterli değildir. Kapıcı ile yönetici arasındaki para-hizmet ilişkisine bakacak olursak;
Kapıcının Alacakları;
  1. Aylık Ücreti Brüt Ücreti
  2. Fazla mesaileri
  3. Sözleşmeden doğan Ayni veya nakdi yardımlar.
Kapıcının Borçları;
  1. Binaya verdiği zararlar (örneğin; çocuğunun sokak kapı camını kırması veya oturduğu daireye verdiği zararlar)
  2. Yönetici tarafından verilen cezalar
  3. Brüt Ücretinden yasal kesintiler
İşte bu nedenler ile İş Kanununun md 31 e göre apartman yöneticisi (İşveren) her ödemede, ücret hesabını gösterir imzalı bir pusula vermek zorundadır.

Ücretten zarar karşılığı kesinti yapılabilir mi?
Yapılabilir bu kapıcının 10 günlük ücretinden fazla olamaz ve 10 haftada eşit taksitler halinde kesilir.


Not: Burada yazılanlar bilgilendirme amaçlı olup resmi işlemlerde belge olarak sunulamaz. İlgili kanun kayıtları esas alınır.

Site Ortak Alanlarrının Kapıcı dairelerinin kiraya verilebilmesi şartları nelerdir ?


Kat mülkiyetinde bazı kararların alınabilmesi ve uygulanması çeşitli oranlara bağlanmıştır. Bunlardan biri de 45. maddede, ortak alanların reklam ilan başta olmak üzere çeşitli şekilde kiraya verilmesi ile metindir. Burada reklam-ilan olabilecek kiralamanın en hafifi olduğundan öne çıkarılmıştır, yapı,kulübe, büfe, bankamatik, baz istasyonu vs. gibi kiralamalar oy birliği hatta muvafakat name olmadan yapılamaz.
Ortak alanlar,  giderlerin karşılanmasına  faydası olacak gelir amacıyla kiraya verilebilir,ancak bu kiralama bir malikin vaziyet planında yapılmış olan bu değişiklikten dolayı zarar görmesine sebebiyet veriyorsa, kendisi hariç tüm malikler bir araya gelse bile bu kiralamayı veya yapıyı, örtmeye sebep olan bir şeyi o alana koyamazlar.
KMK madde 45, amir hükümdür,aksine bir başvuruda işlemin eski haline getirilmesi mahkemeden istenecek ve oturmuş içtihatlar dolayısı ile de mahkeme bu yönde karar verecek eski haline getirilmesi sürecinin maddi giderleri mevzuata rağmen malikleri uyarmayan yöneticiye veya uyarıya rağmen karar alıp uygulamayı yapan ve buna şerh koymayan maliklere ödetilecek, bununla da kalmayıp bu karar dolayısı ile kiralayanla yapılan sözleşmeden doğan fesih maddelerindeki tazminata katlanacaktır.
En yakın örnek milyonlarca liraya yapılan, yapılmadan önce o caddedeki bir malikin uyarısını, itirazını dikkate almayan onlarca üst geçitlerin, viyadüklerin  mahkeme kararları ile yıkılmalıdır ki bu yapılar muhalif malikin parselinde bile değildir.
Tavsiyemiz,Herhangi bir ortak alanda, herhangi bir kiralamaya, maliklerden biri dahi olsa,  herhangi bir muhalefet durumunda, söz konusu şeyin ortak alanda başka bir yere konabilirliğinin araştırılması, konmadan önce tüm maliklere gerekçeli bir bildirim yapılması, konunun tutanakla yedi günlük askıya çıkarılması, hiçbir itiraz gelmiyorsa bunun yapılması yönünde olacaktır ki örneğin bir araçlık otopark alanı,çocuk parkı gibi hizmete ayrılmış alanlara bu tip şeyler koymak maliklerin oybirliği bile olsa, onaylı vaziyet planı üzerinden imar kanununa muhalefete girer.
Sonuçta,site ortak alanları, malikin veya maliklerin değil, malikler birliğinindir.
Burada bahse konu olan ortak alanlar, KMK madde 10’da giderleri karşılamak amacıyla kiraya verilebilir nitelikte yapılmış bazı kapalı-açık alanlar değil, vaziyet planında olmadığı halde sonradan yönetimce oluşturulan kiralanabilir hale getirilen ortak yerlerdir.

Yeni Bina da Müteahhit Firmanin Sorumlulukları

 Yeni iskanı alınmış bir binada müteahhit firmanın teknik ve eksiklere dair sorumlulukları, hem Türk mevzuatı hem de genel inşaat hukuku çer...