17 Ocak 2013 Perşembe

“Konutun değerine göre KDV uygulanacak”


“Konutun değerine göre KDV uygulanacak”



“Konutun değerine göre KDV uygulanacak”
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in konutların tesliminde sadece metrekareye bakılmayarak, konutun değerine göre KDV uygulanacağına ilişkin açıklaması sektör temsilcilerini memnun etti.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in konutların tesliminde sadece metrekareye bakılmayarak, konutun değerine göre KDV uygulanacağına ilişkin açıklaması sektör temsilcilerini memnun etti.
Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Emlak Sektörü Kurulu Başkanı Salim Taşçı, yaptığı açıklamada, uygulamayı çok olumlu bulduğunu belirterek, ''İstanbul Boğazı'ndaki bir konut ile Van'ın Çaldıran ilçesindeki bir konuta aynı KDV oranlarının uygulaması hakkaniyete aykırı bir durumdu. Sayın Bakan, yıllardır kanayan bir yaraya parmak basmış'' dedi.
Uygulama orta ve dar gelirli vatandaşın da konut sahibi olmasına imkan tanıyacağını ve dolaylı olarak inşaat sektörüne ivme kazandıracağını ifade eden Taşçı, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya gibi illerde zaten hareketli olan sektörün, uygulama ile bu iller dışındaki yerlerde de inşaat sektörünü canlandıracağını dile getirdi.
Ayna Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yerlikaya da yapılan uygulamanın, herkesi gelirine göre vergilendirme sürecinin başlangıcı olduğunu kaydetti.
Uygulamanın sosyal adaletin yerini bulması açısından önemli olduğunu ifade eden Yerlikaya, aynı zamanda farklı bölgelerdeki konut yatırımlarının geri dönüşünü eşitlemesine de yol açacağını söyledi. Yerlikaya, uygulamanın metropollere göçü engelleyeceğine inandığını sözlerine ekledi.
Borsan Emlak Borsası yetkilisi İsmet Karagöz de uygulamanın konut satışlarına etkisinin sınırlı olacağını düşündüğünü belirterek, buna karşın sosyal adalet ilkesi açısından uygulamayı çok olumlu bulduğunu dile getirdi.
Uygulamanın müteahhitlik sektörüne katkısının daha fazla olacağını ifade eden Karagöz, ''Uygulama konut yatırımlarına ilişkin ticareti artıracaktır. Mantıklı, çok güzel bir uygulama'' dedi.
Haber7
18 Nisan 2012 / Saat: 12:25
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı, haber veya fotoğrafın tüm hakları www.emlaktasondakika.com'a aittir. Ancak alıntılanan köşe yazısı, haber veya fotoğraf, www.emlaktasondakika.com linki verilerek kullanılabilir.

Yüzde 18 KDV oranı, Ankara’nın caddelerini yaktı!


Yüzde 18 KDV oranı, Ankara’nın caddelerini yaktı!

Çankaya, İran caddesi, Cinnah, Simon Bolivar’da arsa yoktur. Binaların en genci 30 yaşındadır. 100 m² dairede var, 300 m² dairede mevcuttur.



Çankaya, İran caddesi, Cinnah, Simon Bolivar’da arsa yoktur. Binaların en genci 30 yaşındadır.100m² dairede var, 300m² dairede mevcuttur.%18 KDV’de ölçü caddelerin Lüks kapsamına alınması mıdır, dairelerin satış bedellerimidir?
Simon Bolivar caddesini ele alırsak, 98m² den 300m² ye kadar daireler vardır. 98-120m² olan dairelerin satış bedelleri 210 bin ila, 325 bin arası değişkenlik göstermektedir. Aynı cadde üzerinde,800-850 bin liralık mülklerde mevcuttur. Burada ölçü ve hakkaniyet nerdedir? KDV oranlarındaki artış, emlak vergilerine de yansıyacaktır.
Ankara’da (Dikmen-Balgat) Cevizlidereyi lüks semt tarifine alan ölçüyü kaçırmış demektir. Cevizlidere ortadirek semtidir. Çukurambar, İncek, Ümitköyle eş değer tutmak, elmayla armudu karıştırmaya benzemektedir.
Bu KDV sistemi bu şekliyle işlerlik kazanacaksa, gayrimenkul yatırım aracı olmaktan çıkar, dağ taşa bina yapılmaktadır. Stoklar eriyeceğine daha da fazla artar. Bu su bu pilavı kaldırmaz. Bir koyundan bir post çıkar, birkaç tane çıkmaz.
Salim Taşçı

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı, haber veya fotoğrafın tüm hakları www.emlaktasondakika.com'a aittir. Ancak alıntılanan köşe yazısı, haber veya fotoğraf, www.emlaktasondakika.com linki verilerek kullanılabilir.

KDV oranlarındaki artış kime ceza?


KDV oranlarındaki artış kime ceza?

Birkaç gün öncesine kadar, alanı 150m² ya kadar olan konutlarda katma değer vergisi %1, 150m² nin üstündeki konutlarda %18 idi



Birkaç gün öncesine kadar, alanı 150m² ya kadar olan konutlarda katma değer vergisi %1, 150m² nin üstündeki konutlarda %18 idi. Yıllardır biz sektör temsilcileri katma değer vergisi kademeli olmalı, dedik, çünkü oranlar arası makas çok açıktı.150m² ye kadar %1, 150-250m² arası %8,üstü %18 gibi.
İnşaat Türkiye’nin lokomotif sektörü, diyoruz. Birçok alt sektörü de destekliyor, olumlu ya da olumsuz tetikliyor.
Geçen yıl malum, hükümet gayrimenkul sektörü ile çok meşgul oldu. Beğendiğimiz- beğenmediğimiz epey yasa çıktı.
Katma değer vergisinde kademelendirmenin, rayiçe (metrekare vergi değeri) göre olması fikrine tepki gösterdik. Çünkü rayiçler yerel belediyeler tarafından tesbit ediliyor.Subjektif bir kriter. Gayrimenkulde değerleme objektif kriterle yapılır ama sonuç subjektif olarak belirlenir.Bir gayrimenkulünüz için,10 değerleme şirketinden ekspertiz talep edin,10 ayrı fiyatla karşı karşıya kalabilirsiniz.Belediyelerin de rayiç belirlemesi aynen bu şekildedir.Son yıllarda da rayiçlerin realize olan satış fiyatının da üstünde olması çok karşılaştığımız bir durum.
Kentsel dönüşüm ve kamu bağlantılı konutlar dışında, %1 KDV tarih oldu.
İnşaat sektörünün makro ekonomik olumsuzluklardan birkaç yılda bir ne kadar  zor süreçler yaşadığı, bu zorluklardan ne kadar ve nasıl hırpalanarak çıktığını biz biliriz.Gayrimenkulde krizlerde, Türkiye ekonomisinin üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi günler yaşadığımızı unutmayalım.
Türkiye için bu kadar önemli bir sektöre %7 veya %17 oranında vergi artışı ile ne amaçlanır ki?
İnşaat şirketleri için maliyet artacak, fiyat yükselecek, satışlar zorlaşacak, şu anda bile şirketleri mutlu etmeyen karlılık daha da düşecek, pazar daralacak.
Hayattaki en önemli hedefi, başını sokacak bir ev almak olan Türk tüketicisi için, o eve  ulaşmak biraz daha zor olacak.
Yasa koyucunun takdir ettiği gibi, ölçü, metrekare vergi değeri olsa da katma değer vergisi kademelendirmesi,  %1, %8, %18 şeklinde olmalıdır.
31 Aralık 2012 tarihine kadar ruhsatı alınan inşaatlarda, eski oranlar geçerli.Yani 150m² nin altında ise %1 kdv geçerli.  Elinde ruhsatı alınmış, yapımı devam eden inşaatları olan, %1 kdv ile satacakları için sevinen inşaat şirketlerini anlamam mümkün değil. Daha önce de ifade etmiştim. Sanırım son projelerini yapıyorlar, yeni fahiş oranlarla ilgilenmediklerine göre.
Marka olmuş ya da marka olma yolunda çaba sarfeden inşaat şirketlerinin, kurumsal olma yolunda büyük çaba sarfettiklerini, muhasebe kayıtlarının son derece düzgün olduğunu biliyorum.
Katma değer vergisinin bu kadar yüksek artışı, beni kayıt dışı ekonomiye destek vermesi açısından endişelendiriyor.
Güzin Ervardar

İç piyasa daraldı gözler yabancıya çevrildi


İç piyasa daraldı gözler yabancıya çevrildi

Gayrimenkul sektörü kötü geçen 2012 yılının ardından 2013’e büyük beklentilerle giriyor. Not artırımı ve mütekabiliyetle umutlanan sektörün daralan içi piyasadaki kötü piyasayı aşması için yurt dışında da tanıtıma ağırlık vermesi gerekiyor



Gayrimenkul sektöründe son yıllarda büyük bir gelişme yaşandığı su götürmez bir gerçek. Sektör büyük bir hızla gelişirken beraberinde birçok sektörü de büyütüyor. Yeni yaşam tarzları sunan projeler konut ihtiyacı olanların aklını çelerek pazarı büyüttükçe büyütüyor.
Sektörü bu kadar cazip hale getiren en önemli sebep ise gayrimenkulün bir yatırım aracı olarak ön plana çıkması oldu. Son yıllarda altın dışındaki yatırım araçlarına büyük bir üstünlük kuran gayrimenkuldeki bu gelişimin hızını az da olsa altın kesti. Fakat 2008’den sonra iyice gelişen gayrimenkul sektörünü fren yapmaya zorlayan en büyük etken ise ekonomiyi soğutma girişimleri oldu. Geçtiğimiz yıl kredi faizlerinde yaşanan yükselişle birlikte sektörde yatırımlar azalırken satışlar birden kesildi.
Komşularla esen soğuk rüzgarlar ve dünyadaki kriz de ekonomide tedirginlik yaratırken, bundan doğal olarak konut alıcıları da etkilendi. Sektör de bu nedenle 2012’yi çok da parlak neticelerle geçirmedi.
2013’ten beklentiler yüksek
2013 beklentileri ise oldukça yüksek. İnşaatın yüzde 10 büyüyebileceği konuşuluyor. Bu kadar kötü geçen bir yılın ardından bu beklentiler haksız da sayılmaz. Özellikle Fitch’in Türkiye’yi yatırım yapılabilir olarak belirlemesi mütekabiliyet yasasının adeta kaymağı oldu. Eğer mütekabiliyet yasası değişmeden not artırımı olsaydı bu kadar etki yaratmazdı. Bu nedenle 2013 yılında özellikle Körfez ülkelerinden büyük bir talep bekleniyor. Bu ülkeler şimdiye kadar Türkiye’den gayrimenkul alamıyordu. İyi bir tanıtımla sektörün pastayı çok daha fazla büyütmesi çok zor olmaz. Zaten sektör Körfez’den gelecek talebin sinyallerini bu yılın sonlarında almış durumda. Birçok firma yabancılara kontu satmaya başladı. 2013’te de not artırımıyla birlikte hem bireysel hem de kurumsal yatırımların artması bekleyen sektör sadece beklemekle kalmalı hazırlıklarını da buna göre yapmalı.

İhtiyaç kimseyi yanıltmasın
Gayrimenkulün cazibesi birçok firmayı sarmış durumda ama albenisi yüksek olan bu sektör içinde bazı riskleri de barındırıyor. Sektörün dikkat etmesi gereken en önemli nokta ise mevcut konut ihtiyacının yanılgısına kapılmaları olacaktır. Türkiye’de milyonlarca konutun yenilenmesi gerekiyor ama bunun gerçekleşebilmesi için bu ihtiyacın talebe dönüşmesi şart. Bu da ancak alım gücü ve yeni finansal kaynakların yaratılmasıyla mümkün olabilir. Fakat şimdiye kadar konut alıcılarına bu yönde bir teşvik gelmediğini söylemek gerekiyor. İhtiyaç talebe dönüştürülemediği sürece sektör fazla arz nedeniyle büyük bir stokla karşı karşıya kalabilir.  Bu da sektördeki tüm dengeleri yerinden oynatabilir.
Türkiye’de yılda 400 bin ile 500 bin konut satışı gerçekleşiyor. Bu satışların içine sıfır ve ikinci el konutlar dahil ediliyor. Bu tabloda markalı konut satışlarının rakamlarını net olarak kestiremesek bile 50 ile 1000 bin arasında olduğu düşünülüyor. Yani vatandaşın alacağı yeni konut sayısı belli.
Bunun ötesine üretilen konutlar ancak stoğa gidecek. Bu sayıda üretilen konutlar da bile sıkıntılar olabilir. Çünkü belli
Bu kadar konutu kim alıyor?
Firmaların dikkat etmeleri gereken bir başka nokta ise markalı konutların büyük bir bölümünün oturmak için değil yatırım amaçlı alınması. Bu da yapılacak projelerin belli kriterleri taşımasını gerektiriyor. Yani firma sadece kendisi değil, yatırımcıya da kazandırmak zorunda. Yatırımcı artık seçici oldu ve pazardan malı seçerek alıyor. Bu da sektörde kıran kırana bir rekabeti getiriyor. Bu rekabete dayanamayan firmalar ciddi sıkıntı yaşarken diğerleri ise büyümeye devam edecek.

Gayrimenkul hala cazip
Türkiye’de gayrimenkul sektörü hala büyük bir potansiyel taşıyor. Gelişmiş ülkelere göre dezavantajlarımız da var, avantajlarımız da var. Avantajlar ağır bastığı sürece Türkiye’de ve özellikle İstanbul’da yatırım yapanlar kazanmaya devam edecek. Çünkü kent hala gelişme gösteriyor. İstanbul o kadar az ve çarpık gelişmiş ki yapılacak her yeni yatırım gayrimenkul fiyatlarını yükseltiyor. 3. Köprü, 3. Havalimanı, Kanal İstanbul, metro yatırımları vs. gibi, yatırımların adı bile arsa fiyatlarının patlamasına neden oluyor. Bu tablo da gayrimenkul yatırımının belli bir süre daha cazip olabileceğini gösteriyor. Bunun içinse yatırımcının doğru yatırımı bulabilmesi gerekiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı, haber veya fotoğrafın tüm hakları www.emlaktasondakika.com'a aittir. Ancak alıntılanan köşe yazısı, haber veya fotoğraf, www.emlaktasondakika.com linki verilerek kullanılabilir.

Kentsel dönüşümde plan yapma yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda!


Kentsel dönüşümde plan yapma yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda!

Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında kanun ile ilgili tartışmalar çok ciddi bir şekilde devam ederken sürecinde hızlı bir şekilde ilerlediğini görüyoruz




Yasanın mülkiyet hakkı, 2/3 kuralı, müteahhitler ve vatandaşlar arasındaki problemler, riskli yapı tespitleri ile ilgili süreçlerinde ki tartışmalar devam ederken çok önemli bir hususun atlandığı da görülüyor. 
 
Bilindiği üzere imar planı yapma yetkilerinin belli kurumlara verildiğini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Bu kurumlar dışında ise plan yapma yetkisi maalesef ki yoktur. Ancak bilinen adı ile kentsel dönüşüm yasasında çok önemli bir madde ile bu yetkinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığında verildiğini görmekteyiz. Yasanın 15 Aralık 2012 tarihinde yayınlanan uygulama yönetmeliğinin 18.maddesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına çok önemli bir yetki veriliyor. Buna göre;
 
1) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı riskli alan ve riskli yapılara ilişkin her tür ve ölçekte planı resen yapmaya, yaptırmaya ve onaylamaya
 
2) Riskli alan ve rezerv yapılarda özel kanunlar ile öngörülen alanlara ilişkin olanlarda dahil her tür ve ölçekte planlama işlemine esas teşkil edecek standartları belirlemeye ve gerek görülmesi halinde bu standartları plan kararları ile tayin etmeye ve özel standartlar ihtiva eden planlar yapmaya, onaylamaya ve kent tasarımları hazırlamaya yetkili kılınmıştır. 
 
Bize göre çok geniş yetkiler getiren bu düzenleme ile riskli alan-riskli yapı ayrımı yapmadan Bakanlığa planlama yetkisinin verilmiş olması Türkiye’nin tamamında belediyelerin devre dışı kaldığı bir düzenleme olarak göze çarpmaktadır. 
 
Yasada çok önemli bir madde de Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde Büyükşehir belediyelerinin de bu alanlarda planlama yetkilerinin ellerinden alınmasıdır. Yönetmeliğin 18.maddesinin 3.fıkrasına göre;
 
“Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe belediyelerince hazırlanan imar planı teklifleri hakkında büyükşehir belediyesinin görüşü alınır. Büyükşehir belediyesi 15 gün içerisinde uygunluk görüşü vermez ise “UYGUN GÖRÜŞ VERİLMİŞ” sayılır şeklindedir. Bu süreci çok basit bir örnekler anlatmak istersek eğer; 
 
Birden fazla taşınmazı barındıran bir sitenin riskli yapı olarak tespiti sağlandıktan sonra yeniden yapımı için imar durumunda ortaya çıkabilecek sorunların çözümünde ilçe belediyesi ve Büyükşehir belediyesi süreçlerinin geçirilerek yeni bir imar durumu alınmasına gerek kalmadığı bu konuda yasadan faydalanılarak Bakanlıktan bu konuda imar planı yapılmasının sağlanabileceği bu yasa ile getirilmiştir. Belediyelerin ve Büyükşehir belediye başkanlarımızın bu konuda yasanın içeriğini ve uygulaması hakkında bilgi sahibi olduklarını bilmemekle beraber halihazırda bazı taşınmazlar ile ilgili bu yöntemin uygulanmaya başladığı da bilinmektedir. 
 
Saygılarımızla
 
Av.Ali Güvenç KİRAZ- Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı

Yenişehir, İstanbul’un Anadolu’ya ve dünyaya açılan penceresi olacak


Yenişehir, İstanbul’un Anadolu’ya ve dünyaya açılan penceresi olacak

İstanbul’un Anadolu ve Avrupa yakasında kurulacak olan yeni şehirlerden ilki Tuzla Orhanlı’da hayata geçiyor. TEM, E-5 ve 3. Köprü Bağlantı Yolları’nın kesiştiği noktada yer alan ayrıca yapımı düşünülen Sabiha Gökçen Havaalanı 2. Pisti’nin kenarında kurulan Yenişehir, kara, deniz ve havayolu taşımacılığının merkezi olacak.


İş dünyasının yanı sıra ticaret, sosyal ve kültürel hayatın kalbi, önümüzdeki dönemde Tuzla Orhanlı’da kurulacak Yenişehir’de atacak.  Yenişehir adeta İstanbul’un ve Marmara Bölgesi’nin yeni çekim merkezi olacak. TEM, E-5 ve 3. Köprü Bağlantı Yolları’nın kesiştiği noktada yer alan, ayrıca yapımı planlanan Sabiha Gökçen Havaalanı 2. Pisti’nin kenarında kurulan Yenişehir, İstanbul’un Anadolu’ya ve dünyaya açılan penceresi olacak. Yakın zamanda Tuzla’ya taşınacak Harem Otogarı sayesinde Yenişehir sakinleri karayoluyla yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerde avantajlı konuma sahip olacak.

İstanbul Yenişehir’in, yolcu ulaşımının yanı sıra kara, deniz ve havayolu taşımacılığında bir merkez olacağını söyleyen TOKİ İştiraki Emlak Planlama İnşaat Proje Yönetimi Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Hüseyin Karaca, “Yenişehir, iş ve sosyal hayatın merkezi olacak” dedi.  Pendik Marina’ya 5 km uzaklıkta kurulan Yenişehir’in Aydos Ormanları’na komşu olacağını ifade eden Karaca, “Temiz havası, sağlam zemini ve mükemmel konumu sayesinde Yenişehir’e yatırım yapan herkes kazanacak” diye konuştu.

Yenişehir’in inşası için Türk inşaat sektörünün önde gelen kuruluşlarının yanı sıra yabancı firmalardan da büyük talep geldiğini belirten Hüseyin Karaca, “Yenişehir’le özellikle Kuveyt, Dubai, Singapur ve Katarlı yatırımcılar yakından ilgileniyor” açıklamasını yaptı.

Çok fonksiyonlu bir proje

İstanbul’un Anadolu yakasında Tuzla Orhanlı’da 2 milyon metrekarelik alanda kurulacak olan Yenişehir hakkında bilgi veren Karaca şunları söyledi:
“ Yenişehir birkaç etaptan oluşacak. Çok fonksiyonlu bir proje olan Yenişehir’de ofis, otel, apart otel, kongre merkezi, home-ofis, hastane, okul, üniversite, dini tesis, avm, mağaza, dükkan, seyir kuleleri, eğlence alanları ve sosyal tesisler bir arada bulunacak. Tabi bu fonksiyonlara proje içerisinde ne kadarlık bir yer ayrılacağına projeyi yapan firma ya da firmalar karar verecek.”

Yenişehir’in İstanbul’un en planlı yapılanması olacağını belirten Hüseyin Karaca,  “Yatırımcısına birçok avantaj sağlayacak” dedi.


Raylı sistemle kolay ulaşım

Raylı sistem sayesinde Yenişehir’den İstanbul’un herhangi bir noktasına ulaşımın mümkün olacağını söyleyen Hüseyin Karaca şöyle devam etti:

Yenişehir’in kuzeyinden geçmesi planlanan raylı sistem ve ona entegre olan, doğrudan Sabiha Gökçen Havaalanı ve Yeni Otogar’a erişim sağlayacak ring metro hatlarıyla Yenişehir’den İstanbul’un herhangi bir yerine ulaşılabilecek. Yine bu yıl devreye girecek olan İstanbul-Ankara Yüksek Hızlı Tren hattı da Tuzla’dan geçecek. Bu sayede Bursa, Eskişehir ve Bolu, Yenişehir’e bağlanacak.”

Detaylı bilgi için
Selma Canyoran
0532 2577171

Kdv Yabancı Yatırımcıyı Etkilemez


Kdv Yabancı Yatırımcıyı Etkilemez

Gayrimenkul Hukuku uzmanı Av. Emre Alcan, yeni KDV düzenlemesinin yabancı yatırımcıyı olumsuz etkilemeyeceğini ancak yatırımın daha cazip hale getirilmesi gerektiğini söyleyerek, kdv düzenlemesinin esasını teşkil eden arsa birim değerlerine itiraz yolu hakkında açıklamalarda bulundu.


Yurtdışında yatırımcıya cazip imkanlar sunuluyor

Mütekabiliyet Yasası sonrası gayrimenkul projeleri yabancı yatırımcının daha fazla ilgisini çekmeye başlamıştı. Ancak bugün yabancı yatırımcıya konut satışı hususunda Türkiye’nin rakibi durumunda bulunan Yunanistan, İspanya gibi birçok ülke konut satışını daha cazip hale getirebilmek için oturma izni gibi imkanlar tanımakta. Mütekabiliyet yasasından beklenen faydanın sağlanması için Türkiye’de belli bir rakamın üzerinde yatırım yapan yabancı yatırımcıya oturma izni gibi imkanlar tanınmalıdır.

Prim potansiyeli ve amortisman süresi

Yeni kdv düzenlemesinin yabancı yatırımcının maliyetini arttırıcı bir faktör olmasına rağmen, Türkiye’deki konut fiyatları rakip ülkelerdeki konut fiyatlarına göre daha ucuz durumdadır. Ancak yabancı yatırımcı nezdinde öncelikle önemli olan; Türkiye’nin marka değeri, tercih edeceği projenin marka değeri ve muhtemel prim getirisidir. Diğer önemli bir husus ise;  yatırım maliyeti ile muhtemel kira getirisinden doğan amortisman süresidir. Kaldı ki; özel lokasyondaki diğer bir deyişle; doğru yerdeki, doğru proje, gerek yerli, gerekse yabancı yatırımcı tarafından talep görmeye devam edecektir.

Yeni KDV düzenlemesinin, İstanbul'daki konutların yüzde 35'ini, Türkiye genelindekilerin ise yüzde 12'sini etkileyeceği belirten Gayrimenkul Hukuku Avukatı Emre Alcan, sözlerine şöyle devam etti; “Kdv oranı satılan dairenin m2 birimn değerine göre değil, -inşaatın yapıldığı arsanın m² birim değerine- göre belirlenecektir.”

Arsa birim değerlerine itiraz yolu

Belirlenen arsa birim metrekare vergi değeri 1.000 TL. ve üzerinde olan konutların tesliminde yüzde 18 kdv uygulanacaktır. Takdir komisyonları tarafından tespit edilen arsa m2 birim değerlerine kurumlar, ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları 15 gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabiliyor ancak emlak vergisi mükellefi olan vatandaş ve tüzel kişiler itiraz edemiyor ve dava açamıyordu.

Anayasa Mahkemesi, takdir komisyonu tarafından 4 yılda bir belirlenen emlak vergi değerine vatandaşın itiraz hakkını engelleyen Vergi Usul Kanunu'nun 49. Maddesini Anayasa aykırı bularak geçtiğimiz aylarda iptal etmişti. Böylece, gerçek ve tüzel kişi mükelleflerin bu değer tespitlerine itiraz etmelerinin ve dava yoluna gitmelerinin yolu açılmıştı.

Aksan Metal Fabrikası Kartal arsasının ihalesi yarın 14.00'te!


Aksan Metal Fabrikası Kartal arsasının ihalesi yarın 14.00'te!

Kartal Çavuşoğlu Mahallesi'nde yer alan Eski Aksan Metal Fabrikası'nın konut ve ticaret arsalarının ihalesi yarın saat 14.00'te Eskidji Yenibosna'da yapılacak...






İstanbul Kartal, Çavuşoğlu Mahallesi, Yalnız Selvi Mevkii'nde bulunan brüt 31 bin 229 metrekarelik 87 pafta 2.226 ada 1, 22, 23, 25, 47 ve 49 parsel üzerinde geliştirilmiş yaklaşık 15 bin metrekare büyüklüğe sahip olan Aksan Metal Fabrikası konut ve ticaret arsalarının ihalesi yarın yapılıyor.
Toplam 31 bin 229 metrekarelik konut ve ticaret imarlı arsalar 32 milyon 500 bin dolardan başlayan muhammen bedelle yarın saat 14.00'te ihaleye sunuluyor. 

Müzayede Salonu / No : Eskidji Yenibosna / İstanbul/2272
Müzayede Tarihi / Saati : 27.12.2012 14:00


Kaynak:emlakkulisi.com

KDV konusu anlaşıldı


KDV konusu anlaşıldı

Gayrimenkul Hukukçusu Av. Emre Alcan, gayrimenkul sektöründe son günlerin gündemi olan yeni kdv düzenlemesi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.


Düzenlemeye göre; satışa konusu yapılacak konutun %18 kdv’ye tabii tutulması için sadece arsa bedelinin 1000 TL/M2 üzerinde olması yeterli değil. Ayrıca konutun ‘lüks’ sınıfında inşa edilmiş olması gerekiyor. Ayrıca, maliye yetkilileri, Türkiye’deki konutların büyük kısmının lüks statüsünde olmadığını yeni düzenlemenin yanlış anlaşıldığını söylediler. 

Peki bu lüks konut kavramı tam olarak nedir?

Açıklamaya göre; yapı malzemelerinin ithal olması, yüzme havuzu ve spor tesislerinin bulunması gerekiyor. Bu kriterlere göre; İstanbul’da yapılan markalı konut projelerinin bir çoğunun lüks tanımının içine girdiğini kesinlikle söyleyebiliriz. Hatta artık, hem açık, hem kapalı otopark yine hem açık, hem de kapalı havuz dahi Türkiye ekonomisinin kalbinin attığı ve finans merkezi adayı İstanbul’daki büyük konut projelerinde neredeyse standart hale geldi.

Ancak burada şunu da eklemek lazım; 10 sene öncesine kadar lüks olarak geçen bir çok kriter bugün standart durumundadır. 10 yıl öncesine kadar projede havuz, güvenlik, sauna, otopark gibi özellikleri bulunması lüks sayılması için yeterliydi. Demek ki; günümüz şartlarına göre, lüks konutun tanımı güncellenmelidir.

Örneğin; Bebek’te yeni yapılacak bir binada milyon dolarlık bir daire lüks sınıfa girer mi? 
Lüks konut tanımına farklı kriterler getirilmediği sürece; havuzu, otoparkı, güvenliği yoksa lüks sınıfa girmiyor. Ancak yeni yapılan marka konut projelerinde standart hale gelen özelliklerin arsa değeri daha düşük bir semtte uygulanması halinde o daire lüks sınıfa girecek.

Diğer bir husus ise; Bakan Şimşek 100 bin TL'lik bir ev ile 1 milyon dolarlık bir evin vergi oranının aynı olamayacağını belirtti. Ancak oran aynı olsa dahi bu oranın 100 bin TL ile 1 milyon TL’ye uygulanması neticesinde ortaya çıkacak rakamlar zaten aynı olmayacak. En basitinden doğan vergi arasında zaten 10 kat fark mevcut.

Bu arada yetkililer, 1 Ocak’tan önce alınan inşaat ruhsatları ile gerçekleştirilen projelerde veya ikinci el bir konutun satışa konu olması halinde yeni düzenlemeden muaf tutulacağını belirtti ancak, önemli olan gelişmekte olan ülke dinamiklerinin zarar görmemesidir.

Önümüzdeki süreçte, markalı konut projesi üreten müteahhit firmalar yeni kdv düzenlemesinden muaf olabilmek için, proje özelliklerinde bazı değişiklikler yapabilecekleri gibi, kentsel dönüşüm kapsamı içindeki bölgelere de yoğunlaşabileceklerdir.

Kaldı ki; merkezden uzak, yeni yerleşim noktalarında yapılan konut projelerinin satış ve pazarlamasında sorun yaşayan müteahhit firmaların, kentsel dönüşüm dahilinde olup şehir merkezinde bulunan yerlerde yapacakları projeleri çok daha hızlı pazarlayabilecekleri kanaatindeyim. Türkiye’de 800 bin konut stoğundan bahsediliyor. Unutulmaması gereken bence şudur; doğru yerde, doğru proje her zaman alıcı bulur.

Tüm bunlara rağmen, bu deneme sürecinde, ülke ekonomisinin lokomotifi durumunda olan inşaat sektörünün zarar görmesine, müteahhit firmaların küstürülmesine sebebiyet verecek bir uygulamanın kesinlikle devam ettirilmeyeceğini düşünüyorum."

İstanbul’da kentsel dönüşüm 148 konut ve 16 işyerinin yıkımıyla start aldı!


İstanbul’da kentsel dönüşüm 148 konut ve 16 işyerinin yıkımıyla start aldı!

İstanbul’da kentsel dönüşüm çalışmalarına her gün yenileri ekleniyor. Kağıthane, Şişli ve Küçükçekmece’de de 148 konut ile 16 iş yerine kepçe vuruldu



Küçükçekmece Kartaltepe Mahallesi'nde devam eden dönüşüm çalışmalarının son etabı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın verdiği startla, Kağıthane ve Şişli ile eş zamanlı olarak başladı. Törene, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, TOKİ İstanbul Emlak Dairesi Başkanı Ali Seydi Karaoğlu, Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç ve Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül katıldı.

Türkiye genelinde 5 Ekim 2012 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başlattığı, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ ve ilçe belediyelerle ortak yürütülen kentsel dönüşüm kapsamında gerçekleştirilen yıkım çalışmaları Küçükçekmece'de Kartaltepe Mahallesi'nde, Kağıthane ile Şişli'de ise Huzur ve Ayazağa Mahallesi'nde sürdü.

‘KENTSEL DÖNÜŞÜM MİLLİ BİR MESELESİDİR'

Erdoğan Bayraktar Kağıthane'de gerçekleştirilen törende yaptığı konuşmasında, Türkiye'deki konutların birçoğunun fay hattı üzerinde yer aldığını, bu nedenle kentsel dönüşümün artık siyaset üstü insanların canını korumaya yönelik milli bir mesele olduğunu ifade etti.

6,5 milyon konutu değiştirmek için yola çıktıklarını kaydeden Erdoğan Bayraktar ayrıca, “Burada devlet ile vatandaş el ele çalışıyor. Burası sosyal devletin en iyi örneğidir. Artık evi yıkılan vatandaşlar, dozerlere taş atmıyor, dozerlerin önüne atlamıyor. 2013 yılı afet riski altındaki binaların dönüştürülmesi için atılım yılı olacak. Önümüzdeki 20 yılda kentsel dönüşüm bitmiş olacak. Bizler bunun için canla başla çalışıyoruz. Küçükçekmece, dönüşümün amiral gemisi olduğu, örnek ilçelerimizden birisidir ”dedi.

‘KENTSEL TASARIMA DAYALI ÖRNEK BİR ÇALIŞMA'

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da yaptığı konuşmasında, 2013 yılının başlarında kentsel dönüşüm için böylesi büyük bir adımın atılmasından duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Belirli bir süre sonra burada oturanlar yeni evlerine kavuşacaklar. Ben de hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

“ÇOK GÜZEL BİR PROJE YAPACAĞIZ”

TOKİ İstanbul Emlak Dairesi Başkanı Ali Seydi Karaoğlu ise, kentsel dönüşüm projesi kapsamında Kağıthane, Şişli ve Küçükçekmece semtleri içerisinde anlaşmalı olarak 148 konut ve 16 iş yerinin dönüşümüne başlandığını söyledi. Karaoğlu, "Özellikle riskli yapı stoku olan mahallelerde sitelerde birlikte dernek oluşturmanın ne kadar önemli olduğunu söylemek istiyorum. Biz bu mahalleye geldiğimizde vatandaşlar toplanmış, bir dernek oluşturmuşlardı. Dernek çatısı altında ortak aklı kullanarak bugün bu noktaya gelmiş bulunuyoruz. Burada toplam 148 adet konut ve 16 iş yeri olmak üzere bütün vatandaşlar ile anlaşma sağladık. Bütün binaları yıkıyoruz. Çok güzel bir proje yapacağız. Bundan herkes mutlu olacaktır." ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay ile sinevizyon aracılığıyla canlı bağlantı kuruldu. Bakan Bayraktar, binaların yıkımı için start verdi


Kaynak:emlaktasondakika.com

Gayrimenkul sektörünün kalbi bu Zirve’de atacak


Gayrimenkul sektörünün kalbi bu Zirve’de atacak

GYODER’in düzenlediği Gelişen Kentler Zirvesi’nin dördüncüsü, Türkiye’nin birçok alanda lokomotif kenti İzmir’de düzenlenecek.




“Türkiye’nin Gayrimenkul Platformu” GYODER tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı himayesinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile düzenlenecek Gelişen Kentler Zirvesi, Bursa, Konya ve Gaziantep’in ardından 15 Ocak 2013 tarihinde

İzmir’de gerçekleştirilecek. 

İzmir İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan Gelişen Kentler Zirvesi – İzmir; Türkiye’ye sağladığı birçok katkının yanı sıra EXPO 2020 adaylığı ile de öne çıkan İzmir’i yatırımcılar ile buluşturacak. İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde düzenlenecek olan Zirve’de İzmir, önemli isimler tarafından ekonomik açıdan değerlendirilecek, sunduğu gayrimenkul fırsatları masaya yatırılacak.