11 Şubat 2021 Perşembe

Kamulaştırma Bedeli Tespit ve Tescil Davaları

Kamulaştırma Bedeli ve Tescili Davaları Eğitimi

Ankara Barosu Online Kamulaştırma Hukuku Eğitimi

Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Ecrimisil (2)

Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Ecrimisil

Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları

 

Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları

ARKEOLOJİK SİTLER, KORUMA VE KULLANMA KOŞULLARI
Arkeolojik Sit: İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlardır.
1) I. Derece Arkeolojik Sit: Korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır.
Bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağına, ancak;
a) Resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu durumlarda yapılacak alt yapı uygulamaları için müze müdürlüğünün ve varsa kazı başkanının görüşüyle konunun koruma kurulunda değerlendirilmesine,
b) Yeni tarımsal alanların açılmamasına, yalnızca sınırlı mevsimlik tarımsal faaliyetlerin devam edebileceğine, koruma kurullarınca uygun görülmesi halinde seracılığa devam edilebileceğine,
c) Höyük ve Tümülüsler de toprağın sürülmesine dayanan tarımsal faaliyetlerin kesinlikle yasaklanmasına, ağaçlandırmaya gidilmemesine, yalnızca mevcut ağaçlardan ürün alınabileceğine,
d) Taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzeme dökülmemesine,
e) Bu alanlar içerisinde yer alan ören yerlerinde gezi yolu düzenlemesi, meydan tanzimi, açık otopark, WC, bilet gişesi, bekçi kulübesi gibi ünitelerin koruma kurulundan izin alınarak yapılabileceğine,
f) Bu alanlar içerisinde bulunan ve günümüzde halen kullanılan umuma açık mezarlıklarda sadece defin işlemlerinin yapılabileceğine,
g) Taşınmaz kültür varlıklarının mahiyetine tesir etmeyecek şekilde ilgili koruma kurulundan izin almak koşuluyla birleştirme (tevhit) ve ayırma (ifraz) yapılabileceğine,
2) II. Derece Arkeolojik Sit: Korunması gereken, ancak koruma ve kullanma koşulları koruma kurulları tarafından belirlenecek, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır. Bu alanlarda, yeni yapılaşmaya izin verilmemesine, ancak;
a) Günümüzde kullanılmakta olan tescilsiz yapıların basit onarımlarının yürürlükteki ilke kararı doğrultusunda yapılabileceğine,
b) I. derece arkeolojik sit koruma ve kullanma koşullarının a,b,c,ç,d,e,f, maddelerinin geçerli olduğuna,
3) III. Derece Arkeolojik Sit: Koruma - kullanma kararları doğrultusunda yeni düzenlemelere izin verilebilecek arkeolojik alanlardır.
Bu alanlarda,
a) Geçiş dönemi yapılanma koşullarının belirlenmesine, Geçiş dönemi yapılanma koşullarının belirlenmesinde;
- Öneri yapı yoğunluğunun, mevcut imar planı ile belirlenmiş yoğunluğu aşmamasına,
- Alana gelecek işlevlerin uyumuna,
- Gerekli alt yapı uygulamalarına,
- Öneri yapı gabarilerine,
- Yapı tekniğine ve malzemesine, Mevcut ve olası arkeolojik varlıkların korunması ve değerlendirilmesini sağlayacak bir biçimde çözümler getirilmesine,
b) Varsa onaylı çevre düzeni ve nazım plan kararları ile yerleşime açılmış kesimlerinde arkeolojik değerlerin korunmasını gözeterek, koruma amaçlı imar planlarının yapılmasına,
c) Bu ilke kararının alınmasından önce Koruma Amaçlı İmar Planı yapılmış yerlerde planın öngördüğü koşulların geçerli olduğuna.
d) Bu alanlarda, belediyesince veya valilikçe inşaat izni verilmeden önce, ilgili müze müdürlüğü uzmanları tarafından sondaj kazısı gerçekleştirilerek, sondaj sonuçlarının bu alanlarla ilgili, varsa kazı başkanının görüşleriyle birlikte müze müdürlüğünce koruma kuruluna iletilip kurul kararı alındıktan sonra uygulamaya geçilebileceğine,
e) III. Derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen arkeolojik sit alanlarında koruma kurullarının, sondaj kazısı yapılacak alanlara ilişkin genel sondaj kararı alabileceğine,
f) Taşınmaz kültür varlıklarının mahiyetine tesir etmeyecek şekilde ilgili koruma kurulundan izin almak koşuluyla birleştirme (tevhit) ve ayırma (ifraz) yapılabileceğine,
g) Bu alanlarda, taş, toprak, kum vb. alınmasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocaklarının açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine,
h) Ülke enerji üretimine getireceği katkı ve kamu yararı doğrultusunda bu alanlarda koruma kurulunca uygun görülmesi halinde rüzgar enerji santralları yapılabileceğine,
i) Sit alanlarındaki su ürünleri üretim ve yetiştirme tesislerine ilişkin yürürlüktesi ilke kararının geçerli olduğuna,
4) Kentsel Arkeolojik Sitler: (Not:05/11/1999 tarih ve 658 sayılı işbu ilke kararının 4.maddesi 15/04/2005 tarih ve 702 sayılı ilke kararı ile iptal edilmiştir)Arkeolojik sitlerle, 2863 sayılı Yasanın 6. Maddesinde tanımlanan korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarını içeren ve aynı yasa maddesi gereği korunması gerekli kentsel dokuların birlikte bulunduğunu alanlardır.
a) Bu alanlarda, arkeolojik değerlerin sağlıklı ve kapsamlı envanter çalışmasının yapılmasına, bu çalışma sonucunda hazırlanacak planlar onanmadan, parsel ölçeğinde uygulamaya geçilmemesine,
Planlama çalışmaları sırasında;
- Alana gelecek işlevlerin uyumuna,
- Günümüz koşullarının gerektirdiği altyapı hizmetlerinin proje aşamasından itibaren kültür katmanına zarar vermeyecek ve toprak kullanımını en alt düzeyde tutacak biçimde ele alınmasına,
- Öneri yapı gabarileri ile yapı tekniği ve malzemesinin geleneksel doku ile uyumuna özen gösterilmesine,
b) Bu alanlarda mevcut yıkıntı temeller üzerine, o temellerin ait olduğu eski yapı, korunması gerekli kültür varlığı niteliği taşıyorsa, ayrıca içinde bulunduğu sitin tarihsel kimliğinin yeniden canlandırılmasına önemli bir katkı yaratıyorsa yapıya ait eski bilgi, resim, gravür, fotoğraf, anı belgeleri vb. dokümanlarla restitüe edilebileceği ilgili koruma kurulunca kabul edildikten sonra restitüsyon projesi düzenlenerek ve kurulca onaylanarak, eski yapının yeniden ihya ediledilebileceğine,
c) Tek yapı ölçeğindeki korunması gerekli kültür varlığı niteliği taşıyan yapı ve yapı kalıntılarının rölöve ve restorasyon projelerinin koruma kurulunca onanması koşulu ile onarılıp kullanılabileceğine, yasa kapsamı dışında kalan taşınmazların ise yürürlükteki ilke kararında belirtilen esaslar kapsamında basit onarımlarının yapılabileceği.
TARİHİ SİTLER, KORUMA VE KULLANMA KOŞULLARI
Tarihi Sit: Milli tarihimiz ve askeri harp tarihi açısından önemli tarihi olayların cereyan ettiği ve doğal yapısıyla birlikte korunması gerekli alanlardır.
Koruma ve Kullanma Koşulları
a)*(Değişik: 19/01/2010 tarih ve 763 sayılı İ.K.)Uzun devreli gelişme planı ilgili koruma bölge kurulunca uygun görülünceye kadar zorunlu altyapı uygulamaları dışında, bitki örtüsünü, topografik yapıyı, siluet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir inşai ve fiziki uygulamada bulunulamayacağına,
b) Bu alanları çevre düzeni planına kavuşturacak gerekli çalışmaların yapılarak hazırlanacak çevre düzeni planları için koruma kurallarının uygun görüşlerinin alınmasına,
c) Alanın tescil tarihi öncesi doğal dengeyi bozucu yapılmış her türlü uygulamanın zaman içinde ıslahı için kamu kuruluşlarınca gerekli çalışmanın yapılmasına,
d) Bu alanlar içinde yer alan orman alanlarında Orman Bakanlığınca gerekli çalışmaların yapılabileceğine,
e) Bu alanlar içinde yer alan anıt ve şehitliklerin düzenleme ve gerekli onarımları için projeleriyle birlikte koruma kurulundan izin alınmasına,
f) Önceden süregelen tarımsal faaliyet ile bağ ve bahçeciliğin devam ettirilebileceğine, bu amaç dışında kesinlikle kullanılamayacağına, karar verildi.
Milli tarihimiz ve askeri harp tarihi açısından önemli tarihi olayların cereyan ettiği ve doğal yapısıyla birlikte korunması gerekli alanlardır. Koruma ve Kullanma Koşulları Uzun devreli gelişme planı ilgili koruma bölge kurulunca uygun görülünceye kadar zorunlu altyapı uygulamaları dışında, bitki örtüsünü, topografik yapıyı, siluet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir inşai ve fiziki uygulamada bulunulamayacağına, Bu alanları çevre düzeni planına kavuşturacak gerekli çalışmaların yapılarak hazırlanacak çevre düzeni planları için koruma kurallarının uygun görüşlerinin alınmasına, Alanın tescil tarihi öncesi doğal dengeyi bozucu yapılmış her türlü uygulamanın zaman içinde ıslahı için kamu kuruluşlarınca gerekli çalışmanın yapılmasına, Bu alanlar içinde yer alan orman alanlarında Orman Bakanlığınca gerekli çalışmaların yapılabileceğine, Bu alanlar içinde yer alan anıt ve şehitliklerin düzenleme ve gerekli onarımları için projeleriyle birlikte koruma kurulundan izin alınmasına, Önceden süregelen tarımsal faaliyet ile bağ ve bahçeciliğin devam ettirilebileceğine, bu amaç dışında kesinlikle kullanılamayacağına,

KENTSEL SİTLER, KORUMA VE KULLANMA KOŞULLARI
1- KENTSEL SİTİN TANIMLANMASI VE SINIRLARININ BELİRLENMESİ
Kentsel sitler, mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada bulunmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan kültürel ve tabii çevre elemanlarının (yapılar, bahçeler, bitki örtüleri, yerleşim dokuları, duvarlar) birlikte bulundukları alanlardır.
Kentsel sit alanın bulunduğu çevre içinde korunmasında, geliştirilmesinde etkinlik taşıyan ve kentle bütünleşmesine olanak sağlayacak kararlara konu alanlar ise etkileşim geçiş sahası olarak tanımlanır.
2- GEÇİŞ DÖNEMİ KORUMA ESASLARI VE KULLANMA ŞARTLARI TEMEL İLKELERİ
Kentsel sitin ilanından itibaren, üç ay içinde kentsel sit alanlarında koruma amaçlı imar planı elde edilinceye kadar izlenecek kuralları tanımlayan geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarının kentsel sitin niteliklerine bağlı olarak koruma bölge kurullarınca belirlenmesine,
Geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarının belirlenmesinde, sitin doku özelliklerine bağlı olarak yoğunluk, kütle, konum, yükseklik, mimari özellikler, yapı malzemesi, renk vb. koşulların tanımlanmasına,
Kentsel sitlerde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenene kadar;
a) Yeni imar parseli oluşturmak üzere ifraz ve tevhid yapılamayacağına ancak sınır düzenlemeleri v.b. için gerekli ifraz ve tevhidin yapılabileceği,
b) Koruma amaçlı imar planında öngörülecek yoğunluk ve kentsel donanım kararları belli olmadığından korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı parseline ilave yeni yapı yapılamayacağı,
c) Koruma amaçlı imar planı kriterlerini etkileyebilecek nitelik ve yoğunlukta uygulamalara izin verilemeyeceği,
d) Bulunduğu sokakta ya da imar adasında korunması öngörülen kentsel silüeti olumsuz etkileyebilecek konum ve yükseklikte yeni yapı yapılamayacağı, hususlarının dikkate alınmasının zorunlu olduğuna,
Yukarıda belirtilen koşullar ile geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarına uygun yeni yapılanma talebinin koruma bölge kurulunca değerlendirilmesi için, başvuru dosyasında söz konusu parsel ve çevresindeki yapılar ile dokuya ilişkin bir avan projenin ve fotoğrafların yer aldığı bir etüdün bulunmasının gerektiğine,



3- KENTSEL SİT ALANLARINDA UYGULAMA
3.1- Geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları bulunmayan kentsel sit alanlarında;
a) Her ne surette olursa olsun yeni yapı veya imar uygulaması yapılamayacağına,
b) Tescilli kültür varlığı yapılar ile tescilsiz yapıların esaslı onarımlarının koruma bölge kurulu kararı doğrultusunda yapılabileceğine,
c) Tescilli kültür varlığı yapılar ile yürürlükteki yasal düzenlemelere göre ruhsatı bulunan tescilsiz taşınmazlardaki tadilat ve tamiratların ilgili Yönetmelikler kapsamında yapılabileceğine,
d) Zorunlu alt yapı uygulamalarının koruma bölge kurulu kararı doğrultusunda yapılabileceğine,
3.2- Geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenmiş kentsel sit alanlarında;
a) Yeni yapı veya imar uygulamaları ile zorunlu alt yapı uygulamalarının geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları doğrultusunda hazırlanmış projelerinin koruma bölge kurulunca uygun bulunması koşulu ile yapılabileceğine,
b) Tescilli kültür varlığı yapıların esaslı onarımlarının, projelerinin koruma bölge kurulunca uygun bulunması koşulu ile yapılabileceğine,
c) Tescilli kültür varlığı yapılar ile yürürlükteki yasal düzenlemelere göre ruhsatı bulunan tescilsiz taşınmazlardaki tadilat ve tamiratların ilgili Yönetmelikler kapsamında yapılabileceğine,
3.3- Koruma amaçlı imar planı onaylanmış kentsel sit alanlarında;
(Değişik:İ.K. 01.11.2007-736) a) Tescilli taşınmaz kültür varlığı parseline komşu olan veya aralarından yol geçse dahi bu parsellere cephe veren parsellerdeki her türlü inşai ve fiziki uygulama ile yeni yapılanma için koruma bölge kurulundan izin alınmasına,
b) Diğer parsellerdeki yeni yapı veya imar uygulamaları için koruma amaçlı imar planı ve planın tamamlayıcı eklerinde belirtilen koşullar doğrultusunda ilgili idarelerce izin verileceğine,
c) Tescilli kültür varlığı yapıların esaslı onarımlarının koruma amaçlı imar planı hükümleri doğrultusunda hazırlanan projelerinin koruma bölge kurulunca uygun bulunması koşulu ile yapılabileceğine,
d) Tescilli kültür varlığı yapılar ile yürürlükteki yasal düzenlemelere göre ruhsatı bulunan tescilsiz taşınmazlardaki tadilat ve tamiratların ilgili Yönetmelikler kapsamında yapılabileceğine,
DOĞAL SİT ALANLARI KORUMA VE KULLANMA KOŞULLARI
Doğal (Tabii) Sit: Jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup, ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlardır.
Bu alanlarda yapılacak tespit çalışmalarında, alanın özelliğine göre ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınması esastır.
1- I. Derece Doğal (Tabii) Sit: Bilimsel muhafaza açısından evrensel değeri olan, ilginç özellik ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gerekli olan, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlardır.
Bu alanlarda, bitki örtüsü, topografya, silüet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir eylemde bulunulamayacağına, ancak;
a) Kesin yapı yasağı olmakla birlikte, resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu olan alanlarda, teknik altyapı hizmetleri (kanalizasyon, açık otopark, telesiyej, teleferik, içme suyu, enerji nakil hattı, telefon hattı, doğalgaz hattı, GSM baz istasyonu ve benzeri) uygulamalarının koruma bölge kurulunun uygun göreceği şekliyle yapılabileceğine;
(Değişik; 12/3/2008 Tarih 740 Sayılı İlke Kararı)Bu alanlarda, doğal kaynak suyu kullanımına yönelik uygulamaların, ekolojik dengeye etkisine ilişkin Çevre ve Orman Bakanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görüşleri ile Üniversitelerin ilgili bölümlerince hazırlanan rapor doğrultusunda; jeotermal kaynak suyunun kullanımına yönelik uygulamalarda bunlara ek olarak Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü) ve Bakanlığımız Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün görüşleri ile, koruma bölge kurulunun uygun göreceği şekliyle yapılabileceğine,
b) 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı veya 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı doğrultusunda hazırlanacak projesine göre ilgili koruma kurulundan izin almak koşulu ile halka açık rekreasyon amaçlı günübirlik tesisler (lokanta, büfe, kafeterya, soyunma kabinleri, wc, gezi yolu, açık otopark ve benzeri) ile alanın ve çevrenin özelliklerinden kaynaklanan faaliyetlerin korunması ve geliştirilmesi amacına yönelik yapıların (iskele, balıkçı barınağı, bekçi kulübesi ve benzeri) yapılabileceğine,
c) Alanın doğal bitki dokusunu değiştirmeden Orman Genel Müdürlüğünün ilgili biriminden alınacak uygun görüş doğrultusunda koruma kurulunca ağaçlandırmaya izin verilebileceğine,
ç) Kar ve rüzgar devrikleri, doğal afetlerden etkilenmiş, hastalanmış veya kıymet ağacı olmayan ağaçlar ile ormanların bakımı ve doğal dengenin korunmasını sağlamak amacıyla Orman Genel Müdürlüğünün ilgili biriminden alınacak teknik rapor doğrultusunda ağaç kesimine koruma kurulunca izin verilebileceğine,
d) Orman alanlarında yangın için gerekli koruma önlemlerinin ilgili kuruluşlarca alınmasına,
e) Taş, toprak, kum alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine, ancak sit kararı ilanından önce ruhsat almış olan işletmelerde sahanın rehabilite edilerek yasal süresi içinde işlerinin tasfiyesine,
f) Doğal dengenin devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda alanın özelliğinden kaynaklanan faaliyetlerin koruma kurulu izni doğrultusunda sürdürülebileceğine,
g) Bu alanların korunmasını sağlamak amacına yönelik, her türlü bilgi verici uyarı levhalarının konulmasına, bu alanlardaki koruma önlemlerinin ilgili kuruluş ve yerel yönetimlerce alınmasına,
ğ) Mevcut tescilli ve tescilsiz yapıların bakım ve onarımlarının yürürlükteki ilke kararları doğrultusunda yapılabileceğine,
2 – II. Derece Doğal (Tabii) Sit: Doğal yapının korunması ve geliştirilmesi yanında kamu yararı gözönüne alınarak kullanıma açılabilecek alanlardır.
Bu alanlarda, turizm yatırım ve turizm işletme belgeli turistik tesisler ile hizmete yönelik yapılar dışında herhangi bir yapılaşmaya gidilemeyeceğine,
a) Kullanıma açılacak bölgelerde geçici dönem yapılanma koşullarının ilgili kurumların görüşleri alınarak Koruma Kurullarınca belirlenmesine, bu belirlemede varsa çevre düzeni planı veya nazım plan kararları ile arazinin topografya, peyzaj, silüet vb. karakteristiklerinin gözönünde tutulmasına, ancak hazırlanacak Koruma Amaçlı İmar Planı kriterlerini etkileyebilecek nitelik ve yoğunluktaki uygulamalara Koruma Amaçlı İmar Planı yaptırılmadan izin verilemeyeceğine,
b) Taş, toprak, kum alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi artığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine, ancak sit kararı ilanından önce ruhsat almış olan işletmelerde sahanın rehabilite edilerek yasal süresi içinde işlerinin tasfiyesine,
c) Doğal dengenin devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda alanın özelliğinden kaynaklanan faaliyetlerin Koruma Kurulu izni doğrultusunda sürdürülebileceğine,
ç) Mevcut tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilmesinin yanısıra, koruma kurulundan izin almak koşuluyla yeni tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin yapılabileceğine,
3 – III. Derece Doğal (Tabii) Sit: Doğal yapının korunması ve geliştirilmesi yolunda, yörenin potansiyeli ve kullanım özelliği de göz önünde tutularak konut kullanımına da açılabilecek alanlardır.
a) Bu alanlarda, kullanıma açılacak bölgelerde geçici dönem yapılanma koşullarının ilgili kurumların görüşleri alınarak koruma kurullarınca belirlenmesine, bu belirlemede varsa 1 /25.000 ölçekli çevre düzeni planı veya 1/5.000 ölçekli nazım planı kararları ile arazinin topografya, peyzaj, silüet vb. karakteristiklerinin göz önünde tutulmasına, ancak hazırlanacak Koruma Amaçlı İmar Planı kriterlerini etkileyebilecek nitelik ve yoğunluktaki uygulamalara Koruma Amaçlı İmar Planı yaptırılmadan izin verilemeyeceğine,
b)Mevcut tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilmesinin yanısıra koruma kurulundan izin almak koşuluyla yeni tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin yapılabileceğine,
c) Doğal peyzaj ve siluet dikkate alınarak koruma kurulunca belirlenecek koşullar doğrultusunda kum, çakıl, taş, maden ve benzeri malzeme alınabileceğine, bu amaçla ocak açılabileceğine, toprak, curuf, çöp, sanayi artığı ve benzeri dökülmemesine,

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nca Karar verilmiş olup, Arkeolojik, Doğal, Tarihi, Kentsel Sit Alanları ile Tescilli Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıkları ile ilgili yapılacak tüm uygulamalar için Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünden izin alınması gerekmektedir.

3. derece arkeolojik sit alanı şerhi bulunan taşınmazın ifraz işlemine ilişkin tapu harcı ve emlak vergisi muafiyeti hk.

Tarih:30.11.2016
Yayın Dönemi:Ocak 2017

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı: 90792880-140.04.01[2015/375]-406041

30.11.2016

Konu: 3. derece arkeolojik sit alanı şerhi bulunan taşınmazın ifraz işlemine ilişkin tapu harcı ve emlak vergisi muafiyeti hk.

            İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, sahibi olduğunuz ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... no.lu parselde kayıtlı taşınmazın III. derece arkeolojik sit alanı içerisinde olduğu ve tapu kütüğünde "korunması gerekli kültür varlığıdır" şerhi bulunduğu belirtilerek söz konusu parselin ifraz işlemlerine ilişkin tapuda yapılacak tescil işleminin tapu harcından ve emlak vergisinden muaf tutulup tutulamayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.
 
            492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların, tapu kadastro harçlarına tabi olduğu, 59 uncu maddesinin (m) bendinde, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki tescilli taşınmaz kültür varlıklarının devir ve iktisabına ilişkin işlemlerin tapu harcından müstesna tutulacağı, aynı maddenin son fıkrasında ise, bu maddede yer alan istisnalara ilave olarak özel kanunlarda yer alan muafiyet ve istisnalara ilişkin hükümlerin saklı kalacağı hükmüne yer verilmiştir.
          
            1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 ve 12 nci maddelerinde, Türkiye sınırları içinde bulunan bina, arsa ve arazilerin bu Kanun hükümlerine göre bina ve arazi vergisine tabi olduğu; 4 ve 14 üncü maddelerinde bina ve arazi vergisi ile ilgili daimi muafiyetler, 5 ve 15 inci maddelerinde de geçici muafiyetler düzenlenmiş olup, bu maddelerde "3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan taşınmazların" emlak vergisinden muaf tutulacağına dair herhangi bir muafiyet hükmü yer almamıştır.
 
            1319 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde de, bina ve arazi vergileriyle ilgili muaflık ve istisna hükümlerinin bu Kanuna eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği belirtilmiştir.
 
            Diğer taraftan, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Tapu kütüğüne " korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır" kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parseller her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Ancak, büyükşehir belediyesi sınırları içinde yer alan ve yukarıda nitelikleri belirtilen taşınmazlardan basit usulde vergilendirilenlerin dışında ticari faaliyetlerde kullanılanlar hakkında emlak vergisinin yarısı ve çevre temizlik vergisinin tamamına ilişkin bu muafiyet hükmü uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.
 
            Özelge talep formunuz ekinde yer alan ... ve ... Bakanlığı ... Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünden alınan ... tarihli ve ... sayılı yazı ve eklerinin incelenmesinden, ... Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararında, ... İli, ... İlçesi, ... ... ) Mahallesi 3. Derece Arkeolojik Sit Alanında kalan ve  ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... gün ve ... sayılı kararıyla tescilli  ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın 2863 sayılı Yasa ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... gün ve ... sayılı ilke kararının 3. derece arkeolojik sitlerle ilgili hükümleri çerçevesinde ifrazının uygun olduğuna, ifraz sonucu oluşan ... ada ... ve ... parsellerde kayıtlı taşınmazların tapu kütüğüne "Korunması Gerekli Kültür Varlığıdır" şerhi konulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
 
            Bu itibarla, 3. derece arkeolojik sit alanı içinde kalan ve üzerinde "Korunması Gerekli Kültür Varlığıdır" şerhi olan söz konusu  ... no.lu parselde kayıtlı taşınmazla ilgili yapılacak ifraz işleminden, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 21 inci maddesi hükmüne göre harç aranılmaması gerekmektedir.
 
            Ayrıca, söz konusu taşınmazın 2863 sayılı Kanunun 21 inci maddesi uyarınca da emlak vergisinden muaf tutulması, ancak basit usulde vergilendirilenlerin dışında ticari faaliyetlerde kullanılması halinde ise emlak vergisinin yarısından muaf tutulması mümkün bulunmaktadır.
 
            Bilgi edinilmesini rica ederim.          
 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

5 Şubat 2021 Cuma

Büyüyen E-Ticaret Satışları ABD'de Depo Kiralamasını Güçlendiriyor Büyüyen E-Ticaret Satışları ABD'de Depo Kiralamasını Güçlendiriyor

Büyüyen E-Ticaret Satışları ABD'de Depo Kiralamasını Güçlendiriyor

Büyüyen E-Ticaret Satışları ABD'de Depo Kiralamasını Güçlendiriyor

 


Ticari emlak danışmanı Lee & Associates'e göre - salgın kaynaklı e-ticaret satışlarının yönlendirdiği - 2020 kiracı genişlemesi, tedarik zinciri verimliliklerini artırmak için ek depo ve dağıtım alanı arayan şirketlerin dördüncü çeyrek talebindeki artıştan sonra geçen yılki toplamı geride bıraktı. .


Rekor seviyedeki en güçlü çeyrek olan 4. çeyrekte net 99,2 milyon SF endüstriyel alan emildi ve 2019'un net büyümesine göre% 27 artışla 203,7 milyon SF absorbe edildi. Bir dizi kanıt, kilitlenmenin ticari gayrimenkuldeki çeşitli eğilimleri iten bir hızlandırıcı olduğu konusundaki fikir birliğini desteklemektedir.

İşgücü piyasasına, ulusal ve dünya ekonomilerine verilen zarara rağmen, e-ticaret için konumlandırılmış şirketler, toplam satışlardan önemli ölçüde artan bir pay kazandı. Sonuç olarak, hızla artan çevrimiçi satışlar, büyük kasa ve son mil dağıtım tesisleri için kilit pazarlarda zaten güçlü olan talebi yoğunlaştırdı.

Lee & Associates ayrıca rekor kıran gelen kargoların ABD limanlarını zorladığını ve ülke çapındaki yetkililerin genişleme planlarını sürdürdüğünü bildirdi. Yıl sona ererken, düzinelerce konteyner gemisi Los Angeles-Long Beach liman kompleksine demir attı ve haftalarca rıhtım bekledi ve her gün daha fazla gemi geliyordu. Amazon'un büyümesi, tüm kiralama hacminin% 10'unu temsil ediyor, ancak Target, Walmart ve bazı büyük genel satıcılar, Home Depot ve ev geliştirme sektöründeki diğerleriyle birlikte kiralama faaliyetlerini artırıyorlardı. Amazon'un bir rakibi olan Radial, Atlanta'nın güneybatısında 760.000 SF'lik bir bina kiraladı.

Ancak Amazon, Teksas, Pflugerville'de 3,8 milyon SF değerinde çok katlı bir tesis geliştirmeyi planlıyor. 330 milyondan fazla SF'nin yapım aşamasında olduğu için endüstriyel pazarın gücü geliştiricilerin dikkatinden kaçmadı, bu bir rekor ve 3. çeyrekte 93 milyon SF'nin başlaması. Teslimatlar mevcut talebi biraz aşacağından, ulusal boşluk oranı 2021'in çoğu için% 6'nın üzerine çıkacak. 2021'in ilk yarısında yaklaşık 180 milyon SF teslim edilecek. Başlıca ulusal dağıtım pazarları Dallas-Fort Worth, Atlanta Lee & Associates, Lehigh Valley, PA, San Antonio, Austin, Phoenix ve Güney Kaliforniya'nın İç İmparatorluk bölgeleri olan Riverside ve San Bernardino'nun net absorpsiyona öncülük ettiğini söylüyor.

Kiralama hacminin aksine, satışlar 2019'un sonundan ilk çeyreğe kadar görülen rekor seviyelerin altında kaldı. Sektörün güçlü performansından etkilenmeye devam eden kurumsal yatırımcılar, GYO'lar ve diğer kamu alıcıları, üçüncü çeyrekte tek net alıcı olarak ortaya çıktı. Özel sermaye yatırımcıları da yaz aylarında faaliyet göstermiş olsalar da, özel alıcılar ve mal sahibi / kullanıcılar yıl boyunca net satıcı olmuştur. İşlem hacmi üçüncü çeyrekte% 30 artarak 17 milyar dolara ulaştı. Endüstrinin güçlü temellerine rağmen, tavan oranlarının yükselme eğilimi göstermesi bekleniyor ve yatırımcılar ve borç verenler daha temkinli büyüdükçe ve risk primleri genişledikçe fiyatlandırma momentumunun önceki yılki% 5'lik hızından düşmesi bekleniyor.


WPJ Haberleri |  2020 4. Çeyrek Sınai Gayrimenkullere Genel Bakış - Lee & Associates

Geçen Mart'ta COVID Salgını Başladığından Beri ABD'de 9 Milyon Kişi Yerini Değiştirdi

 

Ulusal Emlakçılar Derneği kıdemli ekonomist ve araştırma direktörü Nadia Evangelou'ya göre; Mart 2020'de başlayan ABD Coronavirüs salgını nedeniyle, üç yetişkinden biri, pandemiden önce uzaktan çalışan 20 yetişkinden 1'ine kıyasla, tipik yüz yüze işlerinin bir kısmını veya tamamını tele çalışma yerine değiştirdi. Rekor düzeyde yüksek düzeylerde tele-çalışma ile, insanlar ayrıca çeşitli nedenlerle taşınmaya karar verir. Bazıları, çocuklarının oynayabileceği daha büyük avluları ve çalışması için ofis alanı olan daha büyük evler arıyor. Diğerleri, tele-çalışma yapabildikleri için büyük şehir merkezlerinden uzakta daha az yoğun yerlerde daha uygun fiyatlı evler ararlar.

Uzaktan çalışma, salgından çok sonra da devam edebilirken, pandemi sırasında işle ilgili nedenlerle pandemi öncesi yaptıklarından çok daha az sayıda insanın hareket ettiği açıktır.

COVID-19'un ABD hareketliliği üzerindeki etkisini daha iyi anlamak için NAR'ın araştırma ekibi, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki her ilçe için Mart-Ekim 2020 arasında Amerika Birleşik Devletleri Posta Hizmetleri adres değişikliği verilerini topladı. Postalarını eski evlerinden yeni konutlara iletmek isteyen kişiler USPS'ye adres değişikliği talebinde bulunduklarından, bu veri kümesi pandeminin başlangıcından bu yana kaç kişinin taşındığına dair iyi bir vekil görevi görür.

NAR Bulguları: Çoğu insan pandeminin başlangıcında ve yaz aylarında taşındı.

NAR'dan Nadia Evangelou, salgın başladığından bu yana Ekim 2020 itibarıyla 8,93 milyon insanın yer değiştirdiğini bildirdi. Bu, 2019'da aynı dönemde (Mart-Ekim) 8.84 milyona kıyasla ikamet adreslerini değiştiren yaklaşık 94.000 kişilik bir artış. Verileri aylara göre inceleyerek, salgın sırasındaki çoğu hareket Mart ayında gerçekleşti ve bir önceki yıl 1,00 milyona kıyasla 1,23 milyon kişi yer değiştirdi.  

Nadia-Evangelou-NAR-Research-Director.jpg

Nadia Evangelou

Analizi bir adım daha ileri götüren NAR, bu nakliyecilerin konumunu eyalet ve ilçe düzeyinde izledi. Öncelikle, Mart-Ekim 2020 dönemine ait giriş ve çıkışlar karşılaştırıldıktan sonra, eyalet düzeyinde 34 eyalette ülke genelinde net göç artışı yaşandı. Bu, bu eyaletlerde taşınanlara kıyasla daha fazla insanın eyalete taşınması anlamına geliyor. Eyaletler arası göç, tüm hareketlerin beşte birinden daha azını oluştursa da, bu tür bir hareket, bölgesel demografi ve ekonomik değişim için önemli etkileri nedeniyle dikkate alınmaya değer.

New Jersey, South Carolina ve Maryland, ülke genelinde en yüksek göç kazançlarını elde eden kazananlar oldu. Spesifik olarak, New Jersey'de, ayrılanlara kıyasla 2.032 kişi daha eyalete taşındı. Buna karşılık, New York, Texas ve District of Columbia, salgın sırasında en çok insan kaybeden eyaletlerdi. New York'ta, taşınanlara kıyasla 2.847 daha fazla kişi eyalet dışına taşındı.

Ancak NAR, verilerin tam bir yıl karşılaştırması olmadığını unutmamasını söylüyor. 12 aylık bir karşılaştırma, gerçek göç eğilimleri hakkında daha iyi bir okuma olacaktır. Örneğin, Teksas'ın her yıl eyalete her zaman daha fazla yeni sakin çektiğini biliyoruz, ancak kapsanan dönem Teksaslıların sıcaktan kaçmak için başka yerlere gidebilecekleri birkaç sıcak yaz ayını aşıyor ve bu nedenle veri setinde net bir negatif eğilim gösteriyor, NAR'dan Nadia Evangelou'yu anlatıyor.

Pandemi sırasında eyalete göre net göç

Bununla birlikte, tek bir sayı tüm hikayeyi anlatmayabilir. Bu nedenle, NAR'ın araştırma ekibi ayrıca pandemi sırasında her eyalet için net göçü pandemi öncesi düzeylerle karşılaştırdı.

Özellikle NAR, 2020'nin Mart ve Ekim aylarındaki giriş ve çıkışları 2019'dakilerle karşılaştırdı. NAR, örneğin, Texas'ın salgın sırasında bir yıl öncesine göre çok daha az insan kaybettiğini keşfetti. Teksas, 2019'da nüfus büyüklüğü açısından en kalabalık eyaletlerden biri ile, 2020 Mart ve Ekim aylarında yaklaşık 2.700 kişiyi, 2019'un aynı döneminde yaklaşık 4.550 kişiyi kaybetti. Ancak, New York salgın sırasında daha fazla kişi kaybetti. 2020'nin Mart ve Ekim aylarında New York, bir yıl önceki yaklaşık 600 kişiye kıyasla yaklaşık 3.000 kişiyi kaybetti. Bu, New York'taki pandeminin daha fazla insanın eyaletten ayrılmasıyla ortaya çıkan olumsuz etkisini yansıtıyor.

Yine de NAR, 2019'da nüfus büyüklüğü azalan eyaletleri pandemi sırasında en yüksek göç kazançlarını yaşıyor görüyor. Örneğin, 2019'da New Jersey'de nüfus% 0,3 azalırken, New Jersey pandemi sırasında daha fazla insan kazandı. 2020'nin Mart ve Ekim aylarında New Jersey, bir yıl önceki 1.100 kişiye kıyasla yaklaşık 2.000 kişi kazandı. Bu nedenle, pandemi nedeniyle nüfusta önemli değişiklikler beklemeliyiz.

Texas ve New York en yüksek hareket oranlarına sahipken, aşağıdaki grafik bu taşıyıcıların çoğunun pandemi sırasında nereye taşındığını göstermektedir. Örneğin, New York'tan ayrılanların% 50'den fazlası New Jersey'e taşındı, ardından Connecticut (% 12). Sırasıyla, pandemi sırasında Teksaslılar için ilk üç yer Arkansas (% 16), Florida (% 13) ve New Mexico (% 9) idi.

Pandemi sırasında çoğu insan evlerinin yakınına taşındı ve banliyölerde en çok taşınan kişi

USPS verilerine göre , pandeminin ilk yedi ayında büyük şehirler en fazla kişiyi kaybetti. Özellikle NAR, insanların ülkenin en popüler bölgelerinden bazılarının dışına taşındığını ve banliyölere yerleştiğini gördü. Bu, çoğu insanın evlerine yakın olduğu anlamına gelir. Örneğin, çoğu New Yorklu Brooklyn'e (% 33), Hamptons'a (% 29) ve Jersey City'ye (% 8) taşındı. Sırasıyla, çoğu San Francisco'lu, önceki evlerinden 60 milden daha az bir yarıçap içindeki bir ilçeye taşındı.

Sonuç olarak, büyük şehirlere yakın ilçeler en fazla göç kazancını yaşıyor. Örneğin, Teksas'taki Williamson County, ülke genelinde en yüksek göç kazancına sahip olan ilçeydi. Williamson County, Austin'in en elverişli banliyölerinden biri olsa da, taşınanlara kıyasla yaklaşık 4.000 kişi ilçeye taşındı. Spesifik olarak, yaklaşık 6,100 kişi Williamson County, TX'e taşınırken, yaklaşık 2.250 kişi ilçeden ayrıldı. Bir başka örnek, pandemi sırasında yaklaşık 3.400 kişiyi alan New York'taki Suffolk County'dir. NAR Research'ün bildirdiğine göre, New York'taki New York County, Teksas'taki Travis, Harris ve Dallas County en çok kişiyi kaybetti.

NAR, 2021 için benzer göç modelleri beklediğini söyledi

Önümüzdeki birkaç hafta içinde aşı dağıtımıyla birlikte COVID-19 aşısında çok umut verici yeni gelişmeler var. Ancak uzmanlar, 2021'in sonlarına kadar pandemi öncesi normal duygumuza döneceğimizi tahmin etmiyor.

Bu arada, birçok büyük şirket, çalışanlarının pandemiden sonra bile uzun vadeli olarak uzaktan çalışabileceğini duyurdu. Nadia Evangelou, bu nedenle, 2021'in ilk altı ayında benzer göç modellerinin ve banliyölerin ve daha küçük şehirlerin daha fazla nüfus kazanmasıyla daha uzun süre beklendiğini söylüyor.

Coronavirüs'ün ABD'deki konut sektörü üzerindeki etkisi 2020'de-Grafik-1.jpg

COVID19.jpg sırasında ABD Eyaletine Göre Net Geçiş



Coronavirüs'ün ABD'deki konut endüstrisi üzerindeki etkisi 2020 tablosu 2.jpg


Türkiye Son Küresel Konut Fiyat Endeksi'nde En Sırada Yer Alan Pazar Türkiye Son Küresel Konut Fiyat Endeksi'nde En Sırada Yer Alan Pazar

 Türkiye Son Küresel Konut Fiyat Endeksi'nde En Sırada Yer Alan Pazar

Türkiye Son Küresel Konut Fiyat Endeksi'nde En Sırada Yer Alan Pazar


Knight Frank'ın 2020 2.Çeyrek Küresel Konut Fiyat Endeksi'ne göre Türkiye, yıllık bazda% 25 artışla yıllık sıralamada başı çekiyor. Ancak enflasyonun şu anda% 12 civarında olduğunu belirtmekte fayda var. Avrupa ülkeleri, Baltık ve Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin iyi temsil edilmesiyle bu çeyrekte ilk 10 sıralamasının sekizini oluşturuyor.

Başlangıçta pandemiyle mücadele ettiği düşünülen üç ülke olan Yeni Zelanda, Almanya ve Güney Kore en etkili şekilde karışık sonuçlar kaydetti. Almanya henüz 2. çeyrek rakamlarını bildirmedi, Yeni Zelanda Mart ve Haziran ayları arasında ikinci sıradan 11. sıraya geriledi - hala% 9 yıllık fiyat artışı kaydetmesine rağmen - ve birinci çeyrekte fiyat artışının% 0.1 ile anemik olduğu Güney Kore görüldü yıllık fiyat artışı% 1,3'e yükseldi.
 
Temel Küresel Endeks bulguları şunları içerir:

  • % 4,7 - 56 ülke ve bölgedeki ortalama yıllık fiyat değişimi
  • Türkiye, yıllık sıralamada 2020'nin 2. çeyreğine kadar lider
  • İlk on yıllık sıralamada sekiz Avrupa ülkesi
  • Yeni Zelanda, yıllık fiyat artışı açısından Asya-Pasifik'in en iyi performans gösteren ülkesidir
  • Ülkelerin ve bölgelerin% 9'u Q2 2020'de yıllık fiyat düşüşleri kaydetti

Knight Frank, bu eğilimlerin salgının küresel konut piyasaları üzerindeki etkisinin muhtemelen tutarsız ve düzensiz olacağını öne sürdüğünü söylüyor. Bunların çoğu, pandemiden önceki konut piyasasının durumuna, tecritin süresine ve ciddiyetine ve her ülkenin veya bölgenin seyahat kısıtlamaları nedeniyle son aylarda kurumuş olan uluslararası talebe bağlılığına bağlı olacaktır.

2020'nin 3. Çeyreğinde ne izlenmeli:

  • Kilitlemelerin uzunluğu ve sıkılığı ile fiyat performansı arasında herhangi bir korelasyon belirtisi
  • Ulusal istatistik ofislerinin raporlama oranları, ulusal kilitlemelerin sayısı azaldıkça veya endeksler işlem eksikliği nedeniyle durdurulduğunda iyileşirse
  • Piyasalar turizme dayanıyorsa ve ikinci ev oranı yüksekse daha zayıf bir fiyat artışı kaydediliyorsa

global-ev-fiyat-endeksi-q2-2020.jpg

Yeni Bina da Müteahhit Firmanin Sorumlulukları

 Yeni iskanı alınmış bir binada müteahhit firmanın teknik ve eksiklere dair sorumlulukları, hem Türk mevzuatı hem de genel inşaat hukuku çer...